12.1 · Seviye 2 · Anlatı
Sıra
Geriye dönüş, ileriye atlama
Film Okuma Akademisi — Zaman · 2.287 kelime · 2 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 15 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Olay örgüsü öykünün kronolojik sırasını izleyebilir, geçmişe dönebilir ya da geleceğe atlayabilir; geriye dönüş daha önceki, ileriye atlama daha sonraki olayları gösterir.
- Bir sıçramayı okumak için nasıl açılıp kapandığına, kime ait olduğuna ve seyircinin bilgisini nasıl değiştirdiğine bakılır; geriye dönüşler çoğu zaman bir çerçeve anlatının içinde durur.
- Yurttaş Kane, bir ölümle açılan bir çerçevenin içinden, tanıkların anlatımlarıyla geriye dönüşler kurar; haber filmi aynı hayatı önce bir özet olarak verir ve son plan ilk geriye dönüşü yeniden okutur.
- Geliş'te seyircinin geçmiş saydığı görüntüler geleceğe aittir; öncelik etkisi bir tuzak olarak çalışır ve sıranın kendisi öykü dünyasının bir kuralına bağlanır.
- Bir filmin geçmişinin kimin hatıralarından kurulduğu ve kimin zamanının gösterildiği, bir görünürlük seçimidir.
Açılış
Sürpriz uyarısı: Bu ders Geliş'in en büyük dönüşünü ve Yurttaş Kane'in son sırrını açık eder.
Bir kadın kızını kucağına alır, onunla oynar, onun büyüdüğünü görür; sonra ağır bir hastalık ve kızın ölümü. Ardından film kadını yalnız, gündelik hayatının içinde gösterir. Seyirci hemen bir sonuca varır: bu kadın kızını kaybetmiş ve şimdi o kaybın ardından yaşıyor. Gördüğü sahneler geçmiştir; film bir yasın içinden açılmıştır.
Film ilerledikçe kadının aklına aynı kızın görüntüleri gelmeye devam eder. Seyirci onları hatıralar olarak izler. Ama filmin sonuna doğru başka bir şey ortaya çıkar: kızı henüz doğmamıştır. Bu görüntüler geçmişin değil, geleceğin görüntüleridir. Seyirci, filmin başından beri bir sırayı yanlış kurmuştur; ve film, bu yanlışı bilerek kurdurmuştur. Bu ders, bir filmin olayları öykünün sırasından çıkarıp öne ya da geriye taşıma biçimlerini okumayı öğretiyor.
Tek fikir
Olay örgüsü, öykünün kronolojik sırasını bozabilir: geçmişe dönebilir ya da geleceğe atlayabilir. Okur her sıçramada üç şeyi sorar: sıçrama nereden nereye gidiyor, nasıl açılıp kapanıyor ve seyircinin bilgisini nasıl değiştiriyor?
Kavram
11.1'de öykü ile olay örgüsünü ayırmış ve iki sütunlu bir tabloyla olayların filmdeki sırasını öyküdeki sırasından ayırmayı öğrenmiştik. O derste sıranın bozulmasını genel olarak gördük. Zaman modülü bu bozulmayı türlerine ayırıyor. Bu ders sırayla, sonraki dersler sürenin ve tekrarın kendisiyle ilgilenecek.
Bir filmin olay örgüsü, öykünün zamanını üç biçimde izleyebilir. Olayları oldukları sırayla verebilir; buna doğrusal anlatım denir ve filmlerin büyük çoğunluğu böyle ilerler. Öykünün şimdisinden daha önceki bir zamana dönebilir. Ya da şimdiden daha sonraki bir zamana atlayabilir.
Bir sıçramanın okunmasında ilk soru onun nasıl açıldığıdır. Klasik filmlerde geriye dönüş çoğu zaman bir işaretle başlar: bir yüzün yakın planı, bir karakterin bir şey anlatmaya başlaması, bir müzik, bir çözülme geçişi. Bu işaret seyirciye «şimdi zamandan çıkıyoruz» der. Bir de sıçramanın nasıl kapandığına bakılır: film geçmişten şimdiye bir işaretle mi döner, yoksa seyirci döndüğünü ancak sonradan mı anlar?
İkinci soru sıçramanın kime ait olduğudur. Bir geriye dönüş bir karakterin hatırlaması olarak açılmışsa, seyirci onu o karakterin bakışından gelen bir şey olarak okur. Ama film bu bakışa her zaman sadık kalmaz; bir karakterin hatırladığı söylenen geriye dönüşte, onun tanık olmadığı anlar da yer alabilir. Bu tutarsızlık, 13. modülün bilgi ve bakış açısı derslerinde ayrıca açılacak bir sorudur; burada okurun yapacağı, her sıçramanın başında «bunu kim hatırlıyor ya da kim anlatıyor?» diye sormaktır.
Üçüncü soru sıçramanın seyircinin bilgisini nasıl değiştirdiğidir. Geriye dönüş çoğu zaman bir nedeni açıklar; seyirci bir sonucu önce görmüş, nedenini sonra öğrenmiştir. İleriye atlama ise bir sonucu önceden verir; seyirci bir şeyin olacağını bilir ve ona doğru giden yolu bu bilgiyle izler. İkisi de 11.2'deki neden-sonuç zincirini öykünün sırasından farklı bir sırayla seyirciye teslim eder.
Geriye dönüşlerin çoğu bir çerçevenin içinde durur. Film bir şimdiki zamanla başlar, o şimdinin içinden geçmişe iner ve sonra şimdiye döner. Bu şimdi, geriye dönüşlerin asıldığı bir çividir.
Çerçeve anlatı, Dr. Caligari'nin dosyasında Francis'in anlatımıyla karşımıza çıkmıştı ve orada çerçevenin sonunda iç öyküyü başka bir ışıkta gösterdiğini görmüştük. Çerçevenin bu gücü genel bir kuraldır: çerçeve, iç öykünün nasıl okunacağını belirler. Bir itiraf olarak çerçevelenen bir geriye dönüş, bir tanıklık olarak çerçevelenen bir geriye dönüşten başka bir ağırlık taşır.
Sıra sorusunun ten ve ışıkla da bir ilişkisi vardır. Bir filmin geçmişi kimin hatıralarından kurulur? Kimin geçmişi bir geriye dönüş alır, kiminki yalnızca bir cümleyle anılır? Geçmiş ile şimdi farklı ışıklarla, farklı renklerle, farklı bir görüntü dokusuyla verilebilir; okur sıçramanın görsel işaretlerini de ararken, bu işaretlerin bazı yüzleri nasıl değiştirdiğini sorar. Bir hatıranın sıcak bir ışıkta, bir şimdinin soğuk bir ışıkta verilmesi, o hatıranın kimin için sıcak olduğunu da söyler.
Filmde
Bu filmin olay örgüsü, sıranın neredeyse bütün olanaklarını tek bir yapıda bir araya getirir. Film Kane'in ölümüyle açılır. Ardından bir haber filmi gelir; bu haber filmi Kane'in hayatını kısa ve resmî bir özet olarak, kabaca baştan sona verir. Sonra bir muhabir, Thompson, Kane'in son sözünün anlamını bulmak için onu tanımış insanları dolaşır. Her tanığın anlatımı bir geriye dönüşe dönüşür. Muhabirin araştırması filmin şimdiki zamanıdır, yani çerçevesidir; Kane'in hayatı ise bu çerçevenin içinden geriye dönüşlerle verilir.
Bu yapının ilk ilginç yanı, filmin aynı hayatı iki kez sıraya koymasıdır. Haber filmi, Kane'in hayatını bir kez, kısa ve dışarıdan, bir kamusal figürün resmî özeti olarak verir. Tanıkların geriye dönüşleri ise aynı hayatı ikinci kez, bu kez parça parça ve içeriden verir. Seyirci, bir hayatın sırasını önce bir özet olarak alır, sonra bu sıranın her parçasına ayrı bir kapıdan girer. F12 dosyası tanıkların anlatımlarının kabaca kronolojik bir sıra izlediğini göstermişti: geriye dönüşlerin kendileri bir sıra kurar ve bu sıra, haber filminin verdiği iskeletin üzerine oturur.
İkinci ilginç yanı, geriye dönüşlerin farklı biçimlerde açılmasıdır. İlk geriye dönüş bir konuşmadan değil, bir yazıdan çıkar: Thompson bir kütüphanede Thatcher'ın anılarını okur ve film o anıların içine geçer. Sonraki tanıklar ise Thompson'a konuşarak anlatır. Bir okuma bu farkı bir uzaklık farkı olarak görür: Thatcher'ın anısı ölü bir adamın kâğıda dökülmüş, resmî ve soğuk anısıdır; sonraki tanıkların anlatımı ise yaşayan insanların, kendi kırgınlıklarıyla ve yorgunluklarıyla verdikleri anlatımlardır.
Üçüncüsü, bütün bu geriye dönüşlerin sonunda bir sırrın çözülmesidir. Muhabir aradığı kelimenin anlamını bulamaz. Ama film, muhabir ayrıldıktan sonra, Kane'in eşyalarının yakıldığı bir fırının içinde bir çocuk kızağını ve üstündeki adı gösterir. Bu son plan bir geriye dönüş değildir; şimdiki zamanda geçer. Ama seyirciyi, Thatcher'ın anlatımında görülen karlı çocukluğa, filmin ilk geriye dönüşüne geri götürür. Sıra burada bir daireye dönüşür: son plan, ilk geriye dönüşü yeniden okutur.
Kimin geçmişi kimin hatırasından kurulur sorusu bu filmde yapının ta kendisidir. Kane'in hayatını Kane anlatmaz; onu hep başkaları anlatır ve her anlatıcı ona kendi uzaklığından bakar. Anlatıcıların hepsi bir biçimde Kane'in çevresinde, onun parasının ve iktidarının etkisinde yaşamış insanlardır. Bir okur sorabilir: bu tanıkların arasında kimin sesi yok? Kane'in annesi, çocuğunu bir bankacıya teslim eden kadın, filmde yalnızca bir geriye dönüşün içinde görünür; onun kendi anlatımı yoktur. Film bir hayatın geçmişini kurarken, o geçmişin kimlerin hatırası olarak kurulduğunu da bir seçimle belirlemiştir.
Başka bir filmde
Seyircinin geriye dönüş sandığı sahnelerin ileriye atlama olduğu bir film.
Bu filmin olay örgüsü, 11.4'teki öncelik etkisini sıra üzerinden kullanır. Film, Louise'in kızı Hannah'nın hayatından ve on iki yaşında bir hastalıktan ölümünden görüntülerle açılır. Ardından şimdiki zamana geçilir: uzay araçları gelir, Louise kampa çağrılır. Seyirci, açılıştaki görüntüleri doğal olarak geçmiş sayar. Bir anne kızını kaybetmiş ve şimdi yasın içinde çalışmaktadır. Film boyunca Louise'in aklına gelen kızının görüntüleri de bu varsayımla, geriye dönüşler olarak izlenir.
Bu dönüş, bir sıra hatasının düzeltilmesidir, ama bu hatayı seyirci kendisi yapmıştır. Film açılış görüntülerini bir geçmiş olarak açıkça adlandırmamış, yalnızca bir yasın öncesine yerleştirilmiş gibi göstermiştir. Seyirci, bir filmin şimdiki zamanından önce gösterilen bir ölümü geçmiş saymaya o kadar alışkındır ki varsayımını sorgulamaz. Öncelik etkisi burada bir tuzak olarak çalışır: ilk izlenim, sonradan gelen ipuçlarına karşı direnir.
Dönüş, filmin öykü dünyasının bir kuralına bağlanır. 11.3'te öykü dünyasının kurallarını görmüştük. Bu filmde varlıkların dili, onu öğrenenin zamanı algılama biçimini değiştirir; dili öğrenen Louise, geleceği hatırlar gibi görmeye başlar. Olay örgüsünün ileriye atlamaları, böylece hem bir anlatım biçimi hem de öykünün içindeki bir olay olur. Sıra burada yalnızca filmin seyirciye bir şeyi sunuş biçimi değil, karakterin kendi zaman deneyimidir.
Bu ileriye atlamalar, sonunda bir kader duygusuna dönüşür. Louise, kızının doğacağını ve öleceğini bildiği hâlde, o çocuğu dünyaya getirme yolunu seçer. Seyirci de artık bu kararı, sonucunu filmin ilk dakikalarında görmüş olarak izler. Filmin açılışı, bir yasın değil, bir seçimin sonucudur. İlk izlemede bir kayıp olarak görülen görüntüler, ikinci izlemede bilerek kabul edilmiş bir geleceğe dönüşür. 0.3'te ikinci izlemenin bir filmi nasıl değiştirdiğini görmüştük; bu film o değişimi, sıranın kendisine yerleştirir.
Bu filmde görünürlük meselesi, kimin zamanının gösterildiğiyle ilgilidir. İleriye atlamaların hepsi Louise'e aittir; kızı Hannah'yı yalnızca annesinin gözünden ve annesinin görmesiyle tanırız. Hannah'nın kendi bakışı, kendi zamanı yoktur. Filmin uzaylı varlıklarının zamanı ise insanlara yalnızca bir yazı, çözülmesi gereken bir dil olarak ulaşır. Geriye kalan soru okurundur: zamanını kendisi yaşayan kim, yalnızca bir başkasının zamanında ve bakışında görünen kim?
İki film, sıra bozulmasının iki karşıt yönünü gösterir. Yurttaş Kane bir ölümden geriye doğru gider ve geçmişi tanıkların hatıralarından, bir çerçevenin içinden kurar; seyircinin bildiği her şey geçmişe aittir ve geçmiş bir sırrı saklar. Geliş ise seyirciye bir geçmiş gibi görünen bir geleceği verir ve sıranın kendisini bir sır yapar; seyirci bu sırrı çözdüğünde açılışı baştan yeniden okumak zorunda kalır.
Yaygın okuma hataları
Yaygın yanlışŞimdiki zamandan önce gösterilen her sahneyi geçmiş saymak.
Bir film şimdiki zamanının öncesine bir ileriye atlama da yerleştirebilir; Geliş'in açılış görüntüleri geçmişe değil geleceğe aittir. Okur bir sahnenin zamandaki yerini filmin verdiği ipuçlarıyla sınar, varsayımıyla değil.
Yaygın yanlışBir karakterin hatırlaması olarak açılan bir geriye dönüşün yalnızca o karakterin gördüklerini içerdiğini varsaymak.
Geriye dönüşler, hatırlayan karakterin tanık olmadığı anları da içerebilir; okur bunu bir hata saymadan önce filmin bu sınırı neden aştığını sorar.
Yaygın yanlışGeriye dönüşü yalnızca bilgi veren bir araç saymak.
Geriye dönüş bir nedeni açıklamakla kalmaz, seyircinin bir karaktere bakışını, bir sonucu hangi duyguyla izleyeceğini de değiştirir; bir hatıranın nerede açıldığı, ne kadar sürdüğü ve nasıl kapandığı ayrıca okunur.
Okuma Defteri
Defter: Tablodaki en uzun sıçramanın altına bir not düş: bu sıçrama seyircinin hangi bilgisini değiştiriyor, ve sıçrama olmasaydı aynı sahneyi nasıl bir duyguyla izlerdin?
Özet
- Olay örgüsü öykünün kronolojik sırasını izleyebilir, geçmişe dönebilir ya da geleceğe atlayabilir; geriye dönüş daha önceki, ileriye atlama daha sonraki olayları gösterir.
- Bir sıçramayı okumak için nasıl açılıp kapandığına, kime ait olduğuna ve seyircinin bilgisini nasıl değiştirdiğine bakılır; geriye dönüşler çoğu zaman bir çerçeve anlatının içinde durur.
- Yurttaş Kane, bir ölümle açılan bir çerçevenin içinden, tanıkların anlatımlarıyla geriye dönüşler kurar; haber filmi aynı hayatı önce bir özet olarak verir ve son plan ilk geriye dönüşü yeniden okutur.
- Geliş'te seyircinin geçmiş saydığı görüntüler geleceğe aittir; öncelik etkisi bir tuzak olarak çalışır ve sıranın kendisi öykü dünyasının bir kuralına bağlanır.
- Bir filmin geçmişinin kimin hatıralarından kurulduğu ve kimin zamanının gösterildiği, bir görünürlük seçimidir.
Kendini sına
- Geriye dönüş ile ileriye atlama arasındaki fark nedir?
- Çerçeve anlatı nedir? Yurttaş Kane'deki çerçeve hangisidir?
- Yurttaş Kane'de ilk geriye dönüş, diğerlerinden hangi bakımdan farklı açılır?
- Geliş'in açılışındaki görüntüler öykünün zamanında nereye aittir ve seyirci bunu ne zaman öğrenir?
Yanıtlar
- Geriye dönüş, olay örgüsünün öykünün o anki zamanından daha önce geçen olayları göstermesidir; ileriye atlama, daha sonra gerçekleşecek olayları önceden göstermesidir.
- Çerçeve anlatı, bir öykünün onu içeren başka bir öykünün içinden anlatılmasıdır. Yurttaş Kane'de çerçeve, Kane öldükten sonra muhabir Thompson'ın tanıkları dolaştığı araştırmadır; Kane'in hayatı bu çerçevenin içinden geriye dönüşlerle verilir.
- İlk geriye dönüş bir konuşmadan değil bir yazıdan açılır: Thompson, bankacı Thatcher'ın yazılı anılarını bir kütüphanede okur. Sonraki tanıklar ise ona konuşarak anlatır.
- Geleceğe aittir; Louise'in kızı henüz doğmamıştır. Seyirci bunu filmin sonlarına doğru, Louise varlıkların dilinin zamanı algılama biçimini değiştirdiğini anladığında öğrenir.
Sonraki derse köprü
Yurttaş Kane yetmiş yıllık bir hayatı iki saate yakın bir filme sığdırdı; Geliş'in birkaç haftalık şimdiki zamanı, bir çocuğun on iki yıllık hayatını içine aldı. Sıranın yanında bir de süre vardır. 12.2 Süre, öykünün ne kadar sürdüğü, olay örgüsünün ne kadarını gösterdiği ve bunun ekranda kaç dakika tuttuğu arasındaki farkları, bir kadının bir öğleden sonrasını izleyen Cléo 5'ten 7'ye üzerinden ayırıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.