İçeriğe geç

6.6 · Seviye 1 · Filmin dili

Odak uzaklığı

Geniş ve dar açı objektifin mekânı ve yüzü değiştirmesi

Film Okuma Akademisi — Kamera hareketi ve objektif · 1.748 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Odak uzaklığı objektifin görüş açısını belirler; kısa odak uzaklığı geniş, uzun odak uzaklığı dar bir alan gösterir.
  2. Geniş açı derinliği abartır ve yakındaki yüzü çarpıtabilir; dar açı mekânı sıkıştırır ve yüzü düzleştirir.
  3. Perspektifi asıl değiştiren kameranın uzaklığıdır; objektif bu uzaklıkla birlikte seçildiği için etkinin taşıyıcısı gibi görünür.
  4. Kameralı Adam objektifi bir konu yapar ve kameranın insan gözünden ayrı bir göz olduğunu savunur; Matrix'in mermi zamanı kameranın yerini, gözünü ve zamanını birbirinden ayırır.
  5. Bir filmin hangi yüzü portre mesafesinden, hangisini çarpıtan yakınlıktan çektiği, kimin kişi, kimin tip olarak sunulduğunu gösterebilir.

Açılış

Bir kameranın objektifi kadrajı dolduruyor. Camın üstünde bir şehrin yansıması kayıyor. Sonra objektifin ortasına bir insan gözü biniyor: göz kırpıyor, etrafa bakıyor, camın içinden bize bakıyor. Bir başka planda bir kameraman dev bir figür olarak bir kalabalığın üstünde, sehpasıyla birlikte duruyor; şehir onun ayaklarının altında küçülmüş. Film kendi aracını, kamerayı ve onun camdan gözünü, kahramanı yapıyor.

Dziga Vertov'un 1929 tarihli Kameralı Adam'ı bu görüntülerle, bir objektifin insan gözünden başka bir şey olduğunu ilan eder. Durmak, dönmek, yürümek, sarsılmak, havalanmak: M06 şimdiye kadar hep kameranın gövdesiyle uğraştı. Bu ders gövdeyi yerinde bırakıp camına bakıyor: aynı yerden, objektif değiştiğinde mekân nasıl derinleşir ya da yassılaşır, bir yüz nasıl biçim değiştirir?

Tek fikir

Objektifin odak uzaklığı, kameranın ne kadar geniş bir alanı göreceğini belirler. Geniş açı mekânı derinleştirir ve yakındaki bir yüzü çarpıtabilir; dar açı mekânı sıkıştırır ve bir yüzü düzleştirir. Okur bu farkı görür ve objektifin de bir yorum olduğunu bilir.

Kavram

Gündelik dilde «zoom» dediğimiz şey, odak uzaklığının plan sırasında değiştirilmesidir. 6.3'te zoomun kaydırmadan farklı olduğunu görmüştük: kamera yerinden oynamaz, yalnızca görüş alanı daralır ya da genişler. Bu derste değişmeyen bir objektifin, bir planın baştan sona hangi gözle çekildiğinin sonuçlarına bakıyoruz.

İki objektif aynı sahneyi çok farklı gösterir. Geniş açıyla çekilmiş bir koridor uzun ve derin görünür; koridorun sonundaki kapı uzaklaşır, kameraya doğru yürüyen biri hızla büyür. Aynı koridor dar açıyla, uzaktan çekildiğinde kısalır; arka plan öne doğru yaklaşır, yürüyen kişi yerinde sayıyormuş gibi görünebilir. Kalabalık bir caddeyi dar açıyla çeken bir kamera insanları üst üste yığılmış bir duvar gibi gösterir; aynı caddeyi geniş açıyla çeken kamera aralarında boşluklar açar.

Burada ince ama önemli bir düzeltme yapmak gerekir. Bu etkilerin asıl kaynağı objektifin kendisi değil, kameranın nesneye olan uzaklığıdır. Geniş açı objektif çoğu zaman nesneye yakından kullanıldığı için derinlik abartılı görünür; dar açı çoğu zaman uzaktan kullanıldığı için mekân sıkışır. Aynı yerden çekilen iki görüntüde objektif değiştirmek yalnızca kadrajın genişliğini değiştirir; perspektifi değiştiren, kameranın nerede durduğudur. Kamera Akademisi'nin «Sensör boyutu ve kadraj» dersi bunun ölçülebilir bir biçimini, kırpmanın perspektifi değiştirmediğini, set üstündeki bir hesapla gösterir. Okur için pratik sonuç şudur: bir görüntüdeki derinliğin abartılı ya da sıkışık olduğunu fark ettiğinde, objektif ile kameranın uzaklığını birlikte düşün.

Odak uzaklığının en çok fark edildiği yer insan yüzüdür. Geniş açıyla, çok yakından çekilmiş bir yüzde burun büyür, kulaklar geri kaçar, yüz bir karikatüre yaklaşır. Bu görüntü tedirgin edici, gülünç ya da tehditkâr olabilir. Dar açıyla, biraz uzaktan çekilmiş bir yüz ise daha düz, daha dengeli görünür; portre geleneği bu yüzden uzun objektifleri sever. Bir filmde aynı karakterin önce dar açıyla, sonra geniş açıyla çekilmesi, onun seyirciye nasıl göründüğünü kelimesiz değiştirebilir.

İki etkiyi aynı anda kullanan ünlü bir hareket de vardır: kamera bir şeye doğru ilerlerken objektif aynı anda geri açılır ya da tersi yapılır. Böylece kadrajın ortasındaki şey aynı boyda kalır ama arkasındaki mekân esner, uzar ya da daralır. Alfred Hitchcock'un Vertigo'sunda bir kulenin merdiven boşluğuna bakan bu hareket, yükseklik korkusunun baş dönmesini bir görüntüye çevirir. 1.3'te bu harekete adını vermeden değinmiştik; bugün ona Türkçede kaydırmalı zoom, İngilizcede dolly zoom denir. Hareket, kaydırma ile odak uzaklığını birbirine karşı çalıştırarak, ikisinin ayrı şeyler olduğunu en açık biçimde gösterir.

Ten sorusu objektif seçiminde bir saygı sorusuna dönüşür. Sinema tarihinde bazı yüzler sistemli olarak uzun objektiflerle, özenli bir portre mesafesinden çekilirken, bazı yüzler geniş açıyla, yakından ve çarpıtılarak gösterilmiştir. Bir filmin hangi karakterin yüzünü «güzel» ya da «dengeli» kılan objektifle, hangisininkini karikatüre yaklaştıranla çektiğine bakmak, kimin bir kişi, kimin bir tip olarak sunulduğunu gösterebilir. Okur bir yüzün biçimini o yüzün kendisine değil, önce objektife ve kameranın uzaklığına sorar.

Filmde

Bu filmde objektif bir konu hâline gelir. Kamera, kameraman ve objektif tekrar tekrar kadraja girer; objektifin camına bir göz bindirilir, kameraman şehrin üstünde dev bir figür gibi gösterilir. Film, sinemanın bir insan gözünü taklit etmediğini, kendi başına bir göz olduğunu görüntüleriyle savunur.

Bu fikir odak uzaklığı dersinin özünü taşır. İnsan gözünün görüş alanı ve derinlik algısı kabaca sabittir; objektif ise geniş açıyla bir sokağı bir bakışta görebilir, dar açıyla uzaktaki bir yüzü yakına getirebilir. Vertov'un filmi bu farkı bir eksiklik değil, bir güç olarak görür. Bir okuma filmin objektif üzerindeki ısrarını, sinemanın kendi aracını saklamak yerine sergilemesi olarak görür: seyirci bir şehre bakarken, o şehrin bir camın içinden görüldüğünü hiç unutmaz.

Karşı bir okuma bu ısrarı bir coşku kadar bir program olarak da görür: film bir makinenin bakışını yüceltirken, o bakışın kimin elinde olduğunu ve ne için kullanıldığını sormayı ikinci plana bırakabilir. Seviye 7, belgeselin kimin adına baktığını sorarken bu filmi o soruyla yeniden önümüze koyacak.

Başka bir filmde

Kameranın gözünü yerinden, objektifinden ve zamanından ayıran bir film.

Filmin en çok anılan görüntülerinde zaman neredeyse durur ve kamera, donmuş bir anın etrafında döner. Bir çatıda Neo, kendisine doğru gelen kurşunlardan geriye doğru eğilerek kaçar; kurşunlar havada iz bırakarak yavaşça ilerler ve bakış noktası onun çevresinde yay çizer.

Bu görüntü odak uzaklığı dersine neden giriyor? Çünkü bir kameranın ne gördüğünü belirleyen üç şeyi, yerini, gözünü ve zamanını birbirinden ayırır. Sıradan bir planda bu üçü birlikte çalışır: kamera bir yerde durur, bir objektifle bakar, zamanla birlikte akar. Mermi zamanında ise bakış noktası hareket ederken an sabit kalır; tek bir kamera değil, bir dizi objektif aynı anı farklı yerlerden kaydeder. Okur böylece «kameranın gördüğü» şeyin tek bir şey olmadığını, birbirinden ayrılabilen kararların toplamı olduğunu görür.

Bir okuma bu etkiyi filmin konusuna bağlar: benzetimin kurallarını aşan Neo'yu gösteren görüntü, sinemanın kendi kurallarını, kameranın tek bir yerden tek bir zamanda bakmasını da aşar. Burada bir uyarı gerekir: mermi zamanı bir objektif etkisi değildir; bir objektifin değiştirebileceği şey görüş alanıdır, bakış noktası değil. Matrix'i bu dersin yanına koymamızın nedeni tam da bu ayrımı keskinleştirmektir.

İki film kameranın gözünü iki farklı yoldan sergiler. Kameralı Adam objektifi kadraja sokar ve bir camın dünyayı nasıl gördüğünü gösterir. Matrix kameranın gözünü yerinden ve zamanından ayırır ve bir bakışın aslında kaç karardan oluştuğunu gösterir.

Yaygın okuma hataları

Yaygın yanlışZoomu kameranın ilerlemesi sanmak.
Doğrusu

Zoomda kamera yerinden oynamaz; yalnızca görüş alanı daralır. Mekânın katmanları birbirine göre kaymaz, yalnızca bütün görüntü büyür.

Yaygın yanlışDerinliğin abartılmasını ya da sıkışmasını yalnızca objektife bağlamak.
Doğrusu

Perspektifi değiştiren asıl şey kameranın uzaklığıdır; objektif çoğu zaman bu uzaklıkla birlikte seçildiği için etkiyi taşıyor gibi görünür.

Yaygın yanlışBir yüzün çarpık ya da düz görünmesini o yüzün kendisinin bir özelliği saymak.
Doğrusu

Aynı yüz geniş açıyla yakından ve dar açıyla uzaktan çok farklı görünür; okur önce objektifi ve mesafeyi sorar.

Okuma Defteri

Defter: İki planın yan yana bir duygu farkı yaratıp yaratmadığını, ferahlık, sıkışma, uzaklık ya da yakınlık gibi, iki cümleyle yaz; farkı objektife mi, kameranın uzaklığına mı bağladığını belirt.

Özet

  1. Odak uzaklığı objektifin görüş açısını belirler; kısa odak uzaklığı geniş, uzun odak uzaklığı dar bir alan gösterir.
  2. Geniş açı derinliği abartır ve yakındaki yüzü çarpıtabilir; dar açı mekânı sıkıştırır ve yüzü düzleştirir.
  3. Perspektifi asıl değiştiren kameranın uzaklığıdır; objektif bu uzaklıkla birlikte seçildiği için etkinin taşıyıcısı gibi görünür.
  4. Kameralı Adam objektifi bir konu yapar ve kameranın insan gözünden ayrı bir göz olduğunu savunur; Matrix'in mermi zamanı kameranın yerini, gözünü ve zamanını birbirinden ayırır.
  5. Bir filmin hangi yüzü portre mesafesinden, hangisini çarpıtan yakınlıktan çektiği, kimin kişi, kimin tip olarak sunulduğunu gösterebilir.

Kendini sına

  1. Bir koridoru geniş açı ve dar açı objektifle çekmek nasıl iki farklı mekân üretir?
  2. Derinliğin abartılı ya da sıkışık görünmesinin asıl kaynağı nedir?
  3. Vertov'un «sinema-göz» düşüncesi neyi savunur?
  4. Matrix'teki mermi zamanı neden bir objektif etkisi değildir?

Yanıtlar

  1. Geniş açıyla, yakından çekilen koridor uzun ve derin görünür; sonundaki kapı uzaklaşır, kameraya yürüyen kişi hızla büyür. Dar açıyla, uzaktan çekilen koridor kısalır; arka plan öne yaklaşır ve yürüyen kişi neredeyse yerinde sayıyormuş gibi görünebilir.
  2. Kameranın nesneye olan uzaklığıdır; aynı yerden objektif değiştirmek yalnızca kadrajın genişliğini değiştirir. Geniş açı çoğu zaman yakından, dar açı çoğu zaman uzaktan kullanıldığı için etki objektife bağlanır.
  3. Kameranın insan gözünü taklit etmek zorunda olmadığını, gözün göremeyeceği hızlarda, açılardan ve bakış noktalarından dünyayı kaydedebilen ayrı bir göz olduğunu savunur.
  4. Çünkü bir objektif yalnızca görüş alanını değiştirir; mermi zamanında değişen şey bakış noktasıdır. Etki, bir oyuncunun çevresine dizilmiş çok sayıda fotoğraf makinesinin aynı anı farklı yerlerden kaydetmesiyle elde edilir.

Sonraki derse köprü

Odak uzaklığı kameranın ne kadar geniş göreceğini belirledi. 6.7 Alan derinliği bir başka soruyu soruyor: kadrajın içinde ne kadarı net? Bir planda yalnızca bir yüz keskinken arkası bir bulanıklığa dönüşebilir, ya da öndeki bir bardak ile odanın öbür ucundaki bir kapı aynı netlikte görünebilir. Yurttaş Kane'in derin odaklı odalarında, netliğin seyircinin bakışını nasıl özgür bıraktığını ya da yönettiğini soracağız.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.