İçeriğe geç

M05-D12

Beklentilerin yükü

Tek bir eşten her ihtiyacın karşılanmasını beklemenin ilişkiye yüklediği baskıyı ve bunu hafifletme yollarını tartar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M05, İlişkiyi sürdürmek · 2.756 kelime · 15 örnek durum · 4 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 18 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bütün ihtiyaçları bir kişiye yüklemek, M03-D08'de gördüğümüz boğulma modelinin gündelik yüzü; bazen sorun eşin yetersizliği değil, ondan beklenenin bir insanın verebileceğinden fazla olması.

Yeni evlilerin neredeyse tamamı evliliklerinin daha da iyileşeceğini öngördü; ama memnuniyet ortalamada düştü ve en iyimser kadınlar en dik düşüşü yaşadı.

İşlevsiz ilişki inançları farklı ülkelerde ilişki kalitesiyle olumsuz yönde ilişkiliydi; ama bu ilişkinin gücü kültüre göre değişti.

Eşten beklenen standartlar kültüre göre farklılaşıyor; bazı topluluklarda iyi bir evlilik, iki eş arasındaki yakınlık kadar aile sorumluluklarını ve dini değerleri de kapsıyor.

Eş dışındaki destek kaynakları, hem ilişkinin üzerindeki yükü hafifletebilir hem de bir eşin yokluğunda kişiyi korumaya devam edebilir.

Açılış sahnesi

Otuz bir yaşında bir kadın, terapistine evliliğinden ne beklediğini anlatıyor. Liste uzun: Eşi onun en yakın arkadaşı olmalı, her derdini anlatabileceği tek kişi. Aynı zamanda tutkulu bir sevgili, kariyerinde onu yönlendirecek akıllı bir danışman, hafta sonları macera ortağı, hasta olduğunda bakıcısı, ailesiyle sorun yaşadığında arabulucusu. Bir de, en önemlisi, onun söylemediği şeyleri de anlayan biri.

Terapist bir süre listeyi dinliyor, sonra soruyor: "Bunların kaçını sana bir başkası, bir arkadaşın, bir kardeşin, bir meslektaşın da verebilir?" Kadın şaşırıyor. Bunu hiç düşünmemiş. Evlenmeden önce bu ihtiyaçlarını pek çok kişiye dağıtmış: üniversiteden bir arkadaşı dertleşme ortağıymış, ablası her krizin sığınağı, eski bir hocası kariyer danışmanı. Evlendikten sonra bu ilişkilerin çoğu yavaş yavaş sönmüş; her şey tek bir kişiye yüklenmiş.

Kadın bir süre susuyor ve "Belki de eşim bana yetmiyor diye düşünürken, aslında ondan bir köyün vereceğini bekliyordum" diyor. Bütün ihtiyaçları tek bir insana yüklemek ilişkiyi nasıl zorlar ve bu yük nasıl hafifletilebilir? Bu dersin sorusu bu.

Bu derste ne olacak

Önce M03-D08'de gördüğümüz boğulma modeline ve duygusal ihtiyaçları farklı kişilere dağıtmanın iyi oluşla bağına kısaca döneceğiz. Ardından evliliğin başındaki iyimser beklentilerin zaman içinde ne olduğunu gösteren bir boylamsal çalışmaya bakacağız. Sonra ilişkiye dair katı ve gerçekçi olmayan inançların ilişki kalitesiyle bağını farklı ülkelerde inceleyen bir çalışmaya ve eşten beklenen standartların kültüre göre nasıl değiştiğini gösteren bir başka çalışmaya geçeceğiz. Son olarak eş dışındaki destek kaynaklarının, yani arkadaşların ve ailenin, hayatın ilerleyen yıllarında ne kadar önemli olduğunu konuşacağız.

Bu ders, bir modülü kapatıyor. M05 boyunca bir ilişkiyi ayakta tutan şeylere baktık: bağlılık, duyarlılık, minnettarlık, ritüeller. Bu son ders, bir ilişkiyi ayakta tutmanın bir yolunun ondan daha az şey beklemek olabileceğini soruyor.

Sıfır noktası

M03-D08'de iki şeyi görmüştük. Birincisi boğulma modeli: Evlilikten istenen şeylerin zamanla temel ihtiyaçlardan kişisel gelişim ve kendini gerçekleştirmeye kaydığını, ama bu ihtiyaçları karşılamak için gereken zamanın ve emeğin evliliğe yeterince ayrılmadığını öne süren model. İkincisi duygu düzenleme ilişkisi: Farklı duygular için farklı kişilere başvuran insanların iyi oluşunun, bu ihtiyaçları daha az kişide toplayanlarınkinden daha yüksek olduğunu gösteren bulgu.

Bu ders o iki fikri bir araya getiriyor ve yeni bir soru soruyor: Bir ilişkiden çok şey beklemek ne zaman bir hedef, ne zaman bir yük?

M01-D07'de tanımladığımız işlevsiz ilişki inancı da bu derste önemli bir yer tutuyor: ilişkiye dair gerçekçi olmayan ve hayal kırıklığına yol açan genel inançlar.

Mekanizma

İyimserliğin bedeli

Beklentilerin bir yükü olabileceğine dair en çarpıcı bulgulardan biri, evliliğin başındaki iyimserlikle ilgili. M02-D09'da duygusal tahmin kavramını, yani insanların gelecekteki duygularını öngörmekte sistematik hatalar yaptığını görmüştük. Yeni evlilerle yapılan bir çalışma bu hatayı evliliğin kendisine uyguladı.

Sonuç iki düzeyde okunabilir. Genel düzeyde: İnsanlar evliliklerinin geleceği konusunda neredeyse istisnasız iyimser; ama bu iyimserlik gerçek seyri yansıtmıyor. Daha rahatsız edici düzeyde: En iyimser kadınlar en riskli ilişkilerdeydi. Yazarlar, iyimserliğin bazı durumlarda riskli bir ilişkiyi sürdürmeyi mümkün kılan bir koruma olabileceğini öne sürüyor.

Yaygın yanlış"Evliliğe iyimser başlamak onu korur."
Doğrusu

Lavner ve arkadaşlarının çalışmasında yeni evlilerin neredeyse tamamı iyimserdi; ama memnuniyet ortalamada düştü ve en iyimser kadınlar en dik düşüşü yaşadı. İyimserlik kendi başına bir koruma değil; ilişkinin gerçek güçlüklerine dair gerçekçi bir bakışla birlikte olmadığında, bazen tam tersine riskleri gizleyebiliyor.

Katı inançlar ve kültür

İlişkiye dair bazı inançlar, ilişkiden beklenenleri gerçekleşmesi neredeyse imkânsız bir düzeye çıkarabiliyor. Bu inançların ilişki kalitesiyle bağı farklı ülkelerde incelendi.

Bu bulgu, katı ilişki inançlarının her yerde bir yük olduğunu ama bu yükün ağırlığının bağlama göre değiştiğini gösteriyor. Bir kültürde "gerçek bir eş ne istediğimi bilir" inancı daha derin bir hayal kırıklığına yol açarken, başka bir kültürde aynı inanç daha az zarar veriyor olabilir. Bir inancın zararı, onun çevresindeki beklentilerle birlikte şekilleniyor.

Yaygın yanlış"Gerçek aşk, eşinden her şeyi bekleyebilmektir."
Doğrusu

Bu cümle, bir eşin her ihtiyacı karşılamasını sevginin ölçüsü sayıyor. Oysa M03-D08'deki bulgular, duygusal ihtiyaçlarını farklı kişilere dağıtan insanların iyi oluşunun daha yüksek olduğunu gösterdi. Bir eşten her şeyi beklemek, onu sevmenin değil, ona bir insanın taşıyamayacağı bir yük yüklemenin işareti olabilir.

Beklentilerin kültürel boyutunu doğrudan inceleyen bir başka çalışma, eşten beklenen standartların bir toplulukta neye benzediğine baktı.

Burada öne çıkan, standartların yalnızca romantik bir bağla sınırlı olmaması. Bu toplulukta iyi bir evlilik, iki eş arasındaki yakınlık kadar aile sorumluluklarının yerine getirilmesini ve dini değerlerin paylaşılmasını da içeriyordu. M04-D12'de toplulukçu bağlamlarda yakınlığın farklı kanallardan yaşandığını görmüştük; burada beklentilerin de farklı kanallara dağıldığı görülüyor.

Eş dışındaki kaynaklar

Beklentilerin yükünü hafifletmenin bir yolu, ihtiyaçları birden fazla kişiye dağıtmak. Bunun önemi, hayatın ilerleyen yıllarında daha da belirginleşiyor.

Bu bulgu doğrudan evli çiftlerle ilgili değil; ama bir şeyi açıkça gösteriyor: Eş dışındaki destek kaynakları, bir eşin yokluğunda bile önemli bir koruma sağlayabiliyor. Evli insanlar için de, bütün desteği tek bir kişiden beklemek yerine bir destek ağı kurmak, hem ilişkinin üzerindeki yükü hafifletebilir hem de eşin hastalık, yokluk ya da kaybı durumunda kişiyi tamamen savunmasız bırakmayabilir.

Yaygın yanlış"Eşinden başka biriyle derdini paylaşmak ihanettir."
Doğrusu

M03-D08'de, duygusal ihtiyaçlarını farklı kişilere dağıtan insanların iyi oluşunun daha yüksek olduğunu görmüştük; bu derste de eş dışı desteğin yaşamın ilerleyen yıllarında önemli bir koruma olabildiğini gördük. Bir arkadaşla dertleşmek, bir kardeşten destek almak ilişkiden bir şey eksiltmek değil; ilişkinin üzerindeki yükü hafifletmek olabilir. Burada ölçü, bu paylaşımın eşten gizlenmesi ya da eşe karşı bir ittifaka dönüşmesi; M05-D04'teki duygusal kaymanın sınırı burada da geçerli.

Usta katmanı

Terapi odasında bu bulgular, pek çok çiftin "eşim bana yetmiyor" şikâyetine başka bir açıdan bakmayı mümkün kılıyor. Bazen sorun eşin yetersizliği değil, ondan beklenenin bir insanın verebileceğinden fazla olması. Terapide bu ayrımı yapmak için, danışanın eşinden beklediği her şeyi listelemesi ve bunların hangilerinin başka kaynaklardan da karşılanabileceğini düşünmesi yararlı olabilir.

M03-D08'de boğulma modelinin önerdiği üç yol vardı: evliliğe daha çok zaman ve emek ayırmak, mevcut kaynakları daha iyi kullanmak ve evlilikten daha az şey istemek. Bu ders üçüncü yola odaklanıyor; ama bu yolun bir kayıp gibi yaşanmaması önemli. Evlilikten daha az şey istemek, ona daha az değer vermek değil; onun taşıyamayacağı yükleri başka omuzlara da dağıtmak.

Beklentilerin nereden geldiği de terapide konuşulmaya değer. Bir kişinin evlilikten ne beklediği, çoğu zaman kendi ailesinde gördüklerinden, çevresinin ona söylediklerinden ve popüler kültürün sunduğu ideallerden besleniyor. Nordin ve arkadaşlarının çalışmasında olduğu gibi, farklı topluluklar evlilikten farklı şeyler bekliyor. Terapide bir çiftin beklentilerini konuşmak, çoğu zaman iki farklı aile ve kültür geçmişini konuşmak anlamına geliyor.

Kanıtın sınırı

Burada okuduğumuz araştırmaların büyük bölümü ilişkisel ve tek bir zaman noktasında yapıldı. İşlevsiz ilişki inançlarının ilişki kalitesini mi düşürdüğü, yoksa mutsuz ilişkilerdeki insanların mı daha katı inançlar geliştirdiği bu verilerden ayrılamıyor. Yeni evliler çalışması boylamsal; ama iyimserliğin kendisinin mi bir risk olduğu, yoksa iyimserliğin zaten riskli ilişkileri mi işaret ettiği tam olarak belirlenmiş değil.

Kültürel çalışmalar küçük örneklemlere dayanıyor: Üç ülkeden 206 kişi ve tek bir topluluktan 113 çift. Bu çalışmalar beklentilerin kültüre göre değiştiğini gösteriyor; ama Türkiye'deki çiftlerin evlilikten ne beklediğini ve bunun memnuniyetle bağını gösteren bir çalışmaya bu derste yer veremedik.

Eş dışı destek çalışması yaşlı yetişkinlerle ve ölüm riski üzerinden yapıldı; orta yaştaki evli çiftlerin destek ağlarının ilişki memnuniyetiyle bağı bu çalışmadan doğrudan çıkarılamaz. İhtiyaçları birden fazla kişiye dağıtmanın evlilik üzerindeki etkisini doğrudan sınayan deneysel çalışmalar ise bu derste yer almadı.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bütün ihtiyaçları bir kişiye yüklemek, M03-D08'de gördüğümüz boğulma modelinin gündelik yüzü; bazen sorun eşin yetersizliği değil, ondan beklenenin bir insanın verebileceğinden fazla olması.

Yeni evlilerin neredeyse tamamı evliliklerinin daha da iyileşeceğini öngördü; ama memnuniyet ortalamada düştü ve en iyimser kadınlar en dik düşüşü yaşadı.

İşlevsiz ilişki inançları farklı ülkelerde ilişki kalitesiyle olumsuz yönde ilişkiliydi; ama bu ilişkinin gücü kültüre göre değişti.

Eşten beklenen standartlar kültüre göre farklılaşıyor; bazı topluluklarda iyi bir evlilik, iki eş arasındaki yakınlık kadar aile sorumluluklarını ve dini değerleri de kapsıyor.

Eş dışındaki destek kaynakları, hem ilişkinin üzerindeki yükü hafifletebilir hem de bir eşin yokluğunda kişiyi korumaya devam edebilir.

Sonraki derse köprü

Bu modülde bir ilişkiyi ayakta tutan şeyleri gördük: bağlılık, duyarlılık, minnettarlık, ortak deneyimler, ritüeller ve gerçekçi beklentiler. Ama bunların hepsi, iki kişinin birbirini anlayabildiği bir zemine dayanıyor. Bir kişinin söylediği ile ötekinin duyduğu arasında neden bu kadar sık bir boşluk oluyor? Bir sonraki modül iletişime ayrıldı ve ilk dersi bu boşluğun kaynaklarına bakıyor: İletişim neden bozulur.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.