M05-D09
Eşin ideal benliğine destek
Eşin olmak istediği kişiye dönüşmesini desteklemenin ilişkiye ve kişisel gelişime etkisini açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M05, İlişkiyi sürdürmek · 3.004 kelime · 15 örnek durum · 6 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İdeal benlik, kişinin olmak istediği kişi; eşler birbirinin ideal benliğinin temel öğelerini taşıdığında birbirini daha kolay onaylıyor, ikisi de ideallerine yaklaşıyor ve çiftin iyi oluşu artıyor.
Eşlerden alınan kişisel hedef desteği, hem hedeflerin gerçekleşmesini hem de ilişki ruh hâlini öngördü; ilişki dışındaki hedeflere verilen destek de ilişkiyle bağlantılı.
Bağımlılık paradoksu: Bir eşin ihtiyaç anında ötekinin bağımlılığını kabul etmesi, ötekini daha bağımlı değil, daha özerk yapıyor.
Eşi kendi ideallerine göre düzenlemeye çalışmak, hedef alınan eşin kendini daha olumsuz değerlendirmesiyle ilişkili; bir değişim istendiğinde ise doğrudan stratejiler o an zor gelse de zamanla daha fazla değişim getirdi.
Bağlanma güvenliği, özellikle düşük bağlanma kaygısı, eşin onaylamasından yararlanmayı kolaylaştırıyor gibi görünüyor.
Açılış sahnesi
Kırk iki yaşında bir muhasebeci, bir akşam eşine yıllardır kimseye söylemediği bir şeyi açıyor: Seramik yapmak istiyor. Gençken bir atölyeye gitmiş, sonra iş, çocuklar, borçlar derken bırakmış. Şimdi bir akşam kursu bulmuş, haftada iki gün.
Eşi önce şaşırıyor. Sonra iki şey birden söylüyor. "Haftada iki akşam mı? Çocukların ödevleri ne olacak?" Ardından, bir an durup: "Ama sen o zamanlar çok mutluydun, hatırlıyorum. Git. Ben akşamları bir şekilde idare ederim." Birkaç ay sonra adam evin bir köşesine küçük bir tezgâh kuruyor. Eşi misafirlere onun yaptığı kaseleri gösterirken "bunları o yaptı" diyor ve sesinde bir gurur var.
Bu sahnede bir kişi olmak istediği birine doğru bir adım atıyor ve eşi bu adımın önünde değil, yanında duruyor. Ama eşin ilk tepkisindeki kaygı da gerçekti. Bu ders, bir eşin ötekinin hedeflerine ve olmak istediği kişiye nasıl destek olduğunu, bu desteğin ilişkiye ne kattığını ve desteğin ne zaman baskıya dönüştüğünü ele alıyor.
Bu derste ne olacak
Önce M04-D07'de tanıştığımız Michelangelo olgusuna geri dönüp, bir eşin ötekinin ideal benliğini hangi koşullarda daha kolay ortaya çıkarabildiğine bakacağız. Ardından kişisel hedeflere verilen desteğin ilişki memnuniyetiyle bağını ve bir eşin bağımlılığı kabul etmesinin, paradoks gibi görünse de, ötekinin bağımsızlığını nasıl artırabildiğini göreceğiz. Sonra madalyonun öbür yüzüne, eşini değiştirmeye çalışmanın, yani eşi düzenleme girişimlerinin bedellerine ve hangi iletişim biçimlerinin gerçekten değişim getirdiğine geçeceğiz. Son olarak bağlanma güvenliğinin bu süreçteki rolünü konuşacağız.
Sıfır noktası
M04-D07'de Michelangelo olgusunu ve eş onaylamasını tanımlamıştık: Bir eşin kişiyi onun olmak istediği biçimde görmesi ve ona öyle davranmasıyla, kişinin zaman içinde ideal benliğine doğru değişmesi. Aynı derste, eşin hedeflere yönelik duyarlı ve müdahaleci olmayan desteğinin kişinin mutluluğu ve hedeflerine ulaşma algısı için önemli olduğunu da görmüştük. Bu ders o temelin üzerine kuruluyor.
Bu ayrım önemli. İdeal benlik "olmak istediğim kişi"yi, yükümlülük benliği ise "olmam gereken kişi"yi anlatıyor. Açılış sahnesindeki muhasebeci için seramik yapan biri olmak bir ideal; iyi bir baba ve düzenli bir çalışan olmak ise daha çok bir yükümlülük. Bir eş, bu ikisinden hangisine destek olduğunda ötekinin daha çok geliştiğini hissettirir? Bu derste ideal benliğe odaklanıyoruz.
Mekanizma
Ötekinin ideali bende
Michelangelo olgusu, bir eşin ötekinin ideal benliğini ortaya çıkarmasına dayanıyor. Bir çalışma dizisi, bunun en kolay ne zaman olduğunu sordu.
Bu bulgu, M02-D03'te tartıştığımız benzerlik sorusuna yeni bir boyut ekliyor. Burada önemli olan, eşin kişinin şu anki hâline benzemesinden çok, kişinin olmak istediği hâle benzemesi. Cesur olmak isteyen bir kişi, cesur bir eşin yanında cesaretini daha kolay ortaya çıkarabiliyor; çünkü eşi o niteliği hem gösteriyor hem de onda görüyor.
Hedeflere destek
İdeal benlik soyut bir kavram; gündelik hayatta çoğunlukla somut hedeflerle görünüyor. Kişisel hedeflere verilen desteğin ilişkiye etkisi daha önce de incelenmişti.
Şaşırtıcı olabilecek nokta, ilişki dışındaki hedeflere verilen desteğin de ilişkiyle bağlantılı olması. Bir eşin ötekinin işine, sporuna, arkadaşlıklarına ya da hobisine gösterdiği ilgi, yalnızca o kişinin bireysel hayatını değil, ilişkinin kendisini de besliyor gibi görünüyor. İlişki, iki kişinin yalnızca ortak hedeflerini değil, birbirlerinin ayrı hedeflerini de taşıyan bir zemin.
Yaygın yanlış"Ayrı hedefler ilişkiyi zayıflatır; iyi bir çift her şeyi birlikte ister."
Brunstein ve arkadaşlarının çalışmasında, evlilik dışındaki bireysel hedeflere verilen destek de memnuniyetle ilişkiliydi. Bir eşin ötekinin ayrı uğraşlarına, işine ya da arkadaşlıklarına ilgi göstermesi ilişkiyi zayıflatmıyor; tersine, iki kişinin ayrı yanlarının da ilişki içinde yer bulmasını sağlıyor.
Bağımlılığın paradoksu
İlk bakışta, bir eşin ötekinin bağımsızlığını desteklemesi için ona daha az yardım etmesi gerektiği düşünülebilir. Bir çalışma tam tersini buldu.
Bu bulgu, M04-D07'de gördüğümüz güvenli üs fikrinin bir uzantısı. Bir kişi, gerektiğinde dayanabileceği birinin olduğunu bildiğinde, kendi başına risk almaya daha istekli oluyor. Açılış sahnesindeki eşin "ben akşamları bir şekilde idare ederim" demesi, adamın kursa gitme cesaretini artıran şeylerden biri.
Yaygın yanlış"Eşine fazla destek olursan sana bağımlı hâle gelir."
Feeney'nin çalışmaları, ihtiyaç anında bağımlılığın kabul edilmesinin desteklenen kişiyi daha bağımlı değil, daha özerk yaptığını gösterdi. Bir eşin "sana ihtiyacım var" dediği anlarda ona duyarlı biçimde karşılık vermek, onun daha sonra kendi ayakları üzerinde durmasını kolaylaştırıyor. Destek ile müdahale farklı şeyler; ama gerektiğinde dayanılacak bir el, bağımsızlığın önünde değil, arkasında duruyor.
Değiştirmeye çalışmanın bedeli
İdeal benliğe destek ile eşini değiştirmeye çalışmak arasında ince bir çizgi var. Bir eş ötekinin kendi ideallerine destek olabilir; ama kendi ideallerini ötekine dayatmaya da çalışabilir.
Özetin son cümlesi üzerinde durmaya değer: Eşini daha güçlü biçimde düzenlemeye çalışan birinin eşi, kendini daha olumsuz değerlendiriyordu. Bir eşin sürekli "daha düzenli ol", "daha sosyal ol", "daha az konuş" demesi, ötekinin kendine dair algısını yıpratabiliyor. İdeal benliğe destek kişinin kendi ideallerinden yola çıkıyor; eşi düzenleme ise eşin idealinden.
Bir eş ötekinde bir değişim istediğinde, bunu nasıl dile getirdiği de önemli. Bir başka çalışma, çiftlerin birbirinde değişim istediği konuşmaları kayda alıp bir yıl boyunca izledi.
Bu bulgu, değişim konusunda yaygın bir sezgiye meydan okuyor. Bir eşin davranışını değiştirmek istediğinizde, nazikçe ve dolaylı yoldan söylemek o an daha iyi hissettiriyor; ama değişim getirmiyor. Açık ve doğrudan söylemek ise o an zor geliyor; ama zamanla daha fazla değişim getiriyor. Burada doğrudanlık, eşin ideal benliğine dair bir istekle değil, ilişkide gerçekten sorun yaratan bir davranışla ilgili.
Yaygın yanlış"Eşinden bir şey isterken her zaman dolaylı ve yumuşak olmak en iyisidir."
Overall ve arkadaşlarının çalışmasında olumlu ama dolaylı stratejiler o an başarılı algılansa da sonraki on iki ayda değişimi öngörmedi; doğrudan stratejiler ise o an daha az başarılı algılanıp zamanla daha fazla değişim getirdi. Burada ölçülen, hangi iletişim biçiminin değişimle birlikte gittiği; hangi üslubun ahlaken daha doğru olduğu değil. Doğrudan olmak kaba olmak anlamına gelmiyor.
Güvenliğin rolü
Son olarak, Michelangelo sürecinin herkes için aynı kolaylıkta işleyip işlemediği soruldu.
Bu bulgu, M04 boyunca gördüğümüz bağlanma örüntülerini bu derse bağlıyor. Bağlanma kaygısı düşük olan kişiler, eşlerinin onaylamasından daha fazla yararlanabiliyor; belki de eşlerinin onları ideal benlikleriyle görmesine daha kolay inanıyor ve o imgeye yetişmeye çalışırken daha az tehdit hissediyorlar. Kaygılı biri için ise eşin "sen bunu yapabilirsin" sözü, kimi zaman bir güven değil, karşılanması gereken bir beklenti gibi gelebiliyor.
Usta katmanı
Klinik açıdan bu ders, iki yaygın soruna ışık tutuyor. Birincisi, bir eşin ötekinin gelişimine kayıtsız kalması: Ötekinin hedeflerine ilgi göstermemek, onları ilişki için bir tehdit gibi görmek ya da yalnızca ortak hedeflere değer vermek. İkincisi, tersi: Bir eşin ötekini kendi ideallerine göre biçimlendirmeye çalışması. İki sorun da kişinin kendi ideal benliğine doğru gelişmesini zorlaştırıyor.
Terapide bu iki sorunu ayırt etmek için yararlı bir soru, kimin idealinden söz edildiği. "Eşimin daha çok spor yapmasını istiyorum" diyen bir danışana, eşinin kendisinin bunu isteyip istemediği sorulabilir. Eşi bunu istiyorsa, destek bir onaylama; istemiyorsa, bir düzenleme girişimi olabilir.
Kanıtın sınırı
Buradaki çalışmaların büyük kısmı ilişkisel; eş onaylamasının ideal benliğe doğru değişime mi yol açtığı, yoksa ideal benliğine doğru değişen kişinin eşinin onaylamasını mı daha çok algıladığı tam olarak ayrıştırılmış değil. Michelangelo çalışmaları farklı yöntemlerle tutarlı sonuçlar verse de, ideal benliğe doğru değişimi çoğunlukla kişinin kendi bildirimiyle ölçüyor.
Eşi düzenleme ve iletişim stratejileri çalışmaları görece küçük çift örneklemleriyle yapıldı; doğrudan stratejilerin uzun vadeli yararının farklı kültürlerde, örneğin doğrudan eleştirinin daha kaba sayıldığı bağlamlarda, aynı biçimde işleyip işlemediği bilinmiyor.
Bağlanma ve Michelangelo çalışması kesitsel; bağlanma güvenliğinin onaylamayı mı kolaylaştırdığı, yoksa onaylamanın zamanla güvenliği mi artırdığı bu veriden çıkarılamaz.
Kendin dene
Aklında kalsın
İdeal benlik, kişinin olmak istediği kişi; eşler birbirinin ideal benliğinin temel öğelerini taşıdığında birbirini daha kolay onaylıyor, ikisi de ideallerine yaklaşıyor ve çiftin iyi oluşu artıyor.
Eşlerden alınan kişisel hedef desteği, hem hedeflerin gerçekleşmesini hem de ilişki ruh hâlini öngördü; ilişki dışındaki hedeflere verilen destek de ilişkiyle bağlantılı.
Bağımlılık paradoksu: Bir eşin ihtiyaç anında ötekinin bağımlılığını kabul etmesi, ötekini daha bağımlı değil, daha özerk yapıyor.
Eşi kendi ideallerine göre düzenlemeye çalışmak, hedef alınan eşin kendini daha olumsuz değerlendirmesiyle ilişkili; bir değişim istendiğinde ise doğrudan stratejiler o an zor gelse de zamanla daha fazla değişim getirdi.
Bağlanma güvenliği, özellikle düşük bağlanma kaygısı, eşin onaylamasından yararlanmayı kolaylaştırıyor gibi görünüyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste bir eşin ötekinin ayrı hedeflerine ve ideallerine nasıl destek olabildiğini gördük. Ama bir ilişki yalnızca iki kişinin ayrı gelişimleriyle değil, birlikte yaşadıkları yeni deneyimlerle de beslenebilir. Bir çiftin birlikte yeni ve heyecan verici şeyler yapması, ilişki memnuniyetini gerçekten artırıyor mu ve bunu gösteren deneyler ne kadar sağlam? Modülün onuncu dersi bu soruya ayrıldı: Birlikte yeni şeyler yapmak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.