F04-D1 · Seviye 1 · Filmin dili · Film dosyası · İzlemeden önce
Potemkin Zırhlısı — İzlemeden önce
Bağlamı, yapım koşullarını, izlenecek kopyayı ve izlerken sorulacak üç soruyu verir; olay örgüsünü açmaz. Kesmenin anlam ürettiği yer: montajın ritmi ve çarpışması.
Film Okuma Akademisi — Filmin dili · 1.901 kelime · ≈ 9 dk okuma · 13 dk dinleme
Neden bu film
Dr. Caligari'nin dünyası bir stüdyoda boyandı ve kameranın önünde durdu. Potemkin Zırhlısı'nın dünyası gerçek bir limanda, gerçek bir gemide ve gerçek merdivenlerde çekildi, ama anlamını kameranın önünden çok kurgu masasında kazandı. Bu yüzden iki film Seviye 1'in dosya sırasında art arda geliyor: biri mizansenin, öteki kurgunun en uç örneği. Biri bir zihnin içini, öteki bir kalabalığın hareketini gösterir.
Bu filmle de daha önce karşılaştın. 7.1'de zırhlının ateşinden sonra uyanan üç taş aslanı, 7.4'te Odessa merdivenlerindeki katliamın montaj dizisini okuduk. Yani filmin en ünlü dizisinin olay düzeyini biliyorsun. Bu bölüm o bilgiye bir şey eklemez ve filmin geri kalanının nasıl ilerlediğini açmaz. Ama bir uyarı gerekli: merdivenleri bir ders kitabı örneği olarak tanımak, onları filmin içinde, önce gelen dört bölümün ağırlığıyla izlemekten çok farklıdır. Bir montaj dizisinin gücü kısmen kendi kesmelerinden, kısmen de seyircinin oraya ne taşıyarak geldiğinden doğar.
Film tarihin en çok incelenen filmlerinden biridir ve bu ünün bir bedeli vardır. Okur filme bir başyapıta, hatta bir anıta bakar gibi oturabilir ve ekranda ne olduğunu görmek yerine neden önemli sayıldığını aramaya başlayabilir. Bir başka tehlike de ters yöndendir: film açıkça bir siyasal amaçla yapılmıştır ve bazı okurlar onu yalnızca bir propaganda belgesi olarak görüp biçimine hiç bakmaz. Bu dosya iki tuzaktan da uzak durmaya çalışacak. Filmin bir amacı olduğunu saklamayacak, ama o amacın ekranda hangi biçim kararlarıyla kurulduğunu soracak.
Son bir neden de kahramanla ilgilidir. Seviye 0'ın dosyalarında her filmin bir merkez figürü vardı: bir serseri, bir kulüp sahibi, bir baba, bir çocuk. Bu filmde öyle bir merkez yoktur ya da çok kısa sürer. Film bir gemi tayfasını, bir şehrin halkını ve bir filoyu anlatır; kahraman bir kalabalıktır. Bir kalabalığın kahraman olabildiği bir film, «kimi izliyorum?» sorusunu baştan değiştirir.
Seviye 1'in araçları bu filmde sınanmak için bekler. 7.6'da kurgu ritmini, 10.3'te plan saymayı öğrendin; bu film, o iki aracın birlikte en verimli kullanılabileceği filmlerden biridir. Film çok sayıda kısa plandan oluşur ve bu planların sıklığı bölümden bölüme belirgin biçimde değişir. Bu dosyada sana bir plan sayısı vermeyeceğiz, çünkü sayı kopyadan kopyaya değişir ve kaynaklar farklı sayılar aktarır. Ama izledikten sonra, bir bölümün yalnızca bir dakikasını sayarak kendi ölçümünü yapmanı önereceğiz. Sayı, ritim üzerine söyleyeceğin her cümlenin ekrandaki dayanağı olacak.
Bağlam
Film 1925'te, 1905 Rus Devrimi'nin yirminci yıldönümü için yapıldı. 1905'te Rusya'da grevler, ayaklanmalar ve isyanlar ülkenin pek çok yerine yayılmıştı; Haziran 1905'te Karadeniz filosuna bağlı Potemkin zırhlısının tayfası da subaylarına karşı ayaklandı. Yirmi yıl sonra, 1917 Devrimi'nden sonra kurulan Sovyet devleti, 1905'i kendi tarihinin bir başlangıcı olarak anmak istiyordu. Film bu anmanın bir parçası olarak sipariş edildi.
1920'lerin ortası Sovyet sinemasının en verimli ve en deneysel yıllarıdır. Devrimden sonra film okulları kuruldu, genç yönetmenler sinemanın ne olabileceği üzerine kuramlar yazdı ve bu kuramları filmlerinde denedi. Lev Kuleşov'un atölyesindeki deneyleri 7.1'de anmıştık: aynı yüz, farklı planlarla yan yana konduğunda farklı duygular taşıyor gibi görünür. Dziga Vertov, kurmacayı reddeden ve kameranın gözünü yücelten belgesel filmler yaptı. Vsevolod Pudovkin, kurguyu planların birbirine eklenmesiyle bir anlamın inşası olarak gördü. Eisenstein ise kurguyu bir çarpışma olarak düşündü: anlam, iki planın birbirine eklenmesinden değil, birbirine çarpmasından doğar. Bu farklı yaklaşımlara bugün topluca Sovyet montaj okulu denir.
Eisenstein filmi yaptığında yirmi yedi yaşındaydı ve tiyatrodan geliyordu. İlk uzun filmi Grev bir yıl önce gösterilmişti; bir fabrika grevinin ve onun bastırılışının hikâyesini, şaşırtıcı imge çarpışmalarıyla anlatıyordu. Potemkin Zırhlısı aynı yöntemi daha olgun ve daha sıkı bir yapıyla sürdürür. Eisenstein bu yıllarda yazdığı denemelerde, montajı seyircinin duygusunu ve düşüncesini harekete geçiren bir araç olarak tarif etti. Bu yazıları okumak bağlam verir, ama 1.5'teki niyet yanılgısını hatırla: bir yönetmenin kuramı, filminin her sahnesini açıklamaz ve film bazen kuramından fazlasını, bazen azını yapar.
Siyasal bağlam da açık tutulmalı. Film devletin siparişiyle, devrimci bir geçmişi kutlamak için yapıldı. Bu, filmi okurken saklanacak bir bilgi değil, okumanın bir parçasıdır. Ama bir filmin bir amaca hizmet etmesi, biçiminin o amaca indirgenebileceği anlamına gelmez. Bu film sonraki on yıllarda dünyanın pek çok yerinde, birbirine hiç benzemeyen siyasal ortamlarda izlendi, kimi yerde yasaklandı, kimi yerde örnek gösterildi. 1958'de Brüksel'deki dünya fuarında düzenlenen bir eleştirmenler anketinde tüm zamanların en iyi filmi seçildi. Bu dolaşım, filmin yalnızca bir dönemin belgesi olarak kalmadığını gösterir.
Yapım
Film başlangıçta çok daha büyük bir projenin parçası olarak tasarlanmıştı. Nina Agadjanova'nın yazdığı senaryo, 1905'in bütün yılını, ülkenin farklı yerlerindeki olaylarla birlikte anlatmayı amaçlıyordu. Çekimler başladığında zaman daralmıştı; Eisenstein senaryonun yalnızca bir bölümünü, Potemkin ayaklanmasını alıp onu bütün bir filme dönüştürdü. Böylece bir yılın panoraması olarak düşünülen film, bir geminin ve bir şehrin birkaç gününe yoğunlaştı.
Görüntü yönetmeni Eduard Tisse'dir; Eisenstein'ın sonraki filmlerinin çoğunda da onunla çalıştı. Çekimler Odessa'da ve Karadeniz kıyısında yapıldı. Gemi sahneleri için ayaklanmanın yaşandığı zırhlı değil, benzer bir başka gemi kullanıldı; bazı ayrıntılar maketlerle ve stüdyo çekimleriyle tamamlandı. Bu bilgi bir okuma uyarısı taşır: ekranda gördüğün gemi, tarihteki gemi değildir. Ama bu, filmin «sahte» olduğu anlamına gelmez; her tarihsel film, geçmişi bugünün malzemesiyle yeniden kurar.
Oyuncu seçimi de yöntemin bir parçasıdır. 7.4'te tipajı tanımlamıştık: bir rolü bir oyuncunun yeteneğine göre değil, yüzünün ve bedeninin bir toplumsal tipi hemen çağrıştırmasına göre seçmek. Filmdeki tayfaların, subayların ve Odessa halkının çoğu profesyonel oyuncu değildi; yüzleri, rolün gerektirdiği tipe benzedikleri için seçildiler. Bu yöntemin bir sonucu, filmdeki yüzlerin bir kalabalığın parçası olarak hemen okunabilmesidir. Bir başka sonucu da bir yüzün bir sınıfın, bir mesleğin ya da bir tavrın imgesine dönüşmesidir; bu ikinci sonuç, aşağıdaki üçüncü soruda yeniden açılacak.
Merdivenler hakkında da bir yapım bilgisi önemlidir. Tarihteki Odessa'da 1905'te kanlı olaylar yaşandı; ama filmdeki gibi bir merdiven katliamının o merdivenlerde, o biçimde yaşandığı tarihçiler tarafından doğrulanmaz. Eisenstein merdiveni, şehirde yaşanan şiddetin yoğunlaştırılmış bir imgesi olarak kurdu.
Bu bilgi, filmi izlerken sorulacak bir soruya dönüşür: bir film tarihsel bir olayı anlatırken, olmamış bir sahneyi o olayın imgesi olarak kurabilir mi? Bu soruya bir yanıt bu bölümün işi değildir; dosyanın son bölümü onu eleştiri geleneğinin içinde tartışacak. Burada önemli olan, merdivenlerin bir belge değil bir yapı olduğunu bilerek izlemektir.
Filmin bir başka yapım kararı da yapısıyla ilgilidir. Eisenstein filmi beş bölüme ayırdı ve her bölüme bir başlık verdi. Bu bölümlenme, bir tiyatro oyununun perdelerini andırır ve filmin ritmini bir bütün olarak düşünmeyi kolaylaştırır. Yapı bölümü bu beş bölümü tek tek izleyecek; şimdilik başlıkların ara yazılarda belirdiğini bilmek yeterli.
Film 1925'in sonunda Moskova'da, Bolşoy Tiyatrosu'nda yapılan bir anma töreninde gösterildi. Yurtdışındaki asıl ününü ise ertesi yıl Almanya'daki gösterimiyle kazandı.
Hangi kopya
Bu filmin kopya sorunu, akademinin şimdiye kadar okuduğu filmlerin hepsinden daha karmaşıktır. Film farklı ülkelerde farklı biçimlerde gösterildi; bazı ülkelerde sansürlendi, bazı ülkelerde sahneleri kısaltıldı ya da yeniden düzenlendi. Sovyetler Birliği'nde de sonraki yıllarda bazı ara yazılar ve planlar değiştirildi. Bu yüzden bugün dolaşan kopyalar arasında süre, plan sayısı ve ara yazılar bakımından belirgin farklar vardır.
Akademinin önerisi bu türden yeni, restore edilmiş bir kopyayla izlemektir. Elindeki kopyanın süresini not et ve bir başka kopyanın süresiyle karşılaştır; 10.3'te söylediğimiz gibi gösterim hızı da süreyi değiştirir, ama birkaç dakikadan büyük bir fark çoğunlukla eksik planlara işaret eder. Kurgunun bu kadar önemli olduğu bir filmde eksik bir plan, bir cümleden eksik bir kelime gibidir.
Renk de bir kopya sorusudur. Film siyah-beyazdır, ama özgün gösterimlerde bir nesne elle boyanmıştı: geminin direğine çekilen bayrak. Bazı kopyalarda bu boya korunur, bazılarında kaybolmuştur. 9.4'te seçici rengin bir görüntünün içinde tek bir şeyi öne çıkardığını görmüştük; bu filmdeki bayrak, o tekniğin sinema tarihindeki erken ve en çok anılan örneklerindendir. Kopyanda bayrağın renkli olup olmadığına bak.
Müzik de seçilmeli. Film Almanya'da gösterildiğinde Edmund Meisel'in yazdığı bir müzikle sunuldu ve bu müzik sonraki pek çok kopyada yeniden kullanıldı. Başka kopyalar Dmitri Şostakoviç'in senfonilerinden derlenmiş müziklerle ya da yeni bestelerle gelir. Hangi müzikle izlediğin, kurgunun ritmini nasıl algıladığını doğrudan etkiler. Bu film için Bu filmde sesi kapatarak izlemenin (0.5) ayrı bir değeri var: bir montaj dizisini müzik olmadan izlemek, ritmin ne kadarının kesmeden, ne kadarının müzikten geldiğini gösterir.
Ara yazılar Rusçadır. Kopyanın ara yazıları çevrilmişse, çevirinin sadeliğine dikkat et; bazı eski kopyalarda ara yazılar başka bir dilde yeniden yazılırken anlamları da değiştirilmiştir. Defterin künye satırına, filme başlamadan, şunları ekle: kopyanın süresi ve restore edilmiş olup olmadığı, bayrağın renkli olup olmadığı ve eşlik eden müzik.
İzlerken üç soru
Dr. Caligari'nin soruları bedenleri, boyalı ışığı ve yüzleri soruyordu; hepsi kameranın önüne bakıyordu. Bu filmin soruları kesmeye, kalabalığa ve kalabalığın içindeki yüzlere bakar. İlk izlemede filmi durdurma; üç soruyu arka planda taşı ve film bittiğinde her biri için seni en çok etkileyen bir anı yaz.
- Kahraman kim? Film bir kişiye mi, bir gruba mı, bir kalabalığa mı bağlanıyor? Bir kişinin yüzü ne zaman ön plana çıkıyor ve ne kadar süre orada kalıyor?
- Kesmeler nerede sıklaşıyor, nerede seyreliyor? Film boyunca ritmin hızlandığı ve yavaşladığı yerleri aklında tut. Sakin bir bölümden sonra gelen hızlı bir dizi, hızlı bir dizi sonrasında gelen sakin bir an sende ne bırakıyor?
- Yüzler nasıl seçilmiş ve nasıl aydınlatılmış? Tayfaların, subayların ve şehir halkının yüzleri arasında bir fark görüyor musun? Kimin yüzü açık gün ışığında, kimin yüzü gölgede, kimin yüzü yakından gösteriliyor?
Ten ve ışık sorusu bu filmde tipaja bağlanır. Tipaj, bir yüzü bir tipin imgesi olarak seçer. Bu seçim, bir kalabalığı hemen okunur kılar; ama aynı zamanda bir yüzün kırışıklığını, rengini, bıyığını ya da gözlüğünü bir sınıfın ya da bir tavrın işaretine dönüştürür. İzlerken hangi yüzün hangi tipi çağrıştırdığını ve bu çağrışımın ışıkla, açıyla ve plan ölçeğiyle nasıl güçlendirildiğini not et. Dosyanın son bölümü, bir yüzü bir tipe indirgemenin gücünü ve sınırını eleştiri geleneğinin içinde tartışacak.
Bir de bölümlere bak. Film beş bölümden oluşur ve her bölüm kendi içinde bir ritim kurar. İlk izlemede bölümlerin başlıklarını ve her bölümün hangi duyguyla bittiğini aklında tutmaya çalış. Yapı bölümü filmi bu beş bölümün sırasıyla izleyecek ve senin hatırladığın duygular ile filmin kurduğu sıra arasındaki ilişkiyi soracak.
Ara yazılara da bak. Bu filmde ara yazılar yalnızca bilgi taşımaz, ritmin bir parçasıdır: bazıları tek bir sözcükten oluşur ve iki plan dizisi arasına bir kesme gibi girer, bazıları bir bölümün başlığını verir ve bir duraklama yaratır. Dr. Caligari'de ara yazının biçimi dekorun bir parçasıydı; burada ara yazının süresi ve yeri kurgunun bir parçasıdır. İlk izlemede bir ara yazının bir diziyi ne zaman kestiğini, ne zaman bir diziye nefes aldırdığını fark etmeye çalış.
Kaynaklar
Sonraki derse köprü
İzledikten sonra dosyanın ikinci bölümüne geç. Potemkin Zırhlısı'nın yapı bölümü filmin beş bölümünü tek tek izleyecek: bir geminin içindeki öfkenin bir şehre nasıl yayıldığını, beş bölümün her birinin hangi duyguyla kapandığını ve filmin sonuna hangi ritimle vardığını soracak.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.