İçeriğe geç

11.4 · Seviye 2 · Anlatı

Açılış

İlk sahnenin filmle yaptığı sözleşme

Film Okuma Akademisi — Öykü ve olay örgüsü · 2.148 kelime · 2 film örneği · ≈ 10 dk okuma · 14 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bir filmin açılışı seyircinin geri kalan her şeyi nasıl izleyeceğini belirler; öncelik etkisi, ilk bilgilerin sonradan gelenlerin yorumuna ağır basmasıdır.
  2. Açılış bir dünya, bir ton, izlenecek bir karakter, bir soru ve bir biçim kurar; ton açılışın en kalıcı vaadidir.
  3. Jenerik öncesi sahne seyirciyi doğrudan öykünün içine atar ve jeneriği bir eşiğe çevirir; jenerik bir elipsi saklayabilir.
  4. Bir Zamanlar Anadolu'da kirli bir camın dışından, sessizce görülen üç adamla açılır ve cinayeti jeneriğin arkasına saklar; Kuzuların Sessizliği Clarice'i tek başına bir eğitim parkurunda ve erkeklerle dolu bir asansörde göstererek seyirciyi onun yanına yerleştirir.
  5. Açılış, ten ve ışık sorusunun ilk sorulduğu yerdir: ilk yüzün nasıl ve kimin gösterildiği, sonraki bütün yüzlerin ölçüsü olur.

Açılış

Sürpriz uyarısı: Bu ders Bir Zamanlar Anadolu'da'nın olay akışını, otopsi sahnesi ve sonu dahil, anlatır; Kuzuların Sessizliği'nin ise yalnızca ilk sahnelerini.

Kirli bir camın dışındayız. Kamera yavaş yavaş yaklaşır ve camın arkasında üç adam görünür: içiyorlar, konuşuyorlar, belki gülüşüyorlar. Ama ne dediklerini duymayız; cam aradadır. Dışarıda bir köpek havlar ve adamlardan biri, iri yapılı olanı, köpeğe yemek vermek için kalkar. Gök gürler, yoldan bir kamyon geçer ve jenerik başlar.

Jenerik bittiğinde gece olmuştur. Arabalar karanlık bozkırda bir şey aramaktadır: bir ceset. Camın arkasındaki adamlardan ikisi şimdi zanlıdır; köpeğe yemek vermeye kalkan üçüncü adam ise öldürülmüştür. Seyirci onu bir daha yalnızca bir ceset olarak görecektir. Cinayet hiç gösterilmez. Filmin ilk dakikaları bir şey vaat etmiştir ve bir şey esirgemiştir; bu ders, bir açılışın seyirciyle yaptığı bu pazarlığı okumayı öğretiyor.

Tek fikir

Bir filmin açılışı, seyircinin geri kalan her şeyi nasıl izleyeceğini belirler: hangi dünyada olduğumuzu, hangi tonda konuşulacağını, kimi izleyeceğimizi ve filmin hangi soruyu soracağını. İlk bilgiler en uzun süre akılda kalır; okur açılışı, filmin seyirciyle yaptığı bir sözleşme gibi okur.

Kavram

11.3'te bir filmin dünyasının kurallarını seyircinin filmin verdiği ipuçlarından öğrendiğini söyledik. Bu öğrenme ilk saniyede başlar. Seyirci salonda ya da ekranın başında oturduğunda henüz neredeyse hiçbir şey bilmez; ilk görüntü, ilk ses, ilk kesme ona bir dünyanın, bir türün, bir hızın ipuçlarını verir. Bu ipuçlarının ağırlığı, sonra gelenlerin ağırlığından fazladır, çünkü seyirci sonraki her şeyi onların ışığında yorumlar.

Bir açılış, seyirciye birçok şey birden verir ve okur bunları ayrı ayrı sorabilir. Önce dünya: neredeyiz, ne zaman, bu dünyada neler mümkün? Sonra karakter: kimi izleyeceğiz, kimin gözünden, kimin yanında? Sonra soru: filmin ilk dakikaları seyirciye hangi merakı yükler; bir cinayeti mi, bir ilişkiyi mi, bir yolculuğu mu? Ve sonunda biçim: kameranın uzaklığı, planların süresi, sesin yoğunluğu, kurgunun hızı. Film ilk sahnede yavaş ve uzak duruyorsa, seyirci bunun bir hata değil bir kural olduğunu sezer ve geri kalanı ona göre izler.

Ton çoğu zaman ilk dakikalarda kurulur ve sonradan değiştirilmesi zordur. Bir komediyle açılan bir film, sonra gelen ciddi bir sahnede de seyircinin bir şaka beklemesine yol açabilir; tedirgin bir açılış, sonraki sakin sahnelere bile bir gölge düşürür. Bu yüzden ton, açılışın en kalıcı vaadidir. Pek çok film bu vaadi bilerek bozar, ama bozmanın etkisi de vaadin gücüne bağlıdır.

Açılışın bir yeri de jeneriktir. Bazı filmler jenerikle başlar ve öykü ondan sonra açılır; bazıları ise önce bir sahne gösterir, jeneriği sonra koyar. İkinci durumda jenerik, bir sahnenin ortasına ya da iki sahnenin arasına düşen bir eşik olur.

Jenerik öncesi sahne, 11.1'deki ayrımla da bağlantılıdır. Jenerik olay örgüsünün bir parçasıdır, öykünün değil; hiçbir karakter onu görmez. Ama jeneriğin kapladığı süre boyunca öykü ilerleyebilir. Jenerik bittiğinde saatler, günler, yıllar geçmiş olabilir. 7.8'de elipsi, öykünün bir parçasının gösterilmeden atlanması olarak tanımlamıştık; jenerik, filmin ilk elipsini gizleyebileceği en doğal yerdir.

Bir açılışın okunmasında en sık atlanan şey, açılışın neyi göstermediğidir. Her açılış bir seçimdir: bir dünyanın bir köşesi, bir karakterin bir anı. Göstermediği şey, seyircinin merakını kuran şeydir. Bir film cinayetle başlamayıp cinayetten hemen önceki sıradan bir anla başlıyorsa, seyircinin dikkatini olayın kendisinden onun öncesine ve sonrasına çevirmiştir.

Açılış, ten ve ışık sorusunu ilk kez soran yerdir. Film ilk yüzü nasıl gösterir: yakından mı, uzaktan mı, aydınlıkta mı, bir camın ardında mı? İlk dakikalarda kimin yüzü seçilir, kim kalabalığın içinde kalır? Seyirci ilk yüzü, sonra gelen bütün yüzlerin ölçüsü olarak kullanır. Bir açılışın kimi görünür kıldığı, filmin bütününde kime bakacağımızın da ilk işaretidir.

Filmde

Bu filmin açılışı, seyirciye filmin geri kalanında neyle karşılaşacağını hem söyler hem saklar. Kamera kirli bir camın dışından başlar ve yavaşça içeri yaklaşır. Camın arkasındaki üç adamın konuşmasını duymayız; yalnızca hareketlerini, sıradan bir akşamın jestlerini görürüz. Sonra adamlardan biri, dışarıda havlayan köpeğini beslemeye çıkar. Gök gürler, bir kamyon geçer ve jenerik girer.

Bu açılışın ilk sözleşmesi uzaklıktır. Seyirci olayın içine girmez; bir camın dışından bakar. Kamera yaklaşır, ama cam kalkmaz ve sesler gelmez. Film ilk dakikasında seyirciye bir şeyi öğretmiştir: bu filmde insanlar çoğu zaman uzaktan görülecek, söyledikleri her zaman duyulmayacak, olan biten her zaman açıklanmayacaktır. Seviye 1'de bu filmin gece sahnelerinde arabaları bozkırın karanlığında birkaç ışık noktası olarak gösteren genel planlarına bakmıştık; o uzaklığın ilk biçimi, bu kirli camdır.

İkinci sözleşme, gösterilmeyen olaydır. Açılıştan sonra gelen gecede, üç adamdan ikisi zanlı, üçüncüsü bir cesettir. Cinayet ne açılışta ne sonrasında gösterilir. Bir film eleştirmeni bu açılışta jeneriğin, adamın arkadaşları tarafından öldürüleceği boşluğu doldurduğunu yazmıştır. Jenerik, filmin ilk ve en ağır elipsidir. Seyircinin merakı böylece «kim öldürdü?» sorusundan uzaklaşır; zanlılar bellidir. Geriye kalan soru, filmin bütün gecesini kaplayan sorudur: ceset nerede ve bu gece bu insanlar hakkında ne ortaya çıkacak?

Açılışın vaadi filmin sonunda karşılığını bulur, ama beklenen biçimde değil. Sabah ceset bulunur; bir otopside doktor Cemal, kurbanın ciğerlerinde toprak bulunduğunu, yani adamın diri diri gömüldüğünü öğrenir ve bunu rapora yazmaz. Açılışta gösterilmeyen cinayet, sonda bir doktorun yazmadığı bir satır olarak geri döner. Film baştan beri gösterilmeyeni sormuştur; sonunda da bir şeyi göstermemeye karar veren biri olarak bir karakteri bırakır.

Kimin nasıl göründüğü sorusu bu filmde açılışın camıyla başlar. Yaşar'ı canlı olarak yalnızca bu kirli camın ardında, bulanık ve sessiz biçimde görürüz; ona bir yakın plan, bir ses, bir söz verilmez. Filmin geri kalanında yüzler karanlıkta, arabaların farlarıyla ve küçük ışık kaynaklarıyla belirir. Yol üstündeki bir köyde elektrik kesildiğinde muhtarın kızı gruba bir lamba ışığında çay getirir ve onun yüzünün güzelliği zanlı Kenan'ı ağlatır. Açılışta camın ardında kalan bir yüz ile gecenin ortasında lambayla aydınlanan bir yüz arasındaki fark, okura filmin ışığı kime ve ne zaman verdiğini sordurur.

Başka bir filmde

Açılışın seyirciyi doğrudan kahramanın yanına yerleştirdiği bir film.

Bu film, Bir Zamanlar Anadolu'da'nın tersine, açılışında seyirciyi uzakta bırakmaz. Clarice'i FBI'ın Quantico'daki eğitim tesisinde, ormanlık bir parkurda tek başına antrenman yaparken buluruz. Bir ağaçta, acıyı ve ıstırabı sevmeyi öğütleyen bir tabela vardır. Clarice parkurdan çağrılır ve binaya döner; bir asansörde, kırmızı tişörtlü erkek kursiyerlerin arasında, onlardan belirgin biçimde kısa, tek kadın olarak durur. Ardından birim şefi Jack Crawford'un odasına girer ve öykünün asıl görevi orada ona verilir.

Bu açılış, öncelik etkisini neredeyse ders kitabı gibi kullanır. Seviye 2'nin ileride bakış açısını işleyecek modülü bu filmi ayrıca açacak; burada yalnızca açılışın verdiği ilk bilgilere bakalım. Seyirci ilk olarak Clarice'i görür, tek başına ve çaba içinde. Katili, Lecter'ı, cinayetleri ise henüz görmez. Böylece film, seyircinin bütün sonraki sahneleri kimin yanında izleyeceğini ilk dakikada kararlaştırır: korkunç olan her şey, bu genç kadının gözünden ve onun karşısına çıkan şeyler olarak gelecektir.

Asansör, açılışın ikinci bilgisini verir: Clarice'in bu dünyadaki yeri. Film henüz tek bir sözle söylemeden, onun bir erkek kurumunda bir azınlık olduğunu gösterir. Bu bilgi sonraki sahnelerde, örneğin Lecter'ın tutulduğu akıl hastanesinin müdürünün Clarice'e istenmeyen yaklaşımlarında, yeniden karşımıza çıkar; seyirci onları, açılışın kurduğu bir çerçevenin içinde okur.

Clarice'in nasıl göründüğü ise bu açılışta bedenin ölçüsüyle kurulur. Asansörde Clarice, kendisinden uzun ve aynı renkte giyinmiş erkeklerin arasında küçük kalır; yine de kadrajın seyirciye seçtirdiği yüz onunkidir. Kalabalık bir kadrajda seçilen yüz, filmin kime bakacağımızı söyleme biçimidir. Okur kendine sorabilir: bu açılışta erkek kursiyerlerin yüzleri ne kadar görünür, Clarice'in yüzü ne kadar? Aynı kalabalık, onu bastırmak için mi, yoksa onu ayırt etmek için mi oradadır?

İki film, bir açılışın seyirciyle yaptığı iki farklı sözleşmeyi gösterir. Bir Zamanlar Anadolu'da seyirciyi bir camın dışında bırakır, olayı jeneriğin arkasına saklar ve uzaklığı filmin kuralı yapar. Kuzuların Sessizliği seyirciyi ilk dakikadan bir karakterin yanına koyar ve onun dünyadaki yerini sözsüz bir görüntüyle kurar. Biri seyirciye «burada her şeyi görmeyeceksin» der; öteki «bu kadının yanında kalacaksın».

Yaygın okuma hataları

Yaygın yanlışAçılışı yalnızca filmin konusunu tanıtan bir giriş saymak.
Doğrusu

Açılış konuyu tanıtmadan da bir ton, bir uzaklık, bir hız kurar; Bir Zamanlar Anadolu'da'nın açılışı konuyu neredeyse hiç söylemez, ama filmin nasıl izleneceğini belirler.

Yaygın yanlışAçılışı ilk izlemede sanıldığı gibi bırakmak.
Doğrusu

Açılışın bazı öğeleri ancak film bittikten sonra anlam kazanır; camın ardındaki üç adamın kim olduğu sonradan öğrenilir. Okur, filmi bitirdikten sonra açılışa dönüp onu yeniden okur.

Yaygın yanlışJeneriği okumanın dışında saymak.
Doğrusu

Jeneriğin nereye konduğu, ne kadar sürdüğü ve arkasında ne olduğu bir seçimdir; jenerik bir elipsi saklayabilir, bir sahneyi ikiye bölebilir, bir tonu kurabilir.

Okuma Defteri

Defter: Filmi bitirdiğinde açılış notlarına dön ve her satırın yanına iki işaretten birini koy: açılışın vaadi karşılandıysa artı, bozulduysa eksi. Eksi koyduğun bir satır için filmin vaadi neden bozduğunu düşündüğünü yaz.

Özet

  1. Bir filmin açılışı seyircinin geri kalan her şeyi nasıl izleyeceğini belirler; öncelik etkisi, ilk bilgilerin sonradan gelenlerin yorumuna ağır basmasıdır.
  2. Açılış bir dünya, bir ton, izlenecek bir karakter, bir soru ve bir biçim kurar; ton açılışın en kalıcı vaadidir.
  3. Jenerik öncesi sahne seyirciyi doğrudan öykünün içine atar ve jeneriği bir eşiğe çevirir; jenerik bir elipsi saklayabilir.
  4. Bir Zamanlar Anadolu'da kirli bir camın dışından, sessizce görülen üç adamla açılır ve cinayeti jeneriğin arkasına saklar; Kuzuların Sessizliği Clarice'i tek başına bir eğitim parkurunda ve erkeklerle dolu bir asansörde göstererek seyirciyi onun yanına yerleştirir.
  5. Açılış, ten ve ışık sorusunun ilk sorulduğu yerdir: ilk yüzün nasıl ve kimin gösterildiği, sonraki bütün yüzlerin ölçüsü olur.

Kendini sına

  1. Öncelik etkisi nedir?
  2. Jenerik öncesi sahne nedir ve jenerik bir filmde nasıl bir elips saklayabilir?
  3. Bir Zamanlar Anadolu'da'nın açılışında camın ardındaki üç adamdan hangisinin filmde bir daha canlı görülmediği sonradan anlaşılır?
  4. Kuzuların Sessizliği'nin açılışında Clarice ilk olarak nerede ve ne yaparken görülür?

Yanıtlar

  1. Öncelik etkisi, bir anlatıda seyircinin ilk aldığı bilginin sonra gelen bilgilerin yorumlanmasını belirleyecek ölçüde ağır basmasıdır; ilk izlenim, onunla çelişen sonraki bilgiye karşı direnç gösterir.
  2. Jenerik öncesi sahne, jenerik başlamadan önce gösterilen sahnedir. Jenerik olay örgüsünün bir parçasıdır ama süresi boyunca öykü ilerleyebilir; jenerik bittiğinde aradaki olaylar gösterilmeden atlanmış olabilir.
  3. Havlayan köpeğini beslemeye çıkan iri yapılı adam, Yaşar. Jenerikten sonra öldürülmüş olduğu anlaşılır ve filmde bir daha yalnızca bir ceset olarak görülür.
  4. FBI'ın Quantico'daki eğitim tesisinde, ormanlık bir parkurda tek başına antrenman yaparken görülür.

Sonraki derse köprü

Bir film nasıl açıldıysa bir biçimde de kapanır, ama her kapanış bir sona ermek değildir. Bir Zamanlar Anadolu'da'nın son sahnelerinde bir doktor bildiği bir şeyi rapora yazmamayı seçer ve film bu kararın sonucunu göstermez. 11.5 Kapanış ve açık uç, kapanmayan sonların seyirciye hangi işi bıraktığını, Saklı'nın son planı üzerinden soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.