F95-D3 · Seviye 1 · Filmin dili · Film dosyası · Yakın okuma
Parazit — Yakın okuma
Üç ya da dört anahtar sahneyi dört soruyla, biçim unsurları düzeyinde okur. İki ev ve merdivenler: mekânın sınıfı kurması.
Film Okuma Akademisi — Filmin dili · 2.226 kelime · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Bu bölüm filmin tamamını konuşur ve sonunu açar. Filmi izlemediysen önce birinci bölümü oku.
Sürpriz uyarısı
Bu sayfa, genç Kim'in tepedeki eve ilk adımını, bir gece yarısı zilin çalmasını ve bodrum duvarının ardında açılan geçidi, yağmurun bir aileyi kendi dairesine geri sürüklemesini ve bir bahçe partisinin nasıl bir kan gölüne döndüğünü kare kare inceler. Filmi hiç görmeden buraya gelirsen, yönetmenin özenle sakladığı dönüşü bir betimlemeden öğrenmiş olursun. Önce izle. İzlediysen, yapı tablosunun ışık başlığına yazdıklarını, yani her aşamada yüzü aydınlatan kaynağı, yanında tut.
Seçilen sahneler
Bu filmi yakından okumanın anahtarı bir eksendir: yukarı ve aşağı. Tepedeki konutun bir mimarın elinden çıktığını mekân dersinde (3.2), yarı gömülü dairenin sokak penceresinin kadrajın üst arka köşesinde asılı durduğunu katman dersinde (2.6) not etmiştin. Şimdi bu iki gözlemi dört sahneye uygulayıp her birinde aynı şeyi soracağız: kamera kişiyi tepeden mi, alttan mı, kendi boyundan mı görüyor; kişi sahne boyunca tırmanıyor mu, alçalıyor mu?
Dört an şunlar. Birincisi ilk ziyaret: Ki-woo'nun tepedeki evin kapısından ilk kez girdiği ve bahçeye açılan büyük pencerenin önünde ilk dersini verdiği gün. İkincisi zil: Parklar evde yokken, Kimlerin oturma odasında keyif sürdüğü bir gece, kapı zilinin çalması ve eski hizmetlinin bodruma inişi. Üçüncüsü dönüş yolu: aynı gece, sağanak yağmurun altında Kimlerin evden kaçıp kendi mahallelerine dönmesi. Dördüncüsü parti: ertesi gün bahçede düzenlenen doğum günü ve onun şiddetle bölünmesi.
Plan plan bir döküm elimizde yok; ama ekipten gelen üç bilgi bir pusula işi görür. Konut, genişleyen ve derinleşen odalarla, enine yayılan bir kadraj için inşa edilmiş bir settir. Işık, iç mekânlarda doğrudan değil yansıyarak gelecek ve akkor lambaların sarı sıcaklığını taşıyacak biçimde istenmiştir. Ve Bong, sahneleri önceden çizdiği tek bir düzende, yedek açı almadan çekmiştir. Aşağıdaki yapım sorularının cevabı bu pusulayla senin gözünün kesiştiği yerde aranacak.
Bu dosyanın sayım aracı bir yön çizelgesidir. Her sahne için dört satır doldur: kameranın kişiye göre konumu (tepeden, alttan, göz hizasından), kişinin sahne içindeki gidişi (yukarı, aşağı, yana), kapının ya da camın kadrajdaki yeri ve yüzü aydınlatan kaynak. Son satır, akademinin baştan beri sorduğu ten ve ışık meselesinin bu filme uyarlanmış hâlidir.
Bu dördün dışında da çizelgeye alınmaya değer anlar var. Yarı gömülü dairenin camından sokaktaki bir sarhoşun izlendiği sahneler, sokak ile ev arasındaki dikey ilişkiyi açık eder. Hizmetlinin hasta olduğuna ev sahibesini inandıran yalan, bir kurgu zinciriyle örülür. Spor salonundaki gece ise felaketin yoksulları yan yana dizdiği yatay bir kalabalık sunar. Asıl dört sahneyle işin bitince bunlardan birini aynı çizelgeyle dene.
Sahneler
İlk ziyaret
Ne görüyorum, ne duyuyorum? Genç adam, ödünç bir kimlik ve sahte bir belgeyle, yokuşun tepesindeki evin kapısına varır. Kapıyı evin hizmetlisi açar ve onu içeri alır; evi tanıtırken, bu yapıyı bir mimarın tasarladığını ve bir zamanlar kendisinin içinde yaşadığını anlatır. Oturma odasının bir duvarı neredeyse bütünüyle camdır; ardında geniş, düzgün çimenli bir bahçe uzanır. Ki-woo, evin kızına ilk İngilizce dersini verir ve ev sahibesi, ders biter bitmez onu çalıştırmaya karar verir.
Nasıl yapılmış? Bu sahnenin merkezi bir giriştir: dışarıdan içeriye, aşağıdan yukarıya. Çizelgeye şunları geçir: Ki-woo eve gelirken kamera onu hangi yükseklikten görüyor? Eve girmek için basamak çıkıyor mu? Oturma odasındaki geniş pencere kadrajın neresinde duruyor, Ki-woo ile Bayan Park'ın arkasında mı, yanında mı? Yapım tasarımcısının anlattığına göre bu oda, kurmaca mimarın bahçeyi seyretmek için tasarlayacağı biçimde, tek bir geniş pencere ve sade oturma yerleriyle kurulmuştur. Pencerenin ötesindeki her şeyin sonradan eklendiğini bilmek, bu bahçenin bir dekor değil bir görüntü olarak tasarlandığını hatırlatır.
Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden sahne, sızmanın ilk adımıdır. Seyirci yönünden işlev, iki dünyayı karşı karşıya koymaktır. Filmin ilk dakikalarında yarı bodrum dairenin pencereden sokağa, yukarıya bakan küçük penceresini görmüştük; şimdi bir başka pencere, geniş, yatay ve bir bahçeye açılan bir pencere görürüz. İlk bölümün ikinci sorusu, her evin penceresinden ne görüldüğünü soruyordu. Bu sahne, o sorunun ikinci yarısını yanıtlar: varlıklı evin penceresi bir doğaya, düzenli bir yeşilliğe, bir manzaraya açılır; yoksul evin penceresi ise bir sokağa, insanların ayaklarına ve dışarıdan bakan gözlere.
Ne anlama gelebilir? Bir okuma sahneyi bir masal kapısı olarak görür: yoksul bir genç, bir sihirli kapıdan zengin bir dünyaya adım atar ve o dünya ona bir sahne gibi açılır. Başka bir okuma aynı sahnenin bir uyarı taşıdığını söyler: evi bize tanıtan kişi, evin hizmetlisidir; evi en iyi bilen, evin sahibi değil, evde çalışandır. Bu okuma, filmin ortasındaki dönüşü geriye dönük olarak hazırlar: evin gizli katını bilen de yine bu hizmetli çıkacaktır. Mimarın evi, ilk gününden itibaren, sahiplerinin bilmediği bir bilgiyle doludur.
Zil
Ne görüyorum, ne duyuyorum? Gece. Parklar şehir dışındadır. Kimler, tepedeki evin oturma odasında, o geniş camın önünde, kendilerini evin sahipleri gibi rahat bırakmıştır; içerler, gülerler, ileride bu evde nasıl yaşayabileceklerini konuşurlar. Dışarıda yağmur başlamıştır. Sonra kapının zili çalar. Ekrandaki görüntüde, yağmurun altında, eski hizmetli durmaktadır. İçeri alınır, bodruma iner, bir dolabın ardındaki gizli bir geçidi açar ve merdivenlerle daha da aşağıya, evin altındaki bir sığınağa iner.
Nasıl yapılmış? Bu sahne, filmin yön düzenini bir anda tersine çevirir. Kimler bu gecenin başında evin en «yukarı» noktasındadır: bir varlıklı evin oturma odasında, sahiplerin yerinde. Zil çaldıktan sonra film bir iniş dizisi kurar: oturma odasından bodruma, bodrumdan gizli geçide, geçitten sığınağa. Çizelgeye bu inişin kaç basamaktan, kaç plandan oluştuğunu ve kameranın merdivenlerde karakterleri yukarıdan mı, aşağıdan mı izlediğini yaz. Işığa da bak: oturma odasının sıcak tungsten aydınlığından sığınağın karanlığına geçerken yüzler nasıl değişiyor?
Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden sahne, yapı bölümünde menteşe dediğimiz andır: filmin ilk yarısı burada kapanır ve ikinci yarısı burada açılır. Seyirci yönünden işlev, seyircinin bildiğini sandığı her şeyi sarsmaktır. İlk yarı boyunca Kimlerin evin bütün sırlarını bildiğini sanmıştık; şimdi evin altında, onların da bilmediği bir kat çıkar. Tırmanış ve iniş sorusuna bu sahne filmin en uzun, en belirleyici inişiyle cevap verir.
Ne anlama gelebilir? Bir okuma sahneyi bir sınıf haritasının ortaya çıkışı olarak görür: tepedeki ev, aslında üç katlı bir dünyadır; en üstte sahipler, ortada sızan Kimler, en altta saklanan bir başka yoksul. Bu okumada yoksulluk tek bir kat değil, kendi içinde katmanlanmış bir düzendir. Başka bir okuma sahneyi bir tür değişimi olarak okur: bir kara komedinin rahat sahnesi, bir korku filminin gizli geçidine, karanlık bir merdivenden inişe dönüşür. İki okuma aynı inişe bakar; biri onda bir toplum düzeni, öbürü bir sinema türünün diğerine geçişini görür.
Dönüş yolu
Ne görüyorum, ne duyuyorum? Aynı gece, sağanak altında. Parkların erken dönmesi üzerine Kimler evden kaçmayı başarmıştır. Şimdi yağmurun içinde, tepedeki mahalleden kendi mahallelerine doğru yol alırlar. Sonunda yarı bodrum dairelerine vardıklarında, evin içi lağım suyuyla dolmaktadır; daireyi lağım suyu basmıştır. Aile, kurtarabildikleri bir avuç eşyayla, yurdunu suya kaptırmış başkalarının arasına, kapalı bir spor salonuna sığınır. Ki-woo, ailenin süs taşını yanından ayırmaz.
Nasıl yapılmış? Bu sahnenin merkezi bir iniştir, ama bu kez bir evin içinde değil, bütün bir şehrin içinde. Tepedeki mahalleden yarı bodrum daireye uzanan yol, yön defterinin en uzun satırıdır. Kendi kopyanda şunu say: bu dönüş yolunda kaç kez merdivenlerden, yokuşlardan ya da basamaklardan aşağı iniliyor? Kamera bu inişleri hangi açıdan, ne kadar uzun planlarla gösteriyor? Yapım kayıtlarına göre yarı bodrum daire ve sokağı, taşkın sahneleri için stüdyoda kurulmuştur; bu, suyun yükselişinin ve dairenin dolmasının bir gerçek mekânda değil, kontrol edilebilir bir sette tasarlandığını gösterir.
Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden sahne, Kimlerin tepedeki evde yaşadığı bir gecelik yanılsamanın bedelidir: aynı yağmur, varlıklı ailenin kamp gezisini iptal ettirirken, yoksul ailenin evini yok eder. Seyirci yönünden işlev, bir zıtlığı bedensel bir deneyime dönüştürmektir: seyirci, Kimlerle birlikte, tepeden çukura iner. Ertesi sabah aynı gökyüzünün altında bir bahçe partisinin düzenlenmesi, aynı yağmurun iki sınıf için iki ayrı anlamı olduğunu açıkça gösterir.
Ne anlama gelebilir? Bir okuma sahneyi filmin sınıf anlayışının en çıplak görüntüsü olarak görür: yağmur bir doğa olayıdır, ama doğa herkese aynı biçimde düşmez; yukarıdakiler için bir manzara, aşağıdakiler için bir felakettir. Bu okumada yükseklik, kelimenin tam anlamıyla bir korunmadır. Başka bir okuma, Ki-woo'nun süs taşını bırakmamasına bakar: her şeyini kaybeden bir genç, bolluk vaat eden bir nesneye sarılır. Bu, bir umut mu, bir körlük mü? Taşın ertesi gün nasıl kullanılacağını bilen bir okur için bu bağlılık, karanlık bir önseziye dönüşür.
Parti
Ne görüyorum, ne duyuyorum? Ertesi sabah gökyüzü pırıl pırıldır. Ev sahibesi, küçük oğlunun yaş günü için çimenlerin üzerinde bir kutlama düzenler; Kimlerin ikisi çalışan, ikisi konuk olarak oradadır. Masalar kurulur, konuklar gelir. Ki-woo, elinde taşla, bodruma, sığınağa iner. Sonra şiddet sığınaktan bahçeye taşar: sığınakta yaşayan adam, elinde bir bıçakla, güneşli bahçeye çıkar ve konukların arasında kanlı bir kaos başlar. Parti, birkaç dakika içinde bir kıyıma dönüşür.
Nasıl yapılmış? Bu sahne, filmin dikey düzeninin bir patlamasıdır: aşağıdaki, yukarıya çıkar. Çizelgeye şunları geçir: sığınaktaki adam bahçeye nasıl çıkıyor, hangi merdivenlerden, hangi kapıdan? Kamera onu çıkarken hangi açıdan görüyor? Bahçenin parlak gün ışığı, sığınağın karanlığından sonra yüzlere nasıl düşüyor? Evin içindeki sarı ve yansıyan aydınlık, burada yerini çıplak güneşe bırakır; şiddet, gölgede değil, bütün açıklığıyla, bir bahçe partisinin ışığında gösterilir.
Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden parti, iki yarının bütün gerilimlerinin boşaldığı yerdir. Seyirci yönünden işlev, filmin tonunu son kez ve en sert biçimde değiştirmektir: ilk yarının komedisinden, ikinci yarının gerilimine, şimdi de açık bir trajediye. İlk bölümün üçüncü sorusu iki evde ışığın nereden geldiğini soruyordu. Bu sahne, o sorunun en keskin yanıtını verir: şiddet, en varlıklı evin, en aydınlık bahçesinde, en açık ışığında patlar.
Ne anlama gelebilir? Bir okuma partiyi bir sınıf öfkesinin patlaması olarak görür: aşağıda tutulan ve görülmeyen yoksulluk, bir gün yukarıya, bahçeye çıkar ve yukarıdakilerin dünyasını yıkar. Bu okumada Ki-taek'in son eylemi, Bay Park'ın duyarsızlığına karşı biriken bir öfkenin dışavurumudur. Başka bir okuma aynı patlamanın bir kurtuluş olmadığını hatırlatır: şiddet, en çok aşağıdakileri vurur; Ki-jung ölür, sığınaktaki adam ölür, Kimler dağılır. Varlıklı aile bir kayıp yaşar, ama sınıf düzeni değişmez; ev yeni bir varlıklı aileye satılır. Bu okumada film, bir öfkenin dışavurumunu değil, onun hiçbir şeyi değiştirmeyişini gösterir.
Bu dört sahnede müziğe de kulak ver. Filmin müziği, Jung Jae-il'in az notalı piyano parçalarından, hafif vuruşlardan ve barok bir dokudan oluşur; ses bandında ayrıca Händel'in Rodelinda operasından bölümler ve bir İtalyan pop şarkısı da yer alır. Hangi müziğin hangi sahnede çaldığını kaynaklarımız belirtmez; bunu kendi kopyanda saptayacaksın. Ama şunu sorabilirsin: barok bir operanın görkemi, bir yalanın kurgulandığı ya da bir kaosun yaşandığı bir sahneye eşlik ettiğinde, sahnenin tonu nasıl değişiyor? Müzik bir alay mı, bir yücelik mi, yoksa ikisi birden mi katıyor? Müziğin bir sahnenin havasını belirlediğini film müziği dersinden (8.5) biliyorsun; bu filmde müziğin giydirdiği ruh hâli çoğu zaman görüntüdekiyle çelişir.
Sahneler arasında
Dört sahne bir yön yolculuğu çizer. İlk ziyarette Ki-woo aşağıdan yukarıya, sokaktan tepedeki eve çıkar. Zil gecesinde Kimler evin en yukarısındayken, film onları ve seyirciyi evin altına, sığınağa indirir. Dönüş yolunda bütün bir aile, tepeden çukura, sular altında kalmış bir daireye iner. Partide ise yön tersine döner: aşağıdaki, sığınaktaki adam, yukarıya, güneşli bahçeye çıkar. Çizelgenin ikinci satırını, yani karakterin hareketini, dört sahne için yan yana koyduğunda, filmin bir yukarı-aşağı salınımı kurduğunu ve son patlamanın bu salınımın tersine dönmesi olduğunu görürsün.
Dört sahneyi birbirine bağlayan bir şey de kapılardır. İlk ziyarette hizmetli kapıyı açar ve genç adamı içeri alır; zil gecesinde kapı çalınır ve açılması bir sırrı içeri sokar; dönüş yolunda yarı bodrum dairenin kapısı suya karşı bir engel olamaz; partide sığınağın kapısı açılır ve aşağıdaki yukarıya çıkar. Bir kapının kim tarafından, ne zaman ve hangi yöne açıldığı, bu filmde bir sınıf ilişkisinin de anlatımıdır. Çizelgene kapılar için bir not daha ekle: her sahnede kapıyı kim açıyor, kim kapatıyor?
Pencereler de bu dizide okunur. İlk ziyarette varlıklı evin geniş penceresi bir bahçeye açılır; zil gecesinde aynı pencerenin önünde Kimler bir yanılsamanın içindedir ve dışarıda yağmur başlar; dönüş yolunda yarı bodrum dairenin küçük penceresinden su fışkırır; partide pencerenin baktığı bahçenin kendisi şiddetin sahnesine dönüşür. Bir pencere, filmin başında bir manzaraydı; sonunda bir sahne olur.
Işık ve ten bu dizide ayrıca durur. Çizelgenin son satırı yüzün ışık kaynağını tutar. Varlıklı evin içinde yüzler sıcak, dolaylı bir ışıkta görünür; sığınakta ve fırtına gecesinde yüzler karanlığa ve yağmura gömülür; partide ise yüzler güneşin açık ışığındadır. Bu filmde ten bir renk sorusundan çok bir ışık paylaşımı sorusudur: kim sıcak bir ışıkta, kim karanlıkta, kim yağmurun altında görünüyor? Bir aydınlığın her yüze eşit davranmadığını ten dersinden (5.4) biliyoruz; bu filmde o eşitsizlik bir binanın katlarına göre bölüştürülür. Kendi sayımında, aynı Kim üyesinin yüzünün tepedeki evde ve yarı bodrumda nasıl farklı aydınlandığını not et.
Çizelgeni bir sonraki bölüme de taşı. Bu filmi yorumlayanlar çoğu zaman iki noktada ayrışır: film her yerde geçerli bir sınıf meselini mi anlatıyor, yoksa yalnız Kore'nin bir dönemine mi ait; ve seyircinin ilk yarıdaki kahkahası bu eleştiriyi keskinleştiriyor mu, köreltiyor mu? Senin tuttuğun yön ve ışık notları, bu tartışmalara bir izlenimle değil bir kanıtla katılmanı sağlar.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Dördüncü bölüm, F95-D4, yorumcuların bu filme yönelttiği mercekleri sırayla deneyecek: bir evrensel sınıf alegorisi olarak, Kore'ye özgü bir toplumsal durumun anlatısı olarak, bir tür karışımının ve tonun filmi olarak ve iki büyük ödülün ardından gelen bir ün tartışması olarak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.