M05-D01
Karşılıklı bağımlılık
İki kişinin sonuçlarının birbirine bağlı olmasının ilişki kararlarını nasıl biçimlendirdiğini temel kavramlarıyla açıklar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M05, İlişkiyi sürdürmek · 3.002 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 14 dk okuma · 20 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Karşılıklı bağımlılık kuramına göre bir ilişkide iki kişinin sonuçları birbirine bağlı; her birinin ne yaşayacağı yalnızca kendi seçimine değil, ötekinin seçimine de bağlı.
İnsanlar ilişkiyi iki ölçüyle değerlendiriyor: Karşılaştırma düzeyi memnuniyeti, alternatiflerin karşılaştırma düzeyi bağımlılığı belirliyor; bu yüzden memnun olmayan biri kalabilir, memnun olan biri ayrılabilir.
Bağımlılık, en önemli ihtiyaçlar başka yerde karşılanamadığında büyüyor; iki boylamsal çalışmada bu ölçüm kalanları ve isteyerek ayrılanları ayırt etti.
Güdü dönüşümü, insanların o anki çıkarlarını bırakıp ilişkinin uzun vadeli çıkarına göre davranmasını açıklıyor; çift işleyişini öngören şey iki eşin birlikte yıkıcı tepkileri bastırması.
Evlilik dışı ilişkilerde ayrılığın en güçlü öngörücüleri bağlılık, sevgi, bağımlılık ve sosyal çevrenin desteği; kişilik ölçümleri sınırlı öngörü sağladı.
Açılış sahnesi
Cumartesi sabahı bir mutfakta iki kişi aynı anda konuşmaya başlıyor. Kadın, haftalardır ertelenen ziyareti yapmak için annesine gitmek istiyor. Adam ise bütün hafta yorulduğunu, evde kalıp hiçbir şey yapmamanın tek hayali olduğunu söylüyor. Kadın tek başına gidebilir; ama annesi "damadım neden gelmedi" diye soracak. Adam evde kalabilir; ama bütün gün eşinin kırgın dönüşünü bekleyecek.
Birkaç dakika sessizlik oluyor. Sonra adam kalkıp ceketini alıyor: "Gidelim, ama erken dönelim." Kadın gülümsüyor: "Öğleden sonra seni eve bırakır, ben biraz daha kalırım." İkisi de tam istediğini almadı; ama ikisi de ilk seçeneklerinden daha iyi bir yerde.
Bu kısa sahnede ilişki biliminin en temel fikirlerinden biri saklı: Bir ilişkide her birinin ne yaşayacağı yalnızca kendi seçimine değil, ötekinin seçimine de bağlı. Bu ders, bu bağın yapısını ve iki kişinin bu yapının içinde nasıl karar verdiğini ele alıyor.
Bu derste ne olacak
Önce karşılıklı bağımlılık kuramının temel fikrini tanıyacağız: Bir ilişkide sonuçların birbirine nasıl bağlandığını ve insanların bir ilişkiyi hangi iki ölçüye göre değerlendirdiğini. Ardından bu kuramdan türeyen bir ayrılık modelini, yani memnun olmayan insanların neden bazen ilişkide kaldığını açıklayan çalışmayı göreceğiz. Sonra kuramın en ilginç kavramlarından birine, insanların içinde bulundukları durumu ilişkinin uzun vadeli çıkarına göre nasıl yeniden yorumladığına geçeceğiz. Son olarak ilişki bittiğinde hangi etkenlerin bunu en iyi öngördüğünü toplayan büyük bir meta-analize bakacağız.
Bu modül, Bölüm II'nin ilk modülü. Bölüm I'de ilişkilerin nasıl başladığını ve bağlanmanın ilişkilere nasıl yansıdığını gördük; Bölüm II, bir ilişkinin nasıl sürdüğüne bakıyor.
Sıfır noktası
M01-D01'de, bir ilişkinin hissedilen duygudan bağımsız olarak iki kişi arasındaki etkinin gücü, sıklığı ve çeşitliliğiyle tanımlanabileceğini görmüştük. Bu ders o tanımın arkasındaki kuramı açıyor.
Kuramın başlangıç noktası basit bir gözlem. Bir ilişkide her davranışın bir sonucu var ve bu sonuçlar ödüller ile maliyetlerden oluşuyor. Ödül, bir etkileşimden alınan haz, destek ya da kazanç; maliyet ise harcanan zaman, çaba, kırgınlık ya da vazgeçilen fırsatlar. Ama kuramı bir hesap makinesinden ayıran, bu sonuçların tek başına değil, iki kişinin seçimlerinin birleşimiyle ortaya çıkması.
Kuram, bir ilişkiyi değerlendirirken insanların iki ayrı ölçü kullandığını öne sürüyor.
Bu iki ölçünün ayrılması kuramın en güçlü öngörüsünü doğuruyor: Memnuniyet ile bağımlılık farklı şeyler. Bir kişi memnun olmadığı bir ilişkide, gidebileceği daha iyi bir yer görmediği için kalabilir; memnun olduğu bir ilişkiden, daha iyi bir seçenek belirdiği için ayrılabilir.
Mekanizma
Sonuçların birbirine bağlanması
Kuramın sonraki biçimleri, iki kişinin sonuçlarının birbirine nasıl bağlandığını birkaç boyutla tanımlıyor. İkisi ilişkiler için özellikle önemli. Birincisi bağımlılığın karşılıklılığı: İki kişi birbirine eşit ölçüde mi bağımlı, yoksa biri ötekine daha mı çok muhtaç? İkincisi çıkarların örtüşmesi: Birinin iyi sonuç alması ötekinin de iyi sonuç almasını mı sağlıyor, yoksa biri kazanırken öteki mi kaybediyor?
Yaygın yanlış"Sağlıklı bir ilişkide iki kişi birbirine bağımlı olmaz."
Karşılıklı bağımlılık kuramında bağımlılık bir zayıflık ya da bir patoloji değil, bir ilişkinin tanımlayıcı özelliği. İki kişinin birbirinin sonuçlarını etkilemediği bir ilişki, yakın bir ilişki değil. Sorun bağımlılığın varlığında değil, çok tek taraflı olmasında ya da kişinin başka hiçbir kaynağının kalmamasında.
Kalmak ile memnun olmak arasındaki fark
Kuramın memnuniyet ile bağımlılığı ayırması, uzun süredir sorulan bir soruya bir cevap öneriyor: İnsanlar neden mutsuz oldukları ilişkilerde kalıyor?
Bu modelin önemli bir yanı, bağımlılığın genel bir duygu değil, belirli ihtiyaçlarla ilgili bir hesap olması. Bir ilişki bir kişinin bütün ihtiyaçlarını karşılamayabilir; ama kişi için en önemli olan bir ya da iki ihtiyacı başka hiçbir yerde karşılayamıyorsa, ilişkiye bağımlılığı yüksek olur.
Yaygın yanlış"Bir ilişkide kalıyorsa mutludur."
İlişkide kalmak ile ilişkiden memnun olmak farklı şeyler. Bir kişi ekonomik bağımlılık, çocuklar, toplumsal baskı ya da başka bir seçeneğin görünmemesi nedeniyle memnun olmadığı bir ilişkide kalabilir. Tersine, memnun olduğu bir ilişkiden daha cazip bir alternatif belirdiği için ayrılabilir. İlişkinin süresine bakarak memnuniyeti okumak yanıltıcı.
Durumu dönüştürmek
Kuramın belki en ilginç kavramı, insanların içinde bulundukları durumu yalnızca o anki çıkarlarına göre değil, daha geniş hedeflere göre yeniden yorumlaması.
Açılış sahnesindeki adam bunu yaptı. O anki kişisel çıkarı evde kalmaktı; ama eşinin kırgınlığını, kayınvalidesinin sorusunu ve ilişkinin geleceğini hesaba kattığında durumu dönüştürdü. Bu dönüşümü ölçen çalışmalardan biri, eşin yıkıcı bir davranışına nasıl tepki verildiğine baktı.
Benden bize
Karşılıklı bağımlılık arttıkça, insanların kendilerini düşünme biçimi de değişebiliyor.
Ayrılığı ne öngörüyor?
Kuramın ayrılıklara dair öngörüleri, otuz yılı aşkın bir sürede yapılmış yüzü aşkın çalışmanın verisiyle sınandı.
Bu meta-analiz, karşılıklı bağımlılık kuramının iki öngörüsünü birlikte destekliyor. Birincisi, bir ilişkinin süreceğini öngören şey yalnızca memnuniyet değil; bağımlılık ve bağlılık daha güçlü öngörücüler. İkincisi, ilişki iki kişinin dışında da bir yerde duruyor: Sosyal çevrenin ilişkiyi desteklemesi, ayrılığın en güçlü öngörücülerinden biri. M04-D02'deki bağlanma boyutlarının ayrılığı öngörmede küçük etkiler göstermesi de dikkat çekici; ilişkinin kendisine dair ölçümler, kişilere dair ölçümlerden daha bilgilendirici.
Yaygın yanlış"Bir ilişkinin süreceğini en iyi kişilik uyumu öngörür."
Bu meta-analizde kişilik ölçümleri ayrılığı öngörmede sınırlı bir değer gösterdi. Bağlılık, sevgi, bağımlılık ve sosyal çevrenin desteği gibi ilişkinin kendisine ve onu çevreleyen ağa dair etkenler çok daha güçlü öngörücülerdi. M02-D03'te benzerlik ve tamamlayıcılık tartışmasında gördüğümüz gibi, iki kişinin ne olduğu, aralarında ne kurduklarından daha az şey söylüyor.
Usta katmanı
Karşılıklı bağımlılık kuramının klinik değeri, bir çiftin sorunlarını iki kişinin kişiliklerinden çok aralarındaki durumun yapısına bakarak okumayı mümkün kılması. Bir çift sürekli aynı konuda tartışıyorsa, sorulacak ilk soru "kim haklı?" değil, "bu durumda iki kişinin çıkarları nerede ayrışıyor?" olabilir.
Bağımlılığın karşılıklılığı da önemli bir klinik ipucu. Bir ilişkide bir taraf ötekine çok daha bağımlıysa, daha az bağımlı olanın ilişki üzerinde fiilen daha fazla gücü vardır; çünkü ilişkinin bitmesi onun için daha az kayıp anlamına gelir. Bu güç farkı çoğu zaman konuşulmaz ama kararların kimin lehine çıktığını belirler. Terapide bu farkı görünür kılmak, daha bağımlı olanın kendi alternatiflerini, yani ilişki dışındaki kaynaklarını güçlendirmesini konuşmayı da içerebilir.
Bu noktada önemli bir uyarı gerekiyor. Ekonomik bağımlılık, sosyal yalıtım ve seçeneklerin yokluğu, bir kişinin şiddet ya da istismar içeren bir ilişkide kalmasının nedenlerinden de olabilir. Bağımlılık modeli bu tür kalışları anlamaya yardım eder; ama onları meşrulaştırmaz. Böyle bir durum varsa öncelik güvenlik ve dışarıdan destek; bu konu akademinin M13 modülünde ayrıca ele alınıyor.
Dönüşüm kavramı da klinik açıdan iki yüzlü. Bir yandan yapıcı tepkiler ilişkiyi koruyor; öte yandan sürekli tek taraflı dönüşüm, yani hep birinin kendi tepkisini bastırması, o kişinin tükenmesine ve kendi ihtiyaçlarının görünmez olmasına yol açabiliyor. Klinisyenin bakması gereken, dönüşümün karşılıklı olup olmadığı.
Kanıtın sınırı
Karşılıklı bağımlılık kuramı, ilişki bilimindeki en etkili çerçevelerden biri; ama kuramın kendisi, sınanmış tek bir hipotezden çok geniş bir kavramsal çerçeve. Altı boyutlu sınıflama ve dönüşüm kavramı güçlü açıklayıcı araçlar sunuyor; ancak bir kavramın her durumu açıklayabilmesi, onu sınanması zor bir hâle de getirebiliyor.
Bu derste aktarılan bulguların büyük kısmı öz bildirime dayanıyor; memnuniyet, bağımlılık ve alternatifler katılımcıların kendi değerlendirmeleriyle ölçüldü. Uyum gösterme çalışmasında öz bildirimlerin davranış ölçümleriyle ilişkili çıkması bu sınırı biraz hafifletiyor ama ortadan kaldırmıyor.
Meta-analiz yalnızca evlilik dışı ilişkileri kapsıyor. Evli çiftlerde, çocuk, ortak mülk ve hukuki bağlar gibi etkenler bağımlılığın yapısını değiştirebilir; bu yüzden bulguların evliliklere doğrudan genellenmesi doğru olmaz. Çalışmaların büyük kısmının hangi ülkelerde ve hangi yaş gruplarıyla yapıldığı da özetlerde verilmiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Karşılıklı bağımlılık kuramına göre bir ilişkide iki kişinin sonuçları birbirine bağlı; her birinin ne yaşayacağı yalnızca kendi seçimine değil, ötekinin seçimine de bağlı.
İnsanlar ilişkiyi iki ölçüyle değerlendiriyor: Karşılaştırma düzeyi memnuniyeti, alternatiflerin karşılaştırma düzeyi bağımlılığı belirliyor; bu yüzden memnun olmayan biri kalabilir, memnun olan biri ayrılabilir.
Bağımlılık, en önemli ihtiyaçlar başka yerde karşılanamadığında büyüyor; iki boylamsal çalışmada bu ölçüm kalanları ve isteyerek ayrılanları ayırt etti.
Güdü dönüşümü, insanların o anki çıkarlarını bırakıp ilişkinin uzun vadeli çıkarına göre davranmasını açıklıyor; çift işleyişini öngören şey iki eşin birlikte yıkıcı tepkileri bastırması.
Evlilik dışı ilişkilerde ayrılığın en güçlü öngörücüleri bağlılık, sevgi, bağımlılık ve sosyal çevrenin desteği; kişilik ölçümleri sınırlı öngörü sağladı.
Sonraki derse köprü
Bu derste bağlılığın, ayrılığın en güçlü öngörücülerinden biri olduğunu gördük; memnuniyet ve alternatifler ise daha ılımlı öngörücülerdi. Peki bağlılığın kendisi nereden geliyor? Bir ilişkiye harcanan zaman, paylaşılan anılar, ortak arkadaşlar ve ortak bir ev, memnuniyet ve alternatiflerle birlikte bağlılığı nasıl öngörüyor? Bir sonraki ders bu üç etkeni bir araya getiren modeli ele alıyor: Yatırım modeli.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.