M06-D06
İstemek
Açık ve somut istekte bulunmanın, ima ve beklemeye göre üstünlüğünü ve istemenin önündeki engelleri açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M06, İletişim · 2.788 kelime · 15 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İstek karşıdakine hayır deme olanağı bırakan somut ve gelecek odaklı bir rica; talep ise ona seçenek bırakmayan bir zorlama. İkisi de bir şey istiyor ama farklı bir ilişki kuruyor.
İnsanlar başkalarının bir isteği kabul etme olasılığını ortalamada neredeyse yarı yarıya küçümsüyor; çünkü "hayır" demenin karşıdaki için ne kadar zor olduğunu hesaba katmıyorlar.
Romantik ilişkilerde destek istemenin doğrudan duygusal, doğrudan araçsal ve dolaylı biçimleri var; bazı insanlar ise hiç istememeyi seçiyor.
Evdeki çatışmalarda talep-geri çekilme örüntüleri daha düşük çatışma çözümüyle ilişkiliydi; karşılanmayan bir isteği daha yüksek sesle tekrarlamak onu bir talebe dönüştürebilir.
İstemenin önünde iç engeller var: hayır cevabından korkmak, yük olma kaygısı ve istenmiş sevginin değersiz olacağı inancı; ama bir eşin istenmiş bir şeyi yapması, onun dinlediğinin bir kanıtı da olabilir.
Açılış sahnesi
Bir kadın, doğum gününden bir hafta önce eşine birkaç ipucu veriyor. Bir vitrinin önünden geçerken "Şu kolye ne güzel" diyor. Bir akşam bir arkadaşının doğum gününde eşinin onu bir restorana götürdüğünü anlatıyor. Bir başka gün "Bu yıl kalabalık bir kutlama istemiyorum, sakin bir şey olsun" diyor. Doğum günü sabahı eşi ona bir kitap ve bir pasta getiriyor; akşam da kalabalık bir aile yemeği düzenlemiş.
Kadın gün boyu kırgın. Akşam yemeğinden sonra eşine söylüyor: "Sana o kadar ipucu verdim, hiçbirini anlamadın." Adam şaşırıyor: "Hangi ipucu? Kolyeyi beğendiğini söyledin, ama istediğini söylemedin. Sakin bir şey istediğini sandım, aile yemeği de sakin sayılır diye düşündüm." İkisi de iyi niyetli; ama doğum günü bir hayal kırıklığıyla bitiyor.
Kadının istediği şey çok basitti: bir kolye ve baş başa bir akşam yemeği. Bunu açıkça söyleseydi, büyük ihtimalle alacaktı. Ama söylemedi; ima etti ve eşinin anlamasını bekledi. Bu ders, açık ve somut bir istekte bulunmanın neden ima etmekten ve beklemekten daha iyi işleyebildiğini, ve istemenin önündeki engelleri ele alıyor.
Bu derste ne olacak
Önce istek ile talep arasındaki farkı tanıyacağız. Ardından insanların başkalarından yardım istediklerinde onların kabul etme olasılığını sistematik olarak küçümsediğini gösteren bir deney dizisine ve bu alandaki araştırmaları derleyen bir incelemeye bakacağız. Sonra romantik ilişkilerde destek istemenin doğrudan ve dolaylı biçimlerini ayıran bir ölçek çalışmasına ve evdeki gerçek çatışmalarda talebin nasıl işlediğini gösteren bir günlük çalışmasına geçeceğiz. Son olarak istemenin önündeki iç engelleri, yani yük olma korkusunu, akıl okuma beklentisini ve reddedilme kaygısını konuşacağız.
M06-D05, her şikâyetin altında dile getirilmemiş bir dilek bulunabileceğini hatırlatarak kapanmıştı. Bu ders, o isteği açıkça söylemeye odaklanıyor.
Sıfır noktası
M01-D07'de akıl okuma beklentisini, yani gerçekten seven bir eşin ne istediğimizi söylemeden bilmesi gerektiği inancını ilişki mitleri arasında görmüştük. M04-D08'de de dolaylı destek aramayı, yani bir kişinin destek ihtiyacını açıkça söylemek yerine iç çekme, surat asma ya da ima etme gibi yollarla göstermesini tanımlamıştık. Bu ders bu iki kavramın karşısına açık bir isteği koyuyor.
Bu ayrım önemli; çünkü iki biçim de karşıdakinden bir şey istiyor, ama farklı bir ilişki kuruyor. İstek, karşıdakini özgür bir kişi olarak görüyor ve onun "evet" demesini bir armağan olarak alıyor. Talep ise karşıdakini bir yükümlü olarak görüyor ve onun "evet" demesini bir zorunluluk olarak alıyor. İstekte bir "hayır" mümkün ve konuşulabilir; talepte bir "hayır" bir kavga demek.
Mekanizma
İnsanlar evet deme olasılığını küçümsüyor
İstemenin önündeki en büyük engellerden biri, karşıdakinin hayır diyeceğinden korkmak. Bir deney dizisi, bu korkunun ne kadar gerçekçi olduğunu sınadı.
Bu bulgu, istemenin önündeki bir korkuyu boşa çıkarıyor. İnsanlar bir şey istediklerinde karşıdakinin "evet" demesinin ona ne kadar zahmet vereceğini düşünüyor; ama "hayır" demenin ne kadar zor olduğunu unutuyor. Sonuç olarak istemekten vazgeçiyor ya da isteği ima etmeye başvuruyorlar.
Bu araştırma programı yabancılarla yapıldı; ama bulgunun yakın ilişkilere de bir dersi var. Bir eş, ötekinden bir şey istemekten çekindiğinde, belki de ötekinin "evet" demeye ne kadar istekli olduğunu küçümsüyor. Açılış sahnesindeki kadın kolyeyi açıkça isteseydi, büyük ihtimalle eşi seve seve alacaktı; ama "hayır" ya da "neden bu kadar pahalı" cevabından korkmuş olabilir.
Yaygın yanlış"Bir şey istersem, karşımdaki büyük ihtimalle hayır der."
Flynn ve Bohns'un deneylerinde ve Bohns'un derlediği araştırma programında insanlar, başkalarının bir isteği kabul etme olasılığını ortalamada neredeyse yarı yarıya küçümsedi. Bu çalışmalar yabancılarla yapıldı; ama yakın bir ilişkide, karşıdakinin bize değer verdiği bir bağlamda, "evet" deme olasılığı belki daha da yüksek. İstememek, çoğu zaman gerçek bir "hayır"dan değil, hayal edilen bir "hayır"dan korunmak.
Doğrudan ve dolaylı istemek
Romantik ilişkilerde destek istemenin farklı biçimlerini ayırmaya çalışan yeni bir ölçek çalışması, insanların eşlerinden nasıl yardım istediğine dair bir harita sunuyor.
Bu ölçek çalışmasının değeri, istemenin tek bir şey olmadığını göstermesi. Bir kişi duygusal bir destek isteyebilir ("Bu akşam biraz konuşabilir miyiz?"), pratik bir yardım isteyebilir ("Çocukları sen alabilir misin?"), ihtiyacını dolaylı yoldan gösterebilir (iç çekmek, surat asmak) ya da hiç istememeyi seçebilir. M04-D08'de daha doğrudan destek arayanların eşlerinden daha yararlı bir bakım gördüğünü konuşmuştuk; bu ölçek o ayrımı daha ayrıntılı bir biçimde ölçmeyi mümkün kılıyor.
Yaygın yanlış"Gerçekten seven biri, istenmeden ne gerektiğini bilir."
M01-D07'de bu inancı, akıl okuma beklentisini, ilişki mitleri arasında görmüştük. Açılış sahnesindeki adam eşini seviyordu ve ona iyi bir doğum günü hazırlamak istiyordu; ama ipuçlarını doğru okuyamadı. Sevgi, ötekinin zihnini okuma gücü vermiyor. Açık bir istek, eşe sevgisini gösterebileceği bir yol haritası sunuyor.
Talebin gölgesi
İstek bir talebe dönüştüğünde ne oluyor? Bir günlük çalışması, evdeki gerçek çatışmalarda bir eşin talep edip ötekinin geri çekildiği örüntüyü inceledi. M04-D06'da bu örüntüyü, talep-geri çekilme örüntüsünü, bağlanma açısından tanımlamıştık; bu çalışma onu gündelik hayatta izliyor.
Bu bulgu, talebin bir çatışmayı nasıl çıkmaza soktuğunu gösteriyor. Bir eş ısrarla bir şey talep ettiğinde, öteki geri çekiliyor; geri çekilme talep edeni daha çok ısrar etmeye itiyor ve döngü kendini besliyor. İki örüntü de daha düşük çatışma çözümüyle ilişkili. Bu döngüyü ayrıntılı olarak M07'de, çatışmayı konuşurken ele alacağız; burada önemli olan, isteğin talebe dönüşmesinin bu döngünün kapısını açabilmesi.
Yaygın yanlış"Bir isteği defalarca tekrarlamak, onu daha güçlü kılar."
Papp ve arkadaşlarının günlük çalışmasında, bir eşin talep edip ötekinin geri çekildiği örüntüler daha düşük çatışma çözümüyle ilişkiliydi. Bir istek karşılanmadığında onu daha yüksek sesle ve daha sık tekrarlamak, onu bir talebe dönüştürüp karşıdakinin geri çekilmesine yol açabilir. Karşılanmayan bir isteği yeniden konuşmak gerekiyorsa, belki isteğin kendisini değil, neden karşılanmadığını konuşmak daha verimli olabilir.
İstemenin önündeki iç engeller
Araştırmalar istemenin önündeki bazı engelleri gösteriyor; ama terapide çiftlerin anlattıkları başka engelleri de ortaya çıkarıyor. Bunlardan biri, istemenin sevgiyi değersizleştireceği inancı: "İstediğim için yaparsa, gerçekten istediği için yapmış olmaz." Bu inanç, M01-D07'deki akıl okuma beklentisinin bir uzantısı.
Usta katmanı
Klinik açıdan istemek, çift terapisinde en somut çalışılabilecek becerilerden biri. Pek çok çiftin şikâyetinin altında söylenmemiş, ima edilmiş ya da talebe dönüşmüş istekler yatıyor. Terapist, bir eşin bir şikâyetini ya da bir talebini somut bir isteğe dönüştürmesine yardım edebilir: Ne istiyorsun, ne zaman, nasıl?
İyi bir isteğin birkaç özelliği var: somut ("daha çok ilgilen" yerine "akşam yemeğinde telefonunu kaldırır mısın"), olumlu ("şunu yapma" yerine "şunu yapar mısın"), gelecek odaklı ("dün yapmadın" yerine "bundan sonra yapabilir misin") ve karşıdakine bir "hayır" olanağı bırakan. Bu özellikler, isteği bir talepten ayırıyor.
Bir eşin bir isteğe "hayır" demesi de terapide konuşulması gereken bir konu. İstek, bir "hayır"ı mümkün kılıyor; ama bu "hayır"ın nasıl söylendiği ve nasıl karşılandığı da önemli. Bir "hayır", bir alternatifle birlikte söylendiğinde ("Bu akşam yapamam, ama yarın yapabilirim") bir reddedilme değil, bir pazarlık olabiliyor.
Kanıtın sınırı
İstemeyle ilgili en güçlü deneysel bulgular, yabancılara yöneltilen isteklerden geliyor. Yakın ilişkilerde, iki kişinin uzun bir geçmişi ve karşılıklı beklentileri olduğu bir bağlamda, istemenin nasıl işlediği bu deneylerden doğrudan çıkarılamaz. Yakın bir ilişkide bir "hayır" demenin bedeli bir yabancıya göre daha yüksek olabilir; ama aynı zamanda bir isteği reddetmek de daha karmaşık anlamlar taşıyabilir.
Romantik destek arama ölçeği yeni bir ölçek ve henüz farklı örneklemlerde yeterince sınanmış değil. Talep-geri çekilme günlük çalışması ilişkisel; talebin mi geri çekilmeye yol açtığı, yoksa geri çekilmenin mi talebi körüklediği bu veriden ayrılamıyor.
İstemenin kültürel boyutu da bu derste ele alınmadı. Doğrudan istemenin kaba sayıldığı, isteklerin dolaylı yoldan iletilmesinin bir nezaket olduğu bağlamlarda açık istemenin nasıl algılandığı ayrı bir soru.
Kendin dene
Aklında kalsın
İstek karşıdakine hayır deme olanağı bırakan somut ve gelecek odaklı bir rica; talep ise ona seçenek bırakmayan bir zorlama. İkisi de bir şey istiyor ama farklı bir ilişki kuruyor.
İnsanlar başkalarının bir isteği kabul etme olasılığını ortalamada neredeyse yarı yarıya küçümsüyor; çünkü "hayır" demenin karşıdaki için ne kadar zor olduğunu hesaba katmıyorlar.
Romantik ilişkilerde destek istemenin doğrudan duygusal, doğrudan araçsal ve dolaylı biçimleri var; bazı insanlar ise hiç istememeyi seçiyor.
Evdeki çatışmalarda talep-geri çekilme örüntüleri daha düşük çatışma çözümüyle ilişkiliydi; karşılanmayan bir isteği daha yüksek sesle tekrarlamak onu bir talebe dönüştürebilir.
İstemenin önünde iç engeller var: hayır cevabından korkmak, yük olma kaygısı ve istenmiş sevginin değersiz olacağı inancı; ama bir eşin istenmiş bir şeyi yapması, onun dinlediğinin bir kanıtı da olabilir.
Sonraki derse köprü
Bu derste bir isteği sözcüklerle açıkça söylemenin önemini gördük. Ama bir çift arasında iletilen şeylerin önemli bir kısmı sözcüklerle değil, ses tonuyla, yüz ifadesiyle ve bedenle iletiliyor. İletişimin ne kadarının sözsüz olduğuna dair yaygın yüzde iddiaları ne kadar doğru ve sözsüz işaretler bir çiftin iletişiminde gerçekte ne kadar ağırlık taşıyor? Sıradaki ders bu soruyu ele alıyor: Sözsüz iletişim.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.