10.1 · Seviye 1 · Filmin dili
Tek planı okumak
Bir planı dört soruyla baştan sona okumak
Film Okuma Akademisi — Hepsi birden · 1.751 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 12 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Plan okuması, tek bir planın kadraj, mizansen, ışık, kamera, kurgu bağlantısı ve ses açısından betimlenip işlevi ve olası anlamlarıyla çözümlenmesidir.
- Okuma dört soruyla, en somut olandan en soyut olana ilerler: ne görüyorum, nasıl yapılmış, ne işe yarıyor, ne anlama gelebilir.
- Planın sınırları önce belirlenir ve plan birkaç kez, gerekirse durdurularak ve sessiz izlenir.
- Bisiklet Hırsızları'nın açılışı bir kalabalığın içinden bir kahramanın kenarda seçildiğini gösterir; Roma'nın sahil planı tek bir uzun hareketle bir sahnenin ağırlığını taşır.
- Plan okuması kadrajdaki herkesi, kenarda duranları da betimlediğinde tamamlanır.
Açılış
Savaştan yeni çıkmış bir şehrin kenarında bir otobüs duruyor. İnsanlar otobüsten iniyor ve bir binanın dış merdivenine doğru koşuyor; merdivenin basamakları kısa sürede işsiz adamlarla doluyor. En üstte bir memur elindeki listeden isimler okuyor. Adamlar başlarını kaldırmış, kendi adlarını duymayı bekliyor. Memur bir isim söylüyor, sahibi yok. Biri kalabalığın dışına, yolun kenarına koşuyor; orada, merdivenden uzakta, kaldırıma oturmuş bir adam var. Ona iş çıktığını söylüyorlar.
Vittorio De Sica'nın 1948 tarihli Bisiklet Hırsızları böyle açılır. Akademinin ilk dersinde bu filmin sonuna bakmıştık; Seviye 1 boyunca kareyi, mizanseni, ışığı, kamerayı, kurguyu, sesi ve rengi ayrı ayrı inceledik. M10 bu araçları birleştiriyor. Bu derste tek bir planın, ya da tek bir anın, karşısında duracağız ve onu 1. modülün dört sorusuyla, Seviye 1'in bütün araçlarını kullanarak baştan sona okuyacağız.
Tek fikir
Bir plan, film dilinin bütün araçlarının aynı anda çalıştığı en küçük birimdir. Onu okumak, dört soruyu sırayla sormaktır: ne görüyorum, nasıl yapılmış, ne işe yarıyor, ne anlama gelebilir. Her soru bir öncekine dayanır ve okuma ancak dördü bir arada sorulduğunda tamamlanır.
Kavram
Dört soruyu ilk modülde, M01'de tanımıştık. Ne görüyorum sorusu betimlemeyi, nasıl yapılmış sorusu biçimi, ne işe yarıyor sorusu işlevi, ne anlama gelebilir sorusu yorumu ister. O zaman bu soruları sorarken elimizde biçimi adlandıracak terimler azdı. Seviye 1 boyunca o terimleri kazandık: plan ölçeği, kamera açısı, çerçeve dışı alan, figür yerleşimi, ana ışık, sabit kamera, kaydırma, eşleşme kesmesi, öykü içi ses ve diğerleri. Plan okuması, dört soruyu bu terimlerle yeniden sormaktır.
Bir planı okumak için önce onun sınırlarını belirlemek gerekir: plan nerede başlıyor, nerede bitiyor? Bir kesmeden ötekine kadar süren parça tek bir plandır. Bazen bir plan bir sahnenin tamamını taşır, bazen bir saniye bile sürmez. Sınırı belirledikten sonra plan birkaç kez izlenir: ilk izleyişte bütün olarak, sonraki izleyişlerde parça parça, gerekirse durdurularak. 0.5'te gördüğümüz durdurmak, geri sarmak ve sessiz izlemek burada asıl işini görür.
Birinci soru, ne görüyorum, bir betimleme ister ve okur bu aşamada yorum yapmaktan kaçınır. 1.1'de gördüğümüz betimleme sırası burada da işe yarar: mekân, figürler, kamera, ayrıntı, ses. Kim nerede duruyor, ne yapıyor, kamera nereden bakıyor ve hareket ediyor mu, ne duyuluyor?
İkinci soru, nasıl yapılmış, betimlemeyi biçim terimlerine çevirir. Plan genel bir plan mı, yakın bir plan mı? Kamera yüksekte mi, göz hizasında mı? Figürler kadrajın merkezinde mi, kenarında mı? Işık sert mi, yumuşak mı? Kamera sabit mi, dönüyor mu, kayıyor mu? Plan nasıl bitiyor ve bir sonrakine nasıl bağlanıyor? Ses öykü içi mi, öykü dışı mı?
Üçüncü soru, ne işe yarıyor, bu biçim kararlarının sahnede ne yaptığını sorar. Bir plan bir bilgi verebilir, bir karakteri tanıtabilir, bir gerilim kurabilir, bir mekânı açabilir, seyircinin dikkatini bir yere yöneltebilir. 1.3'te gördüğümüz gibi işlev hem anlatıya hem seyirciye bakar: bu plan hikâyeye ne katıyor ve seyirciye ne yaşatıyor?
Dördüncü soru, ne anlama gelebilir, bir yorum ister. 1.4'te gördüğümüz gibi yorum çoğuldur ama eşit değildir: en iyi yorum, ilk üç sorunun yanıtlarına en sıkı dayanan, karşı kanıtı da hesaba katan yorumdur. Okur bu aşamada «bu plan şunu anlatıyor» demek yerine «bu plan, şu biçim kararlarına dayanarak, şöyle okunabilir» der.
Bir plan okuması bir sahnenin bütünü değildir; bir planı okuyan kişi, onun öncesini ve sonrasını da bilmelidir. Aynı plan, bir kesmenin ardından ya da bir başka planın önünde başka bir anlam taşır. Bu yüzden okur, seçtiği planı çevresindeki birkaç planla birlikte izler ve kesmenin ona ne kattığını ayrıca not eder; sahnenin tamamını plan plan dökmek ise 10.2'nin işi olacak.
Dört sorunun sırası rastlantı değildir. Yorum betimlemeden önce gelirse, okur gördüğünü değil, görmek istediğini görür. Bu yüzden plan okuması, sabırla, en somut olandan en soyut olana doğru ilerler.
Ten sorusu plan okumasında her dört soruya da sızar. Betimlemede kimin yüzünün görünür olduğu, biçimde ışığın ve ölçeğin kime nasıl düştüğü, işlevde kimin merkeze, kimin kenara konduğu, yorumda bu dağılımın ne söylediği. Bir plan okuması, kadrajdaki herkesi, yalnızca kahramanı değil, kenarda duranları da betimlediğinde tamamlanır.
Filmde
Açılıştaki merdiven planını dört soruyla okuyalım. Burada anlattığımız, açılışın olay düzeyindeki içeriğidir; planların tam sınırlarını, kesmelerin nerede düştüğünü okur kopyada kendisi işaretlemelidir.
Ne görüyorum? Bir binanın dış merdiveni, basamaklarda kalabalık bir erkek topluluğu, en üstte liste okuyan bir memur. Adamların yüzleri yukarıya, memura dönüktür. Kalabalığın dışında, yolun kenarında, kaldırımda oturan bir adam. Ses olarak memurun okuduğu isimler ve kalabalığın uğultusu.
Nasıl yapılmış? Kalabalık geniş bir planla, merdivenin bütün yüksekliği içinde gösterilir; memur yüksekte, adamlar alttadır. Antonio bu kalabalığın içinde değil, dışında, ayrı bir yerde durur ve ona ulaşmak için birinin koşması gerekir. Işık gün ışığıdır; stüdyo ışığının parlaklığı yoktur.
Ne işe yarıyor? Bu açılış hem bir bilgi verir hem bir karakteri tanıtır. Bilgi şudur: bu şehirde iş azdır, onu bekleyen çoktur. Karakter tanıtımı ise bir ayrılıktır: kahraman, kalabalığın bir parçası olmakla onun dışında durmak arasındadır. Merdivenin dikey düzeni bir güç ilişkisini gösterir: iş yukarıdan, bir listeden, bir memurun sesinden gelir; adamlar aşağıdan bekler.
Ne anlama gelebilir? Bir okuma bu açılışı filmin bütün meselesinin bir özeti olarak görür: bir adamın kaderi, onun elinde olmayan bir düzenin, bir listenin, bir bürokrasinin içinde belirlenir. Antonio'nun kalabalıktan ayrı oturması, onun bir yalnızlığını, belki bir umutsuzluğunu da gösterir: adını duymayı beklemekten vazgeçmiş gibidir. Bu okumanın dayanağı, ikinci sorudaki biçim kararlarıdır: dikey düzen, kahramanın kenarda oluşu, gün ışığının çıplaklığı. Karşı kanıt olarak, Antonio'nun kalabalıktan ayrı oturmasının yalnızca bir tesadüf, bir yorgunluk olabileceği de söylenebilir; okur bu ihtimali de açık tutar.
Bu açılışın ten ve sınıf boyutu, kalabalığın kendisidir: kadrajı dolduran, ama hiçbirinin adını öğrenmediğimiz yüzlerce işsiz adam. Film onlardan birini seçip kahraman yapar; geri kalanlar bir kitle olarak kalır. Plan okuması bu kitleyi de betimlediğinde, kahramanın seçilmesinin bir anlatı kararı olduğunu görür. Antonio'yu canlandıran Lamberto Maggiorani de profesyonel bir oyuncu değil, bir fabrika işçisiydi; film kahramanını bile o kalabalığın içinden seçmiştir. Bu bilgi plan okumasını değiştirmez, ama kadrajdaki yüzlerin bir kurmacanın figüranları kadar, o yılların gerçek insanları olduğunu da hatırlatır.
Başka bir filmde
Tek bir uzun planın bütün bir sahneyi taşıdığı bir an. Bu bölüm filmin sonlarındaki bir sahneyi anlatır.
9.2'de bu filmin siyah-beyazına bakmıştık. Filmin sonlarına doğru, aile bir sahil tatilindeyken, çocuklardan ikisi dalgaların içinde tehlikeye düşer. Yüzme bilmeyen Cleo denize girer, dalgaların arasında ilerler ve çocukları kıyıya çıkarır. Ardından kumda, aile Cleo'nun çevresinde birbirine sarılır.
Bu planı dört soruyla kısaca okuyalım. Ne görüyorum: bir kadın, dalgalar, iki çocuk, kumda bekleyenler. Nasıl yapılmış: kamera Cleo'nun yanında, kesmeden, yana doğru kayarak ilerler; seyirci onunla birlikte denize girer ve hiçbir kesme onu tehlikeden kurtarmaz. Ne işe yarıyor: uzun plan, 6.8'de gördüğümüz gibi, bir sürenin ağırlığını taşır; Cleo'nun denize girişinin her adımı seyirciye yaşatılır. Ne anlama gelebilir: bir okuma bu sahneyi Cleo'nun bir kahramanlığı ve ailenin ona sonunda bir yakınlık göstermesi olarak görür. Karşı bir okuma, ailenin sevgisinin ancak Cleo kendini tehlikeye attığında ortaya çıktığını, kumdaki kucaklaşmanın bir işçi ile işverenleri arasındaki eşitsizliği silmediğini öne sürer. İki okuma da aynı plana, aynı biçim kararlarına dayanır.
İki plan okumanın iki ayrı ölçeğini gösterir. Bisiklet Hırsızları'nın açılışında okuma bir kalabalığın içinden bir kahramanın nasıl seçildiğini gösterir. Roma'nın sahil planında okuma tek bir uzun hareketin bir sahnenin bütün ağırlığını nasıl taşıdığını gösterir.
Yaygın okuma hataları
Yaygın yanlışYorumla başlamak.
Bir planın ne anlama geldiğini söylemeden önce ne gösterdiğini ve nasıl yapıldığını betimlemek gerekir; yoksa okur görmek istediğini görür.
Yaygın yanlışYalnızca kahramanı betimlemek.
Kadrajda kenarda duranlar, arka plandaki kalabalık ve sesin içinde kaybolan yüzler de planın parçasıdır.
Yaygın yanlışBir planı tek bir izleyişle okumaya çalışmak.
Plan okuması tekrar ister: önce bütün olarak, sonra parça parça, gerekirse sessiz ve durdurarak.
Okuma Defteri
Defter: Dördüncü soruya, ne anlama gelebilir sorusuna, bir yorum yaz; yorumunu ilk üç sorunun yanıtlarından en az ikisine dayandır ve aynı plana dayanan bir karşı okumayı tek cümleyle ekle.
Özet
- Plan okuması, tek bir planın kadraj, mizansen, ışık, kamera, kurgu bağlantısı ve ses açısından betimlenip işlevi ve olası anlamlarıyla çözümlenmesidir.
- Okuma dört soruyla, en somut olandan en soyut olana ilerler: ne görüyorum, nasıl yapılmış, ne işe yarıyor, ne anlama gelebilir.
- Planın sınırları önce belirlenir ve plan birkaç kez, gerekirse durdurularak ve sessiz izlenir.
- Bisiklet Hırsızları'nın açılışı bir kalabalığın içinden bir kahramanın kenarda seçildiğini gösterir; Roma'nın sahil planı tek bir uzun hareketle bir sahnenin ağırlığını taşır.
- Plan okuması kadrajdaki herkesi, kenarda duranları da betimlediğinde tamamlanır.
Kendini sına
- Plan okumasının dört sorusu nelerdir ve neden bu sırayla sorulur?
- Bir planın sınırları nasıl belirlenir?
- Bisiklet Hırsızları'nın açılışında merdivenin dikey düzeni ne işe yarar?
- Roma'nın sahil planında kesmenin olmaması seyirciye ne yaşatır?
Yanıtlar
- Ne görüyorum, nasıl yapılmış, ne işe yarıyor ve ne anlama gelebilir. Bu sırayla sorulur, çünkü her soru bir öncekine dayanır; yorum betimlemeden önce gelirse okur gördüğünü değil, görmek istediğini görür.
- Bir kesmeden ötekine kadar süren parça tek bir plandır; okur planın nerede başladığını ve bittiğini işaretler, sonra onu birkaç kez, gerekirse durdurarak izler.
- Bir güç ilişkisini gösterir: iş yukarıdan, bir memurun okuduğu bir listeden gelir, adamlar aşağıdan bekler; kahramanın kaderinin onun elinde olmayan bir düzenin içinde belirlendiğini duyurur.
- Cleo'nun denize girişinin her adımının süresini yaşatır; hiçbir kesme seyirciyi tehlikeden kurtarmaz ve seyirci onunla birlikte dalgaların arasında ilerler.
Sonraki derse köprü
Bu ders tek bir planı baştan sona okudu. 10.2 Plan dökümü bir adım genişliyor: bir sahnenin bütün planlarını tek tek bir tabloya dökmek, her plan için ölçeği, açıyı, hareketi ve sesi bir satıra yazmak. Akademinin en sık döndüğü filmlerden Kazablanka'nın bir sahnesini bu tabloyla plan plan açacağız.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.