İçeriğe geç

F91-D3 · Seviye 1 · Filmin dili · Film dosyası · Yakın okuma

Ay Işığı — Yakın okuma

Üç ya da dört anahtar sahneyi dört soruyla, biçim unsurları düzeyinde okur. Koyu tenin ışıklanması ve rengi: üç dönemde bir yüzün okunması.

Film Okuma Akademisi — Filmin dili · 2.256 kelime · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu bölüm filmin tamamını konuşur ve sonunu açar. Filmi izlemediysen önce birinci bölümü oku.

Sürpriz uyarısı

Bu sayfa, bir çocuğun saklandığı yerden çıkarıldığı ilk anı, iki gencin deniz kıyısındaki gecesini, yıllar sonraki bir sofrayı ve filmin son görüntüsünü ayrıntısıyla inceler. Bu anların ağırlığı, onlara Chiron'un yolculuğunu izleyerek varmaktan gelir. Filmi henüz görmediysen önce onu izle. Gördüysen, her parçanın karşısına yazdığın ışık notlarını yanına al.

Seçilen sahneler

Filmin en çok anılan anlarından birini, Juan'ın bir çocuğa denizde yüzmeyi öğrettiği sahneyi, ten dersinde (5.4) zaten okuduk: gün ışığının ıslak tenlerin üstünde parladığı, kameranın suyun yüzeyine yakın durduğu an. Bu bölüm o sahneye dönmeyecek. Onun yerine, filmin her bölümünden birer anı ve kapanışı seçerek, bir yüzün üç dönem boyunca nasıl ışıklandığını ve nasıl okunduğunu izleyecek.

Dört an şunlar. Birincisi sığınak: Juan'ın harap bir dairenin köşesine büzülmüş bir oğlanı ilk kez gördüğü an. İkincisi sahil: Chiron ile Kevin'in deniz kıyısında, gece, yan yana oturduğu ve birbirlerine yakınlaştığı an. Üçüncüsü lokanta: yıllar sonra Kevin'in Chiron'a yemek yaptığı ve bir şarkı çaldığı buluşma. Dördüncüsü kapanış karesi: büyümüş bir adamın aklından geçen, kumsalda duran küçük bir oğlan.

Planların tek tek dökümüne elimizdeki belgelerde rastlanmaz. Yine de ekibin anlattıkları, bu dört sahneye bakarken elinde tutacağın üç ipucu bırakır: kamera derinin ayrıntısını iyi yakaladığı için seçilmiştir; renk ayarı gölgeyi koyulaştırırken yüzün içindeki ayrıntıyı silmemeye özen göstermiştir; her bölüm, ayrı bir film şeridinin tonunu taklit eden kendi renk kişiliğine sahiptir. «Nasıl yapılmış?» sorularının yanıtları bu üç ipucuyla senin gözünün buluşmasından çıkacak.

Sayım için bu kez bir renk defteri tut. Her sahnede bir kareyi durdur ve dört şeyi not et: yüzü aydınlatan ışığın kaynağı (gün, lamba, ay, ekran), baskın renk tonu (sıcak, soğuk, nötr), yüzün kadrajdaki büyüklüğü (yakın, orta, uzak) ve yüzün gölgeli bölümlerinde ayrıntının seçilip seçilmediği. Dördüncü sütun, bu dosyanın en önemli sütunudur; bir yüzün gölgede bile okunur kalması, filmin ışık kararlarının asıl sınavıdır.

Seçimin dışında kalan anlar da defterin için iyi adaylardır. Paula'nın kapı aralığında oğluna bağırdığı anlar, bir annenin öfkesinin bir ışıkla nasıl kurulduğunu sorar. Okul bahçesindeki saldırı, bir şiddet anının kadrajda nasıl tutulduğunu. Chiron'un tedavi merkezinde annesiyle barıştığı sahne ise, iki yüzün bir bağışlama anında nasıl yan yana durduğunu. Asıl dördüyle işin bitince bu üçünden birine geri dön ve aynı sütunlarla doldur.

Son bir uyarı. Renk defteri tutarken, kendi ekranının da bir renk kişiliği olduğunu unutma. Bir telefon ekranı, bir dizüstü bilgisayar ve bir sinema perdesi, aynı kareyi farklı sıcaklıkta ve farklı parlaklıkta gösterir; gölgedeki ayrıntı en çok ekrandan ekrana değişen şeydir. İlk bölümde ekranının ayarını künyeye yazmanı istemiştik; bu sayım, o ayarın neden önemli olduğunu gösterecek. Eğer bir sahnede yüzün gölgeli yanı tamamen kararmışsa, bunun filmin mi, yoksa ekranının mı kararı olduğunu sormadan bir sonuca varma.

Sahneler

Sığınak

Ne görüyorum, ne duyuyorum? Boş, harap, içinde uyuşturucu içilen bir daire. Peşindeki çocuklardan kurtulmak için oraya sığınan küçük bir oğlan, bir köşede sessizce beklemektedir. Juan içeri girer ve onu bulur. Oğlan konuşmaz. Juan onu oradan çıkarır ve geceyi geçirmesi için kendi evine, sevgilisi Teresa'nın yanına götürür. Çocuk o gece neredeyse hiç konuşmaz; ertesi gün Juan onu annesine geri götürür. Mahalle ona «Little» der; asıl adı Chiron'dur.

Nasıl yapılmış? Bu sahnenin merkezi bir sessizlik ve bir mesafedir. Çocuk konuşmaz; yetişkin, ona yaklaşmak için bir yol arar. Kendi kopyanda renk defterine şunları yaz: terk edilmiş evin içi nasıl ışıklanmış? Işık bir pencereden mi, bir kapı aralığından mı geliyor? Çocuğun yüzü karanlıkta mı, yoksa ışığın içinde mi? Bir de kadraja bak: Juan ile çocuk aynı karede mi, yoksa ayrı karelerde mi gösteriliyor? Bu bölümün renk kişiliği deriyi koyulaştırıp ısıtmaya yöneliktir; oğlanın yüzünün bu ilk karşılaşmada ne kadar sıcak ve ne kadar ayrıntılı göründüğünü kaydet.

Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden bu karşılaşma, bir çocuk ile ona kol kanat geren bir büyük arasındaki bağın ilk düğümüdür. Seyirci yönünden işlev, filmin dilini öğretmektir: bu filmde bir karakter az konuşur ve onun iç dünyası, bir yüzden ve bir sessizlikten okunacaktır. Üç ayrı oyuncuda tek bir insanı nasıl tanıyacağın sorusuna bu sahne ilk ipucunu verir: bir çocuğun gözleri, bir sessizlik, bir yetişkinin karşısında kendini koruyan bir beden.

Ne anlama gelebilir? Bir okuma sahneyi bir kurtuluş olarak görür: bir yetişkin, bir çocuğu tehlikeli bir yerden çıkarır, ona yemek ve bir yatak verir. Bu okumada Juan, bir baba figürüdür. Başka bir okuma aynı sahneye bir çelişki ekler: Juan, çocuğun saklandığı türden evlere uyuşturucu sağlayan adamdır; onu kurtardığı yer, kendi işinin bir parçasıdır. Bu çelişki, ilk bölümün sonunda, Chiron'un Juan'a sorduğu iki soruda açıkça dile gelecek. Film, bu ilk sahnede o çelişkiyi henüz söylemez; ama terk edilmiş evin görüntüsü, onu sessizce kadraja yerleştirir.

Sahil

Ne görüyorum, ne duyuyorum? Gece, deniz kıyısı. Genç Chiron yalnız oturmaktadır; Kevin gelir ve yanına oturur. Bir sigarayı paylaşırlar; ne olmak istediklerini, kimin ne zaman ağladığını ve Kevin'in ona yıllar önce verdiği adı konuşurlar. Arkada deniz, rüzgâr ve dalgaların sesi vardır. Bir süre sonra birbirlerine dönerler ve öpüşürler. Konuşma kısa ve yarım yamalaktır; anın ağırlığını sözler değil, iki yüz ve bir sessizlik taşır.

Nasıl yapılmış? Bu sahne gece geçer ve ışık sorusu burada en keskin hâlini alır. Karanlık bir sahilde iki koyu tenli yüzün okunur kalması, bir ışık kararıdır. Ten dersinde gece sahnelerinde yüzlere mavi ve mor tonların düştüğünü görmüştük; bu sahnede renk defterine şunları yaz: ışık nereden geliyor gibi görünüyor, aydan mı, uzaktaki şehirden mi, görünmeyen bir kaynaktan mı? İki yüzün gölgeli yanlarında ayrıntı seçiliyor mu? Bu bölümün tonu görüntüye yeşile çalan bir mavilik katar; çocukluğun sıcak derisiyle bu gecenin serin tonları arasındaki farkı kaydet.

Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden sahne, Chiron'un ilk yakınlığıdır ve ikinci bölümün dönüm noktasıdır: ertesi günkü saldırı, bu gecenin anlamını tersine çevirecek. Seyirci yönünden işlev, bir iç dünyayı görünür kılmaktır. Chiron film boyunca az konuşur; bu sahnede de az konuşur, ama yüzü ilk kez bir rahatlama, bir korku ve bir istek arasında açık görünür. İlk bölümün ikinci sorusu, tenin hangi ışıkta ve renkte göründüğünü soruyordu. Bu gece, o sorunun en önemli yanıtıdır: film, iki gencin en savunmasız anını karanlığa gömmez, onu bir ışıkla korur.

Ne anlama gelebilir? Bir okuma sahneyi bir kabul anı olarak görür: Chiron, kendisinden utandırılmaya çalışıldığı bir dünyada, ilk kez bir başkası tarafından kabul edilir; ışık, bu kabulün görsel karşılığıdır. Başka bir okuma sahnenin kırılganlığına bakar: bu kabul gizli, gece ve kısa sürelidir; ertesi gün, aynı arkadaşın eli Chiron'a vuracaktır. Bu okumada sahilin karanlığı bir korunak olduğu kadar bir saklanma yeridir de. Bu iki bakış birbiriyle yarışmaz; ikisinin de çıktığı yer aynı görüntüdür: film, bu anı ne bir utanç ne bir tehlike olarak, bir güzellik olarak ışıklandırır.

Lokanta

Ne görüyorum, ne duyuyorum? Yıllar sonra, Miami'de küçük bir lokanta. İri yapılı, sessiz bir adam, artık «Black» diye anılan Chiron, tezgâhın önüne oturur. Kevin, aşçı önlüğüyle, onu tanır ve ona yemek hazırlar. Kevin soru üstüne soru sorar; konuğu çoğuna bir omuz silkmesiyle karşılık verir. Kevin oğlundan, hapisten, şimdiki hayatından söz eder. Sonra köşedeki müzik kutusuna gider ve altmışlardan kalma bir soul şarkısını, «Hello Stranger»ı seçer. Şarkı çalarken iki adam birbirine bakar.

Nasıl yapılmış? Bu sahne, filmin üçüncü bölümünü kurgulayan Joi McMillon'un elinden çıkmıştır ve yapım kayıtlarına göre görüntü yönetmeni Laxton'ın en sevdiği sahnedir. Sahnenin merkezi bir yavaşlık ve bir bekleyiştir: söz azdır, bakışlar uzundur. Renk defterine şunları yaz: lokantanın içi hangi ışıkla aydınlanıyor, tavandaki lambalarla mı, pencereden gelen bir ışıkla mı? İki yüz aynı karede mi, yoksa bir karşı çekim düzeninde mi gösteriliyor? Şarkı başladığında kurgu değişiyor mu, planlar uzuyor mu? Kayıttan çalınan bir şarkının sahneye ne kattığını konuştuğumuz derste (8.6) bıraktığımız soruyu burada sor: ezgi başlayınca planların süresi değişiyor mu?

Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden sahne, ikinci bölümün ihanetinden sonra iki adamın ilk karşılaşmasıdır ve bir onarımın başlangıcıdır. Seyirci yönünden işlev, bir bekleyiş kurmaktır: seyirci, iki adamın aralarındaki geçmişi bilir ve bir şeyin söylenmesini bekler; ama söz gelmez, onun yerine bir şarkı gelir. İlk bölümün üçüncü sorusu, kameranın bir yüze ne kadar yaklaştığını soruyordu. Bu sahnede kameranın iki yüze olan uzaklığını not et; bir bakışın, bir sözün yerini nasıl aldığını bu uzaklıkta görürsün.

Ne anlama gelebilir? Bir okuma sahneyi bir sertliğin çözülüşü olarak görür: yıllardır bir kabuğun içinde yaşayan bir adam, bir yemek, bir şarkı ve bir eski arkadaşın sesiyle yavaş yavaş açılır. Bu okumada Chiron'un sessizliği bir savunmadır ve şarkı, o savunmayı delen ilk şeydir. Başka bir okuma sahnenin bir aynalama olduğunu söyler: ilk bölümde bir yetişkin, Juan, bir çocuğa evinin kapısını açmıştı; şimdi bir başka adam, Kevin, yetişkin Chiron'a yemek yapar. Bakım ve beslenme, filmin üç bölümünde de bir sevginin dili olarak tekrar eder. Bu yorumu sınamak için ilk bölümdeki Juan'ın evindeki geceye geri dön ve iki sahneyi renk defterinde yan yana koy.

Son görüntü

Ne görüyorum, ne duyuyorum? Kevin'in evinde, iki adam yan yana. Chiron, yıllar önceki gecelerinden beri kimseyle yakınlaşmadığını söyler. Kevin onu teselli eder. Ardından görüntü başka bir zamana sıçrar: gece, kumsal, gökten süzülen soğuk bir aydınlık. Küçük bir çocuk, «Little», ay ışığında kumsaldadır; denize bakar ve kamera onun yüzüne, iri açılmış gözlerine yaklaşır. Film burada biter.

Nasıl yapılmış? Bu son görüntü, filmin kurgusunda bir zaman sıçramasıdır: bir yetişkinin odasından bir çocuğun sahiline geçilir. Renk defterine şunları yaz: bu son karede ışığın rengi ne? Çocuğun teni, ilk bölümün sıcak tonlarında mı, yoksa filmin adına ve oyunun adına yankı veren mavi bir ışıkta mı görünüyor? Yüzün ayrıntısı, gece ışığında bile seçiliyor mu? Bir de bakışa dikkat et: çocuk denize mi bakıyor, kameraya mı? Bu son kare eleştirmenler tarafından farklı betimlenir; kendi kopyanda ne gördüğünü yaz. Bakış seyirciye mi yöneltilmiş, yoksa yetişkin Chiron'un kendi geçmişine bakışı mı?

Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden son görüntü, filmin üç bölümünü bir araya getirir: yetişkin Chiron, kendini çocukken hatırlar ve üç yüz, bir hatırada birleşir. Seyirci açısından bu kare, filmi bir düğüm çözümüyle değil, bir soru işaretiyle kapatır. Kevin'in tesellisinin ne getireceğini bilmeyiz; ama filmin son bakışı, bir geleceğe değil, bir çocuğa, bir başlangıca yöneliktir. Üç yüzü bir kişiye bağlayan bağın ne olduğu sorusuna film burada kendi karşılığını verir: bir yetişkinin içinde hâlâ duran bir çocukla.

Ne anlama gelebilir? Bir okuma son görüntüyü bir kabul olarak görür: yetişkin Chiron, sert kabuğunun altında, çocukluğundaki kırılgan ve görülmek isteyen çocuğu hatırlar ve onu kabul eder. Bu okumada çocuğun iri açılmış gözleri, kendini sonunda görülmeye açan bir insanın bakışıdır. Başka bir bakış başlığın kendisine döner: gece ışığında koyu derinin maviye çalması, bir tenin bir ışıkta başka bir renge bürünmesi, bir kimliğin sabit değil, ışıkla ve bakışla birlikte değişen bir şey olduğunu söyler. Bu okumada son görüntü, bir yüzün ne kadar farklı ışıklarda, farklı renklerde ve farklı yaşlarda görülebileceğinin özeti olur.

Dört sahnede bir bakım motifi de dolaşır. Sığınağın ardından Juan oğlana kendi evinin kapısını açar ve ona bir gecelik bir yuva verir; yıllar sonra Kevin, aynı oğlanın büyümüş hâline kendi elleriyle yemek pişirir. Bu iki an arasında bir köprü kurulur: bir yetişkinin bir çocuğa açtığı ev, bir arkadaşın bir eski arkadaşa uzattığı tabakta yankılanır. Renk defterine bu iki anı yan yana yaz. Işık, ton ve yüzlerin büyüklüğü bakımından birbirine benziyorlar mı? Benzerlik bilinçli bir kurgu kararı mı, yoksa senin kurduğun bir bağlantı mı? İkinci olasılık da değerlidir; bir okur, filmin söylemediği ama izin verdiği bağları kurabilir, yeter ki bunu bildiğini bilsin.

Sahneler arasında

Dört sahne bir ışık yolculuğu çizer. Sığınakta çocuğun yüzü, ilk bölümün sıcak tonlarında ve bir terk edilmişliğin içinde; sahilde iki gencin yüzü, ikinci bölümün daha soğuk tonlarında ve bir gece ışığında; lokantada iki adamın yüzü, üçüncü bölümün tonlarında ve bir iç mekânın ışığında; son görüntüde ise bir çocuğun yüzü, yeniden, ay ışığında. Film bir dönemden öbürüne geçerken yalnızca oyuncusunu değil, ışığını ve rengini de değiştirir; ama son karede başa döner.

Konuşmanın yeri de bu dizide değişir. Sığınakta çocuk hiç konuşmaz; sahilde iki genç kısa ve yarım cümlelerle konuşur; lokantada konuşma uzar, ama Chiron sorulara yanıt vermez ve sonunda bir şarkı konuşur; son görüntüde ise hiç söz yoktur, yalnızca bir bakış. Film, en önemli anlarını sözsüz bırakır ve bu sözsüzlüğü, bir yüzün ayrıntısıyla doldurur.

Ten ve ışık bu filmde bir yan konu değildir; bütün okumanın taşıyıcısıdır. Renk defterinin dördüncü sütununa, yani gölgede ayrıntının seçilip seçilmediğine bak. Dört sahnenin dördünde de yüzlerin gölgeli bölümlerinde bir ayrıntı kalıyorsa, filmin ışık ve renk kararlarının asıl amacını kendi gözünle görmüş olursun: bir koyu tenli yüzü, sinema tarihinin uzun süre yapmadığı biçimde, hiçbir anında karanlığa terk etmemek. Ten dersi bu kararın tarihsel arka planını anlatmıştı; bu dosya, o kararın bir filmin bütününde nasıl uygulandığını gösterdi. Kendi gözlemin, kaynakların söylediğiyle örtüşüyor mu? Örtüşmüyorsa, hangi sahnede ayrıldığını yaz.

Son olarak renk defterini dördüncü bölüme götür. Bu filme dair yazılanların çoğu iki tartışmanın çevresinde toplanır: bu film siyah bir erkekliğin ve cinselliğin temsili olarak nasıl okunmalı, ve bir kişisel hikâye ile bir topluluğun hikâyesi arasındaki denge nerede kuruluyor? Senin ışık ve renk sayımın, bu iki soruya da ekrandan bir dayanak verecek.

Kaynaklar

Sonraki derse köprü

Ay Işığı dosyasının dördüncü bölümü, F91-D4, filmin eleştiri geleneğinde nasıl okunduğunu sırayla deneyecek: siyah erkekliğin ve cinselliğin bir temsili olarak, bir oyunun ve iki kişisel hayatın sinemaya aktarılması olarak, bir ışık ve renk zanaatının örneği olarak ve bir Akademi Ödülü'nün ve bir kanonun tartışması olarak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.