M04-D11
Popüler kültürde bağlanma
Sosyal medyadaki bağlanma etiketlerinin kuramı nasıl basitleştirdiğini ve bir etiketin kişiyi nasıl yanlış tanımlayabileceğini gösterir.
İlişki ve Çift Terapisi Akademisi — M04, Yetişkin bağlanması · 2.964 kelime · 16 örnek durum · 5 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 20 dk dinleme
Terapi Akademisi’nde: S01-P03-D07
Temel Psikoloji Akademisi’nde: M12-D10
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Popüler bağlanma içeriği üç sadeleştirmeye dayanıyor: sürekli boyutları dört kutuya bölmek, ortalama farkları bireysel kehanetlere çevirmek ve bir anlık davranışı kalıcı bir kimliğe bağlamak.
Bebek ve yetişkin bağlanmasındaki farklılıklar büyük ölçüde sürekli; kategorileri savunan araştırmacılar bile onları dikkatli gözlemle çok sayıda boyutun özeti olarak savunuyor, kısa testlerle verilen kimlikler olarak değil.
Kaçınma ile sadakatsizlik arasındaki ilişki gerçek ama bir ortalama ve bağlılık üzerinden işliyor; "kaçınmacılar aldatır" cümlesi bu bulgunun taşımadığı bir kesinlik içeriyor.
Bağlanmada kararlı bir çekirdek ile onun üstünde günden güne gerçek dalgalanmalar var; tek bir günün davranışı çekirdeği değil o günün dalgasını gösteriyor olabilir.
Bir etiket kapıyı açan bir anahtar olabilir; ama kapıdan geçtikten sonra yerini somut anlara, ayrıntılara ve sınanabilir sorulara bırakması gerekiyor.
Açılış sahnesi
Gece yarısı, telefonunda kısa videolar arasında gezinen bir kadın, ekranda büyük harflerle yazılmış bir başlıkla karşılaşıyor: "Kaçınmacı biriyle mi birliktesin? İşte beş işaret." Videodaki kişi işaretleri tek tek sayıyor: mesajlara geç cevap verir, geleceği konuşmaktan kaçar, kavgadan sonra ortadan kaybolur, duygularını anlatmaz, yalnız vakit geçirmeyi sever. Kadın her maddede başını sallıyor. Sevgilisi dün akşam iki saat boyunca cevap yazmamıştı.
Ertesi sabah kahvaltıda adama "Sen kaçınmacısın, bunu biliyor muydun?" diyor. Adam önce gülüyor, sonra bozuluyor. "İki saat toplantıdaydım" diyor. "Geleceği konuşmuyorum, çünkü işimi kaybetmekten korkuyorum. Yalnız kalmayı sevmem de seni sevmediğim anlamına mı geliyor?" Kadın cevap veremiyor ama içinde bir ses hâlâ "videodaki her şey ona uyuyor" diyor.
Kadının elindeki şey bir bilgi parçası mı, yoksa bir yanılgı mı? Bu ders, bağlanma kuramının sosyal medyada ve popüler kitaplarda nasıl kısaltıldığını, bu kısaltmanın neyi doğru taşıyıp neyi kaybettiğini ve bir etiketin bir insanı nasıl yanlış tanımlayabileceğini ele alıyor.
Bu derste ne olacak
Önce bağlanma kuramının popüler hâlinin hangi sadeleştirmelere dayandığını göreceğiz: sürekli boyutların dört kutuya dönüştürülmesi, ortalama bulguların kişisel kehanetlere çevrilmesi ve bir anlık davranışın kalıcı bir kimliğe bağlanması. Ardından bu sadeleştirmelerin her birini, modülde gördüğümüz araştırmalarla karşılaştıracağız. Son olarak bir etiketin, onu taşıyan kişi ve eşi üzerindeki etkisini ve popüler içerikten gerçekten işe yarayan bir şeyin nasıl ayıklanabileceğini konuşacağız.
Bu ders popüler içeriği toptan reddetmiyor. Bağlanma kuramının yaygınlaşması pek çok insana kendi ilişkilerini konuşmak için bir dil verdi. Sorun dilin kendisinde değil, o dilin taşıyamayacağı bir kesinlikle kullanılmasında.
Sıfır noktası
Bu modül boyunca bağlanmayı iki sürekli boyut üzerinden anlattık: kaygı ve kaçınma. M04-D02'de, taksometrik çözümlemenin yetişkin bağlanmasında insanları ayrı gruplara ayıran bir yapı değil, herkesin bir yerde durduğu boyutlar bulduğunu gördük. Popüler içerik ise neredeyse her zaman dört tiple konuşuyor: güvenli, kaygılı, kaçınmacı ve korkulu.
Etiketlerin kendisi araştırmadan geliyor; M04-D02'de gördüğümüz dört kategorili model de bir bilim insanının önerisiydi. Değişen, etiketin ne zaman ve nasıl kullanıldığı. Araştırmacı için "kaygılı" bir puan aralığını anlatan bir kısaltma; popüler içerikte ise kişinin ne yapacağını önceden bildiren bir tanım.
M01-D08'de uzaktan tanıyı, yani bir başkasına birkaç davranışa bakarak tanı yakıştırmayı konuşmuştuk. Popüler bağlanma içeriği iki şeyi birden yapıyor: hem izleyiciye kendisine hem de eşine bir etiket önermeyi.
Mekanizma
Popüler bağlanma içeriğinde üç sadeleştirme tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Her biri gerçek bir bulgudan yola çıkıyor ama bulgunun taşımadığı bir sonuca varıyor.
Birinci sadeleştirme: boyuttan kutuya
İlki, sürekli bir dağılımı birbirinden ayrı tiplere bölmek. Bu sorunun bebeklik araştırmalarında da tartışıldığını görmek, etiketlerin ne kadar sağlam olduğunu anlamaya yardım ediyor.
Bu bulgu tartışmasız kabul edilmedi. Alanın önde gelen araştırmacılarından biri aynı dergide bir yanıt yazdı.
İki görüşün ortak bir noktası var ve popüler içerik tam olarak bu noktayı kaçırıyor. Kategorileri savunan araştırmacı bile onları çok sayıda boyutun dikkatli bir gözlemle özetlenmesi olarak savunuyor; birkaç soruluk bir testle ya da beş maddelik bir listeyle verilen bir kimlik olarak değil.
İkinci sadeleştirme: ortalamadan kehanete
İkinci sadeleştirme, gruplar arasındaki ortalama farkları bireysel öngörülere çevirmek. Bağlanma araştırmalarındaki bulguların büyük çoğunluğu "ortalamada" ile başlayan cümlelerdir; popüler içerikte bu sözcük düşer.
Bu, araştırmanın titizlikle kurulmuş, sekiz çalışmayla sınanmış bir bulgu. Popüler içerikte ise şu cümleye dönüşebiliyor: "Kaçınmacılar aldatır." İki cümle arasında üç şey kayboldu: "ortalamada", "daha fazla" ve "bağlılık üzerinden". Kaybolan son parça belki en önemlisi; çünkü araştırma kaçınmayı değil, düşük bağlılığı asıl taşıyıcı olarak gösteriyor. Kaçınma puanı yüksek olup bağlılığı güçlü olan biri, bu ortalamanın içinde kendine yer bulmayabilir.
Yaygın yanlış"Kaçınmacılar aldatır, kaygılılar kıskanır, güvenliler mutlu olur."
Bu cümlelerin her biri bir ortalama farkının bireysel bir kehanete çevrilmiş hâli. Araştırmalar bağlanma boyutlarının bu davranışlarla ilişkili olduğunu gösteriyor; ama aynı puan aralığındaki kişilerin büyük kısmı bu davranışları göstermiyor, farklı puan aralığındaki pek çok kişi de gösteriyor. Bir grubun ortalaması, o gruptaki herhangi birinin ne yapacağını söylemez.
Üçüncü sadeleştirme: andan kimliğe
Üçüncü sadeleştirme, bir anlık davranışı kalıcı bir kişilik özelliğine bağlamak. Açılış sahnesindeki iki saatlik sessizlik buna bir örnek. Bağlanmanın zaman içinde ne kadar sabit, ne kadar dalgalı olduğunu ölçen araştırmalar burada yol gösteriyor.
Bu bulgu iki yöne de bakıyor. Bir yandan, bağlanmada gerçekten kararlı bir çekirdek var; insanlar günden güne tamamen başka biri olmuyor. Öte yandan aynı çekirdeğin üstünde günden güne, haftadan haftaya gerçek dalgalanmalar var. Bir kişinin tek bir gündeki davranışı, o çekirdeği değil o günün dalgasını gösteriyor olabilir.
Yaygın yanlış"Bağlanma stilin çocuklukta belirlendi, artık değişmez."
M04-D09'da gördüğümüz gibi bağlanma örüntüsünde hem sıra düzeninde bir kararlılık hem de yaşla birlikte ortalama bir değişim var; bazı ilişkiler ve deneyimler kişiyi daha güvenli bir yöne taşıyabiliyor. Prototip modelinin gösterdiği kararlı çekirdek, değişmezlik anlamına gelmiyor; geçici dalgalanmaların altında görece kalıcı bir eğilim anlamına geliyor.
Etiketin kendi ağırlığı
Bu üç sadeleştirmenin ortak bir sonucu var: etiket, kişinin kendisini ve eşini görme biçimine yerleşiyor. Etiketin bir ilişkiye etkisi, doğru ya da yanlış olmasından bağımsız olarak ortaya çıkabiliyor.
Neden bu kadar yaygın?
Popüler bağlanma içeriğinin bu kadar ilgi görmesinin bir nedeni, gerçek bir ihtiyaca cevap vermesi. İlişkideki acıyı anlamlandırmak, tekrarlanan bir örüntüye isim koymak ve "bunu yaşayan tek kişi ben değilim" demek güçlü bir rahatlama sağlıyor. Popüler kültürde etiketlerin nasıl dolaştığına dair bir görüşme çalışması bu ikiliği açıkça gösteriyor.
Yaygın yanlış"Bir testte kaygılı çıktıysan bunu terapiste söylemek yeter, ne yapacağını bilir."
Bir terapistin işine yarayan şey, bir etiket değil, o etiketin arkasındaki somut anlar: ne zaman kaygılanıyorsun, ne yapıyorsun, karşılık geldiğinde ne oluyor. Terapi S01-P03-D07'de de tartışıldığı gibi çevrim içi testler öz bildirime dayalı kısa ölçümler; terapide işe yarayan, testin verdiği sözcük değil, kişinin anlattığı ayrıntılar.
Usta katmanı
Klinik açıdan popüler bağlanma diliyle çalışmanın iki yolu var ve ikisinin de bedeli farklı. Birincisi, danışanın getirdiği etiketi doğrudan düzeltmeye çalışmak: "Aslında bu bir tip değil, bir boyut." Bu doğru ama danışanın kendini anlamak için yaptığı çabayı küçümsenmiş hissettirebilir. İkincisi, etiketi bir başlangıç noktası olarak kabul edip altını açmak: "Kaçınmacı derken neyi kastediyorsun? En son ne zaman böyle hissettin?" İkinci yol etiketi reddetmiyor, onu bir sorudan bir anlatıya çeviriyor.
M04-D03'te gördüğümüz bir ayrıntı burada da önemli. Yetişkin bağlanmasını görüşmeyle ölçen yöntem ile öz bildirim anketleri birbiriyle zayıf ilişkiliydi; ikisi aynı şeyi ölçmüyor gibi görünüyordu. Popüler testler öz bildirimin en kısa ve en az sınanmış hâlleri. Bir danışan "testte kaygılı çıktım" dediğinde, bu cümle danışanın kendini nasıl gördüğüne dair bir bilgi; bağlanma örüntüsünün kendisine dair kesin bir bilgi değil.
Klinisyenlerin de bu dilden bağışık olmadığını hatırlamak gerekiyor. Bir terapist, bir çifti ilk seansta "kaygılı-kaçınmacı dansı" olarak tanımladığında, sonraki seanslarda bu tanıma uymayan ayrıntıları gözden kaçırma riski taşıyor. Tıpkı danışanın etiketinde olduğu gibi, klinisyenin hipotezi de sınanması gereken bir şey; bir sonuç değil.
Popüler içerikten gerçekten işe yarayan bir şey ayıklamak için üç soru kullanılabilir. Bu cümle bir ortalamayı mı anlatıyor, yoksa herkes için bir kural mı koyuyor? Bu tanım farklı etiketlerdeki insanlara da uyuyor mu? TP M12-D10'da tartışılan Barnum etkisinde olduğu gibi, herkese uyan bir tanım kimseyi ayırt etmiyor. Son olarak, bu etiket bana bir şeyi değiştirmek için bir yol mu açıyor, yoksa değiştirmemek için bir gerekçe mi veriyor?
Kanıtın sınırı
Popüler bağlanma içeriğinin etkisini doğrudan ölçen araştırmalar henüz çok az. Bu derste aktarılan görüşme çalışması genel ruh sağlığı içeriğine odaklanıyor ve küçük, nitel bir örneklemle yapıldı; bağlanma etiketlerinin ilişkilere etkisini sayısal olarak gösteren bir çalışma burada aktarılmadı. Etiketlerin bir ilişkide nasıl işlediğine dair söylenenlerin bir kısmı, terapi deneyiminden ve genel bilişsel yanlılık bulgularından çıkarılan akıl yürütmeler.
Kategoriler ile boyutlar arasındaki tartışma da kapanmış değil. Taksometrik bulgular boyutsal modeli desteklese de kategorik sınıflamanın öngörü gücünü savunan araştırmacılar var ve iki yaklaşım klinik uygulamada hâlâ yan yana kullanılıyor. Popüler içeriği eleştirmek, kategorilerin tamamen işe yaramaz olduğunu söylemek anlamına gelmiyor.
Son olarak, bu dersteki sadakatsizlik ve kararlılık araştırmalarının örneklemleri, popüler içeriğin dolaştığı kitlenin tamamını temsil etmiyor. Popüler bağlanma dilinin farklı kültürlerde aynı biçimde dolaşıp dolaşmadığı ve aynı etkiyi yapıp yapmadığı ayrıca sınanması gereken bir soru.
Kendin dene
Aklında kalsın
Popüler bağlanma içeriği üç sadeleştirmeye dayanıyor: sürekli boyutları dört kutuya bölmek, ortalama farkları bireysel kehanetlere çevirmek ve bir anlık davranışı kalıcı bir kimliğe bağlamak.
Bebek ve yetişkin bağlanmasındaki farklılıklar büyük ölçüde sürekli; kategorileri savunan araştırmacılar bile onları dikkatli gözlemle çok sayıda boyutun özeti olarak savunuyor, kısa testlerle verilen kimlikler olarak değil.
Kaçınma ile sadakatsizlik arasındaki ilişki gerçek ama bir ortalama ve bağlılık üzerinden işliyor; "kaçınmacılar aldatır" cümlesi bu bulgunun taşımadığı bir kesinlik içeriyor.
Bağlanmada kararlı bir çekirdek ile onun üstünde günden güne gerçek dalgalanmalar var; tek bir günün davranışı çekirdeği değil o günün dalgasını gösteriyor olabilir.
Bir etiket kapıyı açan bir anahtar olabilir; ama kapıdan geçtikten sonra yerini somut anlara, ayrıntılara ve sınanabilir sorulara bırakması gerekiyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste bağlanma etiketlerinin sosyal medyada nasıl kısaltıldığını ve bir ortalamanın nasıl kişisel bir kehanete dönüştüğünü gördük. Aynı soru ölçeğin kendisi için de sorulabilir. Peki "güvenli bağlanma" her kültürde aynı biçimde mi görünüyor? Ailenin ve topluluğun ilişkide daha merkezi bir yer tuttuğu bir bağlamda, yakınlığı ve bağımsızlığı dengeleyen davranışlar aynı anlamı taşıyor mu? Modülün son dersi bu soruya ayrıldı: Bağlanma ve kültür.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.