İçeriğe geç

1.4 · Seviye 0 · İzlemekten okumaya

Ne anlama gelebilir: yorum

Yorum kanıta bağlanır ve tek değildir

Film Okuma Akademisi — Dört soru · 1.704 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Yorum, ekrandaki kanıta dayanarak filme bir anlam önermektir.
  2. Bir film birden çok yoruma açıktır, ama yorumlar eşit güçte değildir.
  3. Bir yorumu kanıta bağlılığı, kapsamı, karşı kanıtı açıklaması ve açıkça söylenebilirliği güçlendirir.
  4. Bağlam yorumları geçerlidir, ama ekranda ne kadar tutunduklarını açıkça söylemek gerekir.

Açılış

Sağanak yağmurun altında yıkık, dev bir kapı. Altına sığınmış üç adam: bir oduncu, bir rahip ve yağmurdan kaçan bir yolcu. Oduncu ile rahip az önce bir mahkemeden gelmiş, orada duydukları bir hikâyeyi anlamaya çalışıyorlar. Ormanda bir samuray ölü bulunmuş, karısına saldırılmış. Olayın dört tanığı var: saldırgan haydut, samurayın karısı, bir medyumun ağzından konuşan ölü samuray ve olayı gizlice izlemiş olan oduncu. Dördü de aynı olayı anlatıyor ve dört anlatım birbirini tutmuyor.

Akira Kurosawa'nın 1950 tarihli Rashomon filmi bu yapıyla ün kazandı ve bir soruyu seyircinin önüne bırakır: hangisi doğru? Film cevap vermez. Ama izleyen herkes bir şey düşünür. Kimi gerçeğin hiç bilinemeyeceğini söyler, kimi herkesin yalan söylediğini, kimi filmin savaştan yeni çıkmış bir ülkenin kendi hikâyesini sorguladığını.

Bu düşüncelerin her biri bir yorumdur. Bu ders dördüncü soruyu soruyor: bir film ne anlama gelebilir? Ve yorumların neden tek olmadığını, ama yine de neden hepsinin eşit olmadığını anlatıyor.

Tek fikir

Yorum, filmin bütününe ya da bir parçasına bir anlam önermektir. Bir film birden çok yoruma açıktır; ama bir yorumun gücü, ekrandaki ne kadar kanıta dayandığına ve karşı kanıtı ne kadar hesaba kattığına bağlıdır.

Kavram

İlk üç soru ekrana bakıyordu: ne var, nasıl yapılmış, ne işe yarıyor? Dördüncü soru ekranın ötesine geçer ve bir anlam önerir. Bu geçiş okumanın en heyecanlı ve en riskli adımıdır.

Yorumun ilk özelliği çoğulluğudur. Aynı film farklı okurlarda, farklı dönemlerde, farklı kuramların ışığında farklı anlamlar kazanır. Bu bir kusur değildir; zengin filmlerin işaretidir. Rashomon yetmiş yılı aşkın bir süredir okunuyor ve okumalar tükenmedi. Bu yüzden akademi dördüncü soruyu «ne anlama geliyor?» diye değil, «ne anlama gelebilir?» diye sorar.

Ama çoğulluk her yorumun eşit olduğu anlamına gelmez. Bir yorumu ötekinden daha güçlü kılan şeyler vardır ve bunlar tartışılabilir, sınanabilir şeylerdir. Birincisi kanıta bağlılıktır: yorum ekrandaki hangi gözlemlere dayanıyor? İlk üç sorunun cevapları burada bir zincire dönüşür. Ne gördüğün, nasıl yapıldığı ve ne işe yaradığı, ne anlama gelebileceğini taşıyan ayaklardır. Ayağı olmayan bir yorum havada durur.

İkincisi kapsamdır: yorum filmin ne kadarını açıklıyor? Tek bir sahneye dayanan bir yorum, filmin geri kalanıyla çelişiyorsa zayıflar. Filmin farklı sahnelerinden gelen gözlemleri birbirine bağlayan bir yorum güçlenir.

Üçüncüsü karşı kanıtı hesaba katmaktır.

Bir okur bir yorum önerdiğinde kendine şunu sormalıdır: filmde bu yoruma uymayan ne var? Bu soru bir yorumu çürütmek için değil, onu dürüst kılmak için sorulur. Karşı kanıtı gören ve onu açıklayan bir yorum, karşı kanıtı hiç görmeyen bir yorumdan daha güvenilirdir.

Dördüncüsü, yorumun yüksek sesle söylenebilir olmasıdır. Güçlü bir yorum iddiasını açıkça söyler ve başkasının ona itiraz etmesine izin verir. «Bu film her şey hakkında olabilir» bir yorum değildir; hiçbir şeyi önermez ve hiçbir şeyle sınanamaz. «Bu filmde her tanık olayı kendi onurunu koruyacak biçimde anlatır» bir yorumdur; açıktır, sınanabilir ve tartışılabilir.

Yorumların hepsi aynı derinlikte de çalışmaz. Bir yorum, filmin açıkça söylediği bir şeyi toplayıp adlandırabilir: Rashomon tanıkların birbirini tutmadığını açıkça gösterir ve bunu söylemek neredeyse bir betimlemedir. Bir yorum, filmin söylemediği ama ima ettiği bir şeyi önerebilir: tanıkların kendi onurlarını koruduğu, film hiçbir yerde bunu söylemeden, anlatımların düzeninden çıkarılır. Bir yorum da filmin kendisinin farkında olmadan ele verdiği bir şeyi, yapıldığı dönemin ya da toplumun bir kaygısını okuyabilir. Bu üç derinlik arasında kanıtın türü değişir: açık olanı ekrandan göstermek kolaydır, ima edileni göstermek için birkaç gözlemi birbirine bağlamak gerekir, farkında olmadan ele verileni göstermek için ise çoğu zaman filmin dışına, bağlama çıkmak gerekir. Bu ayrım Seviye 6'nın ilk dersinde film kuramının kavramlarıyla geri gelecek; şimdilik okurun yorumunu kurarken hangi derinlikte çalıştığını bilmesi yeter.

Bu ölçütler okura bir şey daha söyler: yorum, ilk üç sorunun yerine geçemez. Bir okuma doğrudan yoruma atlarsa, ölçütlerin hiçbirini karşılayamaz; çünkü dayanacak gözlemi, adlandırılmış biçimi, gösterilmiş işlevi yoktur. Akademinin dört soruyu sırayla sormasının nedeni budur.

Filmde

Üç yaygın yorumu yan yana tutalım. Birinci yorum, filmin gerçeğin bilinemeyeceğini söylediğidir: dört anlatım birbirini tutmaz ve film bunlardan birini doğrulamaz. Bu yoruma güçlü bir kanıt vardır: film seyirciye hiçbir anlatımın doğru olduğunu söylemez, mahkeme sahnelerinde yargıç bile hiç görünmez ve tanıklar doğrudan kameraya, yani seyirciye konuşur. Seyirci yargıcın yerine konur ve karar ona bırakılır.

İkinci yorum, her tanığın olayı kendi onurunu koruyacak biçimde anlattığıdır. Bu yorumun da kanıtı vardır ve belki daha ayrıntılıdır. Haydudun anlatımında haydut cesur bir düellocudur. Kadının anlatımında kadın acı çeken bir kurbandır. Samurayın anlatımında samuray onurunu korumak için kendi canına kıyar. Her anlatım anlatıcısını en iyi gösterecek biçimde kurulmuştur. Bu yorum birinci yorumla çelişmez; onu inceltir: gerçek belki bilinemez, ama neden bilinemediğini gösterir.

Üçüncü yorum, filmi dönemiyle okur: film, savaştan yeni çıkmış ve kendi yakın geçmişini yeniden anlatmaya çalışan bir toplumun, kimin anlatısına inanılacağı sorusunu sorar. Bu yorum ilginçtir, ama ekrandaki kanıtı daha zayıftır; film savaştan doğrudan söz etmez. Yorumun dayanağı filmin kendisinden çok bağlamdır. Bu onu geçersiz kılmaz, ama okurun bunu açıkça söylemesi gerekir: bu bir bağlam yorumudur ve ekranda doğrudan gösterilemez.

Üç yorumun yan yana durması çoğulluğun ne olduğunu gösterir. Üçü de söylenebilir. Ama hepsi eşit güçte değildir: birincisi ve ikincisi ekrandaki gözlemlere sıkı sıkıya bağlıdır, üçüncüsü bağlama yaslanır. Okur hangisini benimserse benimsesin, hangi kanıta dayandığını söyleyebilmelidir. Üç yorumu birlikte taşıyan bir okuma da mümkündür; yeter ki her birinin ayağını ayrı ayrı gösterebilsin.

Bir filmin yorumu bazen filmin kendisinden de büyür. Rashomon'un yapısı o kadar tanındı ki adı, aynı olayın tanıklar tarafından birbiriyle çelişen biçimlerde anlatılması durumu için bir kavrama dönüştü ve hukuktan antropolojiye, gazetecilikten psikolojiye kadar başka alanlarda kullanılmaya başlandı. Bu da bir yorumdur: filmi bir tanıklık sorununun adı olarak okumak. Ama okur dikkat etmelidir: kavram film hakkında değil, filmden alınmış bir fikir hakkındadır ve filmin bütün anlamını taşımaz.

Başka bir filmde

Bir yorumun kanıta nasıl bağlandığını, bir bağlam yorumunun ekranda nerede tutunduğunu gösteren başka bir örnekle sınayalım.

Bu bir bağlam yorumudur, ama Rashomon'daki dönem yorumundan farklı olarak ekranda tutunduğu yerler vardır. Rick film boyunca kimse için başını tehlikeye atmayacağını söyler; bu, tarafsızlık tavrının açık bir ifadesidir. Polis şefi Renault, Rick'in geçmişte Etiyopya'ya silah taşıdığını ve İspanya'da savaştığını hatırlatır; yani Rick bir zamanlar taraf tutmuş bir adamdır. Film Aralık 1941'de geçer ve Rick bir sahnede, Kazablanka'da Aralık 1941 iken New York'ta saatin kaç olduğunu sorar; Amerika'nın savaşa girdiği ayı anan bu replik, yorumun en çok başvurduğu kanıtlardandır.

Bu gözlemler yorumu güçlendirir, ama kanıtlamaz. Film Rick'in bir ülkeyi temsil ettiğini söylemez. Karşı kanıt da düşünülmelidir: Rick'in kararı, filmin içinde her şeyden önce kişisel bir fedakârlık olarak kurulur; Ilsa ile geçmişi ve kaybı, sahnenin duygusal ağırlığını taşır. Güçlü bir okuma bu iki katmanı birlikte tutar: film bir aşk hikâyesi olarak çalışır ve aynı zamanda, ekrandaki bazı ayrıntılarla, bir siyasi okumaya kapı aralar.

Yaygın okuma hataları

Yaygın yanlışYoruma doğrudan atlamak.
Doğrusu

Betimleme, biçim ve işlev olmadan kurulan bir yorum, dayanacak bir kanıt bulamaz. Dördüncü soru ilk üçünün üstüne kurulur.

Yaygın yanlışHer yorumu eşit saymak.
Doğrusu

Çoğulluk her yorumun aynı güçte olduğu anlamına gelmez. «Herkesin yorumu kendine» cümlesi tartışmayı kapatır; okuma ise tartışmayı kanıtla açık tutar. Kanıta bağlılık, kapsam ve karşı kanıtın hesaba katılması, yorumları birbirinden ayırır.

Yaygın yanlışKarşı kanıtı görmezden gelmek.
Doğrusu

Filmin bir yoruma uymayan yanlarını görmeyen okuma, okuru değil yalnızca kendini ikna eder. Güçlü bir yorum karşı kanıtı açıklar ya da sınırını kabul eder.

Okuma Defteri

Defter: Bulduğun karşı kanıtın yorumunu zayıflatıp zayıflatmadığını, yoksa yorumunu inceltip incelttiğini yaz.

Özet

  1. Yorum, ekrandaki kanıta dayanarak filme bir anlam önermektir.
  2. Bir film birden çok yoruma açıktır, ama yorumlar eşit güçte değildir.
  3. Bir yorumu kanıta bağlılığı, kapsamı, karşı kanıtı açıklaması ve açıkça söylenebilirliği güçlendirir.
  4. Bağlam yorumları geçerlidir, ama ekranda ne kadar tutunduklarını açıkça söylemek gerekir.

Kendini sına

  1. Akademinin tanımına göre karşı kanıt nedir?
  2. Rashomon'un mahkeme sahnelerinde yargıç nasıl görünür ve tanıklar kime konuşur?
  3. Rashomon'daki dört tanık kimlerdir?
  4. Kazablanka'nın siyasi yorumu ekranda hangi ayrıntılara dayanır?

Yanıtlar

  1. Bir yorumla çelişen ya da onu zayıflatan ekrandaki gözlemdir. Güçlü bir yorum karşı kanıtı görmezden gelmez; onu açıklar ya da yorumun sınırını kabul eder.
  2. Yargıç hiç görünmez. Tanıklar kameraya doğru, görüntünün dışında kalan bir dinleyiciye konuşur ve seyirci yargıcın yerine konur.
  3. Saldırgan haydut, samurayın karısı, bir medyumun ağzından konuşan ölü samuray ve olayı gizlice izlemiş olan oduncu. Dört anlatımın her biri olayı farklı biçimde kurar ve film hiçbirini doğrulamaz.
  4. Filmin Aralık 1941'de geçmesine, Rick'in Kazablanka ile New York'taki saati soran repliğine ve Rick'in geçmişte Etiyopya'ya silah taşıyıp İspanya'da savaştığının söylenmesine.

Sonraki derse köprü

Bu derste yorumları kanıtla tarttık ve hiçbirinde yönetmenin ne düşündüğünü sormadık. Bu bilinçli bir seçimdi. Sonraki ders o soruyu açıkça ele alıyor: «yönetmen ne demek istedi?» sorusunun neden okumayı çıkmaza sokabildiğini ve yorumun yönetmenin zihnini değil, ekrandaki filmi okuduğunu.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.