14.2 · Seviye 2 · Anlatı
İstek ve kayıtsızlık
İsteyen kahraman ile istemeyen kahraman
Film Okuma Akademisi — Karakter · 2.121 kelime · 2 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İstek, bir karakterin bilinçli olarak elde etmek istediği şeydir ve klasik anlatıda neden-sonuç zincirinin motorudur; ihtiyaç ise karakterin farkında olmadığı daha derin eksikliktir.
- Edilgen kahraman açık bir istekle harekete geçmez, olaylara maruz kalır ya da tanık olur; böyle bir kahramanın filmi bir hedef yerine bir durum ya da bir arayış üzerine kurulur.
- Macera'da kaybolan Anna'yı bulma isteği film ilerledikçe söner, arama Sandro ile Claudia arasındaki bir ilişkiye dönüşür ve Anna hiç bulunmaz; Cannes'daki ilk gösterimde seyircinin bir kısmı bu isteksizliğe gülerek ve yuhalayarak tepki verdi.
- Sevmek Zamanı'nda Halil'in isteği güçlü ve kalıcıdır, ama bir kadına değil, onun resmine yöneliktir; gerçek kadın, isteğin önünde bir engel olur.
- Bir isteğin nesnesi bir insansa, okur o insanın kendi isteğinin filmde ne kadar görünür olduğunu sorar.
Açılış
Sürpriz uyarısı: Bu ders Macera'nın ve Sevmek Zamanı'nın olay akışını, iki filmin sonu dahil, anlatır.
Akdeniz'de, kayalık ve ıssız bir adada bir grup zengin arkadaş. Aralarındaki genç bir kadın, Anna, bir süredir sevgilisiyle anlaşamamaktadır. Kayaların arasında bir yürüyüşten sonra Anna ortadan kaybolur. Önce kimse ciddiye almaz; sonra herkes adayı arar. Bulamazlar. Polis gelir, babası gelir; onlar da bulamaz.
Seyirci bundan sonrasının bir arama hikâyesi olacağını bekler. Kayıp bir kadın, onu arayan sevgilisi ve en yakın arkadaşı: bir gizem kurulmuştur. Ama film ilerledikçe arama gevşer. Sevgili ile arkadaş birbirine yakınlaşır, Sicilya'nın kasabalarında dolaşırlar, aramanın izleri bir kenara itilir. Anna bulunmaz. Film onun nerede olduğunu hiç söylemez ve karakterler bir noktadan sonra onu neredeyse unutur. Bu ders, bir karakterin isteğinin bir filmi nasıl yürüttüğünü ve bir isteğin gevşemesinin, sönmesinin ya da tuhaf bir nesneye yönelmesinin bir filmi nasıl değiştirdiğini okumayı öğretiyor.
Tek fikir
Klasik anlatıda kahraman bir şey ister ve isteği filmi yürütür. Bazı filmlerde ise kahramanın isteği bulanıktır, söner ya da beklenmedik bir nesneye yönelir. Okur bir karakterin ne istediğini, isteğinin ne kadar açık ve kalıcı olduğunu ve bu isteğin filmin biçimini nasıl belirlediğini sorar.
Kavram
14.1'de karakterin eylemleri, görünüşü ve başkalarının tepkisiyle nasıl kurulduğunu gördük. Eylemlerin arkasında çoğu zaman bir istek vardır. 11.2'de hedefe yönelik kahramanı tanımlamıştık: isteği açıkça tanımlanmış ve onun için harekete geçen karakter. Bu ders, isteğin kendisine ve onun yokluğuna bakıyor.
İsteğin yanında, senaryo kuramında sık sık ayrı tutulan bir şey daha vardır: karakterin istediği ile gerçekten ihtiyaç duyduğu şey aynı olmayabilir.
İstek ile ihtiyaç arasındaki fark, klasik bir anlatının sonunu çoğu zaman belirler. Kahraman isteğine ulaşır ama ihtiyacını kaybeder; ya da isteğinden vazgeçer ve ihtiyacına kavuşur. Kazablanka'yı hatırla: Rick'in isteği Ilsa'dır, ama film onu başka bir şeye götürür. Okur bir karakterin istediği ile ihtiyaç duyduğunu iki sütuna yazdığında, filmin sonunun neyi feda edip neyi kazandırdığını görür.
Ama bazı filmler bu düzenin dışına çıkar. Kahramanın isteği bulanıktır ya da film ilerledikçe söner. Kahraman bir şey ister gibi başlar, sonra isteğini unutur, başka bir şeye kayar ya da hiçbir şey istemez hâle gelir. 11.2'de Bordwell'in sanat sinemasında karakterlerin isteklerinin daha bulanık tutulduğunu söylediğini görmüştük. Böyle filmlerde neden-sonuç zinciri de gevşer, çünkü zincirin motoru, kahramanın isteği, artık çalışmamaktadır.
Edilgen kahraman bir kusur değildir; bir başka anlatı biçiminin işaretidir. 14.1'de Masumiyet'in Yusuf'unu, neredeyse hiç eylemde bulunmayan ve bir şey istemeyen bir karakter olarak gördük. Böyle bir kahramanın filmi, seyircinin «ne olacak?» sorusunu bir başka soruyla değiştirir: «bu insanlar neden bir şey istemiyor ya da isteyemiyor?»
Okur bir karakterin isteğini okurken üç şeyi sorar. İstek ne kadar açık: karakter ne istediğini söylüyor mu, yoksa seyirci onu eylemlerinden mi çıkarıyor? İstek ne kadar kalıcı: film boyunca aynı kalıyor mu, değişiyor mu, sönüyor mu? İstek neye yönelik: ulaşılabilir bir şeye mi, ulaşılamaz bir şeye mi, yoksa beklenmedik, tuhaf bir nesneye mi?
İstek, kimin nasıl göründüğü sorusuna da bağlanır. Bir karakter bir başkasını istediğinde, istenen kişi o isteğin içinden görünür: arzulanan bir yüz, ulaşılacak bir hedef, sahip olunacak bir nesne. Okur sorar: bu filmde istenen kişi kendi isteği olan bir insan mı, yoksa yalnızca bir başkasının isteğinin nesnesi mi? Kimin isteği filmi yürütür, kimin isteği hiç sorulmaz?
Filmde
Bu film, klasik anlatının istek düzenini neredeyse adım adım çözer. Başta güçlü bir istek kurulur: kaybolan Anna'yı bulmak. Bu, bir gizem filminin ya da bir arama filminin motorudur. Sandro ve Claudia adayı arar, sonra aramayı Sicilya'ya taşır: kaçakçılarla konuşulur, bir gazeteci bir ipucu verir, bir eczacı Anna'ya benzeyen bir kadına sakinleştirici sattığını söyler. Ama her adımda istek biraz daha zayıflar.
İsteğin sönmesi, karakterlerin nasıl göründüğünü de değiştirir. Sandro'nun Anna'yı bulma isteği başta bile pek güçlü değildir; Anna kaybolduğunda önce bunu onun alışılmış bir davranışı sayar. Sonra Claudia'yı öper ve aramayı onun peşine düşmeye çevirir. Claudia ise bir yanda Sandro'ya duyduğu çekim, bir yanda Anna'ya duyduğu bağlılık arasında kalır. Bir an Anna'nın geri gelip Sandro'yu yeniden alacağından korktuğunu söyler ve arkadaşının ölmüş olmasından neden rahatlayabileceğini sorar.
Böyle bir filmde seyirci de bir istekten yoksun kalır. Klasik bir filmde seyirci kahramanın isteğini benimser ve onun gerçekleşmesini bekler; burada istek ortadan kalkınca, seyirci neyi beklemesi gerektiğini bilemez. Filmin gösterime girdiği Cannes'da seyircinin bir kısmı, olay örgüsünün ilerlemediği uzun sahnelerde güldü ve yuhaladı; ertesi gün ise tanınmış sinemacılar ve yazarlar filmi festivalin en iyisi ilan eden bir imza listesi gönderdi ve film jüri ödülünü kazandı.
Filmin sonu, isteğin yerine bir başka şey koyar. Claudia, Sandro'yu bir otelde başka bir kadınla bulur. Ağlayarak kaçar; Sandro peşinden gelir ve ikisi bir otelin terasında, uzakta Etna Dağı'nı gören bir yerde, ikisi de ağlar hâlde durur. Claudia bir an düşünür ve sonra elini Sandro'nun başına koyup onu okşar. Bir okuma bu sonu bir bağışlama olarak görür: istek değil, merhamet. Başka bir okuma, iki insanın artık hiçbir şey istemedikleri bir yalnızlıkta birbirine tutunması olarak görür.
İstek düzeninin çözülmesi, bu filmde bir kadının ortadan silinmesiyle başlar. Anna kaybolur ve film onun kaybını sonuna kadar taşımaz; karakterler onu unuttukça, film de onu unutur gibi görünür. Okur sorabilir: bir film, öyküsünü başlatan bir kadını ortadan kaldırıp yerine bir başkasını koyduğunda, bu kadınların her biri ne kadar kendi isteği olan bir insan olarak görünür? Claudia, Anna'nın yerini alırken, kendi isteğiyle mi, yoksa Sandro'nun kayan isteğinin bir nesnesi olarak mı görünür?
Başka bir filmde
İsteyen ama isteğinin nesnesi beklenmedik olan bir kahraman.
Bu film, Macera'nın tersine, isteği son derece güçlü bir kahraman kurar. Halil'in isteği açık ve kalıcıdır; her gün köşke girer ve resme bakar. Ama isteğinin nesnesi beklenmedik bir yerdedir: Halil bir kadını değil, bir kadının suretini ister. Meral, kendi resmine âşık olan bu adama karşılık vermeye başladığında, Halil onu reddeder. Gerçek kadın, isteğin önünde bir engeldir.
3.3'te bu filmin resmini bir sahne nesnesi olarak okumuştuk. Bu ders aynı resme isteğin nesnesi olarak bakıyor. Halil'in isteği klasik bir isteğin bütün özelliklerini taşır: açıktır, kalıcıdır, onu harekete geçirir. Ama klasik anlatıda istek bir kişiye ulaşmaya yönelirken, Halil'in isteği bir kişiden uzak durmaya yöneliktir. O, isteğine ulaşmak için değil, isteğini korumak için savaşır. Bu, istek ile ihtiyaç ayrımını da tersine çevirir: Halil'in ihtiyacı belki gerçek bir insanla bağ kurmaktır, ama isteği tam da bunu engeller.
İsteğin nesnesi meselesi bu filmde bir sınıf ve bir bakış meselesiyle birleşir. Halil bir boyacıdır; Meral köşkün sahibinin kızıdır. Halil'in ona ulaşamayacağı bir mesafe zaten vardır. Bir okuma, Halil'in resmi seçmesini bu mesafenin bir kabulü, belki de ondan korunmanın bir yolu olarak görür. Başka bir okuma, filmin bir kadını bir surete indirgeyen bir aşkı nasıl ciddiye aldığını, Meral'in kendi isteğinin, kendi aşkının bu suretin karşısında ne kadar görünür kaldığını sorar. Meral, bir erkeğin âşık olduğu bir resim ile kendi isteği olan bir kadın arasında sıkışır.
İki film isteği iki karşıt biçimde kullanır. Macera'da güçlü görünen bir istek, kaybolan bir kadını bulma isteği, film ilerledikçe söner ve yerini bulanık, kararsız ve sonunda merhamete dönüşen bir yalnızlığa bırakır; kahramanlar edilgenleşir ve seyirci beklediği hikâyeden yoksun kalır. Sevmek Zamanı'nda ise istek baştan sona güçlü ve kalıcıdır, ama nesnesi beklenmedik bir yerdedir: bir kadının kendisi değil, onun resmi.
Yaygın okuma hataları
Yaygın yanlışBir karakterin isteğini her zaman açıkça söylediği şey saymak.
İstek çoğu zaman eylemlerden çıkarılır; karakterin söylediği ile yaptığı birbirini tutmayabilir.
Yaygın yanlışİsteği sönen ya da bulanık olan bir kahramanı bir senaryo kusuru saymak.
Macera'da isteğin sönmesi filmin konusudur; okur isteğin neden söndüğünü ve bunun filmin biçimini nasıl değiştirdiğini sorar.
Yaygın yanlışİsteğin nesnesini her zaman bir kişi ya da somut bir hedef sanmak.
Sevmek Zamanı'nda Halil'in isteği bir kadına değil, onun resmine yöneliktir; okur isteğin tam olarak neye yöneldiğini ayrıca sorar.
Okuma Defteri
Defter: Karakterin isteğinin nesnesi bir insansa, o insanın kendi isteği filmde ne kadar görünür? Altına, istenen kişinin film boyunca kendi isteğiyle mi, yoksa yalnızca başkasının isteğinin nesnesi olarak mı göründüğünü yaz.
Özet
- İstek, bir karakterin bilinçli olarak elde etmek istediği şeydir ve klasik anlatıda neden-sonuç zincirinin motorudur; ihtiyaç ise karakterin farkında olmadığı daha derin eksikliktir.
- Edilgen kahraman açık bir istekle harekete geçmez, olaylara maruz kalır ya da tanık olur; böyle bir kahramanın filmi bir hedef yerine bir durum ya da bir arayış üzerine kurulur.
- Macera'da kaybolan Anna'yı bulma isteği film ilerledikçe söner, arama Sandro ile Claudia arasındaki bir ilişkiye dönüşür ve Anna hiç bulunmaz; Cannes'daki ilk gösterimde seyircinin bir kısmı bu isteksizliğe gülerek ve yuhalayarak tepki verdi.
- Sevmek Zamanı'nda Halil'in isteği güçlü ve kalıcıdır, ama bir kadına değil, onun resmine yöneliktir; gerçek kadın, isteğin önünde bir engel olur.
- Bir isteğin nesnesi bir insansa, okur o insanın kendi isteğinin filmde ne kadar görünür olduğunu sorar.
Kendini sına
- İstek ile ihtiyaç arasındaki fark nedir?
- Edilgen kahraman nedir ve neden bir kusur sayılmamalıdır?
- Macera'da Anna'yı arama isteğine ne olur ve Anna'nın akıbeti açıklanır mı?
- Sevmek Zamanı'nda Halil'in isteğinin nesnesi nedir ve Meral ona yaklaştığında ne yapar?
Yanıtlar
- İstek, karakterin bilinçli olarak elde etmek istediği şeydir. İhtiyaç ise karakterin farkında olmadığı ya da kabul etmediği, ama hikâyenin sonunda yüzleşmek zorunda kaldığı daha derin eksikliktir.
- Edilgen kahraman açık bir istekle harekete geçmeyen, olaylara maruz kalan ya da onlara tanık olan ana karakterdir. Kusur sayılmamalıdır, çünkü bir başka anlatı biçiminin işaretidir; böyle bir film bir hedef yerine bir durum, bir ruh hâli ya da bir arayış üzerine kurulur.
- Arama film ilerledikçe gevşer ve Sandro ile Claudia arasındaki bir ilişkiye dönüşür. Anna bulunmaz ve akıbeti açıklanmaz.
- Halil'in isteğinin nesnesi, köşkün duvarında asılı bir kadın resmidir. Resimdeki kadın Meral ona yaklaşıp karşılık vermeye başladığında, Halil onu reddeder ve resmini sevmeyi sürdürmek ister.
Sonraki derse köprü
Macera'da Claudia, kaybolan arkadaşı Anna'nın yerini yavaş yavaş aldı; bir kadın ötekinin boşluğunu doldurdu. Sevmek Zamanı'nda Meral, kendi resmiyle yarıştı. Bazı filmler iki karakteri birbirinin karşısına, birbirini açıklayan, birbirine dönüşen iki yüz olarak yerleştirir. 14.3 Ayna karakter, iki karakterin birbirini nasıl açıkladığını, 4.3'te ve F38 dosyasında yüzlerine baktığımız Persona'ya dönerek bu kez karakter düzeyinde soruyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.