İçeriğe geç

M06-D05

Şikâyet ile eleştiri

Bir davranışa yönelik şikâyet ile kişiliğe yönelik eleştiriyi ayırt eder ve aynı içeriği iki biçimde kurar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M06, İletişim · 2.804 kelime · 15 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Şikâyet bir davranışa, eleştiri ise kişinin karakterine yönelik; şikâyet karşıdakine bir değişim kapısı bırakırken, eleştiri onu kendini savunmaya ya da küçülmeye zorluyor.

Küçümseme, öfkeden farklı olarak karşıdakinin karakterini kötü ve değişmez olarak görüyor; öfke hâlâ bir beklentinin, küçümseme ise bir vazgeçişin işareti olabilir.

Yeni evlilerde bir çatışma konuşmasının ilk üç dakikasındaki duygular, altı yıl sonraki evlilik sonucunu öngörmeyi mümkün kıldı; bir konuşmanın nasıl başladığı, nasıl biteceği hakkında çok şey söylüyor.

Savunmacılık ve geri çekilme, evliliğin bozulmasıyla birlikte giden örüntülerin bir parçası; erken boşanmayı olumsuz duygu, geç boşanmayı olumlu duygunun eksikliği öngörüyordu.

Boşanmayı çok yüksek doğrulukla öngördüğünü bildiren çalışmalar yeni örneklemlerde sınanmadı; çapraz geçerlemede bu doğruluk keskin biçimde düşebiliyor, bu yüzden tek bir konuşmadan bir kehanet çıkarılmamalı.

Açılış sahnesi

Bir pazar sabahı bir kadın mutfağa giriyor ve lavabonun bir gece önceki bulaşıklarla dolu olduğunu görüyor. Eşi salonda gazete okuyor. Kadının aklından iki cümle geçiyor; ikisi de aynı bulaşıklarla ilgili.

Birinci cümle: "Dün akşam bulaşıkları yıkamamışsın, sabah mutfağa girince canım sıkıldı. Bugün yıkayabilir misin?" İkinci cümle: "Sen tam bir tembelsin. Bu evde her şeyi ben yapıyorum, sen hiçbir şeyi umursamıyorsun."

İki cümle aynı olaydan doğuyor ve ikisi de bir rahatsızlığı dile getiriyor. Ama birincisi bir davranışı konu ediyor, ikincisi kişinin kendisini. Birincisine eşi "Haklısın, şimdi yıkarım" diyebilir. İkincisine ise büyük ihtimalle "Ben mi tembelim? Geçen hafta bütün alışverişi kim yaptı?" diye karşılık verecek ve konuşma bulaşıklardan, iki kişinin birbirinin karakteri üzerine yürüttüğü bir davaya dönüşecek. Bu ders, bir davranışa yönelik şikâyet ile kişiliğe yönelik eleştiri arasındaki farkı ve bu farkın bir çiftin çatışmalarını nasıl şekillendirdiğini ele alıyor.

Bu derste ne olacak

Önce şikâyet ile eleştiri arasındaki farkı ve bir eleştirinin küçümsemeye nasıl dönüşebildiğini tanıyacağız. Ardından bir çatışma konuşmasının ilk üç dakikasının, çiftin altı yıl sonraki durumunu ne kadar iyi öngördüğünü gösteren bir çalışmaya bakacağız. Sonra evliliğin bozulmasını öngören etkileşim örüntülerini, savunmacılığı ve geri çekilmeyi inceleyen boylamsal çalışmalara geçeceğiz. Son olarak bu öngörü çalışmalarının büyük iddialarına yöneltilen önemli bir eleştiriye, yani bir sonucu yeni bir örneklemde sınamadan ilan etmenin tehlikesine bakacağız.

M06-D04'te bir şikâyetin hangi dille söylendiğini konuşmuştuk. Bu ders bir adım daha ileri gidiyor: Şikâyetin neyi hedef aldığı.

Sıfır noktası

Aradaki mesafe birkaç sözcükten ibaret gibi dursa da, karşıdakinin verebileceği cevabı baştan çiziyor. Bir davranış değiştirilebilir; bir kişilik ise, en azından bir akşam içinde, değiştirilemez. Şikâyet karşıdakine bir kapı bırakıyor: "Haklısın, bir dahaki sefere ararım." Eleştiri ise karşıdakine yalnızca iki seçenek bırakıyor: kendini savunmak ya da eleştiriyi kabul edip kendini küçük düşürmek.

Yaygın yanlış"Şikâyet etmek ilişkiye zarar verir; iyi bir eş şikâyet etmez."
Doğrusu

Şikâyet ile eleştiri ayrımı, sorunun şikâyet etmekte değil, şikâyetin kişiliğe yönelmesinde olduğunu gösteriyor. Bir davranışa yönelik şikâyet, karşıdakine neyin değişmesi gerektiğini söylüyor ve bir değişim kapısı açıyor. Şikâyetleri yutmak ise, bir önceki durumda olduğu gibi, birikip bir gün bir eleştiriye ya da küçümsemeye dönüşebiliyor.

Mekanizma

Eleştiriden küçümsemeye

Eleştirinin bir adım ötesi, karşıdakini yalnızca hatalı değil, aşağı ve değersiz görmek.

Küçümsemeyi öfkeden ayıran bir derleme, bu iki duygunun neden farklı sonuçlar doğurduğunu açıklıyor.

Bu ayrım bir çiftin çatışmasını anlamak için önemli. Öfke, karşıdakinin bir davranışının değişmesini istiyor; öfkeli biri hâlâ karşıdakinden bir şey bekliyor. Küçümseme ise karşıdakinin değişmeyeceğine karar vermiş; ondan bir şey beklemiyor, yalnızca ondan uzaklaşıyor. Bu yüzden bir çiftte öfke hâlâ bir bağın işareti olabilirken, küçümseme o bağın çözülmeye başladığının işareti olabilir.

Yaygın yanlış"Hiç öfkelenmeyen çift sağlıklıdır."
Doğrusu

Fischer ve Giner-Sorolla'nın derlemesi, öfkenin karşıdakinin davranışının değişmesini isteyen, küçümsemenin ise karşıdakinin değişmeyeceğine karar vermiş bir duygu olduğunu öne sürüyor. Bir çiftte öfke, iki kişinin hâlâ birbirinden bir şey beklediğinin işareti olabilir. Öfkenin yokluğu her zaman bir uyumun değil, bazen bir vazgeçişin işareti; asıl dikkat edilmesi gereken, öfkenin küçümsemeye dönüşüp dönüşmediği.

İlk üç dakika

Bir çatışma konuşmasının nasıl başladığı, onun nasıl biteceği hakkında ne söylüyor? Evliliklerinin başındaki çiftler bu soruya şaşırtıcı bir cevap verdi.

Bu bulgunun gündelik bir anlamı var: Bir konuşmanın ilk cümleleri, onun nasıl ilerleyeceği hakkında çok şey söylüyor. Açılış sahnesindeki kadının ikinci cümlesi, yani "Sen tam bir tembelsin", bir sert başlangıç; ve bu başlangıç, bulaşık konuşmasının nasıl biteceğini büyük ölçüde belirlemiş olabilir. Ama bu çalışmanın bir sınırı var ki dersin sonunda ona döneceğiz: Bir öngörünün başka bir örneklemde de tutup tutmadığı ayrı bir soru.

Savunmacılık ve geri çekilme

Eleştirinin karşısında en yaygın tepki savunmacılık; ve savunmacılığın kendisi de bir çatışmayı tırmandırabiliyor. Bir boylamsal çalışma, evliliğin bozulmasıyla ilişkili etkileşim örüntülerini inceledi.

Bu bulgu, savunmacılığın ve geri çekilmenin, bir evliliğin bozulmasıyla birlikte giden örüntülerin bir parçası olduğunu gösteriyor. Savunmacılık anlaşılır bir tepki: Eleştirilen biri kendini korumak istiyor. Ama savunma, konuşmanın konusunu sorunun kendisinden kimin haklı olduğuna kaydırıyor; ve eleştiren kişi, eşinin kendini savunmasını, söylediğinin duyulmadığının bir kanıtı olarak alıyor.

Yaygın yanlış"Kendini savunmak, haksız bir eleştiriye verilecek en doğal ve doğru tepkidir."
Doğrusu

Haksız bir eleştiriye karşı kendini savunmak anlaşılır bir dürtü. Ama Gottman ve Levenson'ın çalışmasında savunmacılık, evliliğin bozulmasıyla birlikte giden örüntülerin bir parçasıydı. Savunma, konuşmayı sorundan uzaklaştırıp kimin haklı olduğu tartışmasına çeviriyor. Bir eleştirinin içindeki küçük bir haklılık payını kabul etmek, örneğin "Evet, bu hafta sonu telefona çok baktım", çoğu zaman tırmanmayı durdurabiliyor; bu kabul, eleştirinin tamamını kabul etmek anlamına gelmiyor.

Öngörünün sınırı

Bu alandaki bazı çalışmalar, boşanmayı çok yüksek bir doğrulukla öngördüklerini bildirdi. Bunlardan biri, çiftleri on dört yıl boyunca izleyen bir çalışmade boşanmayı hangi değişkenlerin öngördüğüne baktı.

Bu bulgunun bir yanı çok değerli: Erken ve geç boşanmayı farklı şeyler öngörüyor. İlk yıllarda boşanan çiftlerde çatışma sırasındaki olumsuz duygu belirleyiciyken, daha geç boşananlarda olumlu duygunun eksikliği belirleyici. Bu, eleştiri ve küçümsemenin erken bir tehlike, sıcaklığın ve olumlu anların yokluğunun ise daha yavaş işleyen bir tehlike olabileceğini düşündürüyor.

Ama yüzde 93 gibi bir doğruluk oranı ciddi bir uyarıyla birlikte okunmalı.

Bu eleştiri, bu dersin bütün bulgularının nasıl okunması gerektiğine dair önemli bir ders. Bir çiftin bir konuşmasındaki eleştiri, küçümseme ve savunmacılık, ilişkinin geleceği hakkında bir şey söylüyor; ama tek bir konuşmaya bakıp bir çiftin boşanacağını yüksek bir kesinlikle söylemek, bulguların taşıdığından çok fazlasını iddia etmek olur. Bir öngörü denklemi, onu üreten örneklemde parlak görünebilir; yeni bir örneklemde ise o parlaklığın büyük kısmı kaybolabilir.

Usta katmanı

Klinik açıdan şikâyet ile eleştiri ayrımı, çift terapisinin en somut ve öğretilebilir araçlarından biri. Terapist, bir eşin eleştirisini bir şikâyete dönüştürmesine yardım edebilir: "Sen hiçbir şeyi umursamıyorsun" cümlesinin altında hangi davranış, hangi an, hangi istek var? Bu dönüşüm, eleştireni de rahatlatıyor; çünkü belirsiz bir hayal kırıklığı yerine somut, konuşulabilir bir şeye dönüşüyor.

Küçümseme ise daha ciddi bir işaret. Bir çiftte küçümseme yerleşmişse, bu çoğu zaman uzun süre duyulmamış şikâyetlerin ve birikmiş kırgınlıkların sonucu. Terapist küçümsemenin kendisine doğrudan karşı çıkmanın yanında, onun altındaki birikmiş hayal kırıklığını ve vazgeçişi de konuşmak zorunda kalabilir.

Kanıtın sınırı

Buradaki boşanma öngörüsü çalışmaları aynı araştırma ekibinden çıktı, küçük ve orta büyüklükte örneklemlerle yapıldı ve bildirilen yüksek öngörü oranları yeni örneklemlerde sınanmadı. Heyman ve Smith Slep'in eleştirisi, bu tür oranların çapraz geçerlemede keskin biçimde düşebileceğini gösterdi; bu yüzden "üç dakikada boşanmayı öngörmek" gibi iddialar dikkatle okunmalı.

Şikâyet ile eleştiri ayrımı terapistlerin dilinde çok yaygın ve sezgiye yatkın; ama bu ayrımın kendisini, yani bir eşin eleştirisini şikâyete dönüştürmeyi öğrenmesinin ilişki sonuçlarını değiştirdiğini doğrudan sınayan deneylere bu derste ulaşamadık. Küçümsemeye dair kuramsal derleme de yakın ilişkilere özgü değil, genel bir duygu çözümlemesi.

Bu çalışmaların hepsi kadın-erkek evli çiftlerle ve büyük ölçüde belirli bir kültürel bağlamda yapıldı. Bir eleştirinin nasıl duyulduğu, dolaylı ya da doğrudan konuşmanın olağan sayıldığı bağlamlara göre farklılaşabilir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Şikâyet bir davranışa, eleştiri ise kişinin karakterine yönelik; şikâyet karşıdakine bir değişim kapısı bırakırken, eleştiri onu kendini savunmaya ya da küçülmeye zorluyor.

Küçümseme, öfkeden farklı olarak karşıdakinin karakterini kötü ve değişmez olarak görüyor; öfke hâlâ bir beklentinin, küçümseme ise bir vazgeçişin işareti olabilir.

Yeni evlilerde bir çatışma konuşmasının ilk üç dakikasındaki duygular, altı yıl sonraki evlilik sonucunu öngörmeyi mümkün kıldı; bir konuşmanın nasıl başladığı, nasıl biteceği hakkında çok şey söylüyor.

Savunmacılık ve geri çekilme, evliliğin bozulmasıyla birlikte giden örüntülerin bir parçası; erken boşanmayı olumsuz duygu, geç boşanmayı olumlu duygunun eksikliği öngörüyordu.

Boşanmayı çok yüksek doğrulukla öngördüğünü bildiren çalışmalar yeni örneklemlerde sınanmadı; çapraz geçerlemede bu doğruluk keskin biçimde düşebiliyor, bu yüzden tek bir konuşmadan bir kehanet çıkarılmamalı.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir şikâyeti eleştiriye dönüştürmeden söylemenin önemini gördük. Ama bir şikâyetin içinde çoğu zaman bir istek saklı: Bulaşıkların yıkanması, aranmak, planlara katılmak. Pek çok insan bu isteği açıkça söylemek yerine ima etmeyi ya da karşıdakinin anlamasını beklemeyi seçiyor. Açıkça istemek neden bu kadar zor ve neden ima etmekten daha iyi işliyor olabilir? Sıradaki dersin sorusu bu: İstemek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.