M14-D08
Çok kuşaklı evler
Geniş aileyle aynı evde yaşayan çiftlerin mahremiyet, karar ve sınır sorularını kültürel bağlamıyla açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M14, Çeşitlilik ve bağlam · 3.171 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S03-P03-D09
Temel Psikoloji Akademisi’nde: M15-D03
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Aynı çatı altında yaşamak bir kalıntı değil; ihtiyaçlar, kaynaklar ve tercihlerle kurulan, çoğu zaman da dönem dönem değişen bir düzen.
Çok kuşaklı evde mahremiyet bilgiden çok odalara, seslere ve saatlere bağlı; çiftin yalnız kalabileceği bir yer, ilişkisini sürdürebileceği bir alan demek.
Kararın sofraya ne zaman geldiği önemli: Önce iki kişinin arasında olgunlaşan bir karar, ailenin fikrine açılsa da çiftin kararı olarak kalabiliyor.
Torun bakımına katılan büyükanne ya da büyükbaba hem büyük bir destek hem yeni bir söz sahibi; kuralların birlikte konuşulmadığı yerde gerilim çiftin içine sızıyor.
Bakım için birlikte oturmanın evliliğe etkisini, verilen yardımın miktarından çok o ilişkilerin nasıl hissettirdiği belirliyor.
Açılış sahnesi
Sultan ile İlyas dört yıldır İlyas'ın anne babasının evinde, üç katlı bir binanın ikinci katında oturuyor. Oğulları doğduğunda kira artmıştı; kayınpederi "Yukarıdaki oda boş, ne diye yabancıya para vereceksiniz" demişti. O gün bu teklif ikisine de bir kurtuluş gibi gelmişti.
Dört yılın sonunda çocuk her sabah babaannesinin elinden kahvaltı ediyor, Sultan da bu sayede işine geri dönebildi. Akşamları ise başka bir tablo var. Yatak odasının kapısının kilidi yok; çamaşır sepeti kimin hangi gün yıkanacağına kayınvalidenin karar verdiği bir sırayla boşalıyor. Geçen ay çocuğun hangi anaokuluna gideceği, sofrada, kayınpederin "Şuradaki daha yakın" cümlesiyle bağlandı. Sultan konuşmadı. Sonra mutfakta tabakları yıkarken kendi sesini duymadığı bir kararın içinde yaşadığını düşündü.
İlyas ikisini de görüyor. Babasının dizindeki ağrı arttıkça merdivenleri onun koluna girerek çıkıyor; ayrı bir eve taşınmayı düşündüğünde yüzünü ona çeviren o kolu hatırlıyor. Bir gece ikisi aşağıya iniyor, kapının önündeki arabaya biniyor ve camları kapatıyor. Evde konuşamadıkları her şeyi orada konuşuyorlar. Sultan gülerek söylüyor: "Bu araba bizim tek odamız."
Bu derste ne olacak
M14-D07 paranın ve işin bir çiftin seçeneklerini nasıl daralttığına bakmıştı. Burada o seçeneklerden birine, aynı çatıyı geniş aileyle paylaşmaya yakından bakıyoruz. Aynı evde üç kuşağın yaşaması bir kalıntı değil; bugün de ihtiyaçla, sevgiyle, hesapla ve tercihle kurulan bir yaşam biçimi.
Önce insanların neden birlikte oturduğunu soracağız. Ardından duvarların inceldiği bir evde mahremiyetin ve kararların nasıl el değiştirdiğine, büyükanne ve büyükbabanın torun bakımına katılmasının ebeveyn çiftine neler getirdiğine, son olarak da yaşlanan bir anneye ya da babaya bakmak için aynı evde kalmanın evliliğe nasıl yansıdığına geçeceğiz. Her bölümde iki yüzü birlikte tutacağız: Aynı ev hem bir yük hem bir kaynak olabiliyor.
Sıfır noktası
M10-D05, ayrı evlerde yaşayan iki aile arasındaki gerginliği, çift sınırını ve iki bağlılık arasında kalmayı ele almıştı. O dersteki kayınvalide telefonla arıyordu; bu dersteki kayınvalide koridorun öbür ucunda uyuyor. Fark yalnız mesafe değil. Ayrı evde bir sınır bir randevuyla, bir telefonu açmamakla çizilebilir. Aynı evde sınır, banyonun sırası, mutfağın düzeni ve akşam yemeğinin saati üzerinden her gün yeniden çizilir.
TP M15-D03, Kağıtçıbaşı'nın aile modellerini anlatırken kuşaklar arasındaki maddi bağın gevşeyip duygusal bağın sürebildiğini göstermişti. Çok kuşaklı bir ev bu iki bağın aynı mekânda yeniden birleştiği yer olabilir. Terapi S03-P03-D09 da bir kararın odaya gelmeden önce hangi seslerden geçtiğini sorup onay halkası kavramını kurmuştu; aynı çatı altında o halka sofraya oturur.
Mekanizma
Neden aynı çatı
Çok kuşaklı evler hakkındaki ilk yanılgı, onların yalnız geleneğin sürdüğü yerlerde kurulduğunu sanmaktır. Araştırmalar başka bir resim veriyor: İnsanlar ekonomik ihtiyaç, bakım ihtiyacı, kültürel beklenti ve kişisel tercih bir araya geldiğinde aynı çatıya giriyor ve bu dört etkenin ağırlığı aileden aileye değişiyor.
Bu bulgu iki şeyi birlikte söylüyor. Üç kuşaklı ev, küçük çocuğu olan ailelere akrabanın sunduğu önemli bir destek yolu. Aynı zamanda çoğu zaman bir ara durak: İnsanlar giriyor, çıkıyor, yeniden giriyor. Bu da birlikte oturmanın bir kimlikten çok bir dönemin çözümü olabildiğini düşündürüyor.
Duvarlar ve karar masası
Aynı evde yaşayan bir çiftin en çok kaybettiği şey çoğu zaman zaman değil, yer. M11-D08, mahremiyeti kişinin kendine ait olanı kiminle paylaşacağına karar verme hakkı olarak ayırmıştı; çok kuşaklı evde bu hak yalnız bilgilere değil, odalara, seslere ve saatlere de uzanıyor. Kapısı kilitlenmeyen bir yatak odası, sesi duyulan bir tartışma, yalnız kalınabilecek bir köşenin olmaması, çiftin kendi ilişkisini sürdürdüğü alanı daraltıyor.
İkinci kayıp karar masasında yaşanıyor. Ayrı evde çift önce kendi arasında karar verip sonra aileye bildirebilir. Aynı evde aile kararın içinde doğuyor; çoğu zaman en yaşlı üye ya da evin sahibi son sözü söylüyor. Bu sıralama bazı çiftlere güven veriyor, bazılarına kendi hayatına dışarıdan baktığı duygusu bırakıyor. Hangisinin olacağını çoğunlukla düzenin kendisi değil, kararların nasıl konuşulduğu belirliyor.
Bu çalışma birlikte oturmayı ölçmedi; ama aynı çatı altında en çok kimle karşılaşıldığını düşününce önemli bir ipucu veriyor. Önemli olan tek tek kavgalar değil, belli bir aile üyesiyle yaşanan gerilimin zaman içinde artıp artmadığı. M10-D05'teki aracı eşin işi, aynı evde bu yüzden daha sık ve daha görünür bir iş haline geliyor.
Torunu kim büyütüyor
Çok kuşaklı evlerin en açık kaynağı çocuk bakımı. Ücretli bakımın pahalı ya da bulunamaz olduğu yerlerde büyükanne ve büyükbaba, iki ebeveynin de çalışabilmesini mümkün kılıyor. Ama torun bakımı yalnız emek değil, bir yetki de getiriyor: Çocuğa ne yedirileceği, ne zaman uyutulacağı, ne kadar ekran izleyeceği gibi sorularda artık iki değil, üç ya da dört yetişkin söz sahibi.
Bu bulgunun çift için anlamı şu: İki kuşak arasındaki uyum ya da sürtünme, doğrudan çocuğa ulaşmadan önce çiftin kendi kavgalarının içinden geçebiliyor. Annenin büyükanneyle anlaşamadığı bir evde, anne ile baba da daha sık çatışıyor ve bu çatışma çocukla ilişkiye yansıyor. Kaynak ile yük aynı kapıdan giriyor.
Bakım için aynı evde
Çok kuşaklı evin bir başka kapısı yaşlanan anne babaya bakımdır. M10-D10, eşlerden biri hastalandığında çiftin bunu nasıl taşıdığını konuşmuştu; burada bakılan kişi eşlerden biri değil, birinin anne ya da babası. Çift aynı anda hem kendi çocuklarına hem de kendi anne babasına bakan bir konumda kalabilir.
Bu bulgu "bakım evliliği bitirir" korkusunu yumuşatıyor; ama asıl yükü taşıyan şeyi de gösteriyor. Ne kadar yardım edildiği değil, o ilişkilerin nasıl hissettirdiği evliliğe yansıyor. Gergin bir ilişkide küçük bir iyilik bile ağır gelebiliyor; sıcak bir ilişkide çok daha büyük bir bakım evliliği sarsmadan taşınabiliyor.
Usta katmanı
Bir uygulayıcının çok kuşaklı evde ilk görmesi gereken şey kimin evinde olunduğu. Kayınvalide gelinin evinde mi, gelin kayınvalidenin evinde mi? Evin tapusu, kirası, mutfağın kime ait olduğu, kimin anahtarının olduğu gibi sıradan sorular, kararların nasıl alındığını bütün kuramlardan daha hızlı anlatıyor. Terapi S03-P03-D09'daki etki haritası burada bir ev krokisine dönüşebiliyor: Kim hangi odada uyuyor, kim hangi saatte nerede, kim kiminle yalnız kalabiliyor.
İkinci dikkat noktası, birlikte oturmayı tek başına bir sorun olarak görmemek. Bir çift ayrı eve çıkmak istiyor olabilir; bir başkası bunu hiç istemiyor, yalnız evin içinde biraz daha alan istiyor olabilir. Ayrı eve çıkmak ekonomik olarak imkânsızsa ya da bakım yükü gerektiriyorsa, "taşının" önerisi çifti yalnız bırakır. Daha yararlı soru, mevcut düzenin içinde nelerin değiştirilebileceğidir. Evdeki bir yetişkinin bir eşi korkutması, parasını ya da hareketini denetlemesi söz konusuysa, önce o eşin evde gerçekten güvende olup olmadığı netleşmelidir; ev içi düzeni müzakere etmek bu zemin kurulduktan sonra gelir.
Yaygın yanlış"Kayınlarla aynı evde oturmak evliliği bozar."
Ward ve Spitze'nin verisinde kuşaklar arası yardım alışverişi evlilik niteliğiyle pek az ilişkiliydi; belirleyici olan o ilişkilerin niteliğiydi. Li ve arkadaşlarının yeni evlilerinde de memnuniyeti düşüren şey aileyle temasın kendisi değil, belli bir aile üyesiyle artan çatışmaydı.
Yaygın yanlış"Çok kuşaklı ev geçmişte kalmış, geleneksel bir düzendir."
Pilkauskas'ın çalışmasında üç kuşaklı haneler ekonomik ihtiyaç, kültür ve kuşakların ihtiyaçlarıyla birlikte açıklanıyordu ve geçişler sıktı. Pimentel ve Liu'nun kentli çiftlerinde de birlikte oturmayı en çok bilinçli tercihleri yansıtan kaynaklar ve ihtiyaçlar belirliyordu.
Yaygın yanlış"Büyükanne bakıyorsa çocuk da, çift de rahattır."
Li ve Liu'nun ailelerinde ilişkiler genel olarak uyumluydu, ama anne ile büyükanne ya da büyükbaba arasındaki ilişkinin çocuğa yansıması kısmen anne babanın evlilik çatışması üzerinden geçiyordu. Destek, kuralların birlikte konuşulmadığı yerde çiftin içine gerilim de taşıyabiliyor.
Yaygın yanlış"Yaşlı anne babaya bakan çiftin evliliği mutlaka zarar görür."
Ward ve Spitze'nin örnekleminde orta yaş evliliklerinin doyumu zaman zaman ortaya çıkan kuşaklar arası yüklere rağmen genelde yüksek kalıyordu. Yükün ağır olduğu, uzun süren ev içi bakımda tablonun nasıl değiştiği bu veriden okunamıyor; ama bakımın tek başına bir yıkım olduğu da kanıtlanmış değil.
Kanıtın sınırı
Bu dersteki çalışmaların hiçbiri, aynı evde oturan çiftlerle ayrı evde oturan çiftlerin evlilik niteliğini doğrudan karşılaştırmıyor. Pilkauskas ile Pimentel ve Liu hanenin kimden oluştuğunu ve nasıl değiştiğini inceledi; Li ve arkadaşları ile Li ve Liu çatışmayı ve ortak bakımı ölçtü ama özetler birlikte oturup oturmadıklarını belirtmiyor. Ward ve Spitze'nin örneklemi ise yirmi yılı aşkın bir süre önce toplandı. Ölçülen ilişkilerin yönü de belirsiz: Evlilik çatışması mı kuşaklar arası gerilimi doğuruyor, yoksa tersi mi, bu tasarımlarla ayrılamıyor. Bulguların büyük kısmı Çin'deki çiftlerden ve büyük ulusal anketlerden geldiği için başka ülkelere, şehirlere ve aile yapılarına genellemek dikkat ister. Türkiye'de üç kuşağın aynı evde yaşadığı çiftlerin mahremiyet ve karar düzenini ölçen, özetine ulaşabildiğimiz bir çalışma bulamadık; bu evlerde neyin yük, neyin kaynak olduğu sorusu şimdilik bilinmiyor ve tartışmaya açık.
Kendin dene
Aklında kalsın
Aynı çatı altında yaşamak bir kalıntı değil; ihtiyaçlar, kaynaklar ve tercihlerle kurulan, çoğu zaman da dönem dönem değişen bir düzen.
Çok kuşaklı evde mahremiyet bilgiden çok odalara, seslere ve saatlere bağlı; çiftin yalnız kalabileceği bir yer, ilişkisini sürdürebileceği bir alan demek.
Kararın sofraya ne zaman geldiği önemli: Önce iki kişinin arasında olgunlaşan bir karar, ailenin fikrine açılsa da çiftin kararı olarak kalabiliyor.
Torun bakımına katılan büyükanne ya da büyükbaba hem büyük bir destek hem yeni bir söz sahibi; kuralların birlikte konuşulmadığı yerde gerilim çiftin içine sızıyor.
Bakım için birlikte oturmanın evliliğe etkisini, verilen yardımın miktarından çok o ilişkilerin nasıl hissettirdiği belirliyor.
Sonraki derse köprü
Sultan ile İlyas'ın evinde her konuşma, bir çocuğun etrafında örülüyordu: kimin bakacağı, hangi okula gideceği, akşam kimin kucağında uyuyacağı. Çiftlerin önemli bir kısmında ise bu merkezde bir çocuk yok. Kimi bunu bilerek seçmiş, kimi ise istediği hâlde çocuk sahibi olamamış. İki durumda da sofradaki akrabaların soruları benzer olabiliyor, ama çiftin içinde yaşanan şey çok farklı. Ortak hayatlarını çocuk üzerinden değil, başka bağlar üzerinden kuran bu çiftlerin ilişkilerinden ne kadar memnun olduğu ve çevrenin beklentisini nasıl taşıdığı, ayrı bir bakışla ele alınmayı hak ediyor. Çocuksuz çiftler.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.