M14-D02
Kültürlerarası çiftler
Farklı kültürlerden eşlerin değer, aile ve iletişim farklarını nasıl müzakere ettiğini açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M14, Çeşitlilik ve bağlam · 2.937 kelime · 18 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 20 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S03-P03-D11
Temel Psikoloji Akademisi’nde: M15-D04
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Kültürlerarası çiftlik bir pasaport farkı değil, iki kişinin farkı önemli saydığı bir deneyim; aynı sokakta büyüyen iki insan da birbirine yabancı evlerden gelebilir.
Avustralya'daki çiftlerde gruplar en çok geniş aileye karşı yükümlülük beklentilerinde ayrıştı; memnuniyetle en tutarlı giden şey, eşlerin standartlarının birbirine yakınlığıydı.
Ailenin partneri benimseyip benimsememesi, çiftin anlaşmazlıklarını nasıl yaşadığına karışıyor; kabulün eksikliği çiftin içine taşınabiliyor.
Bir eşin nasıl konuşacağını ülkesinin tarifinden çıkarmak yanıltabiliyor; gözlem çalışmaları yaygın kalıp yargıyı doğrulamadı.
Irklar arası evliliklerdeki daha yüksek boşanma riski her bileşimde aynı değil ve nedenlerini tek başına söylemiyor.
Açılış sahnesi
Derya ile Jonas yedi yıldır birlikte, dördüncü yıldır İzmir'de aynı evdeler. Jonas, Hollanda'nın kuzeyinde bir kasabada büyüdü; Derya, Karşıyaka'da, ablası ve anneannesiyle aynı çatı altında.
Salı akşamı Derya'nın telefonu çalıyor. Annesi, babasının diz ameliyatının öne alındığını, taburcu olduktan sonra altı hafta onlarda kalacaklarını söylüyor. Derya "Tabii anne, gelin" diyor ve kapatıyor. Jonas mutfak kapısında duruyor. "Altı hafta mı? Bana sormadın bile."
Derya şaşırıyor. Sormak aklına gelmemiş; babası ameliyat oluyor, soracak ne var? Jonas da şaşırıyor. Kendi babası iki yıl önce kalça ameliyatı geçirdiğinde, eve haftada üç gün bir bakım görevlisi gelmiş, Jonas'ın kız kardeşi de akşamları uğramıştı. Kimse kimsenin evine taşınmamıştı ve kimse bunu sevgisizlik saymamıştı.
Konu büyüyor. Jonas birkaç ay önce, Derya'nın her ay annesinin hesabına para gönderdiğini öğrenmişti; o zaman bir şey dememişti ama içinde bir soru kalmıştı. Şimdi o soru da masada. Derya ise başka bir şeye kırılıyor: Jonas'ın annesi Derya'yı tanıyalı yedi yıl oldu ve hâlâ ziyaretten önce üç hafta öncesinden yazıyor. Derya bunu hep bir mesafe olarak okudu.
İkisi de kendi ailesini kötü örnek sayılmasından korkuyor. Gece yarısına doğru Jonas bir şey söylüyor: "Benim ailemde sevgi, insanı yük etmemek demek. Seninkinde galiba yük olabilmek demek."
Bu derste ne olacak
M14-D01 bulguların hangi çiftlerden geldiğini sorgulamıştı; şimdi soruyu iki farklı geçmişin aynı mutfağı paylaştığı evlere yöneltiyoruz. Farklı kültürlerden gelen iki eşin, iyi bir ilişkinin neye benzediğine dair beklentilerini, geniş aileye yer açma biçimlerini ve konuşma alışkanlıklarını nasıl yan yana koyduğuna bakacağız.
Önce eşlerin ilişkiden ne beklediğini ölçen bir çalışmayla değerlere, sonra aile kabulüne, ardından iletişim hakkındaki kalıp yargıyı sınayan gözlem çalışmalarına geçeceğiz. Son bölümde bu evliliklerin daha kırılgan olup olmadığı sorusunu soracağız. Bütün ders boyunca bir ayrımı koruyacağız: Fark iki ülke arasında değil, iki aile ve iki kişi arasında yaşanıyor.
Sıfır noktası
Kültür burada bir pasaportun adı değil. M04-D12, kültür içi çeşitliliğin çoğu zaman ülkeler arasındaki farktan büyük çıktığını göstermişti. Aynı şehirde, aynı mahallede büyümüş iki kişi de para, akraba ve sevgi gösterme konusunda birbirine yabancı iki evden gelebiliyor. Kültürlerarası çiftte bu farkın yalnızca daha görünür, daha adlandırılmış bir biçimi yaşanıyor. Jonas'ın İzmir'e taşınmasının getirdiği iş, dil ve yalnızlık yükleri ise M10-D08'in alanıydı; dil kültürleşmesi ve ulusötesi aile orada ele alındı. Bu ders göçün kendisine değil, iki eşin değerleri, aileleri ve konuşma biçimleri arasında yürüttüğü pazarlığa odaklanıyor.
Mekanizma
İyi ilişki neye benzer
Her eş ilişkiye, iyi bir ilişkinin neye benzemesi gerektiğine dair bir ölçüyle gelir. M05-D12 bu beklentilerin bir yük hâline geldiği anları konuşmuştu; burada beklentilerin içeriğine ve kaynağına bakıyoruz.
M05-D12'de tanımlanan ilişki standardı, yani iyi bir ilişkide ne olması gerektiğine dair benimsenen inanç, kültürlerarası çiftlerde iki ayrı kaynaktan beslenir: yakınlığın nasıl gösterileceği, kararların nasıl alınacağı, geniş aileye ne kadar yer verileceği her eşin büyüdüğü evden gelir.
Avustralya'da yürütülen bir çalışma, standartları iki kümede ölçtü: yakınlığı ve sevginin açıkça gösterilmesini içeren çift bağı standartları ile geniş aileyle ilişkiyi, uyumu, yüzün korunmasını ve geleneksel cinsiyet rollerini içeren aile sorumluluğu standartları.
Bu çalışmada aile sorumluluğu standartlarını düşük benimseyenlerin memnuniyeti de daha yüksekti. Bu sonuç bir değer sıralaması gibi okunmamalı: Memnuniyet ölçeğinin her grupta aynı şeyi ölçüp ölçmediği, M14-D01'in ölçüm eşdeğerliği sorusunu yeniden açıyor. Daha sağlam görünen ders şu: Eşlerin aynı şeyi önemli sayması, hangi şeyi önemli saydıklarından daha çok işe yarıyor olabilir.
Aile masada kaç kişi
Kültürlerarası çiftte geniş aile çoğu zaman ilişkinin üçüncü tarafıdır. M10-D05 çift sınırının nasıl çizildiğini ve iki bağlılık arasında kalmanın adını, sadakat çatışmasını, koymuştu. Burada bu sınırın, ailenin partneri kabul edip etmemesiyle nasıl değiştiğine bakıyoruz.
Kalıp yargı ile gözlenen konuşma
Kültürlerarası çiftler hakkında en yaygın açıklamalardan biri iletişim farkıdır: Bir eş dolaylı, öteki doğrudan konuşur, o yüzden anlaşamazlar. M07-D14 yüksek ve düşük bağlamlı iletişimi bu açıdan tanıtmıştı. Peki gerçek çiftler gözlendiğinde ne görülüyor?
Aynı ekibin bir önceki çalışması (Hiew, Halford, van de Vijver ve Liu, 2016) bir uyarı daha ekliyor: Kadının Çinli olduğu çiftlerde olumlu davranışlar daha az görünüyordu, ama bu davranışlar Batı'da geliştirilmiş kodlama sistemleriyle sınıflandırılmıştı. Bir davranışın "olumlu" sayılması da ölçenin sözlüğüne bağlı. İki çalışmanın birlikte söylediği, bir eşin nasıl konuşacağını ülkesinden okumanın güvenilir olmadığı.
Kırılganlık sorusu ve ortak bir dil
Kültürlerarası evlilikler daha mı kolay bozuluyor? Bu soruya en sık ırklar arası evlilik verileriyle cevap aranıyor. Irk ile kültür aynı şey değil, ama ikisi de çiftin dışarıdan nasıl görüldüğünü etkiliyor.
Hawaii'de, aynı dini paylaşan çok kültürlü bir toplulukta yapılan bir çalışma (Fu, Tora ve Kendall, 2001) da ırklar arası evli kişilerin daha düşük mutluluk bildirdiğini buldu; çift düzeyindeki analizde etki yalnız karılarda görüldü. Bu sonuçlar bir yazgı değil, bir yük haritası. M07-D14, bazı çiftlerin farkı kültürel yeniden çerçeveleme yoluyla ikisine de ait yeni bir kurala çevirdiğini göstermişti; aynı derste aktarılan dört ilişki yapısından biri, bir eşin ötekine tek başına uyduğu yapıydı. Müzakere, kimin geri adım attığını görünür kılmakla başlıyor.
Usta katmanı
Uygulayıcı açısından ilk tuzak, çifte kültürü üzerinden yaklaşmak. Terapi S03-P03-D11 bilgi biriktirme yanılgısı adıyla bunu uyarıyordu: Bir ülke hakkında çok okumak, karşıdaki kişinin sorusunu sormayı gereksiz kılmaz. Aynı ders anlatma emeğinin, yani danışanın kendi bağlamını öğretmek için harcadığı çabanın, uygulayıcının sırtına değil danışanın sırtına yüklendiğini hatırlatıyordu. Kültürlerarası çiftte bu emek iki kat ağır: Her eş hem uygulayıcıya hem partnerine kendi ailesini tercüme ediyor.
İkinci tuzak farkı yalnızca kültürde aramak. Bir anlaşmazlığın kültürle bir ilgisi olabilir; ama aynı anlaşmazlık iki kişinin mizacından, bir güç dengesizliğinden ya da eski bir kırgınlıktan da besleniyor olabilir. Hiew ve arkadaşlarının bulgusu burada bir pusula: Hangi standardın iyi olduğu değil, eşlerin standartlarının birbirine ne kadar yaklaştığı ve bunu nasıl konuştukları dikkate değer.
Yaygın yanlış"Kültürlerarası evlilikler zaten uzun sürmez."
Bratter ve King'in verisinde ırklar arası evliliklerde boşanma riski genel olarak daha yüksekti, ama bazı eş bileşimlerinde risk aynı ırktan çiftlerle benzer, bazılarında daha düşüktü. Risk evlenilen döneme göre de değişiyordu. Tek bir oran, bu çeşitliliği ve farkın nedenlerini gizliyor.
Yaygın yanlış"Zamanla eşlerden biri ötekinin kültürüne tamamen geçer, mesele de kapanır."
Hiew ve arkadaşlarının çalışmasında kültürlerarası çiftler, standartları iki grubun arasında bir düzeyde benimsiyordu; ne birine ne ötekine tam benziyorlardı. M07-D14'te aktarılan tek taraflı uyum yapısı mümkün, ama bir eşin ötekinin yükünü tek başına taşıdığı bir yapı.
Yaygın yanlış"İkimiz anlaşıyorsak ailelerin ne düşündüğü önemli değil."
Maffini ve arkadaşlarının çalışmasında aile kabulü, çatışma yönetiminin ilişki memnuniyetiyle bağını değiştiriyordu. Ailenin onayı ya da onaysızlığı, çiftin kendi kavgasını nasıl yaşadığına sızıyor; onu görmezden gelmek etkisini ortadan kaldırmıyor.
Yaygın yanlış"Dolaylı konuşmak belli kültürlerin özelliğidir; o kültürden gelen eş hep imayla konuşur."
Halford ve arkadaşlarının gözlem çalışmasında dolaylı iletişim davranışları üç grubun hepsinde seyrekti ve yaygın kalıp yargı çiftlerin gerçek konuşmasında görülmedi. Bir eşin konuşma biçimi, ülkesinin tarifinden değil, kendisini dinleyerek öğreniliyor.
Kanıtın sınırı
Bu dersteki çalışmaların çoğu, iki eşin de göç edilmiş bir ülkede yaşadığı ya da bir eşin ev sahibi olduğu çiftlerle yapıldı; Avustralya'daki çiftlerin aynı bileşimdeki başka şehirlerde aynı sonucu verip vermeyeceğini bilmiyoruz. Bratter ve King ile Fu ve arkadaşları ırk üzerinden çalıştı ve bulgularını kültür farkına genellemek bir adım fazla. Maffini ve arkadaşlarının örneklemi tek seferlik ve çevrim içi; aile kabulünün memnuniyeti mi etkilediği, memnuniyetin mi aile kabulünü kolaylaştırdığı bu tasarımla ayrılamıyor. Türkiye'de birlikte yaşayan kültürlerarası çiftlere dair, özetini okuyup buraya taşıyabileceğimiz bir çalışmaya ulaşamadık; bu ülkedeki çiftlerin hangi farkları en zor müzakere ettiği şimdilik bilinmiyor. Standartların zamanla birbirine yaklaşıp yaklaşmadığı da açık ve tartışmalı bir soru.
Kendin dene
Aklında kalsın
Kültürlerarası çiftlik bir pasaport farkı değil, iki kişinin farkı önemli saydığı bir deneyim; aynı sokakta büyüyen iki insan da birbirine yabancı evlerden gelebilir.
Avustralya'daki çiftlerde gruplar en çok geniş aileye karşı yükümlülük beklentilerinde ayrıştı; memnuniyetle en tutarlı giden şey, eşlerin standartlarının birbirine yakınlığıydı.
Ailenin partneri benimseyip benimsememesi, çiftin anlaşmazlıklarını nasıl yaşadığına karışıyor; kabulün eksikliği çiftin içine taşınabiliyor.
Bir eşin nasıl konuşacağını ülkesinin tarifinden çıkarmak yanıltabiliyor; gözlem çalışmaları yaygın kalıp yargıyı doğrulamadı.
Irklar arası evliliklerdeki daha yüksek boşanma riski her bileşimde aynı değil ve nedenlerini tek başına söylemiyor.
Sonraki derse köprü
Derya ile Jonas'ın kavgası, sevginin yük olmak mı yoksa yük olmamak mı olduğu üzerineydi. Kimi çiftte ise iki eşi ayıran şey aile alışkanlığından daha derine iniyor: Biri her cuma bir ibadete gidiyor, öteki hiçbir inanç pratiği olmadan büyümüş; ya da ikisi de aynı inançtan ama biri ona çok daha bağlı. Böyle bir evde bayram sabahı, bir doğum ya da bir cenaze, kimin ritüelinin geçerli olacağı sorusunu doğurabiliyor; aileler de bu soruya kendi cevaplarıyla katılıyor. Çocuk doğduğunda soru bir kez daha, bu kez çocuğun adına soruluyor; bu çiftler farkı bazen bir ortak takvimle, bazen bir sessizlikle yönetiyor. İnançlar arası çiftler.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.