İçeriğe geç

12.2 · Seviye 2 · Anlatı

Süre

Öykü süresi, olay örgüsü süresi, ekran süresi

Film Okuma Akademisi — Zaman · 2.312 kelime · 2 film örneği · ≈ 11 dk okuma · 15 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bir filmde üç süre vardır: öykü süresi öykünün kapsadığı toplam zaman, olay örgüsü süresi filmin gerçekten gösterdiği olayların kapsadığı aralık, ekran süresi de seyircinin saatiyle ölçülen süredir.
  2. Öykü süresi ile olay örgüsü süresi arasındaki fark filmin neyi göstermediğini, olay örgüsü süresi ile ekran süresi arasındaki fark ise gösterdiğini nasıl genişlettiğini ya da sıkıştırdığını söyler.
  3. Cléo 5'ten 7'ye on üç bölümüyle zamanı saat saat işaretler; olay örgüsü süresi beşten altı buçuğa uzanır, ekran süresi yaklaşık doksan dakikadır ve öykü bu öğleden sonranın hem öncesine hem sonrasına yayılır.
  4. Jeanne Dielman üç günlük bir öyküyü iki yüz dakikayı aşan bir ekran süresine yayar; ev işlerinin süresini koruyarak düzenin küçük aksaklıklarını görünür kılar.
  5. Ekran süresinin dağılımı, bir filmin kime ve kimin emeğine ne kadar dikkat ayırdığının bir ölçüsüdür.

Açılış

Sürpriz uyarısı: Bu ders Cléo 5'ten 7'ye'nin ve Jeanne Dielman'ın sonlarını anlatır.

Filmin adı bir saat aralığıdır: beşten yediye. Seyirci iki saatlik bir öğleden sonra bekler. Film renkli bir sahneyle açılır: genç bir şarkıcı bir falcının karşısında oturur, kartlar açılır ve kadın bir hastalığın, bir değişimin, belki bir ölümün işaretlerini duyar. Sonra görüntü siyah-beyaza geçer ve ekrana bir başlık gelir: bir ad ve iki saat. Bir sonraki başlıkta yine bir ad ve iki saat. Film bölüm bölüm ilerler ve her bölümün başında, öyküde hangi dakikalardan hangi dakikalara geçeceğimizi söyler.

Son bölümün başlığı akşam altı buçukta biter. Film, adının vaat ettiği yedi saatine hiç varmaz. Seyirci bir an durur ve hesap yapar: film bana kaç saati anlattı, kaç dakikada anlattı, adı bana kaç saat vaat etmişti? Bu ders o hesabı yapmayı öğretiyor.

Tek fikir

Bir filmde tek bir süre yoktur. Öykünün kapsadığı süre, olay örgüsünün gösterdiği süre ve filmin ekranda tuttuğu süre birbirinden ayrıdır. Okur üçünü ayırdığında, filmin hangi zamanı genişlettiğini, hangisini sıkıştırdığını ve hangisini hiç göstermediğini görür.

Kavram

12.1'de olayların sırasına baktık: film bir olayı öykünün kronolojisinde nereye yerleştiriyor? Bu derste sıranın yanındaki ikinci boyuta, süreye bakıyoruz: bir olay öyküde ne kadar sürüyor, film onun ne kadarını gösteriyor ve gösterdiğini ekranda kaç dakikada gösteriyor?

Üç süre arasındaki ilişkiyi bir örnekle düşünelim. Bir film, bir adamın elli yıllık hayatını anlatıyor olabilir; bu öykü süresidir. Film bu elli yılın yalnızca son haftasını, arada birkaç geriye dönüşle gösteriyor olabilir; gösterilen olayların kapsadığı aralık olay örgüsü süresidir. Ve bütün bunlar iki saatte ekrana gelir; bu da ekran süresidir. Üç sayı genellikle birbirinden çok farklıdır: öykü süresi en geniş, olay örgüsü süresi daha dar, ekran süresi en kısa olanıdır.

Üç süre arasındaki farklar, filmin kararlarını ortaya çıkarır. Öykü süresi ile olay örgüsü süresi arasındaki fark, filmin neyi göstermediğini söyler: geçmiş, sonrası, aradaki günler. 7.8'de elipsi bu farkın sahneler arasındaki biçimi olarak görmüştük. Olay örgüsü süresi ile ekran süresi arasındaki fark ise filmin gösterdiği zamanı nasıl işlediğini söyler. Bir sahne, öyküde birkaç saniyelik bir anı birkaç dakikaya yayabilir; buna genişleme denebilir. Ya da öyküde birkaç saat süren bir yolculuğu birkaç plana sığdırabilir; buna sıkışma denebilir. Ekran süresinin öykü süresine eşitlendiği durum ise bir sonraki dersin değil, 12.4'ün konusu.

Okur bu farkları bir tabloda tutabilir. Bir sahnenin başına bir satır açılır ve üç sütuna şunlar yazılır: sahnenin anlattığı olay öyküde ne kadar sürüyor, film onun hangi aralığını gösteriyor, ekranda kaç dakika tutuyor. Tablonun en çok bilgi veren satırları, sayıların birbirinden en çok uzaklaştığı satırlardır. Bir anın uzun uzun gösterildiği yer, filmin o anı önemli saydığı ya da seyirciyi o anın ağırlığıyla baş başa bırakmak istediği yerdir. Saatlerin birkaç plana sığdığı yer ise filmin hızla geçmek istediği yerdir.

Bir de süre dağılımının ten ve ışıkla ilgili bir boyutu vardır. Ekran süresi sınırlı bir kaynaktır: iki saatlik bir filmde her dakika bir şeye ya da birine verilir. Kimin işi, kimin günü, kimin yüzü uzun uzun gösterilir, kiminki birkaç saniyede geçiştirilir? Bir filmin süresini nasıl dağıttığı, 10.3'te plan sayımına eklediğimiz «kim görünüyor» sütununun büyük ölçekli bir biçimidir: bir insanın ekranda ne kadar zaman aldığı, filmin ona ne kadar dikkat ayırdığının ölçüsüdür.

Filmde

Bu film, süreyi seyircinin gözü önüne bir saat gibi koyar. Renkli bir girişten sonra film on üç bölüme ayrılır ve bölüm başlıkları, bir istisna dışında, bir karakterin adını ve iki saat bilgisini taşır. İlk bölüm, Cléo'nun falcının yanından çıkıp kendini toparlamaya çalıştığı birkaç dakikadır: beşi beş geçeden beşi sekiz geçeye. Sonraki bölümler Angèle'in, yeniden Cléo'nun, Bob'un, Dorothée'nin, Raoul'un, Antoine'ın adını taşır. Son bölümün başlığında iki ad birlikte yer alır: Cléo ve Antoine, altıyı on beş geçeden altı buçuğa.

Üç süre bu filmde açıkça ayrılabilir. Ekran süresi yaklaşık doksan dakikadır. Olay örgüsü süresi, bölüm başlıklarına göre, beşten altı buçuğa, yani yaklaşık bir buçuk saattir. İki süre birbirine çok yakındır ve bu yakınlığın kendisi 12.4'te ayrıca okunacak. Ama öykü süresi bunlardan çok daha geniştir. Cléo'nun tahlili bu öğleden sonradan önce yapılmıştır; bekleyiş bu öğleden sonradan önce başlamıştır. Filmin sonunda doktor ona, birkaç dakikalık rastlantısal bir karşılaşmada, iki aylık bir tedaviden söz eder ve onu ertesi sabah görmek istediğini söyler. Öykü, filmin gösterdiği bir buçuk saatin hem öncesine hem sonrasına uzanır; film, o geniş zamanın yalnızca bir öğleden sonrasını keser.

Filmin adı bu üç sürenin yanına dördüncü bir süre ekler: vaat edilen süre. Ad iki saat söyler, film bir buçuk saat gösterir. Bu yarım saatlik fark bir okuma sorusudur. Bir okuma, eksik yarım saati filmin sıkıştırılmış zamanının bir işareti olarak görür; başka bir okuma, onu filmin sonrasında, teşhisten sonra Cléo ile Antoine'a kalan ve seyirciye bırakılan bir zaman olarak okur. 11.5'teki açık uç burada bir saat farkına dönüşmüştür.

Bölüm başlıkları süreyi ölçmenin ötesinde bir şey de yapar: zamanı kişilere dağıtır. Bölümlerin neredeyse hepsi bir karakterin adını taşır, en çoğu da Cléo'nunkini, ve her yerde Cléo vardır. Başlık, o birkaç dakikanın kimin bakışından ya da kimin ağırlığıyla geçtiğini söyler. Angèle'in adını taşıyan bir bölüm, Cléo'nun dünyasına onun yardımcısının gözünden bakmayı önerir. Son bölümde iki ad yan yana gelir: Cléo'nun zamanı ilk kez bir başkasıyla paylaşılır.

Süre dağılımı, bu filmde bir kadının nasıl göründüğü sorusuyla iç içedir. Filmin ilk bölümlerinde Cléo, aynalarla çevrili mekânlarda, kendi görüntüsüne ve başkalarının bakışına göre yaşayan bir kadın olarak görünür. Filmi inceleyen eğitim kaynakları, aynaların filmde Cléo'nun kendine bakışını göstermek için kullanıldığına dikkat çeker. Bir okuma, filmin ekran süresini bir dönüşüme ayırdığını öne sürer: bakılan bir kadından, şehre ve başkalarına bakan bir kadına. Bu dönüşüm bir anda değil, dakikalar boyunca, bölüm bölüm gerçekleşir; süre burada bir karakterin değişmesi için gereken zamandır. Filmin sonundaki doktorun, Cléo'nun korkusunu birkaç cümleyle geçiştirmesi ise ters yönde bir dağılımdır: bir buçuk saat boyunca beklenen bir haber, birkaç saniyede verilir.

Başka bir filmde

Gündelik bir işin, sinemanın genellikle atladığı süresiyle gösterildiği bir film.

Bu film, Cléo 5'ten 7'ye'nin tersine, kısa bir öykü süresini uzun bir ekran süresine yayar. Öykü süresi üç gündür; ekran süresi ise iki yüz dakikayı aşar. Bu ekran süresinin büyük bölümü, başka filmlerin birkaç plana sığdırdığı ya da hiç göstermediği işlere ayrılır: yemek hazırlamak, bulaşık yıkamak, yatağı düzeltmek, alışverişe çıkmak. 6.1'de bu filmin sabit kamerasına, 10.2'de patates soyma sahnesinin tek satırlık dökümüne bakmıştık. Süre açısından bakıldığında aynı sahneler başka bir şey söyler: film, bir ev işinin öyküdeki süresini ekranda neredeyse olduğu gibi korur.

Bu süre seçiminin bir sonucu, seyircinin bir düzenin bozulmasını fark edebilmesidir. Film ilk günün işlerini uzun uzun gösterdiği için seyirci Jeanne'ın düzenini öğrenir: hangi işi hangi sırayla, ne kadar sürede yaptığını. İkinci günden itibaren küçük aksaklıklar belirir: patatesler fazla pişer, bir fırça yere düşer, bir düğme açık kalır. Bu aksaklıklar ancak süre korunduğu için görünür olur. Bir eylemi kesmeden gösteren bir film, o eylemin aksamasını da kesmeden gösterir. Seyirci, sıradan bir filmde fark etmeyeceği bir gecikmeyi, bir fazlalığı burada bir olay gibi yaşar.

Süre burada aynı zamanda bir kayıp duygusu da kurar. Film, Jeanne'ın günlerini uzun uzun gösterirken, bu günlerin bazı anlarını göstermez ya da çok kısa tutar. Seyirci her ayrıntıyı görmeye alıştığında, gösterilmeyen şey daha da göze batar. Okur kendi tablosunda şunu sorabilir: bu filmde öykü süresinin hangi kısmı ekranda neredeyse olduğu gibi duruyor, hangi kısmı birkaç saniyeye iniyor ya da hiç gösterilmiyor? Filmin son günündeki şiddet anı ve onu izleyen sessiz oturuş, bu tablonun en uç satırlarıdır.

Süre dağılımı bu filmde açıkça kimin emeğinin görünür kılındığı sorusudur. Sinema, bir kadının ev içindeki emeğini çoğu zaman kesmelerle, birkaç saniyelik planlarla ya da hiç göstermeyerek geçer. Akerman bu emeğe saatler ayırır. Delphine Seyrig'in yüzü ve elleri, bir mutfağın içinde, dakikalar boyunca bir işi yaparken görünür. Bir okuma bu süreyi bir saygı jesti olarak görür: sinemanın görmezden geldiği bir emeğe sonunda bütün süresini vermek. Başka bir okuma ise aynı süreyi bir hapsediliş olarak görür: seyirci, Jeanne'ın kendi gününden kaçamadığı gibi, o günün süresinden kaçamaz.

İki film, süreyle iki karşıt iş yapar. Cléo 5'ten 7'ye geniş bir öyküden bir buçuk saati keser ve o bir buçuk saati, ekranda neredeyse aynı uzunlukta, saat saat işaretleyerek gösterir. Jeanne Dielman üç günlük bir öyküyü, gündelik işlerin süresini koruyarak iki yüz dakikayı aşan bir filme yayar ve bu koruma sayesinde en küçük aksaklığı bir olaya çevirir. Biri süreyi bir saat gibi gösterir, öteki bir yük gibi hissettirir.

Yaygın okuma hataları

Yaygın yanlışBir filmin süresi denince yalnızca ekran süresini düşünmek.
Doğrusu

Bir filmin iki saat sürmesi, öyküsünün de iki saat sürdüğü anlamına gelmez; okur öykü süresini, olay örgüsü süresini ve ekran süresini ayrı ayrı belirler.

Yaygın yanlışUzun süren bir sahneyi kendiliğinden yavaş ve boş saymak.
Doğrusu

Bir eylemin öyküdeki süresini koruyan bir sahne, o eylemi ve onun aksamasını görünür kılar; okur bir sahnenin uzunluğunu bir kusur saymadan önce, o uzunluğun neyi gösterdiğini sorar.

Yaygın yanlışFilmin adının ya da başlıklarının verdiği süreyi doğrudan doğru kabul etmek.
Doğrusu

Cléo 5'ten 7'ye'nin adı iki saat vaat eder, film bir buçuk saatlik bir aralık gösterir; adlar ve başlıklar da olay örgüsünün parçasıdır ve okur onların vaadini filmin kendisiyle sınar.

Okuma Defteri

Defter: Sayıların en çok birbirinden uzaklaştığı satırı işaretle. O satır için filmin bu anı neden genişlettiğini ya da sıkıştırdığını düşündüğünü yaz, ve o sahnede ekran süresinin en çok kime ayrıldığını not et.

Özet

  1. Bir filmde üç süre vardır: öykü süresi öykünün kapsadığı toplam zaman, olay örgüsü süresi filmin gerçekten gösterdiği olayların kapsadığı aralık, ekran süresi de seyircinin saatiyle ölçülen süredir.
  2. Öykü süresi ile olay örgüsü süresi arasındaki fark filmin neyi göstermediğini, olay örgüsü süresi ile ekran süresi arasındaki fark ise gösterdiğini nasıl genişlettiğini ya da sıkıştırdığını söyler.
  3. Cléo 5'ten 7'ye on üç bölümüyle zamanı saat saat işaretler; olay örgüsü süresi beşten altı buçuğa uzanır, ekran süresi yaklaşık doksan dakikadır ve öykü bu öğleden sonranın hem öncesine hem sonrasına yayılır.
  4. Jeanne Dielman üç günlük bir öyküyü iki yüz dakikayı aşan bir ekran süresine yayar; ev işlerinin süresini koruyarak düzenin küçük aksaklıklarını görünür kılar.
  5. Ekran süresinin dağılımı, bir filmin kime ve kimin emeğine ne kadar dikkat ayırdığının bir ölçüsüdür.

Kendini sına

  1. Öykü süresi, olay örgüsü süresi ve ekran süresi arasındaki fark nedir?
  2. Cléo 5'ten 7'ye'de olay örgüsü süresi hangi saatler arasındadır ve bu, filmin adıyla nasıl karşılaştırılır?
  3. Cléo 5'ten 7'ye'de öykü süresinin olay örgüsü süresinden geniş olduğunu gösteren iki bilgi ver.
  4. Jeanne Dielman'da öykü süresi ve ekran süresi kabaca ne kadardır?

Yanıtlar

  1. Öykü süresi, öykünün kapsadığı toplam zamandır ve gösterilmeyen geçmişi ve geleceği de içerir. Olay örgüsü süresi, filmin gerçekten gösterdiği olayların kapsadığı aralıktır. Ekran süresi, filmin ya da sahnenin gösterilmesi için geçen gerçek süredir.
  2. Bölüm başlıklarına göre olay örgüsü akşam beşten altı buçuğa uzanır. Filmin adı beşten yediye bir aralık vaat eder; film yediye varmaz, yarım saat önce biter.
  3. Cléo'nun tahlili filmin başlamasından önce yapılmıştır ve bekleyişi öncesinden sürmektedir; filmin sonunda doktor iki aylık bir tedaviden söz eder ve onu ertesi sabah görmek ister. İki bilgi de öykünün filmin gösterdiği öğleden sonranın dışına taştığını gösterir.
  4. Öykü süresi üç gündür; ekran süresi iki yüz dakikayı aşar.

Sonraki derse köprü

Jeanne her gün yemeğini, temizliğini, alışverişini aynı düzenle yapar ve film bu işleri her gün yeniden gösterir. Bir olayın ya da birbirine benzeyen olayların kaç kez gösterildiği, sıra ve süreden sonra zamanın üçüncü boyutudur. 12.3 Sıklık, aynı olayın birden fazla kez ve farklı tanıkların ağzından gösterilmesini Rashomon üzerinden ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.