M05-D08
Olumlu yanılsamalar
Eşi gerçekte olduğundan biraz daha iyi görmenin ne zaman koruyucu olduğunu, ne zaman sorunları gizlediğini tartar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M05, İlişkiyi sürdürmek · 2.998 kelime · 15 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
İnsanlar eşlerini, eşlerin kendilerini gördüğünden daha olumlu görme eğiliminde; bu idealleştirme daha yüksek memnuniyetle ilişkili ve hem idealleştirene hem idealleştirilene iyi geliyor.
Flört eden çiftlerde birbirini daha çok idealleştirenlerin ilişkileri daha uzun sürdü ve insanlar zamanla eşlerinin onlara dair idealleştirilmiş imgesini kendileri de benimsemeye başladı.
Bir meta-analiz, insanların eşlerini hem küçük bir olumlu yanlılıkla hem de güçlü bir izleme doğruluğuyla gördüğünü ve bu ikisinin birbirinden bağımsız olduğunu gösterdi.
İyi niyetli yorumlar sağlıklı evliliklerde yararlı; ama sorunları ağır olan evliliklerde sorunların büyümesine izin vererek memnuniyette daha dik bir düşüşü öngördü.
Eşinin onu olumlu gördüğüne inanan kişiler incindiklerinde eşlerine yaklaşıyor, inanmayanlar ise geri saldırıyor; eşin bizi nasıl gördüğüne dair algı da bir yanılsama alanı.
Açılış sahnesi
Bir akşam yemeğinde iki arkadaş, bir arkadaş çiftini konuşuyor. Birinci arkadaş, kadının eşini anlatışını aktarıyor: "Ondan söz ederken sanki dünyanın en sabırlı, en zeki adamını anlatıyor. Ben adamı tanıyorum; iyi biri ama o kadar da değil. Geçen hafta garsona bağırdığını gördüm." İkinci arkadaş gülümsüyor: "Belki de o yüzden bu kadar mutlular. Kadın onu olduğundan biraz daha iyi görüyor, adam da sanki o hâline yetişmeye çalışıyor."
Masadaki üçüncü kişi ise bir şey hatırlıyor. Kendi kız kardeşi de yıllarca eşini böyle anlatmıştı: anlayışlı, cömert, sakin. Ailesi adamın içkiyle ilgili bir sorunu olduğunu görüyordu; ama kız kardeşi her olayı "yorgundu", "kötü bir gündü" diye açıklıyordu. Sorun ancak işler çok kötüleştiğinde konuşulabilmişti.
Aynı eğilim, sevilen birine cömert bir gözle bakmak, bir ilişkide iki çok farklı sonuca yol açabiliyor gibi görünüyor. Biri ilişkiyi besliyor, öteki bir sorunun büyümesine göz yumuyor. Bu ders, bu iki sonucun hangi koşullarda ortaya çıktığını ele alıyor.
Bu derste ne olacak
Önce olumlu yanılsamaların ne olduğunu ve eşini idealleştirmenin ilişki memnuniyetiyle bağını gösteren çalışmaları göreceğiz. Ardından bu idealleştirmenin zaman içinde kendini gerçekleştirip gerçekleştirmediğini soracağız. Sonra görünür bir çelişkiye, insanların eşlerini hem olumlu yanlılıkla hem de oldukça doğru biçimde görebildiğini gösteren bir meta-analize geçeceğiz. Son olarak olumlu yorumların ne zaman zararlı olabildiğini gösteren bir çalışmaya ve eşin bizi nasıl gördüğüne dair algının gündelik etkileşimleri nasıl biçimlendirdiğine bakacağız.
M03-D08'de olumlu beklentilerin, iletişim becerileri iyi olan çiftlerde memnuniyeti koruduğunu, kötü olanlarda ise daha dik bir düşüşle ilişkili olduğunu görmüştük. Bu ders benzer bir ikiliği eşe dair algılar için inceliyor.
Sıfır noktası
İlişki araştırmalarında uzun süre yaygın olan bir görüş, sağlıklı bir ilişkinin eşi gerçekçi biçimde görmeye dayandığıydı: Eşinin güçlü ve zayıf yanlarını doğru bilen biri, onunla daha iyi bir ilişki kurar. Bu görüşe karşı çıkan bir araştırma programı, tam tersini öne sürdü.
İki kavram arasındaki ilişki şöyle: İdealleştirme, olumlu yanılsamanın yakın ilişkilerdeki en belirgin biçimi. Bir kişi eşini idealleştirdiğinde, onu yalnızca olumlu görmekle kalmıyor; eşinin özelliklerini kendi ideal eşinin özelliklerine yaklaştırarak görüyor.
Mekanizma
İdealleştirme ve memnuniyet
Bu fikri sınayan bir çalışmada, evli ve flört eden çiftlerin iki üyesi de kendilerini ve eşlerini aynı özellikler üzerinden değerlendirdi.
Bu bulgunun dikkat çeken yanı, idealleştirmenin yalnızca idealleştirene değil, idealleştirilene de iyi gelmesi. İnsanlar, eşleri onları olduklarından biraz daha iyi gördüğünde de ilişkilerinde daha mutluydu. Bir kişinin eşinin gözündeki cömert portresi, o kişi için de bir kaynak olabiliyor.
Kendini gerçekleştiren yanılsamalar
Aynı araştırma grubu, idealleştirmenin zaman içinde ne yaptığını görmek için flört eden çiftleri bir yıl boyunca izledi.
Bu bulgunun en ilginç parçası son cümlesi: İnsanlar zamanla, eşlerinin onlar hakkındaki idealleştirilmiş görüşünü kendileri de benimsemeye başladı. Yani yanılsama, bir süre sonra yanılsama olmaktan çıkıp kısmen bir gerçeğe dönüşebiliyor. Eşinin sabırlı biri olarak gördüğü kişi, belki de bu imgeye yetişmeye çalışırken daha sabırlı oluyor.
Yaygın yanlış"Sağlıklı bir ilişki, eşini tamamen gerçekçi görmeyi gerektirir."
Araştırmalar, eşini biraz idealleştirmenin daha yüksek memnuniyetle ve flört eden çiftlerde ilişkinin sürmesiyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Eşe biraz cömert bakmak, çoğu ilişkide bir zaaf değil, ilişkiyi besleyen bir kaynak gibi işliyor. Ama bu derste göreceğimiz gibi, bunun bir sınırı var ve o sınır, ilişkideki sorunların ne kadar ağır olduğuna bağlı.
Hem yanlı hem doğru
İdealleştirme bulguları ilk bakışta, insanların eşlerini doğru göremediğini düşündürüyor. Ama bir meta-analiz, bu iki şeyin, yanlılık ile doğruluğun, aynı anda var olabileceğini gösterdi.
Bu meta-analiz, olumlu yanılsamalar tartışmasındaki görünür çelişkiyi çözen bir ayrım öneriyor. İnsanlar eşlerini ortalamada biraz daha olumlu görüyor; bu, ortalama düzey yanlılığı. Ama aynı zamanda eşlerinin hangi yönlerinin görece güçlü, hangilerinin görece zayıf olduğunu oldukça doğru biliyorlar; bu da izleme doğruluğu. Bir kadın eşini genel olarak olduğundan biraz daha sabırlı görebilir, ama eşinin işi konusunda ailesi konusunda olduğundan daha sabırsız olduğunu da doğru bilir.
Meta-analizin bir başka ayrıntısı dikkat çekici: Sevgi ve iletişim gibi etkileşime dair yargılarda yanlılık olumsuz yöndeydi. İnsanlar eşlerinin kişilik özelliklerini olumlu görürken, aralarındaki iletişimi ya da eşlerinin onları ne kadar sevdiğini ortalamada olduğundan daha olumsuz değerlendiriyor olabilir.
Yaygın yanlış"Eşini idealleştiren biri onu gerçekten tanımıyordur."
Fletcher ve Kerr'in meta-analizi, insanların eşlerini ortalamada biraz olumlu görürken eşlerinin görece güçlü ve zayıf yanlarını da oldukça doğru sıraladığını gösterdi; iki eğilim birbirinden bağımsızdı. Eşini sıcak bir gözle görmek ile onu iyi tanımak birbirini dışlamıyor. Bir kişi eşini sever, yüceltir ve yine de onun hangi konuda zorlandığını çok iyi bilir.
Olumlu yorumların sınırı
Olumlu yanılsamalar araştırmaları çoğunlukla eşin kişilik özellikleriyle ilgiliydi. Bir başka çalışma, eşin olumsuz davranışlarına yapılan iyi niyetli yorumların uzun vadeli etkisine baktı.
Bu bulgu, olumlu yanılsamalara dair iyimser tabloya önemli bir sınır çiziyor. İyi niyetli yorumlar kısa vadede, sorunlu bir evlilikte bile memnuniyeti koruyor gibi görünüyor. Ama uzun vadede, sorunlar gerçekten ağırsa, bu yorumlar o sorunların konuşulmasını ve çözülmesini engelleyebiliyor. Açılış sahnesindeki kız kardeşin eşinin içki sorununu "yorgundu" diye açıklaması, bu bulgunun gündelik bir yüzü.
Yaygın yanlış"Eşindeki kusurlara göz yummak her zaman ilişkiyi korur."
McNulty ve arkadaşlarının yeni evliler üzerine çalışması, iyi niyetli yorumların yalnızca sağlıklı evliliklerde uzun vadeli yarar gösterdiğini, sorunlu evliliklerde ise memnuniyette daha dik bir düşüşü öngördüğünü buldu. Küçük kusurları dert etmemek ilişkiyi koruyabilir; ama ağır ve tekrarlayan sorunları görmezden gelmek, onların büyümesine izin vermek anlamına gelebilir.
Eşin bizi nasıl gördüğüne dair algı
Olumlu yanılsamaların bir başka yüzü, eşimizin bizi nasıl gördüğüne dair inancımız. Bir günlük kayıt çalışması, bu inancın gündelik etkileşimleri nasıl biçimlendirdiğine baktı.
Bu bulgu, idealleştirmenin iki yönlü işleyişine bir katman ekliyor. Eşimizin bizi olumlu gördüğüne inandığımızda, onun kötü bir gününü ya da huysuz bir sözünü daha kolay geçiştirebiliyoruz; çünkü ilişkinin bu tür anları taşıyabileceğine güveniyoruz. Bu güven olmadığında, aynı söz bir reddedilme işareti gibi okunuyor ve kişi kendini korumak için geri saldırıyor.
Usta katmanı
Terapi odasına taşındığında bu dersten çıkan ilk sonuç, olumlu yanılsamaların ne iyi ne kötü olduğu; işlevlerinin ilişkinin durumuna bağlı olduğu. Sağlıklı bir ilişkide eşi biraz idealleştirmek ve küçük kusurları iyi niyetle yorumlamak ilişkiyi besliyor. Ağır ve tekrarlayan sorunların olduğu bir ilişkide ise aynı eğilim, sorunların konuşulmasını erteleyebiliyor.
Bu ayrım, terapide bir danışana "eşine daha olumlu bak" önerisinin her zaman doğru olmadığı anlamına geliyor. Önce sorunun ne kadar ağır olduğunu anlamak gerekiyor. Eşin sabahları huysuz olması ile eşin şiddet uygulaması, borç batağına sürüklemesi ya da bir bağımlılığı olması aynı kategoride değil. İkinci tür sorunlarda iyi niyetli yorum, bir koruma değil, bir risk olabilir.
Bir başka klinik nokta, idealleştirmenin karşı tarafı: Eşin bizi nasıl gördüğüne dair inanç. Kendini eşinin gözünde değersiz hisseden kişiler, Murray ve arkadaşlarının günlük çalışmasında gördüğümüz gibi, incindiklerinde geri saldırmaya daha yatkın. Bu kişilerle çalışırken, eşin gerçek bakışı ile kişinin algıladığı bakış arasındaki farkı görünür kılmak yararlı olabilir; çoğu zaman eş, kişiyi onun sandığından çok daha olumlu görüyor.
Kanıtın sınırı
Olumlu yanılsamalar araştırmalarının büyük kısmı, eşin kendini değerlendirmesini bir ölçüt olarak kullanıyor. Ama eşin kendine dair değerlendirmesi de yanlı olabilir; kendini olduğundan daha olumsuz gören biri için eşinin "idealleştirmesi" belki gerçeğe daha yakın. Meta-analiz dış ölçüt kullanan çalışmalara dayanıyor ve bu sorunu kısmen aşıyor; ama dış ölçütlerin kendisi de, örneğin gözlemci değerlendirmeleri, kusursuz değil.
Kendini gerçekleştiren yanılsamalar çalışması flört eden çiftlerle ve bir yıllık bir süreyle sınırlı. İdealleştirmenin evli çiftlerde, on yıllar içinde nasıl işlediği bu çalışmadan çıkarılamaz. İyi niyetli yorumlar çalışması ise yeni evlilerle ve dört yılla sınırlı; daha uzun evliliklerde aynı örüntünün sürüp sürmediği ayrı bir soru.
Buradaki çalışmaların hemen hepsinde katılımcılar kadın-erkek çiftlerdi ve bazı örneklemlerin büyüklüğü özetlerde yer almıyor. Eşi idealleştirmenin ya da eşin kusurlarını iyi niyetle yorumlamanın farklı kültürlerde ve farklı ilişki biçimlerinde nasıl işlediğini bu verilerden bilemiyoruz.
Kendin dene
Aklında kalsın
İnsanlar eşlerini, eşlerin kendilerini gördüğünden daha olumlu görme eğiliminde; bu idealleştirme daha yüksek memnuniyetle ilişkili ve hem idealleştirene hem idealleştirilene iyi geliyor.
Flört eden çiftlerde birbirini daha çok idealleştirenlerin ilişkileri daha uzun sürdü ve insanlar zamanla eşlerinin onlara dair idealleştirilmiş imgesini kendileri de benimsemeye başladı.
Bir meta-analiz, insanların eşlerini hem küçük bir olumlu yanlılıkla hem de güçlü bir izleme doğruluğuyla gördüğünü ve bu ikisinin birbirinden bağımsız olduğunu gösterdi.
İyi niyetli yorumlar sağlıklı evliliklerde yararlı; ama sorunları ağır olan evliliklerde sorunların büyümesine izin vererek memnuniyette daha dik bir düşüşü öngördü.
Eşinin onu olumlu gördüğüne inanan kişiler incindiklerinde eşlerine yaklaşıyor, inanmayanlar ise geri saldırıyor; eşin bizi nasıl gördüğüne dair algı da bir yanılsama alanı.
Sonraki derse köprü
Bu derste eşinin onu idealleştirdiği kişilerin, zamanla bu imgeye yetişmeye başladığını gördük. Bu bulgu daha geniş bir soruya kapı açıyor: Bir eş, ötekinin olmak istediği kişiye dönüşmesine nasıl yardım edebilir? Eşin hayallerine ve hedeflerine destek olmak, ilişkiye ve kişinin kendi gelişimine ne katıyor? Modülün dokuzuncu dersi bu soruyu ele alıyor: Eşin ideal benliğine destek.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.