F90-D3 · Seviye 1 · Filmin dili · Film dosyası · Yakın okuma
Mad Max: Fury Road — Yakın okuma
Üç ya da dört anahtar sahneyi dört soruyla, biçim unsurları düzeyinde okur. Hızlı kurguda okunur kalmak: kadrajın merkezi, ritim ve aksiyon coğrafyası.
Film Okuma Akademisi — Filmin dili · 2.265 kelime · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Bu bölüm filmin tamamını konuşur ve sonunu açar. Filmi izlemediysen önce birinci bölümü oku.
Sürpriz uyarısı
Bu sayfa, tutsak Max'in açılışta neye dönüştürüldüğünü, fırtınanın içinde kimin kendini havaya uçurmaya kalktığını, gece bataklığında kimin saf değiştirdiğini ve Furiosa'nın neden kumların arasında yere çöktüğünü kare kare inceler. Filmin hızına ilk kez bu bilgilerle girmek, onun sarsıcı yanını törpüler. Henüz izlemediysen önce filmi izle. İzlediysen, yapı tablosuna eklediğin «yüz ne kadar okunuyor» başlığını ve ilk bölümde yazdığın «nerede karıştırdım» notlarını önüne al.
Seçilen sahneler
Bu filmi yakından okumak, öbür dosyalardan farklı bir alışkanlık ister. Önceki dosyalarda bir sahne çoğu zaman birkaç uzun plandan oluşuyordu ve her planı tek tek betimleyebiliyorduk. Burada bir sahne onlarca, bazen yüzlerce kısa plandan kurulur. Bu yüzden «Ne görüyorum, ne duyuyorum?» sorusuna bir plan dökümüyle değil, sahnenin genel akışıyla yanıt vereceğiz; «Nasıl yapılmış?» sorusunu ise üç yapım bilgisine dayandıracağız: merkezde tutulan ilgi noktası, plan plan ayarlanan kare hızı ve büyük ölçüde kamera önünde gerçekten yapılmış hareket.
Dört an şunlar. Birincisi Kale'deki açılış: Max'in yakalanıp bir kan kaynağına dönüştürüldüğü bölüm. İkincisi fırtına: Furiosa'nın peşindekileri bir toz bulutunun içine sürükleyip orada kaybettiği an. Üçüncüsü bataklık gecesi: tırın çamura saplandığı, takibin karanlıkta sürdüğü ve bir düşmanın saf değiştirdiği gece. Dördüncüsü kumullar: Yeşil Yer'in akıbetinin öğrenildiği ve filmin bütün hızının tek bir bedende durduğu an.
Sayım için bu dosyada bir kronometre kullanacaksın. Ortalama plan süresi hesabını (10.3) bu kez bir saatle yap. Her sahnenin bir bölümünü, örneğin yarım dakikasını seç ve o yarım dakikada kaç kesme olduğunu say; sonra aynı bölümde ilgi noktasının, yani gözünün takıldığı şeyin, karenin neresinde durduğunu bir kroki ile işaretle. Dört sahnenin sayımlarını yan yana koymak, filmin hızının nerede arttığını, nerede düştüğünü sana gösterecek.
Listenin dışında kalan anlar da değerlidir. Kanyondaki ihanet ve motosikletlilerin saldırısı, kalabalık bir aksiyonun en karmaşık örneğidir. Angharad'ın tırdan düştüğü an, bir ölümün hızlı kurgunun içinde ne kadar kısa sürebileceğini gösterir. Dönüş savaşının son bölümü ise bütün araçların ve karakterlerin aynı anda kadrajda olduğu bir finaldir. Dört sahneyi bitirdikten sonra bunlardan birini seç ve aynı kronometre ve kroki yöntemiyle say.
Kroki yöntemine bir uyarı eklemek gerekir. Hızlı bir sahnede ilgi noktasını işaretlemek, ilk denemede zor gelebilir; çoğu plan yarım saniye bile sürmez. Bu yüzden ilk sayımda yalnızca kesmeleri say, ikinci geçişte ise bir planı durdurup gözünün nereye gittiğini işaretle. Durdurma dersinde (0.5) bir görüntüyü dondurmanın, hızlı bir dizinin içinde göremediğimiz bir düzeni görünür kıldığını konuşmuştuk. Bu filmde dondurulmuş her kare, bir önceki ve bir sonraki kareyle karşılaştırıldığında, ilgi noktasının neredeyse aynı yerde kaldığını gösterebilir. Göz, planlar değiştiği hâlde yerinden oynamaz; değişen, o yerin içine gelen şeydir. Krokilerini üst üste koyduğunda, işaretlerin bir bölgede toplanıp toplanmadığına bak. Toplanıyorsa, filmin hızının seni yormamasının bir nedenini kendi çiziminde görmüş olursun.
Sahneler
Kale ve kan torbası
Ne görüyorum, ne duyuyorum? Çölde bir adam, kendi kısa iç sesiyle, kendini bir hayalet gibi anlatır. Sonra bir araç ordusu onu yakalar ve kayalara oyulmuş bir sığınağa sürükler. Orada saçı kazınır, sırtına bir damga basılır ve damarlarına bir boru takılır; boru, hasta görünen beyaz boyalı bir gencin damarına uzanır. Kaçmaya çalışır; dar koridorlarda, tavandan sarkan zincirlerin ve kafes kapılarının arasında koşar ve yeniden yakalanır.
Nasıl yapılmış? Açılış, filmin bütün dilini birkaç dakikaya sıkıştırır. Kaçış sahnesinde hareket hızlıdır, kesmeler sıktır; ama her planda gözün takılacağı tek bir şey vardır, çoğu zaman Max'in bedeni, ve o şey karenin ortasına yakındır. Yapım kayıtları, Miller'ın görüntü yönetmeninden tam olarak bunu istediğini söyler. Kendi kopyanda bu bölümün yarım dakikasını say: kaç kesme var? Kroki çizdiğinde, Max'in bedeninin işaretleri karenin ortasında mı toplanıyor? Bir de hızı izle: bazı planların hafifçe hızlanmış, bazılarının hafifçe yavaşlamış göründüğünü fark ediyor musun?
Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden açılış, bu çölün yasasını tek bir görüntüye sığdırır: burada bir beden, bir başkasının hayatta kalması için sağılan bir kuyu olabilir. Seyirci yönünden işlev, seyirciyi filmin hızına alıştırmaktır. Film hiçbir açıklama yapmadan seyirciyi bir kaçışın içine atar; seyirci bu ilk dakikalarda, hızlı kurgunun içinde neye bakacağını öğrenir. İlk bölümün birinci sorusu gözün nereye baktığını soruyordu. Açılış, bu sorunun ilk dersidir: göz, karenin ortasındaki bedene bakmayı öğrenir.
Ne anlama gelebilir? Bir okuma açılışı bir sömürü düzeninin tanıtımı olarak görür: Joe'nun dünyasında su, benzin ve kan aynı mantıkla yönetilir; insanlar birer meta, birer depodur. Bu okumada kan torbası, filmin bütün toplumsal düzeninin bir özetidir. Başka bir okuma açılışı Max'in bir kahraman olmaktan çok bir nesne olarak başlamasına bakar: filmin adını taşıyan adam, ilk sahnelerinde bir karar veren değil, bir başkasının bedenine bağlanan bir kaynaktır. Bu okuma, yapı bölümündeki gözleme bağlanır: Max hikâyenin itici gücü değildir. Yine de bir ayrıntı bu okumayı yumuşatır: açılışın iç sesi Max'e aittir; film onu bir nesne olarak gösterse de, bize ilk sözü onun ağzından verir.
Fırtına
Ne görüyorum, ne duyuyorum? Gökyüzünde kahverengi, dönen bir duvar belirir. Furiosa tırı bilerek oraya sürer. Arkasındaki araçlar birer birer bu duvarın içinde kaybolur; rüzgâr arabaları havaya kaldırır, ağaçlar ve parçalar uçuşur, yıldırımlar tozu aydınlatır. Max hâlâ Nux'un aracının önüne bağlıdır. Nux, kendini feda etmeye hazırlanır; Max zincirlerinden kurtulmaya çalışır. Ses, rüzgârın uğultusu, motorlar ve bağırışlarla dolar.
Nasıl yapılmış? Fırtına, bilgisayar desteğinin en çok hissedildiği yerlerden biridir. Ama Miller, filmdeki efektlerin büyük çoğunluğunun kamera önünde gerçekten yapıldığını söyler. Bu sahnede ikisi birleşir: gerçek araçlar, gerçek dublörler ve onların çevresine eklenmiş bir fırtına. Kendi kopyanda fırtına sahnesinin rengine bak: gündüzün sert ışığı bu bölümde nasıl değişiyor? Tozun içinde yüzler ne kadar seçiliyor? Kroki yaparken, bu kaosun içinde bile ilgi noktasının karenin ortasında kalıp kalmadığını işaretle.
Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden fırtına, ilk kovalamacanın sonudur: Furiosa, peşindeki orduyu doğanın kendisine teslim eder. Seyirci yönünden işlev, hızın içinde bir kaos anı yaratmaktır. Film şimdiye kadar okunur bir hız kurmuştu; fırtına, okunurluğun sınırını zorlar. Göz bu bölümde neyin nerede olduğunu kaybetmeye en yakındır. Harita sorusu (ilk bölümün ikincisi) en çetin sınavını burada verir ve film, bu zorluğu bilerek kurar.
Ne anlama gelebilir? Bir okuma fırtınayı bir arınma olarak görür: Joe'nun ordusu, insan yapımı bir gücün karşısında doğanın gücüyle dağılır; Furiosa, kaçışını bir felaketin içinden geçirerek kazanır. Başka bir okuma fırtınayı Nux'un ilk dönüm noktası olarak görür: kendini feda etmeye hazırlanan genç, bir tanrıya ulaşma umuduyla ölümü arar; bu ölüm gerçekleşmez ve Nux'un yolu buradan başka bir yöne eğilir. Üçüncü bir okuma ise fırtınayı bir biçim deneyi olarak okur: hızlı kurgunun, kadrajın merkezinin ve okunurluğun ne zaman çökebileceğini gösteren, filmin kendi kuralını bilerek sınadığı bir an.
Bataklık gecesi
Ne görüyorum, ne duyuyorum? Karanlık bir arazi, siste yükselen garip direkler, çamur. Tırın tekerlekleri balçığa gömülür. Arkadan gelen araçların ışıkları yaklaşır. Max ve Furiosa, arkalarına mayın bırakarak takibi yavaşlatır; ama tek bir araç, Kurşun Çiftçisi'nin aracı, karanlıkta ateş ederek gelmeye devam eder. İkisi birlikte çalışır, birinin tüfeği ötekinin omzuna dayanır ve takipçi kör edilir. Bu gecenin içinde, bir gün önce tırdan atılan genç savaşçı, tırın yeniden yola çıkmasına yardım eder.
Nasıl yapılmış? Bu sahnede ışık, öbür sahnelerden çok farklıdır. Gündüzün sert güneşi yerine gece vardır ve gecede ışık, büyük ölçüde araçların farlarından, patlamalardan ve namlu alevlerinden gelir. Motive ışık dersinde (5.3) ışığın sahnedeki bir kaynağa bağlandığını görmüştün; bu gecede araç farları ve patlamalar, karanlığın içinde seyircinin coğrafyayı kurmasını sağlayan tek kaynaklardır. Kendi kopyanda say: bu bölümde kaç kesme var? Gündüz kovalamacalarına göre kesmeler seyrekleşiyor mu? Kroki yaparken farların ve patlamaların karenin neresinde olduğunu da işaretle.
Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden bataklık gecesi, iki dönüşümü taşır. Max ile Furiosa ilk kez birlikte, bir ortaklık içinde çalışır; ve Nux, düşmandan bir ortağa dönüşür. Seyirci yönünden işlev bir yavaşlamadır. Gece, gündüzün kovalamacasından sonra bir nefes alanı açar; takip sürer, ama tek bir takipçiye iner. İlk bölümün üçüncü sorusu filmin ne zaman yavaşladığını soruyordu. Bu gece, filmin yavaşladığı ilk büyük yerdir ve bu yavaşlama, karakterlerin birbirine yaklaşmasıyla aynı anda gelir.
Ne anlama gelebilir? Bir okuma geceyi bir ittifakın doğuşu olarak görür: Max ile Furiosa, birbirlerine güvenmeyi bir eylemin, bir silahın paylaşılmasıyla öğrenir; söz neredeyse yoktur. Başka bir okuma gecenin anlamını sonradan, Yeşil Yer'in akıbeti öğrenildiğinde kazandığını hatırlatır: bu karanlık, çamurlu ve yaşanmaz arazi, Furiosa'nın aradığı yerin kendisidir. Seyirci bunu bu gece bilmez; ama ikinci izlemede bataklık, bir kovalamaca sahnesi olmaktan çıkıp bir mezarlığa dönüşür. 0.3'te ikinci izlemenin bir sahneyi nasıl değiştirdiğini konuşmuştuk; bu gece, o değişimin en açık örneklerinden biridir.
Kumullar
Ne görüyorum, ne duyuyorum? Gün ağarmıştır. Motosikletli, yaşı ilerlemiş birkaç kadın, yüzündeki çizgilerden Furiosa'yı tanır. Ağızlarından çıkan haber, Furiosa'nın yıllardır içinde taşıdığı bir haritayı siler. Furiosa gruptan ayrılır, kumların üzerinde yürür ve bir süre sonra dizlerinin üstüne çöker. Uzaktan, geniş bir planda, bir insanın küçük figürü kumların ortasında görünür. Bir çığlık duyulur. Sonra sessizlik.
Nasıl yapılmış? Bu duraksamayı daha önce, kesme sıklığını konuşurken (7.6), kuralı bozan bir an olarak işaretlemiştin. Şimdi onu kronometreyle say. Furiosa'nın kumlara yürüyüşü ve diz çöküşü kaç plandan kuruluyor? Ortalama plan süresi, açılıştaki kaçışın ya da fırtınanın ortalamasından ne kadar uzun? Kroki yaparken bir şeye dikkat et: bu anda ilgi noktası, Furiosa'nın bedeni, karenin ortasında mı, yoksa geniş bir boşluğun içinde, kenara yakın küçük bir figür olarak mı duruyor? Filmin merkez kuralının burada kırılıp kırılmadığını kendi çiziminle gör.
Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden kumullar, hikâyenin dönüm noktasıdır: kaçış bir hedefini yitirir ve bu yitiriş, dönüş kararını doğurur. Seyirci yönünden işlev, bütün filmin hızını tek bir bedende durdurmaktır. Bir kovalamaca filmi, en önemli bilgisini bir patlamayla değil, bir yürüyüş ve bir diz çöküşüyle verir. Seyirci, filmin geri kalanında hızla geçtiği her şeyin ağırlığını burada hisseder.
Ne anlama gelebilir? Bir okuma anı bir yasın anı olarak görür: Furiosa, çocukluğunun yurdunu, bir umudun nesnesini kaybeder ve film bu kaybı bir sözle değil, bir bedenle gösterir. Başka bir okuma anı Furiosa'nın merkezliğine bağlar: filmin en önemli duygusal anı, adını taşıyan Max'e değil, Furiosa'ya aittir ve film bu anı, kadrajın bütün genişliğini ona vererek kurar. Bu okumaya bir itiraz da yöneltilebilir: an çok kısadır; film bu yasa uzun süre kalmaz ve hızla bir yeni karara, tuz düzlüğüne ve sonra dönüşe geçer. Belki de filmin dili, bir yasın bile bir yolun üzerinde, durmadan yaşanması gerektiğini söyler.
Bu dört sahnenin ses bandı da ayrıca dinlenmeyi hak eder. Joe'nun ordusunun içinde, bir aracın üstünde, gözleri olmayan bir gitarist yol boyunca çalar; künyede Doof Warrior adıyla anılan bu figürün gitarı alev de püskürtür ve yapım kayıtlarına göre hem araç hem gitar gerçekten çalışır durumdadır. Öykü içi ve öykü dışı ses dersinde (8.2) bir müziğin hikâyenin dünyasında bir kaynağı olup olmadığını sormuştuk. Bu filmde kovalamacanın müziğinin bir kısmı, hikâyenin içinde, bir aracın üstünde üretilir; savaş, kendi davulunu ve gitarını yanında taşır. Kendi kopyanda fırtınaya giden kovalamacayı dinlerken şunu ayırt etmeye çalış: duyduğun müzik o gitaristten mi geliyor, yoksa filmin dışından, bestecinin orkestrasından mı? İkisinin birbirine nasıl karıştığı, hızın içinde bir sürekliliği nasıl kurduğu, kesmelerin arasındaki köprüyü sesin nasıl taşıdığını gösterir.
Sahneler arasında
Dört sahne bir hız eğrisi çizer. Açılışta film hızlıdır ve seyirciyi bu hıza alıştırır; fırtınada hız bir kaosa dönüşür ve okunurluğun sınırına yaklaşır; bataklık gecesinde hız düşer, karanlık ve tek bir takipçi bir nefes alanı açar; kumullarda ise hız neredeyse tamamen durur. Kendi kronometre sayımların bu eğriyi doğruluyor mu? Yarım dakikadaki kesme sayıları, açılıştan kumullara doğru azalıyor mu?
Kadrajın merkezi de aynı eğri boyunca değişir. Açılışta ve fırtınada, ilgi noktası karenin ortasına yakın durur ve hızın içinde gözü yönlendirir. Bataklık gecesinde, farlar ve patlamalar karanlığın içinde başka bir düzen kurar. Kumullarda ise, eğer çizimlerin bunu gösteriyorsa, merkez kuralı gevşer: Furiosa, geniş bir boşluğun içinde küçük bir figürdür. Bu, filmin kuralını yalnızca bir kez, en önemli anında kırdığını düşündürebilir. Bir kuralın gücü bazen onun kırıldığı yerde görünür.
Bu dört durakta yüzlerin aydınlanış biçimi de başkalaşır. Açılışta savaşçı oğlanların beyaz boyalı bedenleri ile Max'in çıplak, kirli teni yan yana durur; fırtınada yüzler tozun içinde neredeyse kaybolur; bataklık gecesinde yüzler yalnızca farların ve alevlerin vurduğu anlarda görünür; kumullarda ise sabah ışığında Furiosa'nın yüzü ve bedeni, filmin hiçbir yerinde olmadığı kadar açık bir boşluğun içindedir. Ten dersi (5.4) bir yüzün ışıkla kurulduğunu göstermişti. Bu filmde soru şudur: bir yüzün okunur olması, onun hikâyedeki ağırlığıyla ilişkili mi? Kumullarda Furiosa'nın yüzü okunuyor mu, yoksa film onu da bir figüre mi indiriyor?
Dört sahneyi okurken bir de diyaloğun azlığını hesaba kat. Yapım kayıtlarına göre Miller filmi az sözle kurmak istemişti ve bu dört anda konuşulan söz, birkaç cümleyi geçmez. Açılışta bir iç ses, fırtınada bağırışlar, bataklıkta kısa komutlar, kumullarda bir haber ve bir çığlık. Bilginin neredeyse tamamı görüntüden, sesten ve bedenlerin hareketinden gelir. Bu, filmi bir sessiz film geleneğine yaklaştırır: anlatı, sözün değil, hareketin ve kadrajın sırtındadır.
Son olarak, kronometre ve kroki sayımlarını dördüncü bölüme götür. Fury Road'un eleştiri geleneği büyük ölçüde iki soru üzerinde durur: bu bir aksiyon filmi olarak mı, yoksa bir siyasal ve feminist alegori olarak mı okunmalı; ve hızlı kurgunun okunurluğu bir zanaatın mı, bir anlatı anlayışının mı ürünü? Senin sayımların bu tartışmaya ekrandan bir dayanak verecek.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
Dördüncü bölüm, F90-D4, filmi yorumlayanların önerdiği çerçeveleri tek tek sınayacak: bir aksiyon zanaatının doruğu olarak, feminist bir alegori olarak, kaynakların ve bedenlerin sömürüsü üzerine bir siyasal okuma olarak ve hızlı kurgunun okunurluğu üzerine bir tartışmanın örneği olarak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.