İçeriğe geç

8.6 · Seviye 1 · Filmin dili

Hazır şarkı

Var olan şarkının filme anlam taşıması

Film Okuma Akademisi — Ses · 1.851 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Hazır şarkı, bir film için bestelenmemiş, önceden var olan bir şarkının filmde kullanılmasıdır; sahneye kendi sözlerini, dönemini ve seyircinin anılarını getirir.
  2. Hazır şarkı bir dönemi kurar, sözleriyle konuşur, bir karşıtlık kurar ya da bir sahneye bağlanarak kendi anlamı dönüşür.
  3. Derleme müzik, bir filmin müziğinin büyük ölçüde hazır şarkılardan oluşmasıdır; yaygınlaşmasının hem anlatısal hem ticari nedenleri vardır.
  4. Aftersun'da şarkılar bir tatilin sesleri olarak başlar ve bir babanın yakınlığını ve uzaklığını taşır; Ucuz Roman'da şarkılar bütün ses bandını kurar ve bir popüler kültür kolajını sergiler.
  5. Okur bir şarkının hangi kültürden geldiğini ve filmde kimin hikâyesine hizmet ettiğini sorar.

Açılış

Bir otel bahçesinde gece. Işıklar yanıp sönüyor, kalabalık bir dans pistinde insanlar kıpırdıyor. Otuzlu yaşlarında bir adam, on bir yaşındaki kızıyla birlikte dans ediyor; sonra kız geri çekiliyor ve adam yalnız kalıyor. Görüntü bir başka yere, karanlık bir mekâna kayıyor: yetişkin bir kadın, yanıp sönen ışıkların arasında aynı adamı arıyor. Bu sırada bir şarkı çalıyor; birçok seyircinin tanıdığı, 1980'lerden kalma bir şarkı. Ama şarkı alışıldığı gibi değil: sesler yalnız bırakılmış, çalgılar geri çekilmiş, iki şarkıcının sesi bir yardım çağrısı gibi yankılanıyor.

Charlotte Wells'in 2022 tarihli Aftersun'ında bu sahnede çalan şarkı film için yazılmamıştır. Yıllar önce başka bir bağlamda, başka dinleyiciler için kaydedilmiştir. Ama seyirci onu duyduğunda, şarkının kendi tarihi ile filmin anlattığı tarih iç içe geçer. 8.5'te bir film için bestelenmiş müziğe baktık. Bu ders filme dışarıdan gelen, kendi geçmişini, sözlerini ve dinleyicilerinin anılarını yanında taşıyan şarkıyı soruyor.

Tek fikir

Hazır şarkı, bir film için bestelenmemiş, önceden var olan bir şarkının filmde kullanılmasıdır. Böyle bir şarkı sahneye yalnızca bir ezgi değil, kendi sözlerini, dönemini, tanınırlığını ve seyircinin onunla kurduğu anıları getirir. Okur şarkının sahneye ne taşıdığını ve sahnenin şarkıya ne yaptığını birlikte sorar.

Kavram

8.5'teki film müziği bir sahne için yazılır; besteci sahnenin süresini, duygusunu ve karakterlerini bilir. Hazır şarkı ise başka bir amaçla, başka bir zamanda yaratılmıştır. Bu fark iki sonuç doğurur. Birincisi, şarkı sahneye kendi anlamlarını getirir: sözleri bir şey söyler, ezgisi bir döneme aittir, sanatçısı bir kimlik taşır. İkincisi, seyircinin şarkıyla önceden bir ilişkisi olabilir: şarkıyı bir zamanlar dinlemiş, bir anıyla eşleştirmiş, bir dönemin sesi olarak tanımış olabilir. Film bu ilişkiyi kullanır, ama onu tamamen kontrol edemez. Aynı şarkı bir seyirciye gençliğini, bir başkasına bir ayrılığı, üçüncüsüne hiçbir şeyi hatırlatmayabilir; hazır şarkı, her seyircinin kendi geçmişine farklı bir kapı açar.

Hazır şarkının sahneyle kurduğu ilişki birkaç biçimde düşünülebilir. İlki dönemi kurmaktır: bir şarkı bir yılı, bir on yılı, bir kuşağı hemen çağırır; 1960'larda geçen bir film o yılların şarkılarıyla zamanını duyurur. İkincisi sözle konuşmaktır: şarkının sözleri sahnenin durumuna bir yorum ekler, bazen karakterin söyleyemediğini söyler, bazen ona ironik bir karşılık verir. Üçüncüsü karşıtlık kurmaktır: neşeli, tanıdık bir şarkının bir şiddet ya da bir acı sahnesine eşlik etmesi, 8.5'te gördüğümüz karşıtlığı daha da keskinleştirir, çünkü seyirci şarkıyı başka bir bağlamdan tanır. Dördüncüsü anlamı dönüştürmektir: bir film bir şarkıyı öyle güçlü bir sahneye bağlayabilir ki, seyirci o şarkıyı bir daha filmi düşünmeden dinleyemez.

Derleme müzik özellikle 1960'lardan sonra yaygınlaştı. Bunun bir nedeni anlatısaldır: popüler şarkılar karakterlerin dünyasını, onların dinlediği müziği gerçekçi biçimde yansıtabilir. Bir başka nedeni ticaridir: film ile şarkı birbirini tanıtır, film müziği albümleri ayrı bir satış alanına dönüşür. Okur bu ikinci nedeni de akılda tutar: bir şarkı bir sahneye anlam için değil, bir pazarlama kararıyla da yerleştirilmiş olabilir. Ama hangi nedenle konmuş olursa olsun, şarkı ekranda bir anlam üretir.

Hazır şarkıyı okumak için üç şeyi birlikte dinlemek gerekir: şarkının kendisini, yani ezgisini, sözlerini, tınısını; şarkının dışarıdan getirdiğini, yani dönemini, sanatçısını, tanınırlığını; ve şarkının sahneyle ilişkisini, yani uyum mu, ironi mi, karşıtlık mı kurduğunu. Bir de şarkının nasıl kullanıldığına bakmak gerekir: baştan sona mı çalıyor, bir parçası mı kesilmiş, yavaşlatılmış ya da yeniden düzenlenmiş mi? Bir şarkının sesler, çalgılar ya da tempo değiştirilerek filme uyarlanması, onun anlamını da değiştirir.

Ten sorusu burada bir şarkının kimin kültürüne ait olduğu ve filmde kimin hikâyesine hizmet ettiği sorusuna dönüşür. Bazı filmler belli bir topluluğun, belli bir coğrafyanın müziğini, o topluluğun hikâyesini anlatmak için değil, yalnızca bir «renk», bir atmosfer için kullanır. Bir şarkı bir ülkeden alınıp başka bir ülkenin kahramanının sahnesine yerleştirildiğinde, şarkının kökü görünmez olabilir. Okur bir şarkının nereden geldiğini, kimin elinde, kimin için çaldığını sorar.

Filmde

Bu filmde hazır şarkılar bir dönemi kurar ve bir anıyı taşır. Tatil köyünün eğlence gecelerinde, havuz başında, otel barında çalan şarkılar, 1990'ların sonundaki bir tatilin gerçek sesleridir; çoğu öykü içinde, karakterlerin duyduğu biçimde çalar. Ama filmin sonuna doğru bir şarkı bu gerçekçiliğin ötesine geçer ve bir bellek sahnesine dönüşür.

«Under Pressure»ın bu sahnedeki işlevi üzerine bir okuma, şarkının sözlerine dayanır: şarkı baskı altında olmayı ve birbirine tutunmayı anlatır; film boyunca sakladığı bir sıkıntıyı taşıyan babanın son dansına, şarkı kelimelerle söylemediği bir şeyi ekler. Şarkının sesler öne çıkarılarak çalınması, onu tanıdık bir pop şarkısından bir yardım çağrısına dönüştürür. Seyirci şarkıyı tanır, ama burada başka bir şey duyar.

Karaoke anı başka bir iş görür. Sophie bir şarkıyı yalnız söyler, babası ona katılmaz; şarkı burada bir sözle değil, bir eksiklikle konuşur. Bir okuma bu anı, babanın kızına yaklaşamadığı, bir şeyin aralarına girdiği bir an olarak görür. İki şarkı birlikte, filmin bir babanın yakınlığını ve uzaklığını şarkılarla anlattığını gösterir.

Film Türkiye'de geçer ve bu, Türkçe okuyan bir okur için ayrı bir soru açar: tatil köyü, yerel çalışanları ve Türkiye'nin kendisi, Britanyalı bir baba ile kızının hikâyesinin bir arka planı olarak görünür. Okur, filmin bu arka planı nasıl seslendirdiğini, yerel müziğin ve yerel insanların sesine ne kadar yer verdiğini de sorabilir.

Başka bir filmde

Hazır şarkıların bir filmin bütün ses bandını kurduğu ve bir üsluba dönüştüğü bir film.

Bu filmde neredeyse hiç özel olarak bestelenmiş müzik yoktur; ses bandı büyük ölçüde hazır şarkılardan oluşur. Şarkılar çoğu zaman öykü içidir: bir arabanın radyosundan, bir restoranın hoparlöründen, bir evdeki pikaptan çalar. Film şarkıları yalnızca bir dönemi kurmak için değil, sahnelerin ritmini ve duygusunu belirlemek için seçer.

Bu kullanımın işlevi, filmin dünyasını bir popüler kültür kolajı olarak kurmaktır. Dans sahnesinde 1960'lardan kalma bir rock'n'roll şarkısı, 1990'ların karakterlerini eski bir dönemin dans pistine taşır; sahne bir nostalji gösterisi ile bir tuhaflık arasında gidip gelir. Bir okuma filmin şarkı seçimlerini yönetmenin kendi dinleme belleğinin bir haritası olarak görür: film, kendi müzik zevkini karakterlerine ödünç verir.

Açılıştaki «Misirlou» ise ten ve kültür sorusunu doğrudan açar. Şarkının kökü Doğu Akdeniz'e uzanır; Rum, Arap ve Türk müzik geleneklerinde bilinen, adı «Mısırlı kız» anlamına gelen eski bir halk ezgisidir. Dick Dale onu sörf gitarıyla yeniden çalmış, Ucuz Roman da onu bir Amerikan suç filminin açılış imzasına dönüştürmüştür. Bir okuma bunu bir ezginin kıtalar arası yolculuğu olarak görür; bir başka okuma, ezginin kökünün Amerikan popüler kültürünün içinde neredeyse görünmez olduğunu not eder.

İki film hazır şarkının iki ayrı kullanımını gösterir. Aftersun'da şarkılar bir tatilin gerçek sesleri olarak başlar ve bir anının, bir kaybın taşıyıcısına dönüşür. Ucuz Roman'da şarkılar filmin bütün ses bandını kurar ve bir popüler kültür kolajını, bir yönetmenin dinleme belleğini sergiler.

Yaygın okuma hataları

Yaygın yanlışHazır şarkıyı yalnızca bir dönem işareti saymak.
Doğrusu

Şarkı bir dönemi kurar, ama aynı zamanda sözleriyle konuşur, bir karşıtlık kurabilir ve seyircinin kendi anılarını sahneye taşır.

Yaygın yanlışŞarkının anlamını yalnızca sözlerinden çıkarmak.
Doğrusu

Bir şarkının nasıl kullanıldığı, yani kesilmesi, yavaşlatılması, seslerinin öne çıkarılması ya da öykü içinde mi öykü dışında mı çaldığı, anlamını değiştirir.

Yaygın yanlışBir şarkının kökünü atlamak.
Doğrusu

Şarkının nereden, hangi kültürden geldiği ve filmde kimin hikâyesine hizmet ettiği ayrı bir sorudur; okur bunu da not eder.

Okuma Defteri

Defter: Şarkının bu sahneye dönem, söz, karşıtlık ya da anı olarak ne getirdiğini seç ve seçimini şarkının sözlerine ya da kullanılış biçimine dayandırarak iki cümleyle gerekçelendir; şarkıyı önceden tanıyorsan bunun okumanı nasıl etkilediğini ayrı bir satıra yaz.

Özet

  1. Hazır şarkı, bir film için bestelenmemiş, önceden var olan bir şarkının filmde kullanılmasıdır; sahneye kendi sözlerini, dönemini ve seyircinin anılarını getirir.
  2. Hazır şarkı bir dönemi kurar, sözleriyle konuşur, bir karşıtlık kurar ya da bir sahneye bağlanarak kendi anlamı dönüşür.
  3. Derleme müzik, bir filmin müziğinin büyük ölçüde hazır şarkılardan oluşmasıdır; yaygınlaşmasının hem anlatısal hem ticari nedenleri vardır.
  4. Aftersun'da şarkılar bir tatilin sesleri olarak başlar ve bir babanın yakınlığını ve uzaklığını taşır; Ucuz Roman'da şarkılar bütün ses bandını kurar ve bir popüler kültür kolajını sergiler.
  5. Okur bir şarkının hangi kültürden geldiğini ve filmde kimin hikâyesine hizmet ettiğini sorar.

Kendini sına

  1. Hazır şarkıyı bir film için bestelenmiş müzikten ayıran nedir?
  2. Derleme müziğin yaygınlaşmasının iki nedeni nedir?
  3. Aftersun'ın sonundaki dizide «Under Pressure» nasıl kullanılır ve bu kullanım ne katar?
  4. Ucuz Roman'ın açılışındaki «Misirlou» hangi kültürel soruyu açar?

Yanıtlar

  1. Film müziği bir sahne için, sahnenin süresi ve duygusu bilinerek yazılır; hazır şarkı ise başka bir amaçla, başka bir zamanda yaratılmıştır ve sahneye kendi sözlerini, dönemini, sanatçısını ve seyircinin onunla kurduğu anıları getirir.
  2. Anlatısal neden: popüler şarkılar karakterlerin dünyasını ve dinledikleri müziği gerçekçi biçimde yansıtabilir. Ticari neden: film ile şarkı birbirini tanıtır ve film müziği albümleri ayrı bir gelir alanına dönüşür.
  3. Calum ile Sophie'nin dans ettiği gece ile yetişkin Sophie'nin babasını aradığı karanlık mekân birbirine kurgulanırken, seslerin öne çıkarıldığı bir düzenlemeyle çalar; şarkının baskı ve birbirine tutunma üzerine sözleri, babanın sakladığı sıkıntıya kelimelerle söylenmeyen bir şey ekler ve tanıdık bir pop şarkısı bir yardım çağrısına dönüşür.
  4. Şarkının kökü Doğu Akdeniz'in Rum, Arap ve Türk müzik geleneklerinde bilinen eski bir halk ezgisine uzanır; Dick Dale'in sörf gitarıyla Amerikan popüler kültürüne geçen ezginin bu kökü, filmde bir Amerikan suç filminin açılış imzasına dönüştüğünde neredeyse görünmez kalır.

Sonraki derse köprü

Hazır şarkı ile film müziği çoğu zaman görüntüye eşlik eder, onunla uyum ya da ironi kurar. 8.7 Ses ile görüntünün çatışması daha keskin bir ilişkiye bakıyor: ses görüntüye açıkça karşı konuştuğunda, birinin söylediğini öbürü yalanladığında ne olur? 6.3'te kaydırmalarını okuduğumuz Gece ve Sis'e, bu kez müziği ve anlatımıyla döneceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.