İçeriğe geç

M06-D12

İletişim eğitimi işe yarar mı

İletişim becerisi eğitimlerinin ilişki sonuçlarına etkisine dair araştırmaları değerlendirir ve beklentiyi ayarlar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M06, İletişim · 2.968 kelime · 16 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 20 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İlişki eğitiminin iletişim becerileri ve ilişki niteliği üzerinde ılımlı olumlu etkileri var; ama bu etkiler çiftin durumuna, izlem süresine ve neyin nasıl ölçüldüğüne göre değişiyor.

Kontrol grubu olmayan çalışmalar eğitimin etkisini olduğundan çok daha büyük gösterebiliyor; zamanla kendiliğinden gelen iyileşme, programın etkisi gibi görünebiliyor.

Düşük gelirli çiftlerde etkiler küçük; büyük ve rastgele atamalı bir değerlendirmede bir program temel amaçlarına ulaşmadı. Ağır yaşam koşulları altındaki bir ilişkide iletişim becerisi tek başına yetmiyor.

Bir deneyde iki beceri programı ile beceri öğretmeyen tek oturumluk bir müdahale, ayrılmayı aynı ölçüde azalttı; yardım eden şey belki becerilerin kendisi değil, ilişkiye birlikte dikkatle bakmak.

Öğrenilen beceriler, eşi ölçen bir cetvele dönüştüğünde yarardan çok zarar verebilir.

Açılış sahnesi

Gül ile Okan, nişanlandıktan bir ay sonra bir belediyenin düzenlediği evlilik öncesi eğitim programına katılıyor. Dört cumartesi sabahı, on iki çiftle birlikte bir salonda oturuyorlar. Ben dili alıştırmaları yapıyorlar, birbirlerinin söylediklerini kendi sözcükleriyle geri yansıtıyorlar, bir tartışmanın ortasında nasıl mola verileceğini öğreniyorlar.

Son hafta eğitmen her çifte bir sertifika veriyor. Okan arabada gülerek, "Artık resmen iletişim kurabilen bir çiftiz" diyor. Gül de gülüyor; ama bir yandan da merak ediyor: Dört cumartesi sabahı, bir evliliği gerçekten değiştirebilir mi?

İki yıl sonra bir akşam, bir kira artışı yüzünden tartışıyorlar. Okan sesini yükseltiyor; Gül, eğitimde öğrendiği gibi "Şu an çok gerginim, yirmi dakika ara verelim" diyor. Okan durup ona bakıyor ve birden gülmeye başlıyor: "Cumartesi kursundan mı?" Gerginlik dağılıyor. Belki eğitim işe yaradı. Belki de bu çift, eğitim olmasa da bir yolunu bulacaktı.

On bir ders boyunca iletişimi parçalarına ayırdık: kulak vermek, kendini açmak, bir isteği dile getirmek, yüzü ve sesi okumak, bir sessizliğin nedenini sormak. Bu ders, modülün kendisine bir soru soruyor: Bu beceriler öğretilebilir mi, ve öğretildiğinde ilişkiler gerçekten iyileşiyor mu?

Bu derste ne olacak

Önce M01-D10'da gördüğümüz büyük meta-analizi hatırlayıp iletişim becerileri üzerine yapılan bir ikinci meta-analize bakacağız: Eğitimin kime, ne zaman yararlı olduğu. Ardından düşük gelirli çiftlerle yapılan çalışmaların toplu sonucuna ve dört binden fazla çiftle yapılan büyük bir program değerlendirmesine geçeceğiz. Sonra beceri öğretmenin gerçekten gerekli olup olmadığını soran bir deneye bakacağız. Son olarak bütün bunlardan bir beklenti çıkaracağız: İletişim eğitiminden ne beklemek makul, ne beklemek değil.

Sıfır noktası

M01-D10'da ilişkilerin değişip değişemeyeceğini konuşurken, evlilik ve ilişki eğitimi programlarına dair geniş bir meta-analize bakmıştık. O çalışma, deneysel araştırmalarda ilişki niteliğinde küçük ile orta arasında, iletişim becerilerinde biraz daha büyük etkiler buluyordu; ve orada program dozu kavramını, yani bir programın kaç saat ve kaç oturum sürdüğünü tanımlamıştık. Bu ders aynı soruyu iletişim modülünün sonunda yeniden açıyor ve o tablonun kenarlarına bakıyor.

İlişki eğitimi ile çift terapisi arasındaki ayrım bu derste önemli. Terapi, bir sorunla başvuran bir çiftle, o çiftin özel durumuna göre çalışıyor. Eğitim ise bir sorun ortaya çıkmadan, pek çok çifte aynı içeriği sunuyor. Bu yüzden eğitimin başarısını ölçmek de farklı: Sorun olmayan bir ilişkide neyin iyileştiğini, ya da hangi sorunun önlendiğini göstermek zor.

Mekanizma

Kime, ne zaman

M01-D10'daki meta-analiz eğitimin ortalama etkisine bakıyordu. Aynı araştırma grubunun iletişim becerilerine odaklanan bir ikinci çalışması, bu etkinin farklı çiftlerde farklı zamanlarda görünüp görünmediğini sordu.

Bu bulgunun bir yorumu şu olabilir: İyi giden bir ilişkide öğrenilen beceriler bir yedek gibi bekliyor ve ancak yıllar sonra, bir zorluk geldiğinde kullanılıyor. Sıkıntılı bir ilişkide ise beceriler hemen işe koşuluyor ve hemen bir fark yaratıyor; ama bu fark zamanla sönebiliyor. Bu bir yorum, bulgunun kendisi değil; örüntüyü başka nedenler de üretebilir.

Gözlem ile öz bildirim arasındaki farka da dikkat etmek gerekiyor. Eğitimli bir gözlemci, bir çiftin konuşmasında öğrenilen becerilerin kullanıldığını görebilir; ama çiftin kendisi, ilişkisinin değiştiğini hissetmeyebilir. Ya da tersi: Çift ilişkisinin iyileştiğini düşünür, ama gözlemci bir fark görmez. Bir programın "işe yaradığını" söylemek, neyin ölçüldüğüne bağlı.

Yaygın yanlış"İletişim eğitimi alan bir çift artık iyi iletişim kurar."
Doğrusu

Yüz kırk üç değerlendirmeyi birleştiren çalışma, eğitimin etkilerinin ılımlı olduğunu ve çiftin durumuna, izlem süresine ve ölçüm biçimine göre değiştiğini gösterdi. Bir eğitim, bir beceriyi öğretebilir; ama o becerinin bir tartışmanın sıcaklığında kullanılıp kullanılmayacağı, çiftin o anki durumuna, stresine ve isteğine bağlı. Sertifika bir başlangıç, bir garanti değil.

Yayımlanan ve yayımlanmayan

M01-D10'daki meta-analizin bir bulgusu üzerinde bu derste biraz daha durmak gerekiyor: İletişim becerileri için, yayımlanmış çalışmalar izlem ölçümlerinde yayımlanmamış çalışmalardan daha büyük etkiler gösteriyordu.

Bu fark tek başına bir yanlılığı kanıtlamıyor; ama yayımlanmış çalışmalardaki etkilerin, bir programın gerçek dünyadaki ortalama etkisinden biraz büyük olabileceğini düşündürüyor. Bir program tanıtımında "araştırmalar gösteriyor ki" diye başlayan bir cümle duyulduğunda, hangi araştırmaların, ve hangilerinin dışarıda kaldığını sormak yerinde bir soru.

Kimin için tasarlanmış

M01-D10'daki meta-analizin yazarları, örneklemlerde etnik ve ekonomik çeşitliliğin eksik olduğunu vurgulamıştı. Sonraki yıllarda düşük gelirli çiftlerle yapılan çalışmalar birikti ve bunlar ayrıca değerlendirildi.

Bu bulgudaki iki rakam arasındaki fark, bir yöntem dersinin özeti gibi. Tek gruplu çalışmalar, yani yalnızca programa katılan çiftlerin program öncesi ve sonrası durumlarını karşılaştıran çalışmalar, kontrol gruplu çalışmalardan beş kattan fazla büyük etkiler buldu. Bunun bir açıklaması şu: Bir çift genellikle zor bir dönemde bir programa katılıyor ve zamanla, program olsa da olmasa da, durumu bir ölçüde düzeliyor. Kontrol grubu olmadan, bu doğal iyileşme programın etkisi gibi görünüyor.

Bu tablonun daha çarpıcı bir örneği, sekiz ayrı yerde yürütülen ve binlerce çifti kapsayan bir program değerlendirmesinden geliyor.

Bu, ilişki eğitimi alanının en ayıltıcı bulgularından biri. Geniş, iyi tasarlanmış ve rastgele atamalı bir değerlendirme; ve sonuç, programın temel amaçlarına ulaşmadığı. Bu, bütün ilişki eğitimlerinin işe yaramadığı anlamına gelmiyor; ama orta sınıf, evli ya da evlenmek üzere olan çiftlerde geliştirilmiş bir programın, çok farklı koşullarda yaşayan çiftlere aynı biçimde aktarılamayabileceğini gösteriyor.

Yaygın yanlış"İyi bir ilişki programı herkes için aynı biçimde işe yarar."
Doğrusu

Hawkins ve Erickson'ın meta-analizinde düşük gelirli çiftlerde etkiler küçüktü; Wood ve arkadaşlarının büyük değerlendirmesinde program temel amaçlarına ulaşmadı ve bazı sonuçlarda olumsuz etkiler gösterdi. Bir programın kimin için ve hangi koşullarda tasarlandığı, başka koşullarda ne kadar işe yarayacağını büyük ölçüde belirliyor olabilir. Para, iş, barınma gibi sorunlar ilişkiye ağır bir yük bindirdiğinde, iletişim becerisi tek başına bu yükü kaldırmıyor.

Beceri öğretmek gerekli mi

Bu bulgular bir soruyu daha keskin hâle getiriyor: Eğer ilişki eğitiminin bir etkisi varsa, bu etki gerçekten öğretilen becerilerden mi geliyor? Bir deney bunu doğrudan sınadı.

Bu bulgu, ilişki eğitimine dair belki de en düşündürücü sonucu taşıyor. On beş saatlik iki beceri programı ile tek oturumluk, hiçbir beceri öğretmeyen bir farkındalık müdahalesi, ayrılma oranında aynı sonucu verdi; ve üçü de müdahale almamaktan daha iyiydi. Yani çiftlere yardım eden şey, belki öğretilen becerilerin kendisi değil; ilişkiye bir süre dikkatle bakmak, onun üzerine birlikte düşünmek.

Yazarlar bir olasılığı da dile getiriyor: Beceri temelli programlar, çiftleri kendi ilişkilerindeki beceri eksikliklerine karşı istemeden duyarlılaştırıyor olabilir. Bir çift "iyi dinleme" nin nasıl olması gerektiğini öğrendikten sonra, eşinin ne kadar iyi dinlemediğini daha çok fark edebilir.

Yaygın yanlış"Ne kadar çok beceri öğrenirsek ilişkimiz o kadar iyi olur."
Doğrusu

Rogge ve arkadaşlarının deneyinde, on beş saatlik iki beceri programı ile beceri öğretmeyen tek oturumluk bir müdahale ayrılma oranında farklı değildi; beceri programlarından biri bazı ilişki davranışlarında beklenmedik olumsuz eğilimlerle ilişkiliydi. Daha fazla beceri, her zaman daha iyi bir ilişki anlamına gelmiyor; becerilerin eşi ölçen bir ölçüte dönüşmesi, ters bir etki de yaratabiliyor.

Usta katmanı

Bu ders, çift terapistleri için iki yönden önemli. Birincisi, terapide de sıkça beceri öğretiliyor: dinleme alıştırmaları, ben dili, mola. Rogge ve arkadaşlarının bulgusu, bu becerilerin her zaman terapinin etkin öğesi olmayabileceğini düşündürüyor. Terapist bir beceri öğretirken, çiftin bu beceriyi bir araç olarak mı yoksa birbirini ölçen bir ölçüt olarak mı kullandığını izleyebilir.

İkincisi, Wood ve arkadaşlarının ve Hawkins ile Erickson'ın bulguları, terapistin bir çiftin yaşam koşullarını hesaba katması gerektiğini hatırlatıyor. Ekonomik baskı, güvencesiz iş, barınma sorunları altındaki bir çifte yalnızca iletişim becerisi önermek, sorunun büyük bir kısmını görmezden gelmek olabilir. Böyle bir çiftle çalışan bir terapist, ilişki çalışmasının yanında, gerektiğinde sosyal hizmetlere ya da başka kaynaklara yönlendirmeyi de düşünebilir.

Son olarak, bu bulgular bir ölçülülük dersi taşıyor. İletişim becerileri bu modülde gördüğümüz gibi ilişkiler için önemli; ama bir ilişkinin iyi gitmesi, yalnızca o becerilere bağlı değil. Bağlanma, bağlılık, gündelik stres, ekonomik koşullar ve iki insanın birbirini seçme biçimi, hepsi hesaba giriyor.

Kanıtın sınırı

İlişki eğitimi üzerine meta-analizler büyük bir çalışma havuzuna dayanıyor; ama bu çalışmaların niteliği çok değişken. Pek çoğu kontrol grubu olmayan, kısa izlemli ve öz bildirime dayalı çalışmalar. Hawkins ve Erickson'ın meta-analizindeki tek gruplu ve kontrol gruplu çalışmalar arasındaki büyük fark, kontrol grubunun neden vazgeçilmez olduğunu gösteriyor.

Büyük ve rastgele atamalı değerlendirme belirli bir programa ve belirli bir nüfusa, evli olmayan düşük gelirli yeni ebeveynlere ait; sonuçları başka programlara ve başka nüfuslara doğrudan aktarılamaz. Beceri öğretmenin gerekliliğini sınayan deney ise 174 çiftle yapıldı ve tekrarlanmaya ihtiyaç duyuyor.

Buradaki çalışmaların hiçbiri Türkiye'deki evlilik öncesi eğitim programlarını değerlendirmiyor. Türkiye'de belediyelerin ve kurumların sunduğu programların etkisi, bu bulgulardan çıkarılamaz; ayrı değerlendirmeler gerektiriyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

İlişki eğitiminin iletişim becerileri ve ilişki niteliği üzerinde ılımlı olumlu etkileri var; ama bu etkiler çiftin durumuna, izlem süresine ve neyin nasıl ölçüldüğüne göre değişiyor.

Kontrol grubu olmayan çalışmalar eğitimin etkisini olduğundan çok daha büyük gösterebiliyor; zamanla kendiliğinden gelen iyileşme, programın etkisi gibi görünebiliyor.

Düşük gelirli çiftlerde etkiler küçük; büyük ve rastgele atamalı bir değerlendirmede bir program temel amaçlarına ulaşmadı. Ağır yaşam koşulları altındaki bir ilişkide iletişim becerisi tek başına yetmiyor.

Bir deneyde iki beceri programı ile beceri öğretmeyen tek oturumluk bir müdahale, ayrılmayı aynı ölçüde azalttı; yardım eden şey belki becerilerin kendisi değil, ilişkiye birlikte dikkatle bakmak.

Öğrenilen beceriler, eşi ölçen bir cetvele dönüştüğünde yarardan çok zarar verebilir.

Sonraki derse köprü

Bu modülde iletişimin pek çok yüzüne baktık ve onu öğretmenin sınırlarıyla kapattık. Ama iletişimin en çok sınandığı yer, iki kişinin bir şey üzerinde anlaşamadığı an. Bir sonraki modül çatışmayı konu alıyor ve ilk soruyu soruyor: Hiç kavga etmeyen bir çift, iyi bir çift midir? Çatışma kaçınılmaz mı?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.