İçeriğe geç

F13-D2 · Seviye 0 · İzlemekten okumaya · Film dosyası · Yapı

Kazablanka — Yapı

Filmin akışını sahne sahne izler; öykü ile olay örgüsünü, zamanı ve bilgi dağılımını çözümler. İlk tam okuma için: stüdyo sisteminin görünmez üslubu ve bir aşk hikâyesinin savaş içindeki yeri.

Film Okuma Akademisi — İzlemekten okumaya · 2.326 kelime · ≈ 11 dk okuma · 16 dk dinleme

Bu bölüm filmin tamamını konuşur ve sonunu açar. Filmi izlemediysen önce birinci bölümü oku.

Sürpriz uyarısı

Buradan sonrası Kazablanka'nın bütün olay akışını, Paris'teki geçmişi, Ilsa'nın neden gittiğini ve havaalanında kimin uçağa bindiğini açıkça anlatır. Filmi izlemediysen dur, önce filmi izle; birinci bölümdeki üç sorunun cevaplarını defterine yazdıktan sonra buraya dön. Sahneler zaman koduyla değil, olayla ve mekânla anılır: kafede ilk gece, Paris, çarşı, Marsilya Marşı, havaalanı gibi.

Akış

Altına Hücum üç mekân öbeğine bölünüyordu. Kazablanka ise neredeyse bütünüyle tek bir mekânın, Rick'in kafesinin çevresinde döner ve olaylar birkaç güne sıkışır. Bu yüzden akışı mekâna göre değil günlere ve gecelere göre bölmek daha kullanışlıdır. Bu bölümleme de filmin kendisinde yazılı değildir; bir okuma önerisidir.

Giriş: şehir ve geçiş belgeleri. Harita ve anlatıcı sesi, mültecilerin Kazablanka'ya uzanan yolunu gösterdikten sonra film şehrin sokaklarına iner. İki Alman kuryenin öldürüldüğü ve üzerlerindeki iki geçiş belgesinin çalındığı haberi duyulur. Polis sokakta toplu yoklamaya girişir; bir yankesici kalabalıkta bir turisti soyar. Alman Binbaşı Strasser havaalanına iner ve onu şehrin Vichy yönetimine bağlı polis şefi Yüzbaşı Renault karşılar. Film, daha baş karakterini göstermeden, onun yaşadığı dünyanın kurallarını kurmuştur: herkes bir vize peşindedir, her şey satılıktır, polis Almanların gözünün önündedir.

Birinci gece: kafe. Kamera kafenin kalabalığında dolaşır, sonra bir el bir çeki imzalar ve ancak o zaman Rick'i görürüz: yalnız, satranç tahtasının başında. Küçük bir dolandırıcı olan Ugarte, kuryelerden çalınan geçiş belgelerini bir gece için saklaması amacıyla Rick'e bırakır. Rick ile ona bağlanmış bir kadın, Yvonne, arasındaki kısa sahne Rick'in kimseye bağlanmadığını gösterir. Aynı gece Ugarte kafede tutuklanır ve Rick ona yardım etmez; ertesi gün Ugarte'nin gözaltında öldüğü öğrenilir. Ardından direniş önderi Victor Laszlo ve eşi Ilsa Lund kafeye girer. Ilsa piyanist Sam'i tanır ve ondan eski bir şarkıyı çalmasını ister. Rick şarkıyı duyup öfkeyle masaya gelir ve Ilsa'yı görür.

Gece yarısı: Paris. Kafe kapandıktan sonra Rick yalnız içer ve Sam'e o şarkıyı çaldırır. Film burada geriye döner. Paris'te, Almanlar şehre girmeden önceki günlerde Rick ile Ilsa'nın birbirine aşık oldukları görülür. Almanlar yaklaşınca birlikte kaçmaya karar verirler. Yağmur altındaki istasyonda Ilsa gelmez; Sam bir mektup getirir, Ilsa'nın gelmeyeceğini ve nedenini soramayacağını yazan bir mektup. Sam, Rick'i trene bindirir. Geriye dönüş biter; Ilsa o gece kafeye döner, Rick ise sarhoş ve kırıcıdır.

İkinci gün: çarşı ve kafe. Rick ile Ilsa çarşıda karşılaşır; Ilsa, Paris'te tanıştıklarında Laszlo ile zaten evli olduğunu söyler. Laszlo ise kafenin rakibi Ferrari'den, geçiş belgelerinin Rick'te olduğunu öğrenir. Akşam kafede iki kısa sahne art arda gelir. Bulgaristan'dan kaçmış genç bir kadın, vize karşılığında Renault'nun kendisinden ne istediğini Rick'e sorar; Rick, kadının kocasının ruletteki masasında aynı sayıya üst üste kazanmasını sağlar ve çifti bu bedeli ödemekten kurtarır. Ardından Laszlo belgeleri satın almak ister; Rick reddeder ve nedenini Laszlo'nun karısına sormasını söyler. Alman subayları piyanonun başında kendi marşlarını söylemeye başlayınca Laszlo orkestraya Marsilya Marşı'nı çalmasını söyler; orkestra Rick'in onayıyla çalar ve kafe Almanları sesiyle bastırır. Strasser'in baskısıyla Renault kafeyi kapatır.

İkinci gece: oda. Ilsa geceleyin Rick'in odasına gelir ve belgeleri ister; önce silahla tehdit eder, sonra silahı indirir. Paris'te Laszlo'nun bir toplama kampında öldüğünü sandığını, kaçacakları gün onun yaşadığını öğrendiğini anlatır ve Rick'i hâlâ sevdiğini söyler. Rick'e ikisi için düşünmesini bırakır. Aynı gece bir direniş toplantısı polis tarafından basılır; Laszlo kafeye sığınır ve Renault onu tutuklar.

Son gece: havaalanı. Rick, Renault'ya bir anlaşma önerir: kendisi Ilsa ile kaçacak, Renault da Laszlo'yu belgelerle suçüstü yakalayacaktır. Tuzak kurulur, ama son anda Rick silahını Renault'ya çevirir ve onu havaalanına götürür. Sisli pistte Rick, belgelere Laszlo ile Ilsa'nın adlarını yazdırır; Ilsa'ya Laszlo ile gitmesi gerektiğini söyler, Laszlo'ya da Ilsa'nın kendisi için geldiğini ama aralarında bir şey olmadığını anlatır. Strasser yetişir; Rick onu vurur. Renault, gelen polislere olağan şüphelileri toplamalarını emreder. Uçak kalkar. Renault, Vichy'nin adını taşıyan bir maden suyu şişesini çöpe atar ve iki adam sisin içinde birlikte uzaklaşır.

Bu akışın iskeletini kısaca dökmek, yapıyı tek bakışta görmeye yarar:

Sahne adıRick'in tavrıBelgeler kimdeIlsa ile ilişki
Kafede ilk geceKimseye bağlanmazUgarte'den Rick'eYeniden karşılaşma
ParisAşık ve umutluHenüz yokGeçmiş, terk
ÇarşıKırgın ve alaycıRick'teAçıklama başlar
Rulet ve Marsilya MarşıTaraf tutmaya başlarRick'teUzaklık
OdaDinlerRick'teİtiraf
HavaalanıKarar verirLaszlo ile Ilsa'yaAyrılık

Tablonun ikinci sütunu filmin asıl yolculuğunu çizer: yerinden kımıldamayan bir adamın adım adım taraf tutmasını. Üçüncü sütun ise filmin elden ele dolaşan nesnesini izler; her sahnede seyirci belgelerin kimde olduğunu bilir ve bu bilgi gerilimin kaynağıdır.

Öykü ve olay örgüsü

Öykü ile olay örgüsü ayrımı, Seviye 2'nin açılış dersi 11.1'in konusu olacak. Kabaca öykü, olayların kronolojik toplamıdır; olay örgüsü ise filmin bu olayları seçme ve dizme biçimidir. Kazablanka'nın öyküsünde Paris en baştadır: önce aşk, sonra terk, sonra yıllar sonra Kazablanka. Olay örgüsü ise Paris'i filmin ilk yarısının içine, Rick'in Ilsa'yı yeniden gördüğü gecenin sonuna yerleştirir. Seyirci önce yarayı görür, sonra yaranın nereden geldiğini.

Bu sıralama bir seçimdir ve iş görür. Film Paris ile başlasaydı seyirci Rick'i önce mutlu ve açık bir adam olarak tanıyacak, Kazablanka'daki soğukluğunu bunun sonucu olarak izleyecekti. Olay örgüsü sırayı ters çevirerek Rick'i önce bir bilmece yapar: neden bu kadar kayıtsız, neden şarkıya dayanamıyor? Geriye dönüş bu soruya bir cevap verir, ama tamamını vermez. Ilsa'nın istasyona neden gelmediği Paris bölümünde de açıklanmaz; bu bilgi ikinci gecenin odasına kadar saklanır.

Öykünün nedensellik zinciri sıkıdır ve bir nesneye bağlanır. Geçiş belgeleri filmin açılışında çalınır, Ugarte'den Rick'e geçer, Ferrari'nin ağzından Laszlo'ya duyurulur, Ilsa'yı odaya getirir, Renault ile Rick arasındaki anlaşmanın konusu olur ve sonunda havaalanında iki adla doldurulur. Neredeyse her sahne belgelerin bir adım yol almasına hizmet eder. Seviye 2'deki neden-sonuç zinciri dersi, 11.2, klasik anlatının bu tür bir motorla nasıl yürüdüğünü ayrıca soracak; Kazablanka bu motorun neredeyse ders kitabı örneğidir.

Olay örgüsünde iki çizgi iç içe ilerler: bir aşk çizgisi ve bir kaçış ya da siyaset çizgisi. Aşk çizgisi Rick, Ilsa ve Laszlo arasındaki üçgendir; kaçış çizgisi belgelerin, Strasser'in ve Renault'nun çizgisidir. Bordwell, Staiger ve Thompson, stüdyo çağı filmlerinin büyük çoğunluğunda bir aşk çizgisinin ikinci bir eylem çizgisiyle birlikte yürüdüğünü saptar. Kazablanka'da iki çizgi aynı nesnede düğümlenir: belgeleri kime vereceğine karar vermek, Rick için hem kimi seveceğine hem de hangi tarafta duracağına karar vermektir. Havaalanındaki son sahne iki çizgiyi tek bir eylemle kapatır.

Yan karakterler bu iki çizginin arasında bir sergi gibi dizilir. Ugarte, belgeyle para kazanmak isteyen ve bedelini ödeyen adamdır. Bulgar çift, vizeyi en ağır bedelle almaya zorlanan insanlardır. Ferrari, her şeyi satın alan ve satan tüccardır. Renault ise hiçbir tarafa ait olmayan ve bunu neşeyle söyleyen adamdır. Hepsi aynı soruya farklı bir cevaptır: savaşın ortasında, bir vizenin ve bir hayatın fiyatı nedir? Rick'in filmin sonunda verdiği cevap, bu cevapların hepsinden ayrılır.

Zaman

Film iki zamanda geçer: Kazablanka'nın birkaç günü ve Paris'in birkaç günü. Kazablanka'daki zaman sıkışıktır ve neredeyse sürekli akar; sahneler bir akşamdan ertesi sabaha, oradan bir sonraki akşama geçer ve aradaki saatler kısaca atlanır. Diyaloğun bir yerinde Rick, Kazablanka'da tarihin 1941 Aralık'ı olduğunu söyler ve aynı anda Amerika'da insanların uyuyup uyumadığını merak eder. Bu kısa an, 1942 seyircisine, Amerika'nın savaşa girmesinin eşiğinde olduğunu hatırlatır; öykünün zamanı, seyircinin zamanının hemen öncesine yerleştirilmiştir.

Paris bölümü ise geriye dönüşün kendine özgü zamanıdır. Birkaç haftalık bir aşk, birkaç kısa sahneye sığar: bir araba yolculuğu, bir dans, birlikte geçen akşamlar, Almanların şehre yaklaştığı haberi ve istasyon. Seviye 2'deki sıra dersi, 12.1, geriye dönüşü bir filmin zamanı yeniden düzenlemesi olarak ele alacak. Bu filmde geriye dönüşün bir başlangıcı ve bir sonu vardır, ikisi de Rick'in kafede yalnız içtiği geceye bağlanır. Böyle çerçevelenmiş bir geriye dönüş, onu Rick'in hatırlayışı gibi okumaya çağırır; ama film bazı anlarda Rick'in tanık olmadığı şeyleri de gösterir mi diye sormak ilginç bir ikinci izleme sorusudur.

Zamanın asıl işi bir son tarih kurmaktır. Belgeler bir kez kullanılabilir, uçaklar belli saatlerde kalkar, Strasser Laszlo'nun şehirden çıkmasını engellemek için baskı yapar ve her gece bir öncekinden daha tehlikelidir. Bu baskı filmin ritmini taşır: konuşmalarla dolu sahneler bile bir saatin işlediği duygusu verir. Son gece bu son tarih en dar hâline gelir; havaalanında uçağın motorları çalışırken, Strasser yoldayken, kararlar dakikalar içinde verilir.

Sıkışma ile genişleme dönüşümlü çalışır. Film saatleri hızla atlar, ama birkaç anı uzatır: Ilsa'nın şarkıyı istediği an, Paris istasyonunda mektubun okunduğu an, odadaki itiraf, havaalanındaki vedalaşma. Bu anlarda konuşma yavaşlar, kamera yüzlere yaklaşır, müzik öne çıkar. Seyirci, olayların çoğunun hızla geçtiği bir filmde, duyguların ağırlık kazandığı anlarda zamanın da ağırlaştığını hisseder.

Bilgi ve bakış açısı

Film seyirciye çoğu zaman karakterlerin hepsinden fazlasını bildirir. Bu sınırsız anlatımın bir örneğidir ve Seviye 2'de, 13.1'de ayrıntısıyla işlenecek. Seyirci Strasser'in ne planladığını Renault ile konuşmalarından öğrenir; belgelerin Rick'te olduğunu Laszlo'dan önce bilir; Ferrari ile Laszlo arasındaki konuşmayı Rick duymaz ama seyirci duyar. Film kamerayı bir karakterden ötekine taşır ve seyirciyi her odada, her masada bulundurur.

Ama bu genişliğin iki önemli istisnası vardır ve filmin bütün duygusal yükü onlara bağlıdır. Birincisi Ilsa'nın sırrıdır. Paris'te neden gitmediğini film uzun süre saklar; seyirci bu konuda Rick kadar bilgisizdir ve onunla birlikte kırgın kalır. Bilgi ancak ikinci gecenin odasında verilir. Bu gecikme, seyirciyi filmin ilk yarısında Rick'in tarafına yerleştirir; ikinci yarıda ise Ilsa'nın açıklaması bu tarafı sarsar.

İkinci ve daha büyük istisna Rick'in kararıdır. Rick, Renault'ya Ilsa ile birlikte kaçacağını söylediğinde seyirci de buna inanabilir; film o noktada Rick'in zihnine girmez, gerçek niyetini göstermez. Rick'in planının başka olduğu, havaalanında, silahını Renault'ya çevirdiği ve belgelere Laszlo'nun adını yazdırdığı anda anlaşılır. Burada film sınırsız anlatımdan çıkar ve seyirciyi Renault ile Ilsa'nın düzeyine indirir: kararı, onlarla aynı anda öğreniriz. Bu bir sürpriz yapısıdır. Seviye 2'deki gerilim ve sürpriz dersi, 13.4, iki yapıyı karşılaştıracak; Kazablanka ikisini aynı son gecede kullanır: Strasser'in yolda olduğunu bildiğimiz için gerilim, Rick'in ne yapacağını bilmediğimiz için sürpriz.

Bakış açısının bir başka katmanı da Sam'dir. Sam, Paris'te de Kazablanka'da da Rick'in yanındadır; aşkın tanığı, terkin habercisi ve şarkının sahibidir. Bilgi bakımından Sam, filmdeki en çok bilenlerden biridir: Rick ile Ilsa'nın geçmişini bilir, mektubu taşıyan odur. Ama film onun ne düşündüğünü neredeyse hiç sormaz; Sam'in bildikleri başkalarının hikâyesine hizmet eder. Birinci bölümün üçüncü sorusu Sam'in kadrajdaki yerini soruyordu; yapı düzeyinde de aynı soru sorulabilir: bu kadar çok bilen bir karakter, olay örgüsünde neden bu kadar az söz alır? Bu soru dosyanın dördüncü bölümünde, filmin ırkla ilgili okumalarına bağlanacak.

Yapının işi

Bu yapı hangi işi görüyor? Birinci iş, kayıtsız bir adamı taraf tutan bir adama dönüştürmektir. Film Rick'i yalnız, satranç oynayan, kimsenin işine karışmadığını söyleyen biri olarak açar ve onu adım adım yerinden oynatır. Ugarte'ye yardım etmez; Bulgar çifte yardım eder; Marsilya Marşı'na onay verir; havaalanında Strasser'i vurur. Bu dizi bir rastlantı değildir, bir merdivendir. Seviye 2'deki istek ve kayıtsızlık dersi, 14.2, istemeyen bir kahramanın nasıl harekete geçtiğini ayrıca soracak. Kazablanka'nın yapısı bu harekete geçişi bir aşk hikâyesinin içine gizler: Rick'in kararı hem Ilsa'yla ilgili hem de savaşla ilgilidir ve film ikisini birbirinden ayırmaz.

İkinci iş, aşk hikâyesini savaşın içine yerleştirmektir. Filmin olay örgüsünde aşk çizgisi ile kaçış çizgisi aynı nesnede birleştiği için, bir karakterin özel hayatındaki her karar kamusal bir sonuç doğurur. Rick, Ilsa'yı yanında tutarsa Laszlo, yani direniş, şehirde kalır; onu bırakırsa Laszlo kaçar. 1942'nin seyircisi için bu yapı bir çağrıydı: kişisel duygu, savaşın büyük sorusu karşısında bir kenara konabilir. Bu bir okuma önerisidir ve dosyanın dördüncü bölümü filmin siyasi yorumlarını ayrıca tartışacak. Bu bölümün işi, yapının o okumayı nereden beslediğini göstermektir: film, aşk ile siyaseti iki ayrı hikâye olarak değil, tek bir kararın iki yüzü olarak kurar.

Üçüncü iş görünmezliktir. Altına Hücum'un yapısı epizodikti; sahneler gevşekçe bağlanıyordu ve her büyük numara kendi başına izlenebiliyordu. Kazablanka'da ise sahneler birbirine sıkıca kenetlidir ve seyirci yapıyı neredeyse hiç fark etmez. Neden-sonuç zinciri, son tarih, iki çizginin aynı nesnede düğümlenmesi, bilgi dağılımının iki büyük istisnası, hepsi seyirciyi dikkat çekmeden bir sahneden ötekine taşır. Seviye 3'te görünmez üslup dersi, 19.1, bu filmi tam da bu nedenle örnek alacak. Stüdyo sisteminin bir özelliği burada belirginleşir: yapı, onu kuran yüzlerce elin izini göstermez.

Dördüncü olarak yapı, bir modeli sınamaya elverişlidir. Seviye 2'deki üç perde dersi, 15.1, bu filmi örnek olarak kullanacak ve modelin neyi açıklayıp neyi açıklamadığını soracak. Şimdilik bir gözlem yeter: filmin dönüm noktaları kolayca bulunur. Ilsa'nın kafeye girişi bir kapı açar; odadaki itiraf ikinci bir kapı açar; havaalanı her şeyi kapatır. Ama modelin kolayca gizleyebileceği bir şey de vardır: filmin en çok hatırlanan anlarının bir kısmı, Marsilya Marşı ya da rulet sahnesi gibi, bu dönüm noktalarının hiçbiri değildir. Yapıyı dönüm noktalarıyla saymak, bu sahnelerin ne iş gördüğünü açıklamaz; onlar karakteri ve dünyayı kuran sahnelerdir.

Son olarak yapı, kapanışı bir aşkın sonundan bir dostluğun başlangıcına kaydırır. Uçak kalkar, Ilsa gider; ama film Ilsa ile değil, Rick ile Renault'yla, sisin içinde birlikte yürüyen iki adamla biter. Aşk çizgisi ayrılıkla kapanırken kaçış çizgisi yeni bir ortaklıkla açılır. Bu, filmin sonunu hem bir kayıp hem bir başlangıç olarak okumaya izin verir. Hangisinin ağır bastığı yoruma kalır; yapının yaptığı, iki duyguyu aynı son planda yan yana tutmaktır.

Kaynaklar

Sonraki derse köprü

Yapı, filmin hangi sahnelerin üstünde durduğunu gösterdi: Ilsa'nın şarkıyı istediği an, Marsilya Marşı, odadaki itiraf, sisli pist. Kazablanka dosyasının yakın okuma bölümü bu anlara yaklaşıyor ve birinci bölümün kafe haritası, şarkı ve ışık sorularını sahne düzeyinde cevaplamaya çalışıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.