İçeriğe geç

M05-D11

Ritüeller ve gündelik bağ

Gündelik küçük ritüellerin, selamlaşmanın ve birlikte geçirilen zamanın niteliğinin ilişkiyi nasıl ayakta tuttuğunu açıklar.

İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M05, İlişkiyi sürdürmek · 2.797 kelime · 15 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 19 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Rutin, düzenli olarak tekrarlanan gözlemlenebilir bir davranış; ritüel ise bu davranışa yüklenen ortak anlam. Aynı rutin bir çift için alışkanlık, bir başkası için bir bağlılık sembolü olabilir.

Elli yıllık bir derleme, aile ritüellerinin evlilik memnuniyetiyle ilişkili olduğunu ama bu alandaki çalışmaların tutarsız yöntemlere ve kolay ulaşılan örneklemlere dayandığını gösterdi.

Çift çalışan ailelerin gözlendiği bir çalışmada eve dönüş anları çoğu zaman fark edilmeden geçti ve çiftler çocuksuz neredeyse hiç baş başa kalmadı.

Yeni evlilerde akşam yemeğindeki oyunculuk ve coşku, çatışma sırasındaki mizah ve şefkatle ilişkiliydi; ama yazarlar bunun ilişkisel bir bulgu olduğunu açıkça vurguluyor.

Ritüeller duyguları, hedefleri ve sosyal bağı düzenleyebilir; ama yükü eşit dağılmadığında, bir eş için anlam taşıyan bir ritüel öteki için görünmez bir emeğe dönüşebilir.

Açılış sahnesi

Otuz yıldır evli bir çift, her sabah aynı şeyi yapıyor: Adam erken kalkıp çayı demliyor, kadın kalkınca balkona iki bardak götürüyor ve on dakika boyunca, telefonlar içeride, sokağı seyrederek çaylarını içiyorlar. Bazen konuşuyorlar, bazen hiç konuşmuyorlar. Kadın bir gün kızına "Kavga ettiğimiz günler bile o on dakikayı atlamadık" diyor.

Aynı apartmanın üst katında oturan genç bir çiftin sabahları ise farklı geçiyor. İkisi de alarmla uyanıyor, biri duştayken öteki kahvaltısını ayakta yapıyor, kapıdan çıkarken "akşam görüşürüz" bile demeden ayrılıyorlar. Akşamları da biri geldiğinde öteki ya telefonda ya ekranın başında. Kavga etmiyorlar; ama genç kadın bir gün, aynı evde yaşadığı adamı en son ne zaman gerçekten gördüğünü hatırlayamadığını fark ediyor.

İki ev arasındaki fark büyük bir olayda değil, her gün tekrarlanan küçük anlarda. Bu ders, gündelik ritüellerin, selamlaşmaların ve birlikte geçirilen zamanın niteliğinin bir ilişkiyi nasıl ayakta tutabildiğini ve bu konudaki kanıtın ne kadar sağlam olduğunu ele alıyor.

Bu derste ne olacak

Önce rutin ile ritüel arasındaki farkı tanıyacağız: Her gün tekrarlanan bir davranış ile o davranışa yüklenen anlam aynı şey değil. Ardından aile ritüelleri üzerine yarım yüzyıllık araştırmayı derleyen bir çalışmaya ve dini bayram ritüellerinin evlilik memnuniyetiyle bağını inceleyen bir başka çalışmaya bakacağız. Sonra iki gözlem çalışmasına geçeceğiz: Biri çift çalışan ailelerin evlerinde akşamları neler olduğunu kaydetti, öteki yeni evlilerin akşam yemeğindeki küçük anlarını onların çatışma konuşmalarıyla karşılaştırdı. Son olarak ritüellerin psikolojik işlevine dair kuramsal bir çerçeveyi ve bu alandaki kanıtın sınırlarını konuşacağız.

M05-D10'da yeniliğin ilişkiyi besleyebildiğini gördük. Bu ders, onun tersi gibi görünen bir şeye bakıyor: tekrarın, tanıdık olanın ve sıradan anların ilişkiye ne kattığına.

Sıfır noktası

Gündelik hayatın küçük alışkanlıkları üzerine konuşurken iki sözcük çoğu zaman birbirinin yerine kullanılıyor. Araştırmacılar ise bu ikisini ayırıyor.

Bu ayrım önemli; çünkü bir davranışın ilişkiye etkisi, onun ne kadar sık yapıldığından çok, ne anlama geldiğinden kaynaklanıyor olabilir. Açılış sahnesindeki yaşlı çiftin sabah çayı, dışarıdan bakıldığında basit bir rutin. Ama kadının "kavga ettiğimiz günler bile atlamadık" cümlesi, bu rutinin onlar için bir ritüele, yani bir bağlılık sembolüne dönüştüğünü gösteriyor.

Mekanizma

Elli yıllık bir araştırma alanı

Aile rutinleri ve ritüelleri üzerine yapılan çalışmaları derleyen bir inceleme, bu alanın ne bulduğunu ve nerede zayıf kaldığını özetliyor.

Bu derlemenin değeri, hem bir bağı hem de o bağın ne kadar zayıf temellere oturduğunu birlikte göstermesi. Ritüeller evlilik memnuniyetiyle ilişkili görünüyor; ama bu ilişkiyi gösteren çalışmalar çoğunlukla kolay ulaşılan örneklemlerle, birbirinden farklı ölçümlerle yapıldı. Ritüellerin memnuniyeti mi artırdığı, yoksa mutlu ailelerin mi daha çok ritüel sürdürdüğü bu çalışmalardan ayırt edilemiyor.

Yaygın yanlış"Ritüeller bir ilişkiyi kendi başına kurtarır."
Doğrusu

Fiese ve arkadaşlarının derlemesi, ritüellerin evlilik memnuniyetiyle ilişkili olduğunu gösterdi; ama aynı derleme bu çalışmaların doğrudan ve dolaylı etkileri ayırt etmediğini ve yöntemlerinin tutarsız olduğunu da vurguladı. Ritüeller mutlu çiftlerin bir özelliği olabilir; ama zayıflamış bir ilişkiye yeni bir ritüel eklemenin onu tek başına düzelteceğine dair bir kanıt bu çalışmalarda yok.

Bayram ritüelleri

Bir çalışma, ritüellerin evlilik üzerindeki etkisini daha özel bir alanda, dini bayram ritüellerinde inceledi.

Bu bulgunun ilginç bir yanı, kadınlarla erkeklerin ritüelden farklı şeyler alması. Kocaların memnuniyeti ritüelin anlamıyla, kadınların memnuniyeti ise ritüelin pratik uygulamasıyla, yani bayram hazırlıklarının, sofraların, ziyaretlerin gerçekten yapılmasıyla daha yakından bağlantılıydı. Bu fark belki de bayram işlerinin büyük kısmının kadınlar tarafından yapılmasıyla ilgili; ama çalışma bunu doğrudan sınamıyor.

Akşam eve dönüş

Ritüeller yalnızca bayramlarda değil, her günün en sıradan anlarında da var olabiliyor. Bir gözlem çalışması, çift çalışan ailelerin evlerinde akşamları neler olduğunu ayrıntılı biçimde kayda aldı.

Bu çalışmanın gösterdiği tablo, pek çok çift için tanıdık olabilir. Gün boyu ayrı kalan iki kişi akşam eve döndüğünde, karşılaşma anı çoğu zaman başka işlerin arasında kayboluyor. Birinin eve girişi fark edilmeden geçiyor; ve gün bittiğinde iki eş, çocuklar olmadan neredeyse hiç baş başa kalmamış oluyor.

Yaygın yanlış"Önemli olan birlikte geçirilen zamanın miktarıdır; aynı evde olmak yeter."
Doğrusu

Campos ve arkadaşlarının gözlem çalışmasında aynı evde yaşayan aile üyeleri akşam boyunca çoğu zaman ayrı odalarda, ayrı işlerle meşguldü ve çiftler çocuksuz neredeyse hiç bir araya gelmedi. Aynı çatı altında olmak, birlikte olmak anlamına gelmiyor. Gündelik bağı belirleyen şey, birlikte geçirilen saatlerden çok, o saatlerdeki karşılaşma anlarının niteliği olabilir.

Küçük anlar ve büyük konuşmalar

Bir başka gözlem çalışması, gündelik küçük anların, çiftin daha zor anlarla nasıl başa çıktığıyla bağlantılı olup olmadığını sordu.

Bu bulgu, ilişkinin büyük anlarının küçük anların üzerine kurulduğunu düşündürüyor. Akşam yemeğinde birbirine şaka yapan, birbirinin anlattığına coşkuyla karşılık veren bir çift, bir anlaşmazlıkta da birbirine gülümseyebiliyor, bir şefkat sözcüğü bulabiliyor. Yazarların kendi uyarısı da önemli: Bu bir ilişki, bir neden değil. Belki de gündelik anlarda oyuncu olan çiftler, zaten çatışmalarda da daha esnek olan çiftler.

Ritüellerin işlevi

Ritüellerin neden bu kadar yaygın olduğuna ve neye yaradığına dair kuramsal bir çerçeve, onların üç ana işlevini ayırıyor.

Bu çerçeve, gündelik ilişki ritüellerine de uygulanabilir. Sabah çayı belki bir duygu düzenleme işlevi görüyor: Günün telaşına girmeden önce bir sakinlik anı. Akşam karşılaması bir sosyal bağ işlevi görüyor: "Seni gördüm, buradasın." Bayram sofrası ise bir aidiyet sembolü: "Biz bir aileyiz." Ritüelin ne yaptığı, onun hangi işlevi gördüğüne bağlı.

Yaygın yanlış"Ritüeller eski moda; modern bir ilişkinin kendiliğinden olması gerekir."
Doğrusu

Ritüeller yalnızca geleneksel törenler değil; her gün tekrarlanan ve iki kişi için anlam taşıyan küçük davranışlar da birer ritüel. Kuramsal çerçeve, ritüellerin duyguları, hedefleri ve sosyal bağı düzenleyen evrensel bir insan davranışı olduğunu öne sürüyor. Kendiliğindenlik değerli; ama tekrarlanan ve anlamlı küçük anlar, bir ilişkiye kendiliğindenliğin sağlayamadığı bir süreklilik ve güven duygusu verebilir.

Usta katmanı

Klinik açıdan ritüeller, çift terapisinde görece kolay kurulabilen ve hızlı fark edilen bir alan. Ama bir ritüeli dışarıdan dayatmak ile çiftin kendi ritüelini bulmasına yardım etmek farklı şeyler. Bir terapistin "her akşam on dakika konuşun" önerisi, bir çift için bir yük, bir başkası için bir kurtuluş olabilir.

Klinisyen için yararlı bir soru, çiftin zaten sahip olduğu ritüeller. Çoğu çiftin farkında olmadığı küçük ritüelleri var: Belirli bir sözcükle vedalaşmak, belirli bir dizinin her bölümünü birlikte izlemek, cumartesi sabahları birinin ötekine kahve getirmesi. Bunları görünür kılmak, çiftin zaten var olan bağını fark etmesini sağlayabilir.

Gözden kaçmaması gereken bir risk de ritüellerin bir iş yüküne dönüşmesi. Fiese ve Tomcho'nun çalışmasında kadınların memnuniyeti ritüelin pratik uygulamasıyla daha yakından bağlantılıydı; bu, ritüellerin yükünün çoğu zaman eşit dağılmadığını düşündürüyor. Bir ritüel bir eş için anlamlı bir an, öteki için görünmez bir emek olduğunda, ritüelin bağlayıcı işlevi zayıflayabilir.

Kanıtın sınırı

Ritüeller üzerine araştırmaların büyük kısmı ilişkisel; ritüellerin ilişki memnuniyetini mi artırdığı, yoksa mutlu çiftlerin mi daha çok ritüel sürdürdüğü ayrıştırılmış değil. Derlemenin kendisi de bu alandaki çalışmaların tutarsız yöntemlerle, kolay ulaşılan örneklemlerle yapıldığını ve doğrudan ile dolaylı etkileri ayırt etmediğini açıkça belirtiyor.

Gözlem çalışmaları zengin ve ayrıntılı veriler sunuyor; ama örneklemleri küçük, 30 aile ve 49 çift. Bu çalışmalar, gündelik etkileşimlerin nasıl göründüğünü betimlemekte güçlü, ama bu etkileşimleri değiştirmenin ilişkiyi nasıl etkileyeceğini göstermekte zayıf. Çiftlere yeni ritüeller kazandırmaya yönelik müdahalelerin etkisini sınayan deneyler bu derste aktarılmadı.

Bayram ritüelleri çalışması belirli bir dini ve kültürel bağlamdan geliyor. Türkiye'deki bayram ziyaretleri, cuma akşamları ya da çay ritüelleri gibi pratiklerin ilişki memnuniyetiyle bağı, bu çalışmalardan doğrudan çıkarılamaz.

Kendin dene

Aklında kalsın

Rutin, düzenli olarak tekrarlanan gözlemlenebilir bir davranış; ritüel ise bu davranışa yüklenen ortak anlam. Aynı rutin bir çift için alışkanlık, bir başkası için bir bağlılık sembolü olabilir.

Elli yıllık bir derleme, aile ritüellerinin evlilik memnuniyetiyle ilişkili olduğunu ama bu alandaki çalışmaların tutarsız yöntemlere ve kolay ulaşılan örneklemlere dayandığını gösterdi.

Çift çalışan ailelerin gözlendiği bir çalışmada eve dönüş anları çoğu zaman fark edilmeden geçti ve çiftler çocuksuz neredeyse hiç baş başa kalmadı.

Yeni evlilerde akşam yemeğindeki oyunculuk ve coşku, çatışma sırasındaki mizah ve şefkatle ilişkiliydi; ama yazarlar bunun ilişkisel bir bulgu olduğunu açıkça vurguluyor.

Ritüeller duyguları, hedefleri ve sosyal bağı düzenleyebilir; ama yükü eşit dağılmadığında, bir eş için anlam taşıyan bir ritüel öteki için görünmez bir emeğe dönüşebilir.

Sonraki derse köprü

Sabah çayı, kapıdaki karşılama, sofradaki şaka: Bu derste küçük ve tekrarlanan anların bir ilişkiye neler kattığına baktık. Ama bazen bir ilişkiden beklenen şey, küçük anlarla karşılanamayacak kadar büyük: En yakın arkadaş, en iyi sevgili, en güvenilir destek, en heyecanlı macera ortağı, hepsi tek bir kişide. Tek bir eşten her ihtiyacın karşılanmasını beklemek ilişkiye nasıl bir baskı yüklüyor ve bu baskı nasıl hafifletilebilir? M05 bu soruyla kapanıyor: Beklentilerin yükü.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.