M04-D12
Bağlanma ve kültür
Bağlanma araştırmalarının kültürler arası genellenebilirliğini ve toplulukçu bağlamlarda güvenlik ifadesinin farklılaşmasını tartar.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M04, Yetişkin bağlanması · 2.938 kelime · 15 örnek durum · 6 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 20 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S07-P01-D06
Temel Psikoloji Akademisi’nde: M15-D02
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Sekiz ülkedeki bebek gözlemlerinde aynı ülke içindeki fark, ülkeler arasındaki farkın yaklaşık bir buçuk katıydı; kültürden söz ederken kültürün içindeki çeşitliliği unutmamak gerekiyor.
Altmış iki bölgede güvenli romantik bağlanma kültürlerin büyük çoğunluğunda en yaygın biçimdi; ama ölçeğin yapısı her kültürde aynı çıkmadı, yani aynı sorular her yerde aynı şeyi ölçmüyor olabilir.
Kuramın Batılı değerler taşıdığını savunan eleştiri, özellikle güvenliğin keşifle mi uyumla mı gösterileceği konusunda haklı noktalara işaret ediyor; ama kuramın çekirdeğini değil, güvenliğin nasıl görüneceğine dair varsayımları hedef alıyor.
Türkiye'deki çalışmalar, bağlanma boyutlarının bir ülkenin ortalamasından çok kişinin taşıdığı karşılıklı bağımlı ya da bağımsız zihniyetle ilişkili olduğunu düşündürüyor.
Klinikte bir bağlanma puanı, kişinin sıkıntıda kime başvurduğunu ve eşinin bu bağ ağında nerede durduğunu sormadan okunmamalı.
Açılış sahnesi
Kayseri'den İstanbul'a yeni taşınmış genç bir çift, bir çift terapistinin bekleme salonunda oturuyor. Kadın bir gece önce eşine internette bulduğu bir bağlanma testini doldurtmuş; adam kaçınma ölçeğinde yüksek çıkmış. Kadın buna şaşırmıştı, çünkü kocası her akşam annesini arıyor, kardeşlerinin her işine koşuyor, bayramlarda bütün aileyi bir araya getiren kişi o.
Seansta terapist adama testteki maddeleri tek tek soruyor. "Duygularımı eşimle paylaşmakta zorlanırım" maddesine adam "evet" demiş. Nedenini sorduğunda adam biraz düşünüyor: "Benim evimde dertler eşe anlatılmazdı. Babam sıkıntısını abisine anlatırdı, annem kendi kız kardeşine. Eşine yük olmamak bir saygıydı." Terapist bir süre susuyor. Testteki madde, bir yakınlık eksikliğini mi ölçüyor, yoksa yakınlığın başka bir yere yerleştirilmiş hâlini mi?
Bu ders, bağlanma kuramının kültürler arasında ne kadar taşınabildiğini soruyor. Bazı bulgular evrensel bir çekirdeğe işaret ediyor; bazıları ise ölçüm araçlarının belli bir yakınlık anlayışını varsaydığını gösteriyor. İkisi de doğru olabilir.
Bu derste ne olacak
Önce bağlanma araştırmalarının kültürler arasında ne bulduğuna bakacağız: Yabancı Durum sınıflamalarının farklı ülkelerdeki dağılımlarını karşılaştıran bir meta-analiz ve altmış iki kültürel bölgede yetişkin romantik bağlanmayı ölçen bir anket çalışması. Ardından kuramın Batılı değerler taşıdığını savunan eleştiriyi ve bu eleştirinin Japonya'daki anneler üzerinden yaptığı karşılaştırmayı ele alacağız. Son olarak Türkiye'de yapılan iki çalışmayla, bağlanma boyutlarının ülkeyle değil, kişinin taşıdığı kültürel zihniyetle nasıl ilişkili olduğunu tartışacağız.
Bu ders bir kültürün bağlanmayı "doğru", ötekinin "yanlış" yaşadığını söylemiyor. Ölçülebilen, bazı bağlanma örüntülerinin farklı yerlerde ne sıklıkla görüldüğü ve ölçüm araçlarının bu farkları ne kadar adil yakaladığı.
Sıfır noktası
TP M15-D02'de bireycilik ile toplulukçuluk ayrımını ve bu ayrımın sınırlarını görmüştük; aynı dersteki ekolojik yanılgı uyarısı bu derste de geçerli: Bir ülkenin ortalaması, o ülkedeki herhangi bir kişi hakkında bilgi vermez. TP M15-D03'te ise Türkiye'deki aile yapısını anlatırken özerk-ilişkisel benliği tanımıştık: kendi kararlarını veren ama kendini yakınlarıyla bağ içinde tanımlayan bir benlik. Şimdi aynı kavramları bağlanma araştırmasına taşıyacağız.
Terapi S07-P01-D06'da, bir davranışın yerel anlamını okumadan bir bağlanma yorumu yapmanın riskini konuşmuştuk. Açılış sahnesindeki adamın sessizliği bunun bir örneği. Burada sorulan, bu riskin araştırmanın kendisinde ne kadar büyük olduğu.
Mekanizma
Yabancı Durum farklı ülkelerde
Bağlanma kuramını kültürler arasında sınamanın erken ve geniş adımlarından biri, bebeklerin Yabancı Durum sınıflamalarını farklı ülkelerde karşılaştırmaktı. M04-D01'de gördüğümüz sınıflar burada A, B ve C harfleriyle anılıyor: kaçınmacı, güvenli ve kaygılı-dirençli.
Meta-analizin sonucu iki ayrı biçimde okunabiliyor. Bir yandan kültürler arası farkın kültür içi farktan küçük olması, kuramın bir ortak çekirdeğe sahip olduğuna işaret ediyor. Öte yandan bazı sınıfların bazı ülkelerde daha sık görülmesi, ya bakım uygulamalarındaki gerçek farklara ya da ölçümün o kültürde farklı bir şeyi yakalamasına bağlı olabilir.
Altmış iki bölgede yetişkin romantik bağlanma
Yetişkin romantik bağlanmayı en geniş ölçekte karşılaştıran çalışmalardan biri, uluslararası bir cinsellik araştırma projesinin parçası olarak yapıldı.
Bu çalışmadan iki ayrı ders çıkıyor. Birincisi, güvenli bağlanmanın kültürlerin büyük çoğunluğunda en yaygın biçim olması, güvenliğin yalnızca Batı'ya özgü bir ideal olmadığını düşündürüyor. İkincisi, ölçeğin yapısının her yerde aynı çıkmaması, aynı soruların farklı kültürlerde farklı şeyler ölçüyor olabileceğini gösteriyor. Bir ölçeğin bir kültürde geçerli olması, onun başka bir kültürde aynı anlamı taşıdığı anlamına gelmiyor.
Yaygın yanlış"Doğu kültürlerinde insanlar daha kaygılı bağlanıyor."
Bir bölgede saplantılı bağlanmanın ortalamada daha sık bildirilmesi, o bölgedeki herhangi bir kişinin kaygılı olduğunu göstermiyor; bir ortalama farkı, bireyler hakkında bir hüküm değil. Ayrıca aynı çalışma, ölçeğin yapısının kültürler arasında farklılaştığını buldu. Başkalarına yakın durma isteğini ölçen bir madde, yakınlığın olağan sayıldığı bir yerde kaygının değil, gündelik hayatın bir parçasının işareti olabilir.
Kuramın Batılı değerleri
Bu bulgulara rağmen bazı araştırmacılar, kuramın temel varsayımlarının Batılı değerlerle yüklü olduğunu savundu.
Bu eleştirinin en somut örneği, Japonca'da gündelik bir sözcük olan bir kavram.
Bu iki çalışmayı birlikte okumak, tartışmanın iki uçta olmadığını gösteriyor. Annelerin görüşlerinde bir ortak çekirdek var: Güvenli çocuk her iki kültürde de duyarlı bir bakımla ilişkilendiriliyor. Ama güvenliğin nasıl görüneceği, hangi davranışın "sağlıklı" sayılacağı değişiyor. Bir kültürde güvenliğin işareti dünyayı keşfetmek, öbüründe çevresine uyum sağlamak olabiliyor.
Yaygın yanlış"Ailesine bu kadar bağlı biri eşine güvenli bağlanamaz."
Geniş aileye yakınlık ile eşe yakınlık birbirinin yerine geçen şeyler değil. M04-D01'de bağlanma işlevlerinin anne babadan eşe zamanla aktarıldığını görmüştük; bu aktarımın hızı ve biçimi kültürden kültüre değişebilir, ama aileye yakın olmak kendi başına eşe kapalı olmak anlamına gelmiyor. Asıl soru, eşin bu bağ ağında nerede durduğu.
Türkiye'den iki çalışma
Türkiye, bireycilik ve toplulukçuluk ekseninde sık sık "arada" bir kültür olarak anılıyor. Bu bağlamda yapılan iki çalışma, bağlanma boyutlarının kültürle nasıl ilişkilendiğine dair farklı bir açı sunuyor.
Bu bulgu açılış sahnesine yakın bir soruyu gündeme getiriyor. Türk katılımcılar ilişkisellik puanında daha yüksek, ama kaçınmada da daha yüksek çıkmışlar. Bu ilk bakışta çelişkili görünüyor: Yakınlığa değer veren biri nasıl romantik ilişkide daha kaçınmacı olabilir? Bir olasılık, yakınlığın eşe değil geniş aileye yöneliyor olması; bir başkası, ölçeğin duygusal açılmayı yakınlığın tek göstergesi sayması. Elimizdeki veri bu iki yorumdan hangisinin doğru olduğunu söylemiyor.
Bu çalışmanın önemi, kültürü bir ülkenin etiketi olmaktan çıkarması. Bir İstanbullu da bir New Yorklu da daha bağımsız ya da daha karşılıklı bağımlı bir zihniyet taşıyabilir; bağlanma boyutlarıyla ilişkili olan, kişinin pasaportu değil, değerleri.
Yaygın yanlış"Bağlanma kuramı Batı'ya ait, bizim kültürde geçerli değil."
Bu cümle de ters yönde bir genellemedir. Bu derste gördüğümüz kültürler arası bulguların büyük kısmı, güvenli bağlanmanın pek çok kültürde yaygın olduğunu ve duyarlı bakımla ilişkisinin farklı yerlerde benzer biçimde görüldüğünü gösteriyor. Eleştirilerin hedef aldığı şey kuramın çekirdeği değil, güvenliğin nasıl görüneceğine dair Batılı varsayımlar ve o varsayımları taşıyan ölçüm araçları.
Usta katmanı
Klinik açıdan bu dersin en önemli sonucu, bağlanma ölçeklerinden gelen puanları kültürel bağlamdan bağımsız okumamak. Terapi S07-P01-D06'da önerilen yakınlık stratejisi ve davranışın yerel anlamı kavramları burada somut bir işlev görüyor: Bir danışanın "eşimle duygularımı konuşmam" cümlesi, kaçınmanın bir işareti olabileceği gibi, yakınlığın başka bir kanaldan yaşandığı bir aile kültürünün de işareti olabilir.
Bunu ayırt etmek için klinisyenin sorabileceği sorular var. Danışan sıkıntılı anlarda kime başvuruyor? O kişiyle ne paylaşıyor? Eşi bu bağ ağında nerede duruyor ve eşi bundan memnun mu? Bu sorular, kültürel bir pratiği bir kaçınma örüntüsünden ayırmanın ilk adımı.
Kanıtın sınırı
Bu dersteki kültürler arası bulguların büyük kısmı kısa öz bildirim ölçeklerine ya da sınırlı sayıda ülkeden alınmış bebek gözlemlerine dayanıyor. Bir ölçeğin farklı kültürlerde aynı yapıyı ölçtüğünü göstermek ayrı ve zor bir iş; altmış iki bölgelik çalışma bunun her yerde başarılmadığını açıkça bildirdi.
Sakman ve Sümer'in de belirttiği gibi, ana akım bağlanma araştırmaları ağırlıkla Batılı, eğitimli, sanayileşmiş, zengin ve demokratik toplumlardan gelen örneklemlerle yürüdü; bir kültürü temsil ettiği söylenen bir örneklem, o kültürün tamamını yansıtmayabilir. Türkiye'deki iki çalışma da iki toplum örneklemiyle sınırlı ve kesitsel.
Japonya üzerine yapılan eleştiri ile ona yöneltilen karşı görüşler arasındaki tartışma sürüyor. Bu ders, iki tarafın da bulgularının ve argümanlarının bir kısmının geçerli olduğunu kabul ediyor; ama hangi farkın gerçek bir bakım farkından, hangisinin ölçüm yanlılığından kaynaklandığını kesin olarak söyleyemiyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Sekiz ülkedeki bebek gözlemlerinde aynı ülke içindeki fark, ülkeler arasındaki farkın yaklaşık bir buçuk katıydı; kültürden söz ederken kültürün içindeki çeşitliliği unutmamak gerekiyor.
Altmış iki bölgede güvenli romantik bağlanma kültürlerin büyük çoğunluğunda en yaygın biçimdi; ama ölçeğin yapısı her kültürde aynı çıkmadı, yani aynı sorular her yerde aynı şeyi ölçmüyor olabilir.
Kuramın Batılı değerler taşıdığını savunan eleştiri, özellikle güvenliğin keşifle mi uyumla mı gösterileceği konusunda haklı noktalara işaret ediyor; ama kuramın çekirdeğini değil, güvenliğin nasıl görüneceğine dair varsayımları hedef alıyor.
Türkiye'deki çalışmalar, bağlanma boyutlarının bir ülkenin ortalamasından çok kişinin taşıdığı karşılıklı bağımlı ya da bağımsız zihniyetle ilişkili olduğunu düşündürüyor.
Klinikte bir bağlanma puanı, kişinin sıkıntıda kime başvurduğunu ve eşinin bu bağ ağında nerede durduğunu sormadan okunmamalı.
Sonraki derse köprü
Bu modülde bağlanmanın iki kişinin birbirine nasıl yaslandığını ve bunun kültüre göre nasıl farklı göründüğünü konuştuk. Ama bir ilişkide iki kişi yalnızca birbirine duygusal olarak bağlı değil; birinin her kararı ötekinin hayatını da etkiliyor. İki kişinin sonuçlarının birbirine bağlı olması, kimin neyi seçeceğini nasıl biçimlendiriyor? Bölüm II bu soruyla açılıyor ve bir sonraki modülün ilk dersi bunu ele alıyor: Karşılıklı bağımlılık.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.