6.7 · Seviye 1 · Filmin dili
Alan derinliği
Derin odak ve sığ odak; odağın kaydırılması
Film Okuma Akademisi — Kamera hareketi ve objektif · 1.848 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Alan derinliği, kadrajda önden arkaya net görünen bölgenin genişliğidir; diyaframa, objektife ve kameranın uzaklığına bağlıdır.
- Derin odak birçok katmanı aynı anda net tutar ve seyircinin gözünü karede dolaştırır; sığ odak tek bir katmanı ayırır ve gözü ona kilitler.
- Odak kaydırma, plan içinde netliği bir katmandan ötekine aktararak bir kesmenin işini kesmeden yapar.
- Yurttaş Kane'de derin odak Susan'ın sahnesini tek bir dramatik cümleye çevirir; Hayatımızın En Güzel Yılları'nda aynı araç önemli olanı arka planda bırakır ve bakmayı seyirciye bırakır.
- Kimin net, kimin bulanık kaldığı bir önem kararıdır; okur bu kararın hangi yüzleri öne çıkarıp hangilerini dekora çevirdiğini sorar.
Açılış
Karanlık bir yatak odası. Kadrajın ön tarafında, neredeyse kameraya dokunacak kadar yakında, bir bardak, içinde bir kaşık ve yanında bir ilaç şişesi duruyor; keskin, iri, kaçırılması imkânsız. Biraz geride, gölgenin içinde, yatakta bir kadın ağır ağır nefes alıyor. Odanın en arka ucunda bir kapı var ve kapıya dışarıdan vuruluyor. Sonra kapı zorlanıp açılıyor, bir adam içeri dalıyor ve yatağa koşuyor.
Orson Welles'in 1941 tarihli Yurttaş Kane'inde Susan'ın ilaçla kendini öldürmeye kalkıştığı sahne böyle görünür. Seyirci ne olduğunu bir kesme beklemeden, tek bir kareden anlar: öndeki şişe nedeni, ortadaki kadın sonucu, arkadaki kapı yaklaşan kurtarıcıyı gösterir. Üçü de aynı anda net olduğu için, karenin bütün derinliği bir cümle gibi okunur. 2.6'da bu düzene derin odak adını vermiş ve derinliği bir sahneleme sorusu olarak okumuştuk. Bu ders aynı soruyu kameranın tarafından soruyor: netliği ne belirler, netlik nasıl daraltılır ve plan içinde nasıl yer değiştirir?
Tek fikir
Alan derinliği, kadrajda önden arkaya ne kadarının net göründüğüdür. Derin odak birçok katmanı aynı anda keskin tutar ve seyircinin gözünü karede dolaştırır; sığ odak tek bir katmanı ayırır ve gözü oraya kilitler. Netlik, kameranın «buraya bak» deme biçimlerinden biridir.
Kavram
2.6'da alan derinliğini, kadrajda farklı uzaklıklardaki şeylerin aynı anda net görünebildiği alanın genişliği olarak tanımlamıştık; derin odak da bu alanın önden arkaya bütün katmanları kapsadığı düzendi. O derste soru, katmanlara neyin ve kimin yerleştirildiğiydi. Burada soru, o netliğin nasıl üretildiği ve nasıl yönetildiğidir.
Bir objektif aynı anda yalnızca bir uzaklığa tam olarak odaklanabilir. O uzaklığın önü ve arkası, belli bir sınıra kadar net kabul edilebilir görünür; bu sınırın ötesi bulanıklaşır. Alan derinliği bu kabul edilebilir netlik bölgesinin genişliğidir. Teknik olarak üç şeye bağlıdır: diyafram açıklığı, odak uzaklığı ve kameranın nesneye uzaklığı.
Diyafram kısıldıkça, objektif genişledikçe ve kamera uzaklaştıkça alan derinliği artar. Bu hesabın ayrıntısı set üstündeki bir işin konusudur; okur için önemli olan, sonucun bir seçim olduğudur.
Derin odak bir karenin içine bir sahne kurmanın yoludur ve kameranın tarafından bakınca bir bedeli vardır: diyaframı kısmak objektife daha az ışık bırakır, bu yüzden derin odak çok ışık, hassas bir film ya da sensör ve geniş açılı bir objektif ister. 1940'larda bu, set ışığının büyük ölçüde artırılması anlamına geliyordu. Kurgu iki şeyi arka arkaya gösterir; derin odak ikisini aynı anda gösterir. Önde bir karakter konuşurken arkada bir başkası dinleyebilir, bir kapıdan biri girebilir, bir pencereden bir çocuk görünebilir. Seyirci hangi katmana bakacağına kendisi karar verir, ya da kompozisyon onu belli bir sıraya yönlendirir. Derin odağın gücü bu ikisi arasındaki gerilimden gelir: göz özgürdür ama kadraj ona bir yol önerir.
Sığ odak derin odağın karşısında durur. Burada yalnızca ince bir katman nettir; geri kalan her şey yumuşak bir lekeye dönüşür. Bir yüz keskindir, arkasındaki oda bir renk bulanıklığıdır. Bu düzen dikkati tek bir yere kilitler ve çevreyi siler. Bir karakteri kalabalığın içinde yalnızlaştırabilir, bir ayrıntıyı bütün dünyadan ayırabilir, bir sahneyi bir iç dünyaya çevirebilir. Sığ odak bugün özellikle yaygındır, çünkü büyük sensörlü dijital kameralar ve geniş diyaframlı objektifler bunu kolaylaştırır; bu yaygınlık onu bir üslup kararı olmaktan çıkarıp bir alışkanlığa dönüştürebilir.
Odak kaydırma bir kesmenin işini kesmeden yapar. Seyircinin dikkati plan içinde bir yerden başka bir yere taşınır: önce konuşan karaktere, sonra arkada duran ve her şeyi duyan başka birine. Bu bir açıklama, bir sürpriz ya da bir ilişki kurma olabilir. Odak kaydırmanın anlamı, netliğin nereden nereye ve ne zaman geçtiğinde saklıdır.
Alan derinliğini okumak için üç soru sorulabilir. Kadrajda kaç katman net? Net olan katman ile bulanık olan arasında ne fark var: biri bir karakter, öbürü bir mekân mı, biri bir kişi, öbürü bir kalabalık mı? Ve netlik plan boyunca yerinde duruyor mu, yoksa bir katmandan ötekine taşınıyor mu?
Ten sorusu netlik sorusuyla birleşir. Sığ odakta netlik bir öncelik kararıdır; bulanık bırakılan bir yüz, o sahnede önemsiz sayılmıştır. Bir filmin hangi karakterleri hep net, hangilerini hep arka planın bulanıklığında tuttuğuna bakmak, kimin hikâyenin öznesi, kimin dekorun parçası olarak görüldüğünü açığa çıkarabilir. Bir restoranda, bir sokakta, bir evde çalışanların yüzleri arka planın yumuşak lekesinde kalırken ön plandaki yüzlerin keskin olması tekrar ediyorsa, okur bu tekrarı not eder.
Filmde
Film derin odağın en çok anılan örneklerinden biridir. Pek çok sahnede kadrajın önü, ortası ve arkası birlikte nettir ve önemli olaylar aynı karenin farklı katmanlarında aynı anda gerçekleşir. 0.4'te bakmış olduğumuz çocukluk evi sahnesinde, içeride yetişkinler çocuğun geleceğini imzalarla belirlerken çocuk pencerenin ardında karda oynuyordu; Susan'ın sahnesi de aynı düzene dayanır.
Ama bu karenin hikâyesi göründüğünden daha karmaşıktır. Derin odak her zaman tek bir objektifin tek bir pozlamada her şeyi net yakalaması değildir.
Bu bilgi okumayı değiştirmez, ama okurun bir şeyi akılda tutmasını sağlar: derin odak bir sonuçtur, bir aracın kendiliğinden yaptığı şey değil. Seyirci için kare tek bir mekân gibi görünür ve okuma da ekrandakine dayanır. Bir okuma bu sahnenin derinliğini bir yargı olarak görür: öndeki şişe, ortadaki kadın ve arkadaki adam aynı karede durdukça, Kane'in Susan'a yaşattıkları ile onu kurtarmaya koşması aynı anda görülür. Kane hem sebebin hem kurtarışın içindedir ve kare bu çelişkiyi bir kesmeyle ayırmaz.
Başka bir filmde
Derin odağın önemli olanı küçük, kenarda ve arka planda bırakabildiği bir film.
Bu filmin görüntü yönetmeni de Gregg Toland'dır ve film de derin odakla çekilmiş sahneler içerir. En çok anılan sahnelerden birinde, bir barda önde iki adam piyano çalar ve kadrajın büyük kısmını onlar kaplar; bir başka karakter onları izler. Ama sahnenin duygusal merkezi, arka planda, odanın uzak köşesindeki bir telefon kulübesindedir: orada bir adam, bir ilişkiyi bitirmek için bir telefon görüşmesi yapar.
Bu düzenin işlevi seyirciye bir seçim bırakmaktır. Kamera seyirciye hangisine bakması gerektiğini bir kesmeyle ya da bir odak kaydırmayla söylemez; iki katmanı birlikte verir ve dikkati yöneltecek olanı seyirciye bırakır. Bir okuma bunu sinemanın seyirciye bir özgürlük tanıması olarak görür: gerçek hayatta olduğu gibi, önemli olan şey her zaman kadrajın ortasında ve önünde değildir.
Karşı bir okuma bu özgürlüğü sınırlı bulur: kompozisyon, ışık ve oyuncuların konumu seyircinin gözünü yine belli bir sıraya yönlendirir. Bu okumaya göre derin odak bakışı serbest bırakmaz, onu kurgudan daha incelikli bir yolla yönetir. İki görüş aynı karede yan yana yaşar; derin odak bir özgürlük alanı açar ama o alanın içinde bir yol da çizer.
İki film aynı görüntü yönetmeninin elinden derin odağın iki ayrı kullanımını gösterir. Yurttaş Kane'de derin odak bir sahnenin bütününü dramatik bir cümleye dönüştürür ve gözü öndeki şişeden arkadaki kapıya götürür. Hayatımızın En Güzel Yılları'nda aynı araç önemli olanı küçük ve uzak bırakır, bakmayı seyirciye bırakır.
Yaygın okuma hataları
Yaygın yanlışBulanık bir arka planı kötü bir çekim saymak.
Sığ odak çoğu zaman bilinçli bir karardır; arka planın bulanıklığı dikkati öne kilitlemek için seçilmiş olabilir.
Yaygın yanlışDerin odağı bakışın tamamen özgür bırakıldığı bir düzen saymak.
Her şey net olsa da kompozisyon, ışık ve hareket gözü yine bir yöne çeker; özgürlük bir derece meselesidir.
Yaygın yanlışNetliği yalnızca teknik bir ayar olarak görmek.
Kimin net, kimin bulanık kaldığı bir dikkat ve önem kararıdır; okur bu kararın kimi öne çıkarıp kimi arka plana ittiğini sorar.
Okuma Defteri
Defter: Bu odak kaydırmanın bir kesmeyle yapılsaydı neyin değişeceğini iki cümleyle yaz; kesmenin ayıracağı iki şeyi kaydırmanın nasıl bir arada tuttuğunu belirt.
Özet
- Alan derinliği, kadrajda önden arkaya net görünen bölgenin genişliğidir; diyaframa, objektife ve kameranın uzaklığına bağlıdır.
- Derin odak birçok katmanı aynı anda net tutar ve seyircinin gözünü karede dolaştırır; sığ odak tek bir katmanı ayırır ve gözü ona kilitler.
- Odak kaydırma, plan içinde netliği bir katmandan ötekine aktararak bir kesmenin işini kesmeden yapar.
- Yurttaş Kane'de derin odak Susan'ın sahnesini tek bir dramatik cümleye çevirir; Hayatımızın En Güzel Yılları'nda aynı araç önemli olanı arka planda bırakır ve bakmayı seyirciye bırakır.
- Kimin net, kimin bulanık kaldığı bir önem kararıdır; okur bu kararın hangi yüzleri öne çıkarıp hangilerini dekora çevirdiğini sorar.
Kendini sına
- Alan derinliği hangi üç şeye bağlıdır?
- Yurttaş Kane'deki Susan sahnesinde üç katman neyi gösterir?
- Hayatımızın En Güzel Yılları'ndaki piyano sahnesi derin odağı nasıl kullanır?
- Bazin derin odağın seyirciye ne sunduğunu savunur ve bu sava hangi itiraz yöneltilebilir?
Yanıtlar
- Objektifin diyafram açıklığına, odak uzaklığına ve kameranın nesneye uzaklığına; diyafram kısıldıkça, objektif genişledikçe ve kamera uzaklaştıkça alan derinliği artar.
- Öndeki bardak ve ilaç şişesi nedeni, ortadaki yatakta nefes alan Susan sonucu, arkadaki kapıdan giren Kane ise yaklaşan kurtarıcıyı gösterir; üçü aynı anda net olduğu için kare bir cümle gibi okunur.
- Ön planda piyano çalan iki adam kadrajın büyük kısmını kaplarken, sahnenin duygusal merkezi arka plandaki telefon kulübesinde geçer; iki katman birlikte net olduğu için hangisine bakılacağı seyirciye bırakılır.
- Derin odağın seyirciye kurgunun dayattığı sıradan daha özgür ve daha belirsiz bir bakış sunduğunu savunur. İtiraz şudur: kompozisyon, ışık ve oyuncuların konumu gözü yine yönlendirir; derin odak bakışı serbest bırakmaz, onu daha incelikli biçimde yönetir.
Sonraki derse köprü
Derin odak bir karenin içinde birçok şeyin aynı anda olmasına izin verdi. 6.8 Uzun plan aynı izni zamana uzatıyor: kamera kesmeden, uzun süre çalıştığında süre kendisi bir anlam taşımaya başlar. Andrey Tarkovski'nin Ayna'sının ağır planlarını, Tanrı Kent'in hızlı kurgusunun yanına koyarak, kesmemenin ve çok kesmenin ne söylediğini karşılaştıracağız.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.