İçeriğe geç

14.3 · Seviye 2 · Anlatı

Ayna karakter

İki karakterin birbirini açıklaması

Film Okuma Akademisi — Karakter · 2.142 kelime · 2 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Karşıt karakter, bir başka karakterle belirgin bir karşıtlık içinde kurulur ve onun özelliklerini öne çıkarır; ayna karakter ise bir başka karakterle benzerlik, yer değiştirme ya da kimlik karışması ilişkisi içinde kurulur.
  2. Ayna karakterler bir filmde ya bir karakteri açıklar ya da iki karakterin sınırlarını sarsar; ikiz figürü psikanalitik olarak Otto Rank ve Freud tarafından incelenmiştir.
  3. Persona'da Elisabet'in sessizliği ile Alma'nın konuşması önce birbirinin karşıtıdır, sonra bir yansımaya dönüşür; iki kadın aynı konuşmayı iki yüz üzerinde paylaşır ve yüzleri birleşir.
  4. Selvi Boylum Al Yazmalım'da İlyas'ın tutkusu ile Cemşit'in emeği birbirinin karşıtıdır; Asya Cemşit'i seçer ve sevginin emek olduğunu söyleyen sözler bu karşıtlığı bir tanıma çevirir.
  5. Ayna ilişkisinde okur kimin özne, kimin yansıma olduğunu ve filmin iki karaktere aynı görünürlüğü verip vermediğini sorar.

Açılış

Sürpriz uyarısı: Bu ders Persona'nın olay akışını ve Selvi Boylum Al Yazmalım'ın sonunu anlatır.

Bir kadın, yıllar önce küçük oğluyla birlikte ayrıldığı kocasıyla yeniden karşı karşıyadır. Kocası onu ve oğlunu geri istemektedir. Kadının yanında ise başka bir adam vardır: o zor günlerde ona ve çocuğuna evini açan, çocuğun babası olmayı seçtiği adam. İki adam birbirinden çok farklıdır. Biri tutkudur, ilk aşk, gençlik, yolların adamı; öbürü sabırdır, emek, sessiz bir bağlılık. Kadın birini seçmek zorundadır.

Seyirci bu iki adamı yan yana gördüğünde, her biri ötekini açıklar. Birinin tutkusu, ötekinin sabrını görünür kılar; birinin evi terk edişi, ötekinin kalışının değerini gösterir. Tek başına bakıldığında yalnızca birer kişi olan bu iki adam, yan yana konduklarında bir soruya dönüşür: sevgi nedir? Bu ders, bir filmin iki karakteri birbirinin aynası gibi yerleştirdiği ve onları birbirleriyle açıkladığı yerleri okumayı öğretiyor.

Tek fikir

Bazı karakterler, en iyi bir başka karakterin yanında anlaşılır. Ayna karakterler birbirine benzeyerek ya da birbirinin karşıtı olarak birbirini açıklar. Okur bir karakteri tek başına değil, onun yansıdığı ya da onunla çatıştığı karakterle birlikte okur.

Kavram

14.1'de bir karakterin eylemleriyle, görünüşüyle ve başkalarının tepkisiyle kurulduğunu gördük. Başkalarının tepkisi, bir karakteri tanımanın en güçlü yollarından biriydi. Bu ders bir adım daha ileri gidiyor: bazen bir karakteri tanıtan, bir başka karakterin ona tepkisi değil, o başka karakterin kendisidir. İki karakter yan yana durur ve biri, öbürünün ne olduğunu ya da ne olmadığını gösterir.

Karşıt karakterler çoğu zaman bir seçimin iki ucunu temsil eder. Bir kahraman iki karakter arasında kaldığında, film bu iki karakteri birbirinin karşıtı olarak kurar ve kahramanın seçimi, iki değerin, iki hayat biçiminin arasında bir seçime dönüşür. Seyirci kahramanın kimi seçtiğini izlerken, filmin hangi değeri öne çıkardığını da okur.

Ama iki karakter yalnızca karşıt olmayabilir; birbirine benzeyebilir, birbirine dönüşebilir, birbirinin yerine geçebilir. Bu durumda karşıtlıktan çok bir yansıma vardır.

Ayna karakterler bir filmde iki biçimde iş görür. İlki açıklamadır: bir karakterin özellikleri, ona benzeyen ya da onu tamamlayan bir başka karakter sayesinde görünür olur. İkincisi sarsmadır: iki karakter o kadar benzeşir ki seyirci, birinin nerede bitip ötekinin nerede başladığını bilemez. 12.5'te Ayna'da aynı oyuncunun anneyi ve eski eşi canlandırdığını, 13.5'teki Mulholland Drive'da da iyimser genç oyuncu ile çökmüş kadın tek bir oyuncunun yüzündeydi. Bunlar ayna karakterin en uç biçimleridir: iki karakter tek bir yüzü paylaşır.

Okur ayna karakterleri bulmak için iki soru sorar. Birincisi: bu karakter filmde kiminle en çok karşılaştırılıyor, kiminle yan yana gösteriliyor? İkincisi: bu iki karakter arasındaki benzerlik ve fark, ikisi hakkında neyi gösteriyor? Bir karakter tek başına anlaşılmaz göründüğünde, okur onun aynasını arar.

Ayna ilişkisini bulmanın pratik bir yolu, karakterleri bir eksen üzerine yerleştirmektir. Okur filmin karşıt kurduğu bir özellik çifti seçer, örneğin konuşmak ile susmak, gitmek ile kalmak, tutku ile emek, ve her karakteri bu eksen üzerinde bir yere koyar. İki karakter eksenin iki ucuna düşüyorsa, bunlar birbirinin karşıt karakteridir. Film ilerledikçe biri ötekinin ucuna doğru kayıyorsa, karşıtlık bir yansımaya dönüşmeye başlamıştır. Eksen, bir filmin karakterlerini hangi soru çevresinde kurduğunu da gösterir: filmin bütün karakterleri aynı eksene diziliyorsa, o eksen filmin asıl sorusudur.

Ayna karakterler, kimin nasıl göründüğü sorusunu bir karşılaştırma sorusuna çevirir. İki karakter yan yana konduğunda, film onlara aynı ışığı, aynı ekran süresini, aynı söz hakkını veriyor mu? Biri öbürünün yalnızca bir yansıması, bir gölgesi olarak mı kalıyor, yoksa ikisi de kendi başına bir insan mı? Okur sorar: bu ayna ilişkisinde kim özne, kim yansıma?

Filmde

Bu film, ayna karakterin sinemadaki en bilinen örneklerinden biridir. 4.3'te bu filmin bakışlarına, F38 dosyasında yapısına ve yüzlerine, Ç1 çiftinde Dreyer'in filmiyle karşılaştırıldığında yakın planlarına bakmıştık. Bu ders iki kadının karakter olarak birbirini nasıl açıkladığını soruyor. Elisabet konuşmaz; Alma konuşur. Elisabet'in sessizliği, Alma'nın konuşmasını çağırır. Alma, sessiz bir dinleyicinin karşısında, kendisi hakkında hiç kimseye anlatmadığı şeyleri anlatmaya başlar.

İki kadın birbirinin karşıtı olarak başlar. Elisabet tanınmış bir oyuncudur, bir annedir, bir sanatçıdır; ama artık konuşmayı reddetmiştir. Alma genç bir hemşiredir, bir nişanlısı vardır, hayatı düzenlidir; ama içinde anlatmadığı şeyler taşır. Biri sessizliğiyle, öbürü konuşmasıyla tanınır. Bu ilk aşamada iki kadın birer karşıt karakterdir: Elisabet'in suskunluğu Alma'nın konuşkanlığını, Alma'nın açıklığı Elisabet'in kapalılığını görünür kılar.

Ama film bu karşıtlığı bir yansımaya dönüştürür. Alma konuştukça Elisabet'e benzemeye başlar; Elisabet'in sessizliği ise bir ayna gibi Alma'ya kendini gösterir. Alma, Elisabet'in hekime yazdığı bir mektubu okuyup Elisabet'in kendisini incelediğini öğrendiğinde, ilişki bir çatışmaya döner. Sonra iki kadın, bir sahnede, aynı konuşmayı iki ayrı yüz üzerinde paylaşır. Ayna karakter burada en uç biçimine ulaşır: iki kişinin bir kişi olabileceği, birinin ötekinin gizli yüzü olabileceği bir yer.

Bu ayna ilişkisinde kimin özne, kimin yansıma olduğu sorusu, filmin en açık sorusudur. Seyirci Alma'nın içini, konuştukları sayesinde, Elisabet'inkinden çok daha iyi tanır. Ama film Elisabet'i hem bir gözlemci hem bir yüz olarak güçlü tutar: o susar ve bakar, Alma konuşur ve bakılır. Okur sorabilir: bu iki kadından hangisi kendi başına bir karakter, hangisi ötekinin aynası? Konuşan mı daha görünür, yoksa susan mı?

Başka bir filmde

İki erkeğin birbirinin karşıtı olarak kurulduğu ve bir kadının seçimini taşıdığı bir film.

Bu film, karşıt karakterin en açık örneklerinden birini kurar ve onu bir seçimin iki ucu yapar. İlyas tutkudur: Asya'yı ilk görüşte sever, onunla kaçar, ama yolların adamıdır ve sık sık evden uzakta kalır. İşinden alınıp bakım servisine verildiğinde bunalıma girer, ailesiyle ilgilenmez ve sonunda evi terk edip başka bir kadının yanına gider. Cemşit ise sabırdır: yolda kalmış bir kadına ve çocuğuna evini açar, onlarla birlikte bir hayat kurar, çocuğun babası olmayı hak eder.

İki adam birbirini açıklar. İlyas'ın evi terk edişi, Cemşit'in kalışının değerini gösterir; Cemşit'in sessiz emeği, İlyas'ın tutkusunun ne kadar kırılgan olduğunu. Asya'nın seçimi bu karşıtlığın içinde anlam kazanır: o, İlyas'ı unutamadığını anlar, ama Cemşit'i seçer. Filmin sonundaki ünlü sözler, sevginin iyilik, dostluk ve emek olduğunu söyleyen sözler, bu iki adamın karşıtlığını bir tanıma dönüştürür. Seyirci sevginin ne olduğunu, iki ayrı adamın iki ayrı sevgisini yan yana görerek öğrenir.

Bu anlatım, karşıt karakterlerin bir filmde ne kadar yük taşıdığını gösterir. Sonun bir başka biçimde, Asya'nın İlyas'a dönmesiyle bitmesi, aynı iki karakterin bambaşka bir değeri öne çıkarması demek olurdu: tutkunun emeğe üstünlüğü. Karşıt karakterler bir seçimi kurar; seçimin hangi yöne düştüğü, filmin söylediği şeyi belirler.

Bu karşıtlık ilişkisinde kimin özne olduğu sorusu, bu filmde Asya'nın kendisiyle ilgilidir. İki karşıt adam, bir kadının seçimini taşır. Bir okuma bunu Asya'yı iki erkeğin arasında, onların değerleriyle tanımlanan bir kadın olarak görür. Başka bir okuma, filmin sonunda seçimi yapanın Asya olduğunu, iki adamın onun seçiminin iki ucu olarak kurulduğunu vurgular: karşıt karakterler Asya'yı tanımlamaz, Asya onları tartar. 3.4'te Asya'nın kostümünün ve yazmasının zaman içinde nasıl değiştiğine bakmıştık; okur aynı soruyu karakter düzeyinde sorabilir: film boyunca Asya'nın kendi isteği ne kadar görünür kalıyor?

İki film ayna ve karşıt karakteri iki farklı biçimde kullanır. Persona'da iki kadın birbirinin karşıtı olarak başlar ve giderek birbirinin aynasına, belki de tek bir kişinin iki yüzüne dönüşür; ayna karakter burada bir kimlik karışmasıdır. Selvi Boylum Al Yazmalım'da ise iki adam baştan sona birbirinin karşıtı olarak kalır; birbirlerini açıklarlar ve bir kadının seçimini iki değer arasında bir seçime çevirirler.

Yaygın okuma hataları

Yaygın yanlışBir karakteri her zaman tek başına okumak.
Doğrusu

Bazı karakterler ancak bir başka karakterin yanında anlaşılır; okur bir karakterin filmde kiminle en çok karşılaştırıldığını sorar ve ikisini birlikte okur.

Yaygın yanlışKarşıt karakterleri iyi ve kötü olarak ayırmak.
Doğrusu

Selvi Boylum Al Yazmalım'da İlyas kötü, Cemşit iyi değildir; ikisi iki farklı sevgiyi, iki farklı değeri temsil eder ve Asya ikisini de sever. Okur karşıtlığın bir değer yargısından çok bir seçim kurduğunu görür.

Yaygın yanlışAyna karakteri her zaman bir kimlik karışması sanmak.
Doğrusu

Ayna ilişkisi, iki karakterin karşılıklı aydınlatılmasıdır; bu bir benzerlik de olabilir, bir karşıtlık da, bir yer değiştirme de. Persona'nın birleşen yüzleri bu yelpazenin bir ucudur, tek biçimi değildir.

Okuma Defteri

Defter: İki karakterden hangisinin filmde daha çok ekran süresi, daha çok söz ve daha yakın planlar aldığını not et. Altına, bu ayna ilişkisinde kimin özne, kimin yansıma olarak göründüğünü yaz.

Özet

  1. Karşıt karakter, bir başka karakterle belirgin bir karşıtlık içinde kurulur ve onun özelliklerini öne çıkarır; ayna karakter ise bir başka karakterle benzerlik, yer değiştirme ya da kimlik karışması ilişkisi içinde kurulur.
  2. Ayna karakterler bir filmde ya bir karakteri açıklar ya da iki karakterin sınırlarını sarsar; ikiz figürü psikanalitik olarak Otto Rank ve Freud tarafından incelenmiştir.
  3. Persona'da Elisabet'in sessizliği ile Alma'nın konuşması önce birbirinin karşıtıdır, sonra bir yansımaya dönüşür; iki kadın aynı konuşmayı iki yüz üzerinde paylaşır ve yüzleri birleşir.
  4. Selvi Boylum Al Yazmalım'da İlyas'ın tutkusu ile Cemşit'in emeği birbirinin karşıtıdır; Asya Cemşit'i seçer ve sevginin emek olduğunu söyleyen sözler bu karşıtlığı bir tanıma çevirir.
  5. Ayna ilişkisinde okur kimin özne, kimin yansıma olduğunu ve filmin iki karaktere aynı görünürlüğü verip vermediğini sorar.

Kendini sına

  1. Karşıt karakter ile ayna karakter arasındaki fark nedir?
  2. Persona'da Alma ile Elisabet başta hangi bakımdan birbirinin karşıtıdır?
  3. Selvi Boylum Al Yazmalım'da İlyas ile Cemşit hangi değerleri temsil eder ve Asya kimi seçer?
  4. Senarist Ali Özgentürk'e göre filmin sonu üzerine nasıl bir tartışma yaşanmıştır?

Yanıtlar

  1. Karşıt karakter bir başka karakterle belirgin bir karşıtlık içinde kurulur ve onun özelliklerini öne çıkarır. Ayna karakter ise bir başka karakterle benzerlik, yer değiştirme ya da kimlik karışması ilişkisi içinde kurulur ve onun yansıması ya da gizli yüzü gibi görünür.
  2. Elisabet konuşmayı bırakmıştır ve neredeyse hiç konuşmaz; Alma ise ona sürekli konuşur, hayatını ve geçmişini anlatır. Biri sessizliğiyle, öbürü konuşmasıyla tanınır.
  3. İlyas tutkuyu, ilk aşkı ve evi terk edişi; Cemşit sabrı, emeği ve kalmayı temsil eder. Asya Cemşit'i seçer.
  4. Özgentürk'e göre Türkan Şoray, Asya'nın sonda İlyas'a dönmesi gerektiğinde ısrar etmiştir; Özgentürk ise kitapta ve senaryoda olduğu gibi Asya'nın Cemşit'i seçmesinin korunmasını savunmuştur.

Sonraki derse köprü

Bu derste iki karakter birbirini açıkladı; Persona'da iki kadın, Selvi Boylum'da iki adam. Bazı filmler ise tek bir kahramana ya da iki karaktere değil, bütün bir topluluğa bakar. 14.4 Kahramansız film, bir mahallenin, bir sokağın ya da bir topluluğun kendisini merkeze alan anlatıyı, Brooklyn'de bir sokağın en sıcak gününü izleyen Doğru Olanı Yap üzerinden okuyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.