7.4 · Seviye 1 · Filmin dili
Montaj
Kısa planların bir fikir ya da zaman sıkışması kurması
Film Okuma Akademisi — Kurgu · 1.713 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Montaj, planları bir hikâyenin akışı için değil, bir fikir, bir duygu ya da sıkışmış bir zaman kurmak için birbirine çarptırmak ya da özetlemektir.
- Sovyet montajında anlam iki planın çatışmasından doğar; Eisenstein montajı metrik, ritmik, tonal, armonik ve düşünsel türlere ayırmıştır.
- Montaj dizisi uzun bir süreci kısa planlarla, çoğunlukla müzikle özetler; montaj zamanı hem sıkıştırabilir hem genişletebilir.
- Odessa merdivenleri yönleri, ölçekleri ve ritimleri çarpıştırarak bir anı genişletir ve bir öfke kurar; Yukarı Bak'ın evlilik dizisi bir ömrü özetler ve bir yas kurar.
- Tipaj yüzleri tiplere indirger; okur bir montajda hangi yüzlerin birey, hangilerinin bir kalıbın taşıyıcısı olarak kullanıldığını sorar.
Açılış
Geniş, taş bir merdiven. Kalabalık basamaklarda toplanmış, limandaki gemiye el sallıyor. Sonra merdivenin tepesinde bir sıra asker belirir. Botlar basamaklara aynı anda iniyor. Kalabalık kaçıyor. Bir çocuk vurulup düşüyor; annesi onu kucaklayıp askerlere doğru, merdivenden yukarı yürüyor. Gözlüklü yaşlı bir kadın. Bir kadın vuruluyor ve bir bebek arabası basamaklardan aşağı yuvarlanmaya başlıyor. Yine botlar, yine kaçan yüzler, yine araba.
Eisenstein'ın Potemkin Zırhlısı'nda Odessa merdivenleri dizisi böyle kurulur: yüzlerce kısa planın birbirine çarpmasıyla. 7.1'de bu dizinin hemen ardından gelen taş aslanlarda, üç planın bir uyanışa dönüşmesinde durmuştuk. Burada merdivenin kendisine bakıyoruz. Bu dizi bir olayı kaydetmekten çok, bir olayı kurar: seyirci merdivenden inen askerlerin gerçekte ne kadar sürede indiğini değil, kurgunun o inişe ne kadar zaman verdiğini yaşar.
Tek fikir
Montaj, kısa planları bir hikâyenin sürekliliği için değil, bir fikir, bir duygu ya da sıkışmış bir zaman kurmak için birbirine çarptırmaktır. Süreklilik kurgusu kesmeyi saklar; montaj kesmeyi bir anlam aracı olarak öne çıkarır.
Kavram
Türkçede «montaj» kelimesi gündelik dilde kurgunun kendisi için de kullanılır. Bu derste daha dar bir anlamda kullanıyoruz: planların bir sahnenin akışını sürdürmek için değil, bir düşünce ya da etki üretmek için yan yana konduğu kurgu. 7.2'deki süreklilik kurgusu seyircinin dikkatini kesmeden uzaklaştırmaya çalışıyordu; montaj ise dikkati kesmenin kendisine, iki plan arasındaki çarpışmaya çeker.
1920'lerin Sovyet sinemacıları kurgu üzerine yoğun biçimde düşündü ve yazdı. 7.1'de Kuleşov'un deneyini gördük. Eisenstein bir adım daha ileri gitti: ona göre anlam, iki planın birbirini sürdürmesinden değil, birbiriyle çatışmasından doğuyordu. Bir plan bir şeyi söyler, ardından gelen plan ona karşı çıkar ya da onu başka bir yere iter, ve bu çarpışmadan üçüncü bir şey, bir fikir doğar. Bu yüzden Sovyet montajı çoğu zaman sarsıcıdır: bir yüzün ardından bir silah, bir kalabalığın ardından bir heykel, bir çığlığın ardından bir makine gelir.
Montajın bir de daha gündelik bir kullanımı vardır ve bugün çoğu seyircinin «montaj» deyince aklına gelen budur.
Bir karakterin aylar süren bir antrenmanı, bir çiftin yıllar süren evliliği, bir şehrin bir mevsim boyunca değişimi birkaç dakikalık bir dizide gösterilebilir. Burada montaj bir fikirden çok bir zaman sıkışması kurar. Planlar birbiriyle çatışmaz, birbirini özetler. Seyirci her planda bir olayın başından sonuna kadar gitmesini beklemez; yalnızca bir anını görür ve o anlardan bir süreç kurar.
İki kullanımın ortak noktası, seyircinin planlar arasındaki boşlukları kendisinin doldurmasıdır. Sovyet montajında seyirci bir fikri tamamlar; montaj dizisinde bir zamanı tamamlar. Her iki durumda da kurgu bir bütünü göstermez, parçaları verir ve bütünü seyircinin zihninde kurdurur.
Montajın zamanla tuhaf bir ilişkisi de vardır: zamanı hem sıkıştırabilir hem genişletebilir. Bir montaj dizisi yılları dakikalara sığdırır. Odessa merdivenlerinde ise tersi olur: aynı anın farklı açılardan tekrar tekrar gösterilmesi, bir merdivenden inişi gerçekte süreceğinden çok daha uzun gösterir. Kurgu acıyı uzatır, seyirciyi kaçamayacağı bir zamanın içinde tutar.
Tipaj montajın ayrılmaz bir parçasıdır. Montaj kısa planlarla çalıştığı için, her yüzün çok kısa bir sürede bir şey söylemesi gerekir: bir anne, bir subay, bir işçi, bir burjuva. Yüzler bu yüzden birey olmaktan çok bir anlamın taşıyıcısı olarak seçilir. Ten sorusu burada keskin bir uyarıya dönüşür. Bir yüzü bir tipe indirgemek, seyirciye o yüzün kim olduğunu değil, ne anlama geldiğini söyler. Bir topluluğun, bir tenin ya da bir mahallenin insanları hep aynı birkaç rolle, bir saniyelik planlarda beliriyorsa, montaj bir tanıtım değil bir kalıp üretiyordur. Okur bir montajda hangi yüzlerin birey, hangilerinin tip olarak kullanıldığını sorar.
Filmde
Odessa merdivenleri dizisi montajın bütün araçlarını bir arada kullanır. Yönler çatışır: askerler yukarıdan aşağıya iner, anne çocuğunu kucaklayıp aşağıdan yukarıya yürür. Ölçekler çatışır: botların yakın planı, kalabalığın genel planı, bir yüzün çığlığı. Ritimler çatışır: askerlerin düzenli adımları, kaçan kalabalığın düzensiz koşusu. Bu çatışmalar bir olayı anlatmaktan çok, bir vahşetin ve bir düzensizliğin duygusunu kurar.
Bu dizinin işlevi, seyirciyi bir fikre ve bir öfkeye taşımaktır. Askerlerin yüzleri neredeyse hiç gösterilmez; onlar botlar, tüfekler ve gölgelerden oluşan bir makine gibidir. Halk ise yüzlerle, çığlıklarla, bireysel acılarla gösterilir: bir anne, bir çocuk, yaşlı bir kadın. Bir okuma bu karşıtlığı dizinin siyasi anlamı olarak görür: yüzsüz bir iktidar karşısında yüzü olan bir halk. Bebek arabası bu okumanın en yoğun imgesidir; savunmasızlığın, korumasız bırakılmış geleceğin görüntüsü.
Bu tarihsel not bir okuma uyarısıdır. Montaj bir olayı kaydetmez, kurar; bu kuruluş öylesine güçlü olabilir ki, bir görüntü gerçek bir olayın yerine geçer. Okur bir montajın etkisini hissederken, o etkinin bir kurgu kararı olduğunu da akılda tutar. Dizinin etkisi sonraki on yıllarda pek çok filmde, merdivenden yuvarlanan arabaların tekrarlarıyla birlikte, saygıyla ya da parodiyle yeniden kurulmuştur.
Başka bir filmde
Montajın bir fikir değil, bir ömrü birkaç dakikaya sığdırdığı bir dizi.
Filmin başında, Carl ile Ellie'nin evliliği diyalogsuz bir montaj dizisiyle anlatılır. Düğün, birlikte onardıkları ev, çimenlerde uzanıp bulutların şekillerine baktıkları günler, çocuk sahibi olamayacaklarını öğrendikleri an, şelale için para biriktirdikleri kavanoz ve o kavanozun her seferinde bir masraf yüzünden boşalması, yıllar, yaşlanma, Ellie'nin hastalanması ve ölümü. Bütün bir ömür birkaç dakikaya sığar.
Bu dizinin işlevi, seyirciye Carl'ın kaybını yalnızca anlatmak değil, onu yaşatmaktır. Planlar birbiriyle çatışmaz, birbirini özetler; ama tekrar eden imgeler, özellikle boşalan kavanoz, bir ritim kurar. Her boşalma bir ertelemedir ve seyirci ertelemelerin birikmesiyle zamanın nasıl geçtiğini hisseder. Bir okuma bu diziyi bir hayatın gerçekleşmeyen planlarının hikâyesi olarak görür: şelale hep bir sonraki yıla kalır, ta ki zaman bitene kadar.
İki dizi montajın iki ucunu gösterir. Potemkin'de montaj aynı anı genişletir, planları çarpıştırır ve bir öfke kurar. Yukarı Bak'ta montaj yılları sıkıştırır, planları özetler ve bir yas kurar. Biri zamanı uzatarak, öbürü kısaltarak seyirciyi bir duygunun içine alır.
Yaygın okuma hataları
Yaygın yanlışMontajı kurgunun her türüyle aynı şey saymak.
Bu derste montaj, planların akış için değil bir fikir ya da zaman sıkışması için çarpıştırıldığı ya da özetlendiği kurgudur; süreklilik kurgusundan ayrıdır.
Yaygın yanlışBir montajın gücünü tarihsel doğruluğunun kanıtı saymak.
Odessa merdivenleri çok güçlü bir dizidir ama filmdeki biçimiyle bir tarihsel kayıt değildir; montaj bir olayı kaydetmez, kurar.
Yaygın yanlışMontajdaki yüzleri yalnızca bireyler olarak okumak.
Kısa planlarla kurulan bir dizide yüzler çoğu zaman bir tipin taşıyıcısıdır; okur hangi yüzlerin birey, hangilerinin tip olarak kullanıldığını sorar.
Okuma Defteri
Defter: Tekrar eden imge varsa onun dizinin ritmini nasıl kurduğunu, yoksa planları neyin birbirine bağladığını iki cümleyle yaz; dizinin ne kadar zamanı kaç plana sığdırdığını tahmin olarak ekle.
Özet
- Montaj, planları bir hikâyenin akışı için değil, bir fikir, bir duygu ya da sıkışmış bir zaman kurmak için birbirine çarptırmak ya da özetlemektir.
- Sovyet montajında anlam iki planın çatışmasından doğar; Eisenstein montajı metrik, ritmik, tonal, armonik ve düşünsel türlere ayırmıştır.
- Montaj dizisi uzun bir süreci kısa planlarla, çoğunlukla müzikle özetler; montaj zamanı hem sıkıştırabilir hem genişletebilir.
- Odessa merdivenleri yönleri, ölçekleri ve ritimleri çarpıştırarak bir anı genişletir ve bir öfke kurar; Yukarı Bak'ın evlilik dizisi bir ömrü özetler ve bir yas kurar.
- Tipaj yüzleri tiplere indirger; okur bir montajda hangi yüzlerin birey, hangilerinin bir kalıbın taşıyıcısı olarak kullanıldığını sorar.
Kendini sına
- Montaj ile süreklilik kurgusu kesmeye nasıl farklı davranır?
- Eisenstein'a göre anlam iki plan arasında nasıl doğar?
- Odessa merdivenleri dizisi zamanla ne yapar?
- Yukarı Bak'ın evlilik dizisinde boşalan kavanoz nasıl bir işlev görür?
Yanıtlar
- Süreklilik kurgusu kesmeyi gizler ve seyircinin dikkatini hikâyeye yöneltir; montaj ise kesmeyi bir anlam aracı olarak öne çıkarır ve dikkati iki plan arasındaki çarpışmaya ya da özetlemeye çeker.
- İki planın birbirini sürdürmesinden değil, birbiriyle çatışmasından; bir plan bir şeyi söyler, ardından gelen ona karşı çıkar ya da onu başka bir yere iter ve bu çarpışmadan üçüncü bir anlam doğar.
- Zamanı genişletir: aynı anı farklı açılardan tekrar tekrar göstererek merdivenden inişi gerçekte süreceğinden çok daha uzun kılar ve seyirciyi kaçamayacağı bir zamanın içinde tutar.
- Tekrar eden bir imge olarak dizinin ritmini kurar; her boşalma bir ertelemedir ve ertelemelerin birikmesiyle seyirci zamanın geçtiğini ve şelalenin hep bir sonraki yıla kaldığını hisseder.
Sonraki derse köprü
Montaj planları çarpıştırarak ya da özetleyerek bir anlam kurdu. 7.5 Grafik eşleme kesmeye başka bir bağ veriyor: iki planı içerikleriyle değil, biçimleriyle birbirine bağlamak. 2001: Bir Uzay Destanı'nda havaya fırlatılan bir kemiğin bir uzay aracına dönüştüğü kesmede, biçim benzerliğinin binlerce yılı nasıl tek bir kesmeye sığdırdığına bakacağız.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.