İçeriğe geç

F91-D1 · Seviye 1 · Filmin dili · Film dosyası · İzlemeden önce

Ay Işığı — İzlemeden önce

Bağlamı, yapım koşullarını, izlenecek kopyayı ve izlerken sorulacak üç soruyu verir; olay örgüsünü açmaz. Koyu tenin ışıklanması ve rengi: üç dönemde bir yüzün okunması.

Film Okuma Akademisi — Filmin dili · 1.863 kelime · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Neden bu film

Miami'de geçen bu filmi ilk kez, tenin ışıkla nasıl kurulduğunu tartıştığımız derste (5.4) gördün. O derste akademinin her bölümde sorduğu bir sorunun, «kim nasıl görünüyor?» sorusunun teknik ve tarihsel köklerine inmiş, sinema tarihinin büyük bölümünde koyu tenli yüzlerin aynı özenle ışıklanmadığını konuşmuştuk. Ay Işığı o derste bir örnekti: ay ışığında mavi görünen siyah çocuklara dair bir hatıra ve gece sahnelerinde mavi ve mor tonlarla parlayan yüzler. Bu dosya o örneği bir filmin bütününe yayacak.

Filmi seçmemizin ilk nedeni budur: bu akademinin her derste sorduğu ten ve ışık sorusu, bu filmde bir yan soru değil, filmin dilinin merkezidir. Önceki dosyalarda bu soruyu bir filmin kenarına, bir yüze, bir sahneye sorduk; burada filmin bütün görüntü kararları, kamera seçiminden renk düzenlemesine kadar, bir yüzün nasıl görüneceği sorusuyla birlikte alınmıştır. Bir okur için bu, ışığın, rengin ve tenin birlikte nasıl bir dil kurduğunu görmenin en açık yollarından biridir.

İkinci neden, filmin yapısıdır. Film, bir insanın hayatını üç döneme ayırır: çocukluk, gençlik ve yetişkinlik. Her dönemde bu insanı bir başka oyuncu canlandırır. Seyirci, üç ayrı yüzde, üç ayrı bedende aynı kişiyi tanımak zorundadır. Müfredattaki satır bunu şöyle söyler: üç dönemde bir yüzün okunması. Bir yüzün nasıl ışıklandığı ile bir yüzün nasıl tanındığı, bu filmde aynı sorunun iki yanıdır.

Üçüncü neden, son birkaç dosyanın biriktirdiği bir sorudur. Çöl kovalamacasında deri, boya ve kir altında bir aidiyet işaretine dönüşüyordu; Hong Kong koridorlarında bir kadının yüzü lambanın her yeni açısında başka bir renge bürünüyordu. Jenkins'in filminde ise tek bir insanın yüzü, yıllar boyunca, üç ayrı oyuncunun derisinde ve üç ayrı renk düzeninde izlenir. Bu seviyenin film dosyaları arasında yüz ile ışık arasındaki ilişkiyi bu kadar uzun bir zamana yayan başka bir örnek yoktur.

Bir de filmin adının kendisi üzerine düşün. Oyunun adı, ay ışığında siyah çocukların mavi göründüğünü söyler; bu, bir tenin ışık altında başka bir renge bürünebileceğini, bir yüzün sabit bir renk değil, bir ışıkla birlikte var olan bir görüntü olduğunu anlatan bir cümledir. Ten dersinde konuştuğumuz soru, film başlamadan, adının içinde zaten sorulmuştur. Bu ad, bir okura bir yöntem de önerir: bu filmde bir yüzün rengini, onu aydınlatan ışığın renginden ayırmadan düşün. Gündüzün beyaz ışığı, bir sokak lambasının sarısı, ay ışığının mavisi: aynı ten, bunların her birinde başka bir hikâye anlatabilir.

Bağlam

Film, oyun yazarı Tarell Alvin McCraney'nin yayımlanmamış, yarı otobiyografik oyunu In Moonlight Black Boys Look Blue'ya, yani «Ay ışığında siyah çocuklar mavi görünür»e dayanır. McCraney bu oyunu 2003'te, annesinin AIDS'ten ölümünün ardından yazmıştı; oyun yaklaşık on yıl rafta kaldıktan sonra filme temel oldu. Jenkins ile McCraney benzer çocukluklar yaşamıştı: ikisi de Miami'nin Liberty City mahallesinde, Liberty Square adlı toplu konut bölgesinde büyümüş ve ikisinin de anneleri bağımlıydı.

Bu kişisel geçmiş, bir yapıtı yaratıcısının hayatıyla açıklamanın bilinen riskine (1.6) karşı dikkatle tutulmalıdır. Bir filmin yaratıcılarının hayatını bilmek, filmi anlamaya yardım eder; ama filmi bir otobiyografiye indirgemek, onun biçim kararlarını görünmez kılabilir. Film, yönetmenin ve oyun yazarının hayatından malzeme alır, ama onu bir sinema dili içinde, ışıkla, renkle ve kadrajla yeniden kurar.

Filmin yapıldığı dönem de bir bağlamdır. Jenkins'in ilk uzun filmi Medicine for Melancholy 2008'de çıkmıştı; ondan sonra yazdığı senaryolardan hiçbiri yapıma girmedi. Ay Işığı, düşük bütçeli, «sinematik ve kişisel» bir film olarak tasarlandı. Film, A24 şirketinin ilk yapımı oldu ve Plan B Entertainment'ın desteğiyle çekildi. Gösterime girdiğinde, tamamı siyah oyunculardan oluşan, eşcinsel bir karakterin hayatını merkeze alan ve geniş biçimde pazarlanan ilk film olarak anıldı; En İyi Film dalında Akademi Ödülü kazandı.

Filmin geçtiği zaman da bir arka plandır: hikâyenin ilk bölümü, Miami'de bağımlılık yapan bir uyuşturucunun, kokainin bir türünün mahalleleri sardığı yıllarda geçer. Filmin dünyası, bir çocuğun büyüdüğü bir mahallenin yoksulluğu, şiddeti ve dayanışmasıyla kuruludur. Bu dünyayı izlerken, bir filmin bir topluluğu dışarıdan bir manzara gibi mi, yoksa içeriden bir yer olarak mı gösterdiğini sor. Naomie Harris'in aktardığına göre Liberty Square'de çekimler sırasında topluluk, ilk kez biri onları ekranda temsil etmek istediği için bir gurur ve destek duygusu göstermişti.

Yapım

Filmi Barry Jenkins yazdı ve yönetti. McCraney'nin oyunu üç bölümden oluşuyordu, ama bu bölümler aynı anda akıyor ve seyirci bir günün içinde üç karakteri birlikte izliyordu; oyunda karakterlerin aynı kişi olduğu ancak ortada belli oluyordu. Jenkins bu yapıyı değiştirdi ve üç bölümü ayrı ayrı, sırayla anlatılan üç bölüme dönüştürdü.

Oyuncu seçimi bu yapının merkezindedir. Ana karakter Chiron'u üç oyuncu canlandırır: çocukluğunda Alex Hibbert, gençliğinde Ashton Sanders, yetişkinliğinde Trevante Rhodes. Chiron'un arkadaşı Kevin'i de üç oyuncu oynar. Mahershala Ali, Naomie Harris ve Janelle Monáe öbür önemli rollerdedir. Ali bu filmle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Akademi Ödülü kazandı.

Bu karar, bir okur için önemli bir soru açar. Üç oyuncu birbirini hiç görmeden aynı karakteri oynamışsa, seyirci üç bölümde aynı kişiyi neyle tanır? Bir yüzün benzerliğiyle mi, bir bakışın, bir yürüyüşün, bir sessizliğin sürekliliğiyle mi? Yüz dersinde (4.4) yüzün kadrajda bir manzara gibi okunabileceğini görmüştün; bu filmde aynı manzara, üç ayrı yüzde yeniden kurulur.

Görüntü yönetmeni, Jenkins'in uzun süreli arkadaşı ve ilk filminin de görüntü yönetmeni olan James Laxton'dır. İkisi, filmin «belgesel görünümü»nden kaçınmak istedi. Bu yüzden film, geniş bir sinemaskop oranında ve teni daha iyi aktaran bir dijital kamerayla çekildi. Renk düzenleyicisi Alex Bickel'le birlikte, görüntüdeki ayrıntıyı ve rengi korurken kontrastı ve doygunluğu artıran bir renk düzenlemesi yarattılar.

Bu, ten dersinin sorusuna bir yapım düzeyinde verilmiş yanıttır. O derste şeridin ve lambanın bütün yüzlere aynı cömertlikle davranmadığını, koyu bir yüzü iyi aydınlatmanın bilinçli bir karar ve bir ustalık işi olduğunu görmüştük. Bu filmde kamera, teni iyi aktardığı için seçilmiştir; renk düzenlemesi tenin ayrıntısını korumak için kurulmuştur; ve üç bölüm, üç ayrı film stoğunun, yani üç ayrı ten görüntüsünün taklidiyle birbirinden ayrılır. Bir filmin bütün görüntü kararlarının bir yüzün nasıl görüneceği etrafında alınması, bu akademinin film listesinde başka hiçbir dosyada bu kadar açık değildir.

Kurgu ve müzik de filmin dokusunun parçasıdır. Filmi Jenkins'in üniversiteden arkadaşları Joi McMillon ve Nat Sanders kurguladı; Sanders ilk iki bölümü, McMillon üçüncü bölümü üstlendi. McMillon, kurgu dalında Akademi Ödülü'ne aday gösterilen ilk siyah kadın oldu. Müziği Nicholas Britell yaptı; Britell, hip hop remikslerinde kullanılan, kayıtları yavaşlatıp bölen bir tekniği orkestra müziğine uygulayarak akışkan ve basları ağır bir müzik kurdu. Bir filmin müziğinin sahneye bir ruh hâli giydirdiğini (8.5) biliyorsun; bu filmde müzik, bir orkestra geleneği ile bir sokak müziği geleneğini aynı seste birleştirir.

Hangi kopya

Bu filmde kopya seçimi, ten ve renk sorusunun kendisidir. Renk düzenlemesi tenin ayrıntısını korumak için özenle kurulmuştur; kötü bir aktarım ya da yanlış ayarlanmış bir ekran, bu ayrıntıyı ilk kaybeden şey olur. Koyu tonlar birbirine karışır, yüzler gölgede bir lekeye dönüşür ve filmin en önemli kararı, tenin ışıklanması, görünmez hâle gelir.

Bu yüzden filmi mümkün olduğunca yüksek kaliteli bir yayınla ve iyi ayarlanmış bir ekranda izle. Ekranının parlaklığını aşırı yükseltme ya da «canlı» renk modlarına alma; bu modlar doygunluğu kendi kurallarına göre artırır ve renk düzenleyicisinin kararlarının üzerine yazar. Akşam ya da karanlık bir odada izlemek, gece sahnelerindeki mavi ve mor tonların ayrıntısını görmeni kolaylaştırır. İzleme koşulu dersinde (0.6) bir ekranın bir okumayı nasıl değiştirdiğini konuşmuştuk; bu film, o dersin en çok işe yarayacağı yerlerden biridir.

Görüntü oranına da dikkat et. Film geniş sinemaskop oranında çekilmiştir; kırpılmış bir aktarım, karakterlerin kadrajdaki yerini, özellikle iki kişinin aynı karede birbirine olan uzaklığını bozar. Oranın kendisi de bir düzenleme kararıdır (2.7); bu filmde geniş kadraj, çoğu zaman tek bir yüzün çevresindeki boşluğu da taşır.

Kulağını da ihmal etme. Film İngilizcedir; karakterlerin konuşma biçimi, bir mahallenin ve bir topluluğun sesidir. Özgün sesle ve dikkatli bir altyazıyla izle. Britell'in müziğinin ağır basları ve kayıtlardan alınmış şarkılar, sesi sıkıştıran bir hoparlörde kaybolabilir.

Künye satırına üç şey yaz: yayının kaynağı, ekranın türü ve ayarı, görüntü oranı. İkincisi bu dosyada sıradan bir teknik bilgi değildir; ten üzerine yapacağın bütün gözlemler ona bağlı olacak.

İzlerken üç soru

Miller'ın filminde gözün nereye takıldığını, haritayı ve hızın kırıldığı yeri sormuştuk. Bu dosyanın soruları bir yüze, bir renge ve bir sürekliliğe bakıyor. Filmi bir kez, kesintisiz ve karanlık bir odada izle. Bitince her soru için bir anı deftere, olayla adlandırarak yaz.

  1. Üç bölümde aynı kişiyi neyle tanıyorsun? Çocuk, genç ve yetişkin Chiron'u birbirine bağlayan şey bir yüz benzerliği mi, bir bakış mı, bir duruş mu, bir sessizlik mi? Hangi bölüm geçişinde bu bağı kurmakta zorlandın?
  2. Ten hangi ışıkta, hangi renkte görünüyor? Gündüz sahnelerinde, gece sahnelerinde, iç mekânlarda yüzler nasıl ışıklanıyor? Mavi, mor ya da başka renkler bir yüze ne zaman düşüyor? Üç bölümün renklerinde bir fark sezdin mi?
  3. Kamera bir yüze ne kadar yaklaşıyor? Bir karakter kameraya mı, bir başka karaktere mi, yoksa boşluğa mı bakıyor? Bir yüzün kadrajı doldurduğu anlar nerede, bir yüzün çevresindeki büyük boşlukta neredeyse yittiği anlar nerede?

İkinci soru, bu dosyada bütün ten ve ışık sorularının özüdür. Ten dersinde soyut kalan karar, burada kendi gözünün önünde, sahne sahne alınır. İzlerken şuna da bak: film, koyu tenli yüzleri bir sorun gibi değil, bir güzellik olarak mı ışıklandırıyor? Bir yüz, gölgede bile ayrıntısını koruyor mu? Ve üç bölümün renk farkı, Fuji, Agfa ve Kodak taklitleri, sana bir zaman geçişi, bir ruh hâli değişimi olarak mı geliyor?

Bir duyarlılık notu da ekleyelim. Bu film bir topluluğun yoksulluğunu, bağımlılığı ve şiddeti de gösterir; bir okur bu konuları izlerken, bir filmin bir topluluğu nasıl temsil ettiği sorusunu sormalıdır. Naomie Harris'in, bir bağımlı anneyi oynamadan önce bunun klişe bir siyah kadın tasviri olmasından çekindiği, Jenkins'in ise karakterin kendisinin ve McCraney'nin annelerini temsil ettiğini vurguladığı aktarılır. Bu bilgi bir yorum değil, bir başlangıç noktasıdır: film bu karakterleri bir klişe olarak mı, yoksa ayrıntılı insanlar olarak mı kuruyor? Yanıtını bir hükümle değil, ekranda gördüğün ayrıntılarla ara.

Kaynaklar

Sonraki derse köprü

Film bittiğinde Ay Işığı'nın yapı bölümüne, F91-D2'ye geç. O bölüm üç bölüme ayrılmış bir hayatın aşamalarını izleyecek, bölümler arasında atlanan yılların hikâyeyi nasıl biçimlendirdiğini ve filmin bir karakterin iç dünyasını seyirciye az sözle, hangi sırayla açtığını çözümleyecek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.