İçeriğe geç

Ders 1 · Bölüm 1

Hoş geldin: Bu kurs sonunda ne yapabileceksin?

Öğrenci kurs vaadini ve üretmesi gereken portfolyoyu açıklayabilir.

1.843 kelime · 8 örnek · yaklaşık 12 dakika okuma · hedef video 4 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birincisi: hikâye olayların listesi değildir; olayların bir karakter için anlam kazanmasıdır.

İkincisi: anlatıcılık yetenek değil, öğrenilebilir bir malzeme bilgisidir; tarif ezberlemek ise öğrenmek değildir.

Üçüncüsü: bu kurs her kavramı üç kez döndürür, çünkü sezgi olmadan mekanizma ezber, mekanizma olmadan nüans gürültüdür.

Dördüncüsü: hikâyenin özü ile sunum biçimi ayrı şeylerdir ve bu ayrımı gören kişi öğrendiğini her mecraya taşıyabilir.

Beşincisi: güçlü hikâye doğru hikâye demek değildir; kurmayı öğrenen kişi sökmeyi de öğrenmek zorundadır.

Açılış sahnesi

İki kişi aynı günü anlatıyor.

Birincisi şöyle diyor: "Sabah kalktım, otobüse yetişemedim, işe geç kaldım, müdür bir şey demedi, akşam eve döndüm."

İkincisi şöyle diyor: "Sabah kalktım. Otobüs tam burnumun dibinde kapandı ve o an cebimdeki zarfı hatırladım. İstifa mektubu. Üç haftadır çantamda taşıyorum. İşe yirmi dakika geç girdim, müdür bana hiçbir şey demedi. Hiçbir şey demedi. Akşam eve dönerken zarfı çöpe attım."

İkinci kişi daha uzun konuşmadı; sadece elli kelime fazla söyledi. Ama sen şu anda ikinci kişinin hayatını merak ediyorsun, birincisininkini etmiyorsun.

İkisi de aynı olayları yaşadı. Aynı otobüs, aynı gecikme, aynı sessiz müdür. Fark olaylarda değil.

Fark, olayların kimin için ne anlama geldiğini söylemekte.

Bu farkın bir adı var, bir mekaniği var ve öğrenilebilir. Yetenek meselesi olduğunu düşündüğün şeyin büyük kısmı aslında bir sistem. Bu kurs o sistemi kuruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu kursun sana ne vaat ettiğine, daha önemlisi ne vaat etmediğine bakacağız. Sonra kursun neden bölümlere değil katmanlara ayrıldığını göreceğiz; bu, yeni başlayanla deneyimli olanı aynı metinde tutmanın tek yolu. Ardından kurs boyunca yanından ayrılmayacağın iki şeyi tanıtacağım: ortak bir vaka ve senin kendi portfolyon. Sekiz filmden kısa okumalarla neyi öğreneceğini somutlaştıracağız. Ders bittiğinde bu kursun sonunda elinde tam olarak ne olacağını ve o şeyi üretmek için ne yapman gerektiğini kendi cümlelerinle anlatabiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

Hikâye anlatmayı öğrenmek, yemek yapmayı öğrenmeye benziyor. Yazmayı öğrenmeye değil.

Aradaki farkı açayım. Bir tarif ezberlersen bir yemek yapabilirsin. İki yüz tarif ezberlersen iki yüz yemek yapabilirsin, ama buzdolabında ne olduğuna bakıp yemek çıkaramazsın. Çünkü tarif bilgiyi saklar: tuzun neden orada olduğunu, ateşin neden o an kısıldığını söylemez.

Aşçı olan kişi tarif ezberlemez. Tuzun ne yaptığını, ısının proteine ne yaptığını, asidin yağı nasıl kestiğini bilir. Sonra elindekiyle karar verir.

Hikâyede de aynısı geçerli. "Üç perdeli yapı" bir tariftir. "Kahramanın yolculuğu" bir tariftir. Bunları ezberleyebilirsin ve ezberleyen çok insan var; ama tarifleri bilen biri, elindeki hikâye tarife uymadığında ne yapacağını bilmez.

Bu kurs sana tarif vermiyor. Malzemelerin ne yaptığını öğretiyor.

Malzemeler şunlar: bir karakterin ne istediği, önüne ne çıktığı, kaybetme ihtimali, baskı altında verdiği karar ve o kararın değiştirdiği şey. Beş malzeme. Kursun geri kalanı bu beşinin birbirine nasıl bağlandığı, farklı mecralarda nasıl göründüğü ve nerede bozulduğu üzerine.

Benzetmenin kırıldığı yeri de ben söyleyeyim. Yemekte tat tek yargıçtır; beğenilir ya da beğenilmez. Hikâyede ise ikinci bir soru var: bu hikâyeyi anlatmaya hakkın var mıydı. Gerçek insanları, gerçek acıları ve gerçek toplulukları anlattığında teknik başarı yetmiyor. Kursun dördüncü katmanı tamamen bu soruya ayrılmış durumda.

Mekanizma

Kursun dürüst vaadi

Önce vaat etmediğim şeyi söyleyeyim. Bu kurs seni video izleyerek deha yapmayacak. Böyle bir şey yok ve olduğunu söyleyen herkes bir şey satıyor.

Ustalık dört şeyden geliyor: dikkatli inceleme, üretim, geri bildirim ve revizyon. Dördü de zaman istiyor. Bu kursun yaptığı şey o zamanı kısaltmak; kavramsal haritayı, araçları ve çalışma düzenini vererek yıllarca deneme yanılmayla öğreneceğin şeyi aylara indirmek.

Vaat ettiğim şey şu: kurs bitince bir anlatının neden çalıştığını ya da neden çalışmadığını, ismini koyarak söyleyebileceksin. Ve kendi anlatını, seçimlerini gerekçelendirerek üretebileceksin.

Neden bölüm değil katman

Çoğu kurs seni ikiye böler: başlangıç bölümü ve ileri bölüm. Bu düzen iki kişiyi birden kaybeder. Yeni başlayan ikinci yarıda kopar. Bilen kişi ilk yarıda sıkılır ve bırakır.

Bu kursta her kavram üç kez dönüyor. Önce sezgi olarak: günlük hayattan bir şeye benzeterek, terimsiz. Sonra mekanizma olarak: gerçekte nasıl çalıştığı, terimleriyle. Sonra usta katmanı olarak: kuralın nerede kırıldığı, profesyonelin bildiği nüans.

Üçünün de aynı derste olması bilinçli. Yeni başlayan üçüncü katmanı tam kavramayabilir ama kopmaz, çünkü ipin ucunu birinci katmandan tutuyordur. Deneyimli kişi birinci katmanı hızlı geçer ama üçüncüde beklemediği bir şey bulur.

Ortak vaka: Ada ve Kuyu

Kavramları birbirinden kopuk yüzlerce örnekle öğretmek yerine kurs boyunca gelişen tek bir vaka kullanacağız.

Ada, çocukluğunda terk ettiği dağ köyüne dönen bir su mühendisi. Köyün kuruyan tek kuyusunu kurtarmak istiyor. Karşısında bir taş ocağı şirketi, şirketle anlaşmış bir muhtar, yaklaşan bir çökme ve kendi gururu var. Kuyu kapanırsa köy boşalacak.

Bu vakayı kurs boyunca öyküye, senaryoya, sözlü anlatıma, podcaste, veri haberine, eğitim senaryosuna, marka filmine, kullanıcı deneyimi vakasına ve oyun görevine çevireceğiz. Aynı çekirdek, dokuz farklı biçim.

Bunun sebebi tek bir ayrımı görünür kılmak: hikâyenin özü ile sunum biçimi ayrı şeylerdir. Bu ayrımı gören kişi, bir mecrada öğrendiğini başka mecrada kullanabilir. Görmeyen kişi her mecrada sıfırdan başlar.

Örneklerden okuma

Şimdi az önce söylediğim şeyi gerçek işlerde görelim. Önce üç film, "hikâye olay değil değişimdir" ilkesinin en çıplak hâli.

Bu üç film aynı şeyi söylüyor: olayların sayısı hikâyeyi kurmuyor, olayların birini değiştirmesi kuruyor. Şimdi aynı ilkenin çok daha az zamanda kurulduğu iki animasyona bakalım.

Şimdi de aynı çekirdeğin farklı biçimlerde nasıl yeniden kurulduğuna dair üç örnek. Kursun ana meselesi buydu.

Usta katmanı

Şimdi az önce söylediklerimi biraz inceltelim.

Birincisi, "hikâye değişimdir" cümlesi doğru ama eksik. Bazı güçlü anlatılarda karakter hiç değişmez. Değişen seyircidir. Bir karakter iki saat boyunca aynı yanlışı tekrarlar ve biz onu anlamaya başlarız; hikâyenin motoru bizim bakışımızın kaymasıdır. Yani değişim, karakterin içinde olmak zorunda değil; anlatının kurduğu ilişkide olması yeterli.

İkincisi, "olay listesi hikâye değildir" kuralının bilinçli ihlalleri var. Bazı anlatılar kasten liste gibi ilerler ve bu ilerleyiş anlamın kendisidir: bir hayatın tekdüzeliğini anlatmanın en dürüst yolu, tekdüze bir yapı kurmaktır. Fark şurada: usta olan kişi bunu seçerek yapar ve seyirciye bunun bir seçim olduğunu sezdirir. Acemi olan ise başka türlüsünü bilmediği için yapar.

Üçüncüsü, ve bu en az konuşulanı: bir hikâyenin güçlü olması doğru olduğu anlamına gelmez. Anlatı, ikna etmenin en verimli aracıdır ve bu yüzden manipülasyonun da en verimli aracıdır. İyi kurulmuş bir hikâye yanlış bir iddiayı doğruymuş gibi hissettirir. Bu kursu bitiren kişi hikâye kurmayı öğrenirken hikâye sökmeyi de öğrenmek zorunda; ikisi aynı kasın iki yönü.

Dördüncüsü, bir ölçek uyarısı. Otuz saniyelik bir reklamda ve üç saatlik bir romanda aynı beş malzeme çalışır ama aynı dozda çalışmaz. Kısa biçimde tek bir değişim taşıyabilirsin; ikinciyi eklediğinde ikisi de zayıflar. Uzun biçimde ise tek değişim yetmez, katman gerekir. Malzeme aynı, miktar farklı.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışÇok yaygın bir kanı şu: hikâye anlatmak yetenek işidir, öğrenilmez.
Doğrusu

Bu kanı mantıklı görünüyor, çünkü çevremizde doğal anlatıcılar var ve onları izlerken hiç çabalamıyorlarmış gibi duruyor. Ama çabasız görünen her beceri, görünmeyen bir tekrarın sonucudur. O kişiler aynı hikâyeyi yıllarca farklı masalarda anlattı, hangi cümlenin işe yaradığını dinleyicinin yüzünden öğrendi ve işlemeyeni attı. Yaptıkları şey sistemli çalışmaydı; sadece adını koymamışlardı.

Yaygın yanlışİkinci yaygın yanlış: gerilim yaratmak için büyük olay gerekir.
Doğrusu

Kaza, silah, ölüm. Oysa gerilim olayın büyüklüğünden değil, olayın karakter için taşıdığı bedelden doğar. Az önceki istifa mektubu örneğinde kimse ölmedi; yine de otobüs kapısının kapanması bir kayıp anıydı. Büyük olay, bedeli kurulmamışsa boşa patlar. Küçük olay, bedeli kurulmuşsa yıllarca hatırlanır.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: tek bir doğru hikâye yapısı vardır ve öğrenilmesi gereken odur.
Doğrusu

Bu inanç genellikle üç perdeli yapıya ya da kahramanın yolculuğuna bağlanır. İki model de işe yarar; ikisi de evrensel değildir. Farklı kültürlerin anlatı gelenekleri farklı örgüler kurar; halka biçiminde, topluluk merkezli, tek kahramansız. Tek modeli evrensel saymak, uymayan her hikâyeyi bozuk saymaya götürür ki bu, elindeki en özgün fikri çöpe atmanın en hızlı yoludur.

Uygulama — kendin dene

Bugün yaptığın dört sıradan işi yaz. Kahvaltı, yolculuk, bir telefon görüşmesi, akşam eve dönüş. Kuru kuru, olduğu gibi.

Şimdi üç ekleme yap. Birincisine bir amaç ekle: o sırada aslında ne yapmaya çalışıyordun. İkincisine bir engel ekle: ne ya da kim buna direndi. Sonuncusuna geri dönüşü zor bir seçim ekle: o an bir şeyi seçtin ve seçmeseydin bugün başka olurdu.

En fazla yüz yirmi kelime kullan. Kaza, ölüm, silah veya doğaüstü hiçbir şey kullanma.

Yazdıktan sonra metni bir kenara koy ve tek bir soruya bak: okuyan biri, son cümledeki kararın neden önemli olduğunu senin açıklamana gerek kalmadan anlar mı? Anlıyorsa gerilimi olayla değil anlamla kurmuşsun demektir. Anlamıyorsa, eksik olan şey büyük bir olay değil; kaybedilecek şeyin ne olduğunu daha önce söylememiş olman.

Bu metni sakla. Kursun sonunda aynı metne geri döneceğiz ve aradaki farkı sen ölçeceksin.

Kilit özet

Birincisi: hikâye olayların listesi değildir; olayların bir karakter için anlam kazanmasıdır.

İkincisi: anlatıcılık yetenek değil, öğrenilebilir bir malzeme bilgisidir; tarif ezberlemek ise öğrenmek değildir.

Üçüncüsü: bu kurs her kavramı üç kez döndürür, çünkü sezgi olmadan mekanizma ezber, mekanizma olmadan nüans gürültüdür.

Dördüncüsü: hikâyenin özü ile sunum biçimi ayrı şeylerdir ve bu ayrımı gören kişi öğrendiğini her mecraya taşıyabilir.

Beşincisi: güçlü hikâye doğru hikâye demek değildir; kurmayı öğrenen kişi sökmeyi de öğrenmek zorundadır.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir şeyi kasten açıkta bıraktım. "Yetenek değil sistem" dedim ama sistemin ne olduğunu söylemedim; sadece malzemelerin adını verdim.

Sıradaki derste tam olarak buna bakacağız: yetenek diye adlandırdığımız şeyin içinde ne var, ne kadarı doğuştan, ne kadarı tekrar, ve bir insan hangi noktadan sonra "iyi anlatıcı" oluyor. Cevap, hem umut verici hem de biraz rahatsız edici.


Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel an — açılıştaki iki anlatım: aynı gün iki kez, birincisi düz bir olay şeridi olarak, ikincisinde şeridin üstünde beliren tek bir zarf.

Görsel an — "otobüs kapısı kapandı" cümlesinde: kapı kapanışının donması ve cepteki zarfın parlaması.

Görsel an — mutfak benzetmesinde: tarif kartlarının yığılması karşısında beş malzemenin tek tabakta buluşması.

Görsel an — Ada ve Kuyu tanıtımında: tek bir kuyu ikonunun dokuz farklı mecra ikonuna açılması.

Görsel an — beş kilit cümlede: her cümle için tek bir sabit kare, hareketsiz.

Motif — ders boyunca dönen "olay şeridi ve üstündeki tek anlam işareti" fikri; şerit her bölümde aynı, üstündeki işaret değişiyor.

Ritim — açılıştaki iki anlatım arasında bir buçuk saniye sessizlik. "Hiçbir şey demedi" cümlesi iki kez geçiyor; ikincisinde yavaşla. Kilit özetin beş cümlesi arasında birer saniye boşluk.