İçeriğe geç

M08-D10

Bağımlılık ve ilişki

Alkol ve madde kullanımının ilişkiye etkisini, eşin kolaylaştırıcı rolüne dair kavramları ve destek yollarını değerlendirir.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M08, Duygular, stres ve ilişki · 3.058 kelime · 17 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S09-P01-D03

Temel Psikoloji Akademisi’nde: M16-D06

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu derste söz konusu olan bağımlılık (addiction), M05-D09'daki sağlıklı karşılıklı dayanmadan farklı bir şey.

İçki ile evlilik doyumu arasındaki ilişki tek yönlü değil; ikisi birbirini besleyen bir döngü kurabiliyor.

Bir çiftte içkinin miktarı kadar, iki kişinin içkisi arasındaki fark da ilişki doyumunu etkileyebiliyor.

Bir eşin partnerinin içmesini nasıl gördüğü, ölçülen miktardan bağımsız olarak ilişkiye yansıyabiliyor.

Kolaylaştırma bir kişilik kusuru değil, değiştirilebilir bir davranış; eş bağımlılığı ise kanıtı tartışmalı bir etiket.

İçen kişi yardım istemese de eşin davranışı tedaviye girişi etkileyebiliyor ve eşin kendisi için yardım alması her durumda değerli.

İçkiyle birlikte korku ya da şiddet varsa, önce güvenlik gelir.

Açılış sahnesi

Sevim, cumartesi sabahı Tayfun'un telefonunu çalarken buluyor. Arayan, Tayfun'un ustabaşı. Sevim telefonu açıyor ve sesini hiç titretmeden "Grip oldu, ateşi var, pazartesi gelir" diyor. Tayfun o sırada yatak odasında uyuyor; gece ikide eve dönmüştü, kapının kilidini üçüncü denemede açabilmişti.

Telefonu kapattıktan sonra Sevim mutfağa geçiyor. Lavabonun altındaki poşette boş şişeler var; onları çöpe değil, apartmanın arkasındaki konteynere kendisi götürüyor, komşular görmesin diye. Sonra on dört yaşındaki oğluna kahvaltı hazırlıyor ve babasının neden yine yemeğe inmeyeceğini, bu kez sırt ağrısıyla açıklıyor.

Öğleden sonra Tayfun mutfağa giriyor, gözleri şiş. "Ustabaşı aradı mı?" diye soruyor. Sevim "Hallettim" diyor. Tayfun teşekkür etmiyor; omuz silkiyor ve "Abartıyorsun, herkes hafta sonu içer" diyor. Sevim'in içinde bir şey kırılıyor ama sesini çıkarmıyor. Sekiz yıldır bu cümleyi duyuyor ve sekiz yıldır telefonu o açıyor.

O akşam yatarken Sevim kendine bir soru soruyor ve cevabını bilmiyor: Onu koruyor muyum, yoksa içmesine yardım mı ediyorum?

Bu derste ne olacak

Bu ders, alkol ya da madde kullanımının bir ilişkinin içinde nasıl yaşandığına bakıyor. Önce içki ile evlilik doyumu arasındaki ilişkinin iki yönde işlediğini göreceğiz. Sonra eşlerin içki alışkanlıkları arasındaki farkın ve bir eşin öbürünün içmesini nasıl algıladığının neden önemli olduğuna bakacağız. Ardından Sevim'in sorusuna döneceğiz: eşin kolladığı, örttüğü, idare ettiği davranışların hangisi destek, hangisi döngünün bir parçası? Son olarak, içen kişi yardım istemediğinde eşin elinde hangi yolların kaldığını ve bu yolların kanıtını değerlendireceğiz.

Bu, M08'in son dersi. Modül öfkeden, utançtan, dışarıdan gelen yükten geçerek M08-D09'a vardı; burada duygunun ve stresin bir madde aracılığıyla düzenlenmeye çalışıldığı yere bakıyoruz.

Sıfır noktası

Başlamadan iki kavramı birbirinden ayırmak gerek. M05-D09'da adını koyduğumuz bağımlılık paradoksu, birbirine dayanan iki sevgilinin özerkliğiyle ilgiliydi; orada bağımlılık İngilizcedeki dependence anlamındaydı ve sağlıklı bir ilişkinin parçasıydı. Bu derste söz konusu olan addiction: zarara rağmen süren ve denetimi zorlaşan kullanım. Bu ikinci anlamı TP M16-D06 tanımladı ve öğrenme temellerini, ipuçlarının isteği nasıl tetiklediğini açıkladı. Terapi S09-P01-D03 ise bağımlılığın travma gibi başka güçlüklerle iç içe geçtiğini ve zarar azaltma yaklaşımını tartıştı. Bu ders o bilgileri yeniden kurmuyor; soruyu evin içine taşıyor: Kullanım iki kişinin arasında nasıl bir yer tutuyor?

Bir de dil meselesi var. "Alkolik", "bağımlı", "sorunlu içici" gibi etiketler bir kişiyi tek bir özelliğe indirger ve konuşmayı çoğu zaman kapatır. Bu derste davranışı anlatmayı tercih edeceğiz: ne kadar, ne sıklıkla, hangi sonuçlarla.

Mekanizma

Döngü iki yönde döner

İçki ilişkiyi mi bozar, yoksa bozulmuş ilişki mi içkiye iter? Rodriguez, Neighbors ve Knee'nin 2014'te yayımlanan derlemesi bu soruya tek bir yön vermiyor. Yazarlara göre evlilik genel olarak ağır içmenin azalmasıyla birlikte görülüyor; ama pek çok çift bağlı bir ilişki sürerken alkol sorunu geliştiriyor ya da sürdürüyor. Kesitsel ve uzunlamasına çalışmalar iki nedensel yönü de destekliyor ve iki sorun birbirini besleyen bir döngü kuruyor. Yazarlar, iki yönün farklı mekanizmalarla işliyor olabileceğini öne sürüyor.

Yaygın yanlış"İçki sorunu yalnız içen kişinin sorunudur; ilişki bundan etkilenir ama onu etkilemez."
Doğrusu

Rodriguez, Neighbors ve Knee'nin derlediği kesitsel ve uzunlamasına çalışmalar iki yönü de destekliyor: alkol sorunu ilişkiyi etkiliyor, ilişkideki sıkıntı da alkol sorununu. Bu, eşi suçlu yapmıyor; döngünün iki kişinin arasında döndüğünü gösteriyor.

Bu bulgu ilk bakışta şaşırtıcı. Sorunun içkinin miktarında değil, iki kişinin arasındaki uçurumda olduğunu ima ediyor. Birlikte çok içen bir çift en azından akşamlarını aynı biçimde geçiriyor; biri içerken öbürü ayık kaldığında ise akşam iki ayrı akşama bölünüyor. Bu, ağır içmeyi zararsız kılmıyor; yalnızca evlilik doyumu açısından farkın kendi başına bir yük taşıdığını gösteriyor.

Gözlemcinin gözü

Eş, içen kişinin kullanımını yalnızca gözlemlemiyor; onu yorumluyor. Aynı miktarda içki bir kişide sorun olarak, bir başkasında sıradan bir alışkanlık olarak algılanabiliyor. Bu algının ilişki üzerindeki etkisi, ölçülen miktardan bağımsız olarak incelendi.

Bu bulgu iki şey söylüyor. Birincisi, çok içilen bir evde sorun algıdan bağımsız olarak kendini hissettiriyor. İkincisi, az içilen bir evde bile bir eşin "bu bir sorun" diye düşünmesi ilişkiyi etkiliyor. Bu algı haksız olabilir; ama algının kendisi ilişkinin bir gerçeği.

Yaygın yanlış"Partnerim az içiyorsa içkisi ilişkimizi etkilemez."
Doğrusu

Rodriguez, Øverup ve Neighbors'ın çalışmasında partneri az içen kişilerde bile, onun içmesini sorunlu görmek daha düşük doyum ve bağlılıkla birlikte görüldü. Miktar ölçülebilir bir şey; ama ilişkiye yansıyan, o miktarın iki kişi için ne anlama geldiği de.

Korumak ile örtmek

Sevim'in sorusu bu modülün en zor sorusu olabilir. Ustabaşına söylenen yalan, şişelerin gizlice atılması, çocuğa uydurulan açıklama: bunların her biri kısa vadede aileyi koruyor. Ama her biri aynı zamanda içen kişinin içmenin sonuçlarıyla karşılaşmasını engelliyor.

Bu ayrım küçük bir sözcük farkı değil. Eş bağımlılığı, eşin kendisinde bir sorun arar ve kolayca bir suçlamaya dönüşebilir: Sevim'in sorunu, Sevim'in kişiliğidir. Kolaylaştırma ise Sevim'in yaptığı belirli şeylere bakar ve değiştirilebilir olanı gösterir. Bir de şu var: Bir yakının mazeret uydurması, çoğu zaman utançtan, çocukları korumaktan, işin ve gelirin kaybedilmesinden korkmaktan doğar. Bu davranışlar bir hastalığın belirtisi değil, zor bir durumda verilen anlaşılır tepkiler.

Yaygın yanlış"Bağımlı birinin eşi de mutlaka eş bağımlıdır ve önce kendisi tedavi olmalıdır."
Doğrusu

Rotunda ve Doman'ın derlemesi, bu etiketin özellikle bağımlı erkeklerin kadın eşlerine yapıştırıldığını ve kavramın görgül olarak kolaylaştırma kadar açık tanımlanmadığını gösteriyor. Eşin belirli davranışlarını konuşmak, ona bir kişilik bozukluğu yüklemekten hem daha adil hem daha işe yarar.

Eşin elindeki kaldıraç

İçen kişi yardım istemediğinde eşin seçenekleri ne? Geleneksel olarak iki yol önerildi. Birincisi, eşin kendi hayatına odaklandığı ve içen kişiyi değiştirmeye çalışmaktan vazgeçtiği destek grupları. İkincisi, ailenin içen kişiyi bir araya toplayıp onu tedaviye girmeye zorladığı yüzleşme toplantıları. Üçüncü bir yol, eşi doğrudan bir değişim aracı olarak eğitir.

Bu bulgunun iki yüzü var. Bir yanda eşin davranışının gerçekten bir fark yarattığını gösteriyor: eş çaresiz bir izleyici değil. Öte yanda yakınların kendi iyilik halinin her üç yolda da iyileşmesi, eşin kendisi için yardım almasının, içen kişi ne yaparsa yapsın, kendi başına değerli olduğunu düşündürüyor. Program, eşi içen kişinin tedavisinden sorumlu tutmuyor; ona kendi elindeki kaldıracı gösteriyor.

Yaygın yanlış"Kişi dibe vurmadan yardım almaz; eşin beklemekten başka yapabileceği bir şey yok."
Doğrusu

Roozen ve arkadaşlarının derlediği dört randomize çalışmada, yalnız yakınların katıldığı bir programla tedaviye direnen kişilerin yaklaşık üçte ikisi tedaviye başladı. Beklemek tek seçenek değil; eşin davranışı, içen kişinin yardıma yaklaşıp yaklaşmamasını etkileyebiliyor.

Usta katmanı

Bir terapistin gözünden bakıldığında, bir çift alkol ya da madde kullanımıyla geldiğinde ilk soru içkinin ne kadar olduğu değil, evde neyin güvende olmadığıdır. Alkol ile şiddet sık sık birlikte görülüyor ve bu birliktelik rastlantı değil.

Bu yüzden içkiye eşlik eden bir korku, bir tehdit ya da bir el kalkması söz konusuysa terapistin önceliği çiftin iletişimi değil, korkan kişinin güvenliğidir. Böyle bir evde iki kişiyi aynı odaya oturtup duygularını konuşturmak, korkan tarafı daha fazla tehlikeye atabilir. Önce her biriyle tek başına görüşmek, korkunun nereden geldiğini anlamak ve gerekirse bir kaçış planı kurmak gerekiyor. Alkolün azalması şiddetin de biteceği anlamına gelmiyor: alkol yalnızca nedenlerden biri.

Okur açısından da aynı sıra geçerli. İçkinin eşlik ettiği bir ilişkide biri kendini korkmuş, tehdit altında ya da bedensel olarak tehlikede hissediyorsa, ilişkinin konuşulmasından önce güvende kalmanın yolları gelir: güvenilen bir yakına haber vermek, gerekirse gidilebilecek bir yer belirlemek, eş şiddeti konusunda çalışan bir uzmana ya da kuruma başvurmak. Acil bir tehlikede bulunulan yerin acil yardım hattı aranabilir. Bu ders böyle bir durumda tek başına bir rehber değildir.

Kanıtın sınırı

Bu dersteki bulguların çoğu kişilerin kendi bildirimine dayanıyor ve içki, insanların genellikle daha az söyleme eğiliminde olduğu bir konu. Homish ve Leonard'ın çalışması yalnızca evliliğin ilk iki yılını kapsıyor; daha uzun evliliklere genellemek dikkat gerektiriyor. Rodriguez ve arkadaşlarının algı çalışması tek bir zamanda ölçüldü ve küçük bir grupla yapıldı; algının mı doyumu düşürdüğü, düşük doyumun mu algıyı keskinleştirdiği bilinmiyor. Kolaylaştırma kavramı, bir derlemenin kavramsal çerçevesine dayanıyor; eş bağımlılığı ise hâlâ tartışmalı bir kavram ve tanımı konusunda uzlaşma yok. Topluluk pekiştirmesi ve aile eğitimi üzerine bulgular dört çalışmaya dayanıyor; bu bulguların farklı kültürlerde ve farklı madde türlerinde tekrarlanması gerekiyor. Son olarak, bu çalışmaların çoğu kadın-erkek çiftlerle ve çoğunlukla içen erkeklerle yürütüldü; aynı cinsiyetten çiftlerde ya da içen kişinin kadın olduğu durumlarda aynı örüntülerin görülüp görülmediği büyük ölçüde bilinmiyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bu derste söz konusu olan bağımlılık (addiction), M05-D09'daki sağlıklı karşılıklı dayanmadan farklı bir şey.

İçki ile evlilik doyumu arasındaki ilişki tek yönlü değil; ikisi birbirini besleyen bir döngü kurabiliyor.

Bir çiftte içkinin miktarı kadar, iki kişinin içkisi arasındaki fark da ilişki doyumunu etkileyebiliyor.

Bir eşin partnerinin içmesini nasıl gördüğü, ölçülen miktardan bağımsız olarak ilişkiye yansıyabiliyor.

Kolaylaştırma bir kişilik kusuru değil, değiştirilebilir bir davranış; eş bağımlılığı ise kanıtı tartışmalı bir etiket.

İçen kişi yardım istemese de eşin davranışı tedaviye girişi etkileyebiliyor ve eşin kendisi için yardım alması her durumda değerli.

İçkiyle birlikte korku ya da şiddet varsa, önce güvenlik gelir.

Sonraki derse köprü

Bu dersle M08 kapanıyor. Modül boyunca öfkenin, utancın, dış stresin ve bir maddenin iki kişinin arasına nasıl girdiğine baktık; hep bir şeyin araya girdiği ilişkilere. Sevim ile Tayfun'un evinde de içki, iki kişinin birbirine ulaşmasının önünde duruyordu. Şimdi soruyu tersine çeviriyoruz: Araya bir şey girmediğinde iki kişi birbirine nasıl yaklaşır? M09, yakınlık ve cinsellik modülü, buradan başlıyor. İlk derste yakınlığın bir duygu olarak değil, bir kişinin kendini açması, öbürünün buna duyarlı bir tepki vermesi ve ilkinin kendini anlaşılmış hissetmesiyle örülen bir alışveriş olarak nasıl kurulduğuna bakacağız: Yakınlık nasıl kurulur.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.