İçeriğe geç

F68-D3 · Seviye 1 · Filmin dili · Film dosyası · Yakın okuma

Üç Renk: Mavi — Yakın okuma

Üç ya da dört anahtar sahneyi dört soruyla, biçim unsurları düzeyinde okur. Yasın sesi ve rengi: müziğin kesilmesi, mavinin ve karartmanın işlevi.

Film Okuma Akademisi — Filmin dili · 2.265 kelime · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme

Bu bölüm filmin tamamını konuşur ve sonunu açar. Filmi izlemediysen önce birinci bölümü oku.

Sürpriz uyarısı

Bu bölümün son sahnesi filmin kapanışıdır: tamamlanan eserin koro bölümü, ekranda birer birer beliren insanlar ve Julie'nin yüzündeki son değişim. Hastanede neler olduğunu ve havuzda neyin Julie'yi izlediğini de açıkça konuşacağız. Filmi henüz görmediysen önce onu izle. Gördüysen, yapı tablosuna eklediğin renk notlarını aç; her bölümde Binoche'un yüzünü hangi tonun boyadığını orada yazmıştın.

Seçilen sahneler

Mavi'nin iki anına akademide zaten bakıldı. Sessizlik dersinde (8.4) kafedeki şeker küpünü ve havuzun su sesine çekilen ses bandını, Julie'nin dünyayı küçültmesinin biçimi olarak dinledik; rengin yer değiştirmesini işleyen derste (9.4) mavi boncuklu süsü, şekeri ve havuzu bir rengin yer değiştirmesi olarak izledik. Bu bölüm o anlara bir kez daha dönecek, ama başka bir soruyla: bir sahnede ses, renk ve kurgu aynı anda ne yapıyor? Önceki dersler bu üçünü ayrı ayrı ele aldı; burada onları bir arada okuyacağız.

Dört an şunlar. Birincisi hastane: kazadan sonra Julie'nin iyileştiği oda, ve bir ezginin, mavi bir parıltıyla birlikte onu ilk kez yakaladığı an. İkincisi kafe: Julie'nin yalnız oturduğu, bir şekerin kahveye battığı küçük masa. Üçüncüsü havuz: Julie'nin tek başına yüzdüğü, bestenin sesinin suyun altında bile onu bulduğu yer. Dördüncüsü kapanış: tamamlanan eserin çaldığı ve bir dizi yüzün art arda geldiği bitiş.

Bu anların yapım düzeyindeki ayrıntıları için kaynaklarımız sınırlıdır; hiçbir kaynak bu filmin plan plan dökümünü vermez. Yapım kayıtları bize iki genel şey söyler: Julie yok etmeye çalıştığı partisyonu düşündüğünde ekranı mavi bir ışık kaplar, ve film bazı sahnelerde bayrağın öbür renklerini, kırmızıyı ve beyazı, belirgin biçimde kullanır. Bunun ötesinde «Nasıl yapılmış?» sorusunun yanıtını, önceki dosyalarda olduğu gibi, kendi kopyanda yapacağın sayımla tamamlayacaksın. Sayım kâğıdına bu kez dört sütun aç: ses (müzik, gürültü, sessizlik), renk (mavi, sıcak, nötr), kararma (var, yok) ve ölçek (yakın, orta, geniş).

Dördün dışında kalan bazı anlar da ayrı bir dikkati hak eder. Julie'nin bakımevinde annesini ziyaret ettiği sahne, tanınmamanın bir yüzde nasıl göründüğünü sorar; kazaya tanık olan oğlanın kolyeyi getirdiği sahne, bir nesnenin bir geçmişi nasıl geri taşıdığını; Julie'nin yavru fareleri bulduğu an ise, bir annelik sarsıntısının sözsüz bir biçimini. Dört ana sahneyi bitirdiğinde bunlardan birine dön ve aynı dört sütunla say.

Dört sahnenin ortak bir yanı da var: hepsinde Julie neredeyse hiç konuşmaz. Bu, filmin söz ekonomisinin bir sonucudur, ama yakın okuma için bir yöntem de önerir. Söz olmadığında okurun elinde üç şey kalır: yüzün değişimi, sesin değişimi ve ışığın değişimi. Her sahnede bu üçünden hangisinin önce değiştiğini not et. Bir müzik mi önce gelir, bir ışık mı, yoksa Julie'nin yüzündeki küçük bir kıpırtı mı? Bu sıra, filmin bir duyguyu hangi kanaldan başlattığını gösterir ve dört sahnede aynı olup olmadığı, filmin bir kural kurup kurmadığını ortaya çıkarır.

Sahneler

Hastane

Ne görüyorum, ne duyuyorum? Bir hastane odası. Julie yatakta, kazadan sağ kalmış bedeniyle iyileşmeye çalışmaktadır. Bir an, elinde bir avuç hapla, onları yutarak canına kıymaya kalkar; ama yutamaz, hapları ağzından çıkarır. Bu odada ilk kez bir müzik onu bölüp geçer ve o müzikle birlikte mavi bir ışık ekranı kaplar. Söz çok azdır; ses bandını müzik ve odanın sessizliği doldurur.

Nasıl yapılmış? Sahnenin merkezi, ses ile ışığın birlikte gelmesidir. Yapım kayıtlarına göre Julie partisyonu düşündüğünde mavi bir ışık ekranı kaplar; hastanede bu ışık müzikle aynı anda belirir ve onunla birlikte çekilir. Kendi kopyanda şunu say: müzik ile mavi ışık aynı karede mi başlıyor? Müzik bittiğinde ışık da mı kayboluyor, yoksa bir an daha kalıyor mu? Bir de ölçeğe bak: Julie bu anda kadrajı yüzüyle mi dolduruyor, yoksa odanın boşluğu mu ağır basıyor?

Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden sahne, filmin iki ana çizgisini, yası ve müziği, ilk kez bir araya getirir. Seyirci yönünden işlev bir kural koymaktır: bu filmde müzik ve mavi ışık birlikte gelir ve birlikte bir şeyi, Julie'nin bastıramadığı bir geçmişi, taşır. Bu kural filmin geri kalanında tekrar edilecek ve her tekrarda seyirci onu daha hızlı tanıyacaktır. İlk bölümün birinci sorusu müziğin ne zaman girdiğini soruyordu. Hastane, o sorunun ilk yanıtıdır: müzik, Julie en savunmasız olduğunda girer.

Ne anlama gelebilir? Bir okuma, Woodward'ın ilk adımını izler: mavi ve müzik burada geleneksel bir yasın renkleri ve sesidir. Bu okumada hastane, bir kaybın ilk ve en çıplak anıdır. Başka bir okuma, Woodward'ın ikinci adımına bakar: müzik bir teselli değil, bir saldırıdır; Julie onu istemez, ama o gelir. Bu okumada mavi, yasın kendisinden çok, yastan kaçamamanın rengidir. Yutulamayan haplar da bu okumaya bir ayrıntı ekler: Julie ölümü bile seçemez; bedeni, iradesine karşı hayatta kalır. Film bu iki gerçeği, müziğin istemsiz gelişi ile hapların istemsiz reddini, aynı odada yan yana koyar.

Kafe

Ne görüyorum, ne duyuyorum? Paris'te, Julie'nin yeni mahallesinde bir kafe. Julie tek başına bir masada oturur, önünde bir fincan kahve vardır. Bir şeker küpünü kahveye değdirir ve küp yavaş yavaş kahveyi emer, kararır. Kamera bu minicik olayın burnunun dibine girer. Konuşma yoktur; kafenin uğultusu bile geri çekilmiş gibidir.

Nasıl yapılmış? Sessizlik dersinde bu planın süresinin hesaplandığına dair bir anlatıyı konuşmuştuk; burada başka bir şeye bakalım: ölçeğe ve tekrara. Kafe sahnesi filmde birden çok kez gelir; Julie aynı yerde, aynı masada, benzer bir yalnızlıkta oturur. Kendi kopyanda kafenin her görünüşünü say: Julie her seferinde aynı ölçekte mi görünüyor? Kafede bir müzik var mı, yoksa ses bandı her seferinde aynı sessizliğe mi çekiliyor? Bir de rengi say: kafe sahnelerinde mavi baskın mı, yoksa kafe, mavinin bulunmadığı, nötr bir yer mi? Şeker küpü planında rengin kahvenin koyuluğuna ve küpün beyazına indirgendiğine dikkat et.

Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden kafe, Julie'nin kurmaya çalıştığı yeni hayatın, yani bağsız, adsız ve olaysız bir hayatın sahnesidir. Seyirci yönünden işlev, dikkatin küçülmesini yaşatmaktır. Bir şeker parçasına neredeyse dokunacak mesafeden ve sabırla bakmak, seyircinin de Julie gibi dünyayı bir ayrıntıya indirmesine yol açar. Kafenin tekrar tekrar gelişi ise bir ritim kurar: Julie'nin hayatı bir alışkanlığa, her gün aynı masaya dönüşmüştür. Bu tekrar, geçmişin geri geldiği bölümde bozulacak; kafe, biri Julie'yi orada bulduğunda artık bir saklanma yeri olmaktan çıkar.

Ne anlama gelebilir? Bir okuma şeker küpünü bir dikkat egzersizi olarak görür: acıdan korunmak isteyen biri, bakışını en küçük, en anlamsız şeye diker; dünya bir küpe indiğinde, bir kaybın büyüklüğü bir an için dışarıda kalır. Başka bir okuma aynı planı bir imge olarak okur: beyaz bir küp, karanlık bir sıvıyı yavaşça emer ve onunla dolar; bir yasın bir insanı içten içe nasıl doldurduğunun bir sessiz resmi. Bu ikinci okumayı zayıflatan bir şey var: film küpe herhangi bir anlam yüklemez, onu bir müzikle ya da bir sözle vurgulamaz. Belki de planın gücü, tam olarak bir sembol olmayı reddetmesindedir.

Havuz

Ne görüyorum, ne duyuyorum? Kapalı bir yüzme havuzu, mavi su. Julie tek başına yüzer, suyun altına dalar, uzun süre çıkmaz. Ses bandı büyük ölçüde suyun sesine çekilir. Ama bazı anlarda müzik, kocasının eserinden bir parça, havuzun içinde de belirir. Bir sahnede havuza beyaz mayolu, kırmızı simitli çocuklar atlar.

Nasıl yapılmış? Havuz, filmin rengini, sesini ve bedenini aynı yerde toplar. Renk bakımından havuz, mavinin bir ışık değil bir mekân olduğu yerdir; Julie maviye bakmaz, mavinin içindedir. Ses bakımından havuz, iki uç arasında gidip gelir: suyun boğuk sessizliği ve o sessizliği delen müzik. Kendi kopyanda şunu say: müzik Julie suyun altındayken mi, suyun üstüne çıktığında mı geliyor? Su altında ses bandı nasıl değişiyor? Bir de çocukların atladığı sahneye bak: beyaz, kırmızı ve mavi aynı karede, ama Julie'nin yası o karenin neresinde duruyor?

Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden havuz, Julie'nin kaçışının en uç biçimidir: dünyadan, sesten ve geçmişten suyun altına saklanmak. Seyirci yönünden işlev, bu kaçışın başarısızlığını yaşatmaktır. Müzik suyun içine de girer; yas, en derin saklanma yerinde bile Julie'yi bulur. İlk bölümün ikinci sorusu mavinin nerede olduğunu soruyordu. Havuz bu sorunun en bütünlüklü yanıtıdır: mavi burada bir nesnede ya da bir ışıkta değil, Julie'nin bedeninin çevresindedir.

Ne anlama gelebilir? Bir okuma havuzu bir arınma yeri olarak görür: su, bir kaybın ağırlığını taşıyabilecek tek ortamdır ve Julie'nin yüzüşü, bir iyileşmenin bedensel bir biçimidir. Başka bir okuma havuzu bir boğulma imgesi olarak görür: Julie suya dalar, ama orada da müzik onu izler; saklanmak, yastan kurtulmak değil, onu ertelemektir. Üçüncü bir okuma çocuklara bakar: Julie yasın içindeyken, havuz başka hayatlarla, çocukların neşesiyle ve bayrağın öbür renkleriyle dolar. Bu okumada havuz sahnesi, filmin sonundaki genişlemenin bir habercisidir: dünya Julie'nin yasından bağımsız olarak sürer.

Son sahne

Ne görüyorum, ne duyuyorum? Eser tamamlanmıştır ve bir bölümü çalar: koro ve yalnız bir kadın sesi, Yeni Ahit'teki Korint mektubunun sevgi bölümünü eski dilde, Yunanca seslendirir. Ses akarken, Julie'nin kararlarından payını almış kişiler tek tek kadraja gelir. Kimi karelerde Julie hiç görünmez. Sonunda Julie'nin yüzüne döneriz. Gözlerinden yaş süzülür; ardından dudaklarının kenarı, çok ağır, yukarı kıvrılır.

Nasıl yapılmış? Sahnenin merkezi, sesin bütün görüntüleri tek bir akışa bağlamasıdır. Müzik kesilmez; görüntüler değişir, ama koro sürer. Bu, filmin boyunca kesilen, bölen, yarıda kalan müziğin tersidir: ilk kez müzik bir bütün olarak, kesintisiz duyulur. Kopyanda bu dizinin iki özelliğini kaydet: kaç ayrı kişi ya da mekân görünüyor, ve geçişler kesmeyle mi, bindirmeyle mi yapılıyor? Bir de rengi say. Woodward'ın aktarılan çözümlemesine göre Julie yasa son dizide, mavi renkler içinde teslim olur; yüzlerin ve mekânların her birinde mavinin ne kadar baskın olduğunu not et.

Kurgu da bu dizide bir şey söyler. Film boyunca kurgu çoğu zaman Julie'nin yanında kalmış, onun bakışından ya da yakınından kesilmişti. Son dizide ise kesmeler bir kişiden ötekine, bir mekândan ötekine atlar ve bu atlayışları müziğin sürekliliği birbirine bağlar. Grafik eşleme dersinde (7.5) iki planın bir biçim benzerliğiyle bağlanabildiğini görmüştük; burada bağlayan bir biçim değil, bir sestir. Görüntüler birbirine benzemek zorunda değildir, çünkü onları aynı koro taşır.

Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden sahne, yapının bütün çizgilerini bağlar: eser bitmiştir, Julie bir bağ kurmuştur ve kaçmaya çalıştığı insanlar, şimdi onun hayatının bir parçası olarak görünür. Seyirci yönünden işlev bir genişlemedir. Film boyunca Julie'ye bağlı kalan bakış, burada ondan ayrılır ve başka hayatlara açılır. İlk bölümün üçüncü sorusu ekranın ne zaman karardığını soruyordu; son sahnede kararma yoktur ya da başka bir işlev kazanır. Zamanı durduran kararmaların yerini, zamanı akıtan bir müzik alır.

Ne anlama gelebilir? Bir okuma sahneyi bir iyileşmenin başlangıcı olarak görür: Julie'nin gözyaşı ve gülümsemesi, yasın ilk kez yaşanabildiği, kabul edilebildiği andır. Mektubun sevgi övgüsü, bu okumada filmin özgürlük temasını bir sevgiye bağlar. Başka bir okuma kapanışın yalnızlığına bakar: insanlar birer birer görünür, ama birbirine ya da Julie'ye dokunmazlar; her biri kendi karesinde yalnızdır. Bu okumada son sahne bir buluşma değil, Julie'nin kendi zihninde kurduğu bir görüntü dizisidir. İki okuma da Julie'nin son ifadesine dayanır, ve o ifade, gözyaşından tebessüme kayarken iki okumaya da kapı aralık bırakır.

Sahneler arasında

Dört sahne bir yol çizer: bir odadan bir kafeye, bir kafeden bir havuza, bir havuzdan bütün bir şehre. Hastanede Julie tek başınadır ve müzik ona saldırır; kafede tek başınadır ve sessizliği seçer; havuzda tek başınadır ve müzik onu suyun altında da bulur; son sahnede ise yalnız değildir, ve müzik ilk kez onu bölmeden akar. Müziğin işlevi dört sahnede değişir: saldırıdan, kaçılacak bir şeye, peşini bırakmayan bir şeye ve sonunda bir buluşmaya.

Renk de aynı yolu izler. Hastanede mavi bir ışıktır ve ekranı kaplar; kafede neredeyse yoktur, ya da küçük bir ayrıntıya çekilmiştir; havuzda bir mekândır ve Julie onun içindedir; son sahnede, aktarılan çözümlemeye göre, bütün bir dizinin rengidir. Mavi, bir saldırıdan bir ortama, bir ortamdan bir kabule dönüşür. Kendi sayımların bunu doğruluyor mu? Kafe sahnelerinde mavinin geri çekildiğini gördüysen, Julie'nin «olaysız» hayatının bir renksizlik olarak da kurulduğunu söyleyebilirsin.

Ten ve ışık bu dizinin içinde ayrıca okunur. Hastanede ve havuzda mavi ışık Binoche'un yüzünü soğutur, solgunlaştırır; tenin rengi burada kim olduğunu değil, nasıl olduğunu söyler. Kafede yüz, daha nötr bir ışıkta, ama çok az ifadeyle görünür. Son sahnede ise yüz, gözyaşının ve gülümsemenin geçtiği bir yüzey olarak, filmin başka hiçbir anında olmadığı kadar değişken görünür. Bir de öbür yüzlere bak: son dizide beliren insanların yüzleri, Julie'ninkiyle aynı ışıkta mı, yoksa her biri kendi ışığında mı? Bu soru, Julie'nin dünyası ile onun dışındaki dünyanın film boyunca aynı renkle mi, farklı renklerle mi kurulduğunu sorar.

Son olarak, kendi dört sütunlu sayımını dördüncü bölüme götür. Eleştirmenlerin bu filme yönelttiği soruların çoğu iki noktada toplanır: renk neyi taşıyor, ve kapanış bir kurtuluşun mu yoksa bir yalnızlığın mı resmi? Elindeki dört sütun, bu tartışmaya bir seyircinin sezgisiyle değil, bir sayımın kanıtıyla katılmanı sağlar.

Bir son not: bu dört sahneyi okurken, önceki derslerde aynı anlar için yazdığın notları da aç. Sessizlik dersinde kafeyi bir savunma, renk dersinde havuzu bir rengin yolculuğu olarak okumuştun. Şimdi aynı anlara üç aracı birden tutarak baktın. İki okuma arasında bir çelişki var mı, yoksa biri ötekini mi tamamlıyor? Bir sahneyi birden çok kez, her seferinde başka bir mercekle okumak, akademinin baştan beri önerdiği ikinci izlemenin (0.3) bir başka biçimidir: aynı kare, başka bir soruyla başka bir şey gösterir.

Kaynaklar

Sonraki derse köprü

Mavi dosyasının dördüncü bölümü, F68-D4, filmin eleştiri geleneğinde nasıl okunduğunu sırayla deneyecek: rengin simgesel düzeni olarak, yasın ve yasın koşullarının bir anlatısı olarak, özgürlük ile sevginin ilişkisi olarak ve imgelerin acıyı taşıma gücünü sorgulayan bir yapıt olarak.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.