İçeriğe geç

M14-D01

İlişki biliminin örneklem sorunu

İlişki araştırmalarının hangi çiftlerden geldiğini ve bulguları başka çiftlere taşırken dikkat edilecekleri değerlendirir.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M14, Çeşitlilik ve bağlam · 3.122 kelime · 17 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 21 dk dinleme

Temel Psikoloji Akademisi’nde: M02-D05

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İlişki biliminin tipik katılımcısı genç, orta sınıf, üniversite eğitimli ve karşı cinsten biriyle ilişki içinde; alanın bildiklerinin önemli bir kısmı bu profilden geliyor.

Öğrencilerden elde edilen sonuçlar yetişkinlerde bazen daha güçlü, bazen daha zayıf, bazen ters çıkıyor; bu yüzden basit bir düzeltmeyle aktarılamıyor.

WEIRD eleştirisi Batı'yı yanlış ilan etmiyor; bir davranışın evrensel olup olmadığının farklı yerlerde sınanarak öğrenileceğini hatırlatıyor.

İyi çevrilmiş bir ölçek bile başka bir çevrede başka bir şeyi ölçebilir; puan farkı her zaman ilişki farkı değildir.

Bir bulgu bir çiftin kendi ilişkisine taşınırken bir hakem değil, denenecek bir fikir olarak gelmeli.

Açılış sahnesi

Esin ile Hakkı yirmi altı yıldır evli. Kasabada küçük bir hırdavatçı dükkânları var; Hakkı tezgâhın arkasında, Esin hesap defterinin başında. Öğle arasında Hakkı telefonunu uzatıyor: "Bak, araştırma yapmışlar. Mutlu çiftler her akşam günlerini birbirine anlatıyormuş. Biz hiç anlatmıyoruz."

Esin yazıyı okuyor. Başlık kesin konuşuyor, içerik de öyle. Ama en altta, küçük harflerle bir not var: Katılımcılar bir üniversitenin psikoloji dersine kayıtlı, ortalama bir buçuk yıldır flört eden öğrencilerdi.

Esin gözlüğünü çıkarıyor. "Bunlar daha aynı evde bir kış geçirmemiş çocuklar," diyor. "Biz akşam dükkânı kapatınca on iki saattir zaten yan yanayız. Neyi anlatacağız birbirimize, kasadaki parayı mı?"

Hakkı gülüyor ama bir şey içine takılmış. Belki yazı haklıdır. Belki yirmi altı yıldır bir şeyi eksik yapıyorlardır. Esin ise başka bir soruyla meşgul: O öğrencilere bakıp bulunan bir şey, kendi mutfaklarında da geçerli mi? Geçerliyse nasıl bilinecek, değilse neden?

Bu derste ne olacak

On üç modül boyunca her dersin sonunda bir uyarı tekrarlandı: Bu bulgular başka ülkelere, başka çiftlere olduğu gibi taşınamayabilir. Bu ders o uyarının arkasındaki mekanizmayı açıyor. İlişki araştırmalarına kimin katıldığını, bunun neden rastlantı olmadığını ve bir bulgunun okurun kendi ilişkisine ne zaman, hangi koşulla uygulanabileceğini konuşacağız.

Sırayla alanın tipik katılımcısına, öğrenci örneklemlerine, psikolojinin dünyanın hangi diliminden beslendiğine ve araştırmalarda az görünen çiftlerle ölçeklerin çeviri sorununa bakacağız. Dersin sonunda, bir bulguyu bir eve taşımadan önce sorulacak soruları toplayacağız.

Sıfır noktası

Bir araştırma her zaman belirli insanlarla yapılır. Bütün evli çiftlere ulaşmak mümkün olmadığı için araştırmacı bir grup seçer ve oradan genele doğru bir çıkarım yapar. Bu grup genelin küçük bir kopyasıysa çıkarım güvenilirdir. Değilse, bulgu yalnızca o grubu anlatıyor olabilir. M01-D04 kimin hangi gruba girdiğinin sonuçları nasıl çarpıtabileceğini seçilim etkisi adıyla göstermişti; burada aynı soruyu bu kez araştırmanın kendisine soruyoruz: Araştırmaya kim giriyor?

Mekanizma

Alanın tipik katılımcısı

İlişki bilimi kimi inceliyor? Bu soru uzun süre bir izlenim olarak kaldı; sonra biri oturup saydı.

Bu tablo kötü niyetle oluşmadı. Araştırmalar büyük ölçüde üniversitelerde yürüyor ve araştırmacının en yakın kapısı oranın öğrencileri, çalışanları ve çevredeki orta sınıf sakinler.

Kolayda örneklem kullanmak hata sayılmaz. Bir mekanizmanın var olup olmadığını ilk kez görmek için çoğu zaman yeterli. Sorun, o mekanizmanın herkes için aynı biçimde işlediğinin varsayılmasında başlıyor.

Yaygın yanlış"Bu kadar çok araştırma yapıldığına göre, bulgular artık herkes için geçerli olmalı."
Doğrusu

Araştırma sayısının artması, katılımcıların çeşitlendiği anlamına gelmiyor. Williamson ve arkadaşlarının saydığı yüzlerce çalışma büyük ölçüde benzer bir profilden geliyordu; aynı türden yüzlerce örneklem, tek bir örneklemin sınırlarını ortadan kaldırmıyor, yalnızca o sınırların içinde daha emin konuşmayı sağlıyor.

Öğrencilerden öğrenilenler

Psikolojinin pek çok alanında olduğu gibi ilişki biliminde de üniversite öğrencileri önemli bir kaynak. Ders kredisi karşılığında katılıyorlar, kampüste bulunuyorlar, çoğunun bir flört ilişkisi var. Esin'in okuduğu yazının altındaki not bu durumun gündelik bir yansımasıydı.

Peterson'ın bulgusunda zor olan, farkın yönünün belirsizliği. Öğrenciler her konuda daha uç çıksaydı bir düzeltme yapılabilirdi; ama etki bazen büyüyor, bazen küçülüyor, bazen tersine dönüyor. Öğrencilerle bulunan bir sonucu yetişkinlere basit bir ayarla aktarmak bu yüzden olanaksız.

İlişki tarafında bir sorun daha var. Bir öğrencinin ilişkisi çoğunlukla kısa süreli, ortak bir evi, ortak bir borcu, çocuğu olmayan bir ilişki. Kıskançlık, bağlılık ya da çatışma üzerine buradan çıkan bir sonuç, yirmi altı yıllık bir hırdavatçı evliliğinin yüklerini taşımıyor.

Yaygın yanlış"Öğrenciler de sonuçta insan; bir mekanizma onlarda işliyorsa herkeste işler."
Doğrusu

Peterson'ın meta-analizinde öğrencilerle bulunan etkiler yetişkinlerdekinden sık sık farklı çıktı ve fark kimi zaman ters yöndeydi. Bir mekanizmanın öğrencilerde var olması onun var olduğunu gösterir; ama başka hayat koşullarında aynı güçte ve aynı yönde işlediğini göstermez.

Dünyanın ince bir dilimi

Örneklem sorunu yalnız ilişki biliminin sorunu değil; psikolojinin bütününü ilgilendiriyor ve bu yüzden bir adı var.

Arnett, 2008'de Amerikan Psikoloji Derneği'nin altı önde gelen dergisini inceledi ve yazarların, örneklemlerin ve yayın kurullarının ağırlıkla Amerikalı olduğunu gösterdi; oysa Amerikalılar dünya nüfusunun yüzde 5'inden azını oluşturuyordu. Makalesinin başlığı bu oranı tersine çevirerek soruyordu: Psikoloji ihmal edilen yüzde 95'i ne zaman inceleyecek?

İki yıl sonra Henrich, Heine ve Norenzayan bu soruyu daha da sertleştirdi.

M04-D12 bağlanma araştırmalarını tartışırken bu beş özelliği zaten saymıştı; burada aynı sorunun ilişki biliminin geneline nasıl yayıldığına bakıyoruz.

Henrich ve arkadaşlarının iddiası, WEIRD katılımcıların "yanlış" olduğu değil, insanlık için bir ortalama gibi kullanılamayacak kadar sıra dışı olabileceğiydi. Listedeki benlik kavramı ilişki bilimine en yakın olanı: Kişinin kendini partnerinden ne kadar ayrı gördüğü, neyin yakınlık, neyin boğulma sayılacağını etkileyebilir.

Burada M04-D12'deki bir ayrımı hatırlamak gerekiyor: Ülkeler arasındaki fark, bir ülkenin kendi içindeki farkı silmiyor. WEIRD eleştirisini "Batı şöyle, Doğu böyle" diye okumak, eleştirinin karşı çıktığı genellemenin bir başka biçimini üretir.

Yaygın yanlış"WEIRD eleştirisi, Batı'da bulunan her şeyin başka yerlerde yanlış olduğunu söyler."
Doğrusu

Henrich ve arkadaşlarının söylediği, bir bulgunun evrensel olduğunu iddia etmek için tek bir alt nüfusun yetmediğiydi. Bir bulgu başka yerlerde de geçerli çıkabilir; ama bu, varsayılarak değil, orada sınanarak bilinir.

Az görünen çiftler ve ölçeğin dili

Williamson ve arkadaşlarının saydığı çalışmaların yalnız onda biri az temsil edilen gruplara odaklanmıştı. Bu boşluğun iki büyük adresi var: düşük gelirli çiftler ile aynı cinsiyetten partnerlerin kurduğu ilişkiler.

Düşük gelirli çiftler için M08-D05 önemli bir uyarıyı aktarmıştı; Karney ve Bradbury'nin 2020'deki gözden geçirmesi, orta sınıf ve daha varlıklı çiftlerde güvenilir biçimde işe yarayan ikili süreçlerin düşük gelirli çiftlerde farklı işleyebileceğini, etkili evlilik modellerinin bu yüzden farklı ortamlarda yaşayan çiftlere genellenemeyebileceğini yazmıştı. Bu, iletişim becerisinin önemsiz olduğu anlamına gelmiyor; bir becerinin işe yarayıp yaramadığının, o becerinin içinde kullanıldığı hayattan bağımsız düşünülemeyeceği anlamına geliyor.

Aynı cinsiyetten çiftler için tablo daha da yalın: Williamson ve arkadaşlarının taramasında tipik katılımcı karşı cinsten biriyle ilişki içindeydi ve cinsel azınlıklar, az temsil edilen gruplara odaklanan o küçük dilimin içinde kalıyordu. Bir çalışmada birkaç eşcinsel çift bulunsa bile, ayrı bir grup olarak incelenemeyecek kadar az olduklarında sonuçlar fiilen karşı cinsten çiftleri anlatıyor.

Bir sorun daha var: kimin katıldığı değil, ona ne sorulduğu. M01-D03 memnuniyet ölçeklerinin maddelerini tek tek açmıştı. Bir ölçek başka bir dile aktarıldığında, sözcükler doğru çevrilse bile maddeler aynı şeyi ölçmeyi sürdürmeyebilir.

Örneğin "partnerinle duygularını ne sıklıkla paylaşırsın" maddesi, duyguların sözle paylaşılmasının olağan sayıldığı bir çevrede yakınlığı ölçebilir. Duyguların daha çok davranışla, bir çay koyarak ya da bir işi üstlenerek gösterildiği bir çevrede ise aynı madde yakınlığı değil, konuşma alışkanlığını ölçmeye başlayabilir. M04-D12'nin yerel yaklaşımı bu yüzden önemliydi: Bazen kavramı o kültürün kendi diliyle yeniden kurmak gerekiyor.

Yaygın yanlış"Bir ölçek iyi çevrildiyse her ülkede aynı şeyi ölçer."
Doğrusu

Çevirinin doğruluğu, maddenin aynı biçimde anlaşılmasını garanti etmiyor. Ölçüm eşdeğerliği ayrıca sınanması gereken bir özellik; sınanmadığında iki grubun puanları arasındaki fark, ilişkilerdeki bir farktan değil, sorunun iki yerde farklı okunmasından kaynaklanıyor olabilir.

Usta katmanı

Uygulayıcı için bu dersin özü, bulguyu bir yasa gibi değil bir hipotez gibi taşımak. Karşıdaki çifte uygulanmadan önce bulgu dört soruyu geçmeli: Hangi çiftlerden geldi? Onlar bu çifte yaş, ilişki süresi, ilişki biçimi, gelir ve yer bakımından ne kadar benziyor? Ölçülen şey bu çiftin dilinde aynı anlamı taşıyor mu? Benzer gruplarda tekrarlandı mı? Cevaplar belirsizse bulgu yol gösterir, ama çiftin kendi deneyiminin karşısına hakem olarak çıkarılmaz.

Çiftin bir müdahaleye verdiği tepki de o müdahalenin bu evde nasıl işlediğine dair yeni bir veri. M11-D03'ün sosyal istenirlik dediği eğilim burada da işler; çift, uygulayıcıyı memnun etmek için önerinin işe yaradığını söyleyebilir. Bu yüzden izlenen şey söylenen değil, değişen.

Kanıtın sınırı

Bu dersin kendi kanıtı da aynı soruya tabi. Williamson ve arkadaşlarının taraması beş derginin beş yılıyla sınırlı; başka dergilerde, başka dillerde yayımlanan çalışmalar sayılmadı. Peterson ile Hanel ve Vione ilişki değişkenlerine değil, sosyal bilimlerin ve kişilik ile tutum araştırmalarının geneline baktı; onların bulgusunu ilişki bilimine taşımak, dersin uyardığı türden bir genelleme adımı ve bu adım ayrıca sınanmayı bekliyor. Henrich ve arkadaşlarının derlemesi yakın ilişkileri doğrudan içermiyordu. Türkiye'den çiftlerle ölçüm eşdeğerliğinin sistematik olarak ne kadar sınandığını da bu derste aktarabileceğimiz bir kaynakla gösteremiyoruz. Bilinmeyen bir şey daha var: Az temsil edilen gruplarla yapılan çalışmalar arttıkça, ana akım bulguların ne kadarının ayakta kalacağı. Bazıları büyük olasılıkla geniş bir çevrede tekrarlanacak, bazıları yerel çıkacak; hangisinin hangisi olduğu tartışmaya açık.

Kendin dene

Aklında kalsın

İlişki biliminin tipik katılımcısı genç, orta sınıf, üniversite eğitimli ve karşı cinsten biriyle ilişki içinde; alanın bildiklerinin önemli bir kısmı bu profilden geliyor.

Öğrencilerden elde edilen sonuçlar yetişkinlerde bazen daha güçlü, bazen daha zayıf, bazen ters çıkıyor; bu yüzden basit bir düzeltmeyle aktarılamıyor.

WEIRD eleştirisi Batı'yı yanlış ilan etmiyor; bir davranışın evrensel olup olmadığının farklı yerlerde sınanarak öğrenileceğini hatırlatıyor.

İyi çevrilmiş bir ölçek bile başka bir çevrede başka bir şeyi ölçebilir; puan farkı her zaman ilişki farkı değildir.

Bir bulgu bir çiftin kendi ilişkisine taşınırken bir hakem değil, denenecek bir fikir olarak gelmeli.

Sonraki derse köprü

Esin'in sorusu, bir bulgunun hangi mutfaktan geldiğiyle ilgiliydi. Peki aynı mutfakta iki ayrı dünya buluşursa ne olur? Kimi evde eşlerden biri bayramı kalabalık bir sofrada, öteki sessiz bir kahvaltıyla geçirerek büyümüş; biri derdini anlatarak, öteki susarak rahatlıyor. Bu dersin dikkat çektiği sorun, araştırmanın iki farklı kültür arasındaki mesafeyi görmezden gelmesiydi; sıradaki derste bu mesafe bir evin içine taşınıyor ve iki partnerin kendi aile alışkanlıklarını, değerlerini, konuşma biçimlerini nasıl yan yana koyduklarına bakılıyor. Kültürlerarası çiftler.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.