1.7 · Seviye 0 · İzlemekten okumaya · Sahne okuması
Seviye 0 sahne okuması
İlk yazılı okuma: betimleme ile yorumu ayırmak
Film Okuma Akademisi — Dört soru · 1.408 kelime · 1 film örneği · ≈ 6 dk okuma · 9 dk dinleme
Görev
Seviye 0 boyunca okumanın nereden başladığını, neyin yazılacağını ve dört sorunun hangi sırayla sorulacağını konuştuk. Şimdi bunların hepsini tek bir sahnede, yazılı olarak kullanma zamanı. Bu birimde bir sahne verilecek; önce kendi okumanı yazacaksın, sonra akademinin örnek okumasını okuyacaksın, en sonda kendi okumanı ölçütlerle denetleyeceksin.
Sırayı bozma. Örnek okumayı kendi okumanı yazmadan önce okursan, gözün onun gördüklerini görür ve kendi gözlemlerin kaybolur. Bu alıştırmanın değeri, senin ne gördüğünü ortaya çıkarmasındadır; akademinin ne gördüğü yalnızca bir karşılaştırma için oradadır.
Defter: Okumanın en altına, ayrı bir satırda, sahneyi ilk izlediğinde ne hissettiğini yaz ve bu satırın başına «izlenim» diye not düş.
Okumayı yazarken iki tuzağa dikkat et. Birincisi sahnenin olay özetini dört kez yazmaktır: dört başlığın altına aynı olayın farklı sözlerle anlatımını koymak. Her başlık başka bir şey sorar; betimleme ekranı, biçim kararı, işlev yaptığı işi, yorum anlamı. İkincisi dördüncü başlığa en çok emeği harcayıp ilk üçünü birkaç kelimeyle geçmektir. Okumanın ağırlığı başta durur; yorum, ancak ilk üç başlık sağlamsa ayakta kalır.
Sahne
Okuyacağın sahne bu rehin dükkânında geçer. Maria çarşafları teslim eder ve karşılığında bir miktar para alır. Bir memur çarşafları alıp dükkânın içinde yükselen raflara doğru götürür. Raflar tavana kadar yükselir ve hepsi, insanların rehine bıraktığı bohçalanmış çarşaflarla doludur. Memur bir merdivene tırmanır ve Ricci ailesinin çarşaflarını bu yığının bir yerine yerleştirir. Ardından Antonio, rehine bıraktığı bisikleti geri almak için başka bir gişeye geçer.
Sahnenin olay düzeyi bu kadardır ve sürpriz bozmaz: filmin ilk bölümünde, hikâyenin kurulduğu sırada olur. Okumanı yazarken bu tarifin ötesine geç; ama ekranda göremediğin bir şeyi yazma. Bu tarif bilerek kısa tutuldu: kameranın nerede durduğunu, ışığın nereden geldiğini, sesin ne yaptığını söylemiyor. Onları bulmak senin işin.
Örnek okuma
Aşağıdaki örnek, aynı sahnenin akademi tarafından yazılmış bir okumasıdır. Tek doğru okuma değildir; ölçütleri nasıl karşıladığını gösteren bir örnektir. Kendi okumanı yazmadıysan burada dur.
Künye: Bisiklet Hırsızları, Vittorio De Sica, 1948. Sahne adı: «rehin dükkânı, raflar».
Ne görüyorum, ne duyuyorum? Kalabalık bir dükkân, gişelerin önünde sıra bekleyen insanlar. Maria çarşafları bir tezgâhın üstüne koyar ve memur onları inceler. Memur bohçayı alır, dükkânın içinde yürür. Kamera onu izler ve görüntüye çok yüksek raflar girer; rafların her gözü bohçalanmış çarşaflarla doludur. Memur bir merdivene çıkar ve Ricci ailesinin bohçasını yığına ekler. Ses kalabalığın uğultusu ve kısa konuşmalardan oluşur.
Nasıl yapılmış? Sahne gerçek bir mekânın görüntüsünü verir; dükkân bir stüdyo dekoru gibi değil, kullanılan bir yer gibi görünür. Rafların yüksekliği, kameranın memurla birlikte yukarıya doğru bakmasıyla görünür hâle gelir. Ricci ailesinin bohçası, kadrajın içinde aynı biçimdeki yüzlerce bohçanın arasında küçük bir nesneye dönüşür. Sahnede müzik öne çıkmaz; ses mekânın kendi sesidir.
Ne işe yarıyor? Anlatı yönünden sahne, Antonio'nun bisikleti nasıl geri alabildiğini gösterir: aile, sahip olduğu az şeyden birini vermiştir. Seyirci yönünden raflar bir ölçek kurar. Seyirci Ricci ailesinin çarşaflarını, aynı durumda olan başka pek çok ailenin çarşaflarının arasında görür; bir ailenin yoksulluğu bir anda bir şehrin yoksulluğuna dönüşür. Bu ölçek, sahneyi kişisel bir zorunluluktan toplumsal bir manzaraya taşır.
Ne anlama gelebilir? Bir yorum: film Ricci ailesinin hikâyesini tek bir ailenin talihsizliği olarak değil, savaş sonrası Roma'da birçok ailenin paylaştığı bir durum olarak sunar. Bu yorumun dayandığı gözlemler şunlardır: rafların yüksekliği, bohçaların sayısı ve aynılığı, aileye ait bohçanın yığının içinde kaybolması. Karşı kanıt da düşünülmelidir: film sonraki sahnelerde dikkatini yine Antonio'ya ve oğluna toplar; yani kalabalık bir manzara, bir ailenin hikâyesinin yerini almaz, onun arka planını kurar. Bağlam bu yorumu destekler: film savaştan üç yıl sonra, yoksulluğun yaygın olduğu bir şehirde çekilmiştir. Ama bu bilgi ekranda değil, bağlamdadır ve öyle işaretlenir.
İzlenim: Raflar göründüğünde, sahnenin bir anda genişlediğini ve bir ailenin derdinin büyük bir şehrin içinde küçüldüğünü hissettim.
Örnek okuma birkaç şeyi bilerek yapar. Betimlemede yüklü kelime kullanmaz; «hüzünlü», «çarpıcı», «ustaca» gibi kelimeler yoktur. Biçim cümleleri hangi alanın kararı olduğunu söyler: mekân, kamera, ses. İşlev iki yönde aranır: anlatıda ve seyircide. Yorum en az üç gözleme dayanır, bir karşı kanıtı açıkça söyler ve bağlamdan gelen bilgiyi ayrıca işaretler. İzlenim en sonda, ayrı bir satırdadır. Bu düzen bir kalıp değil, bir kontrol listesidir; senin okuman aynı adımları başka cümlelerle de atabilir.
Örnek okumanın da sınırları var ve onları görmek alıştırmanın bir parçası. Okuma, sahnenin merkezine Antonio'yu ve şehri koyuyor; Maria'yı ise neredeyse yalnızca çarşafları teslim eden kişi olarak anıyor. Oysa çarşafları yataktan çıkarıp toplayan, dükkâna taşıyan ve teslim eden odur; ailenin elindeki az şeyden birini veren kişi, sahnenin olay düzeyinde Maria'dır. Bu gözlemden başka bir yorum doğabilir: film yoksulluğun yükünü evin içinde kimin taşıdığını da gösteriyor olabilir. Örnek okuma bu yolu açmıyor. Senin okumanda Maria daha görünürse, bu bir eksik değil, örneğin görmediği bir şeyi görmen demektir.
Ölçütler
Ölçütler Seviye 0'ın derslerinden çıkarıldı ve her biri bir dersin istediği şeyi yoklar: künye satırı defter dersinden, sahne adı ve betimleme betimleme dersinden, biçim haritası biçim dersinden, niyetsiz işlev işlev ve niyet derslerinden, karşı kanıt yorum dersinden, bağlam işareti bağlam dersinden gelir. Kendi okumanı aşağıdaki ölçütlerle karşılaştır. Ölçütler yorumunun doğru olup olmadığını ölçmez; okumanın Seviye 0'ın araçlarını kullanıp kullanmadığını ölçer. Her ölçüt için «var», «kısmen» ya da «yok» yaz.
- Künye satırı var: film, yıl, izleme tarihi, izleme koşulu ve kopya yazılmış.
- Sahne dakikayla değil, bir olay ya da mekânla adlandırılmış.
- Betimleme bölümündeki her cümle ekranda doğrulanabilir; içinde yüklü kelime yok.
- Betimleme mekândan figürlere, kameraya, ayrıntıya ve sese doğru en az dört şeyi kapsıyor.
- Biçim bölümü en az iki gözlemi biçim haritasının bir alanına yerleştiriyor.
- İşlev bölümü hem anlatı hem seyirci yönünde bir cümle içeriyor ve hiçbir cümle yönetmenin niyetine başvurmuyor.
- Yorum tek ve açık bir cümleyle söylenmiş ve en az iki gözleme dayanıyor.
- En az bir karşı kanıt ya da yorumun sınırı açıkça yazılmış.
- Bağlamdan gelen bir bilgi kullanıldıysa, ekranda değil bağlamda olduğu belirtilmiş.
- İzlenim ayrı bir satırda ve izlenim olduğu belli.
Kendini denetle
Ölçütleri işaretledikten sonra aşağıdaki sorulara kısa cevaplar yaz.
- Hangi ölçütte «yok» ya da «kısmen» yazdın? O ölçütü karşılamak için okumana hangi cümleyi eklemen ya da hangisini değiştirmen gerekir?
- Örnek okumada olup senin okumanda olmayan bir gözlem var mı? Varsa, onu ilk izlemede neden görmediğini düşünüyorsun: sahneyi akışında mı izledin, kamera hareketine mi bakmadın, sesi mi dinlemedin?
- Senin okumanda olup örnek okumada olmayan bir gözlem var mı? Varsa, onu ekranda gösterebilir misin? Gösterebiliyorsan, bu senin okumanın örnek okumadan daha fazla gördüğü bir şeydir.
- Yorumun örnek okumanın yorumundan farklıysa, iki yorumun dayandığı gözlemleri yan yana yaz. Hangisi daha fazla gözleme tutunuyor, hangisi karşı kanıtı daha açık söylüyor?
- Okumanın yalnız betimleme bölümünü, filmi izlememiş birine okut ve ondan sahneyi kendi sözleriyle anlatmasını iste. Anlattığı sahne senin izlediğin sahneye ne kadar benziyor? Eksik kalan ya da yanlış canlanan şey, betimlemenin hangi cümlesinden kaynaklanıyor olabilir?
Son soru belki en öğreticisidir: bir betimlemenin başarısı, onu okuyan birinin sahneyi görebilmesiyle ölçülür ve bunu ancak başka bir okur sınayabilir.
Bu soruların hiçbiri bir not vermez. Amaç, okumanın hangi adımında güçlü, hangi adımında zayıf olduğunu kendin görmek. Önümüzdeki seviyenin dersleri bu adımları tek tek terimlerle donatacak; burada fark ettiğin zayıf adım, orada en çok dikkat edeceğin yer olabilir.
Bir okumayı yeniden yazmak da bu alıştırmanın parçasıdır. Ölçütlerden birinde eksik bulduğun okumayı bir gün sonra yeniden aç, eksik adımı tamamla ve iki sürümü defterde yan yana bırak. Okumanın nasıl geliştiğini görmenin en güvenilir yolu, aynı sahnenin iki okumasını karşılaştırmaktır.
Sonraki derse köprü
Seviye 0'ın dersleri burada bitiyor ve okuma ilk kez bir bütün filme açılıyor. Sıradaki birim akademinin ilk film dosyası: Chaplin'in Altına Hücum'u. Dosyanın ilk bölümü izlemeden önce okunacak; filmin bağlamını, yapımını, hangi kopyanın izleneceğini ve izlerken sorulacak üç soruyu verecek.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.