1.3 · Seviye 0 · İzlemekten okumaya
Ne işe yarıyor: işlev
Bir seçimin anlatıda ve seyircide yaptığı iş
Film Okuma Akademisi — Dört soru · 1.706 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İşlev, bir kararın filmde üstlendiği iştir: hikâyeye ne kattığı ve izleyende ne yaptığı.
- İşlev iki yönde aranır: hikâyeye ne kattığı ve seyircide ne yaptığı.
- Motivasyon bir öğenin orada bulunma gerekçesidir: hikâye, gerçekçilik, gelenek ya da biçimin kendisi.
- İşlev ekranda sınanabilir; yorum ise dördüncü sorunun konusudur.
- Bir seçimi zihinde çıkarıp yerine başka bir şey koymak, işlevini görünür kılar.
Açılış
Bir kadın mutfakta yemek hazırlıyor ve saate bakıyor. Kızı okuldan gelmedi. Kapıyı açıp merdiven boşluğuna sesleniyor: «Elsie!» Ses boş merdivenlerde yankılanıyor. Görüntü boş bir merdiven boşluğuna, sonra boş bir tavan arasına, sonra sofrada kızın boş sandalyesine geçiyor. Kadının sesi her planda biraz daha uzaktan duyuluyor. Sonra bir çalılığın dibinde yuvarlanıp duran bir top. Sonra bir balon, rüzgârda sürüklenip elektrik tellerine takılıyor.
Fritz Lang'in 1931 tarihli M filminde bir çocuğun kaybolması böyle gösterilir. Film kızın başına ne geldiğini göstermez. Seyirci yine de anlar ve bu anlayışın verdiği his, gösterilen bir şiddetten çok daha uzun süre kalır.
Bu sahneyi betimlemek kolaydır: boş merdiven, boş sandalye, yuvarlanan top, tellere takılan balon. Nasıl yapıldığını adlandırmak da kolaydır: bir dizi boş plan, üzerlerine binen bir ses. Üçüncü soru daha zordur: bu seçim sahnede ne iş yapıyor?
Tek fikir
Her kararın filmde üstlendiği bir iş vardır: bilgi vermek, bir karakteri kurmak, bir duyguyu taşımak, dikkati yönlendirmek. İşlev ekranda kanıtlanabilir; anlam ise dördüncü sorunun konusudur.
Kavram
İkinci soru bir kararın adını koydu. Üçüncü soru o kararın neye yaradığını soruyor.
İşlevi aramanın iki yönü vardır. Birincisi anlatıya bakar: bu seçim hikâyeye ne ekliyor? Bir plan bir bilgiyi verir ya da saklar; bir nesne sonradan önem kazanacak bir şeyi tanıtır; bir ses bir karakterin orada olduğunu söyler. İkincisi seyirciye bakar: bu seçim izleyende ne yapıyor? Bir plan gerilimi artırır ya da azaltır; bir kesme seyirciyi şaşırtır; bir müzik seyirciye neyi hissedeceğini fısıldar.
M'nin açılışında iki yön de çalışır. Anlatı yönünden boş planlar bir bilgiyi verir: Elsie gelmeyecek. Film bunu söylemeden söyler. Seyirci yönünden aynı planlar bir duyguyu kurar: annenin sesi boş mekânlarda dolaştıkça seyirci, annenin henüz bilmediği bir şeyi bilmeye başlar ve bu bilgi bir korkuya dönüşür. İşlev bu iki yönün birlikte tarifidir.
Bir seçimin neden orada olduğunu sormanın bir yolu, film kuramında yaygın bir ayrıma başvurmaktır. Bir filmdeki her öğenin bir gerekçesi, bir varlık nedeni vardır ve bu neden birkaç türden olabilir.
Bu ayrım dört türü birbirinden ayırır. Bir öğe hikâye gerektirdiği için orada olabilir: Elsie'nin topu, kızın kaybolduğunu söylemek için gereklidir. Gerçekliğe benzediği için orada olabilir: bir mutfakta tencereler, bir sokakta yoldan geçenler vardır. Bir türün geleneğinden geldiği için orada olabilir: bir kara filmde yağmurlu bir gece, bir westernde bir kasaba meydanı. Ya da yalnızca biçimin kendisine dikkat çekmek için orada olabilir: hikâyeye bir şey eklemeyen, ama seyirciyi bir görüntünün güzelliğine ya da tuhaflığına bırakan bir plan. Bir öğenin birden fazla gerekçesi olabilir. M'deki balon hem hikâye gereği oradadır, çünkü az önce kızın elinde görmüştük, hem de tellere takılışıyla görüntünün kendisine bir ağırlık verir.
İşlevi ararken sık yapılan bir hata, işlevi niyete çevirmektir. «Lang şiddeti göstermemek için boş planlar kullanmış» cümlesi bir niyet söyler ve doğrulanamaz. «Boş planlar, kızın başına geleni göstermeden seyirciye bildirir» cümlesi ise bir işlev söyler ve ekranda sınanabilir: seyirci gerçekten bunu anlıyor mu? Filmin sonraki sahneleri bu anlayışı doğruluyor mu? Bu sınanabilirlik üçüncü soruyu dördüncüden ayırır. Seçimin bir korkuyu kurduğunu söylemek işlevdir; bu korkunun bir şehrin ya da bir dönemin korkusu olduğunu söylemek ise yorumdur ve dördüncü soruya aittir.
İşlev sorusunun bir de ölçüsü vardır: bir seçim çıkarılsaydı ne kaybolurdu? M'nin açılışında boş planlar yerine çocuğun öldürülüşü gösterilseydi, seyirci bir olaya tanık olurdu; ama annenin sesinin boşlukta dolaşmasıyla kurulan bekleyiş, kaybın yavaş yavaş kesinleşmesi kaybolurdu. Bu düşünce deneyi işlevi görünür kılar. Okur bir sahnede bir öğeyi zihninde çıkarıp yerine başka bir şey koyar ve neyin değiştiğini sorar.
İşlevin bir sınırı daha var: bir seçimin yapmak üzere kurulduğu iş her seyircide aynı ölçüde gerçekleşmez. Boş planların kurduğu bekleyiş, sahneyi dikkatle izleyen seyircide çalışır; telefonuna bakarken izleyende çalışmayabilir. Bir müzik birinde gerilim kurar, ötekinde abartılı gelir ve gerilimi bozar. Bu, işlevin keyfî olduğu anlamına gelmez. Okur işlevi tarif ederken seçimin neye yönelik olduğunu, yani ekranda kurulan düzeni söyler; o düzenin kendisinde ne ölçüde çalıştığını ise ayrıca, kendi izlenimi olarak not eder. «Bu planlar seyirciyi bir bekleyişe sokacak biçimde dizilmiş» bir işlev tarifidir; «bende bu bekleyiş oluşmadı» ise bir izlenimdir ve ikisi birlikte doğru olabilir. İzleme koşulu dersinde gördüğümüz gibi, aradaki fark çoğu zaman filmle değil, seyircinin durumuyla ilgilidir.
Filmde
Bu planı dört soruyla dolaşalım. Ne görüyorum: aşağıdaki sokak, oluğa tutunan eller, bir boşluk. Nasıl yapılmış: kameranın geri çekilmesi ile objektifin yakınlaşmasının aynı anda yapıldığı bir çekim; ön plandaki boşluk sabit kalırken arka plan esner. Bu çekim türü Modül 6'da adıyla geri gelecek. Ne işe yarıyor: bu soruda iki cevap var. Anlatı yönünden plan, Scottie'nin yükseklik korkusunu, filmin bütününü taşıyacak bir zaafı, ilk dakikalarda kurar. Seyirci yönünden plan, o korkuyu bir bilgi olarak değil, bir duyum olarak verir: seyirci Scottie'nin baş dönmesini onun gözünden yaşar.
Bu işlev filmin geri kalanında da sürer. Scottie bir sahnede, korkusunu yenmek için bir arkadaşının evinde küçük bir basamağa çıkar ve pencereden aşağı bakınca sendeler. Açılıştaki plan kurduğu zaafı burada bir sınava çevirir. Bir biçim seçiminin işlevi böylece tek bir sahneyle sınırlı kalmaz; filmin bütününe yayılan bir şeyin ilk tuğlası olur. Okur işlevi ararken yalnız «bu plan burada ne yapıyor» diye değil, «bu plan filmin geri kalanına ne hazırlıyor» diye de sorar.
Burada dördüncü soruya geçmemek önemlidir. Baş dönmesinin bir aşkın, bir takıntının ya da bir suçluluğun simgesi olduğu gibi okumalar filmin eleştiri geleneğinde sıkça yapılır. Bunlar yorumdur. İşlev sorusu daha alçakgönüllüdür: plan bir korkuyu kurar ve seyirciye onu yaşatır. Bunu herkes ekranda görebilir.
Başka bir filmde
Aynı aracı M'nin başka bir unsurunda sınayalım: sesle kurulan bir işlevde.
Bu ıslığın işlevini dört yönde aramak mümkündür. Anlatıda bir bilgi taşır: ıslık duyulduğunda seyirci adamın orada olduğunu bilir, ekranda görünmese bile. Karakteri kurar: adam bir yüzden önce bir ses olarak tanıtılır. Seyircide bir gerilim kurar: melodi her duyulduğunda seyirci bir tehlikenin yakında olduğunu bilir ve bekler. Son olarak olay örgüsünde bir araç olur: kör bir adam bir yüzü değil bir sesi tanır ve katil onun sayesinde bulunur.
Bu örnek işlevin sesle de kurulabileceğini ve bir seçimin birden fazla işi aynı anda yapabileceğini gösterir. Islık sesle ilgili bir karardır; ama işlevi bir karakterin tanıtılmasından olay örgüsünün çözülmesine kadar uzanır. Okur bir seçimi tek bir işleve indirmemeye dikkat eder. Islığın tanınmasının hemen ardından gelen bir ayrıntı da aynı zincirin parçasıdır: adamı izleyenlerden biri, avucuna tebeşirle bir M harfi yazıp onun paltosunun sırtına basar. Harf anlatıda adamın kalabalıkta izlenmesini sağlar; filmin adı da bu harften gelir. Erken sesli sinemada sesin bu kadar yönlü kullanılması, 1931'de sesin henüz yeni bir araç olduğu düşünülünce daha da dikkat çekicidir; bunun tarihsel yanını 31.2, sesin gelişini işleyen ders açıyor.
Yaygın okuma hataları
Yaygın yanlışİşlevi niyete çevirmek.
«Yönetmen bunu korku yaratmak için yapmış» cümlesi doğrulanamaz bir zihne başvurur. «Bu plan seyircide bir bekleyiş kurar» cümlesi ise ekranda sınanabilir ve işlevi söyler.
Yaygın yanlışİşlevi doğrudan yorumla karıştırmak.
Bir planın bir korkuyu kurduğunu söylemek işlevdir; o korkunun bir dönemin ya da bir toplumun korkusu olduğunu söylemek yorumdur. İkisi ayrı cümlelerde ve sırayla gelir.
Yaygın yanlışBir seçimi tek bir işleve indirmek.
Çoğu biçim seçimi aynı anda birden fazla iş yapar: bilgi verir, karakter kurar, duygu taşır. Okur bulduğu ilk işlevde durmaz, ötekileri de arar.
Okuma Defteri
Defter: Seçtiğin öğenin orada bulunma gerekçesini, yani motivasyonunu, hikâye, gerçekçilik, gelenek ve biçimin kendisi arasından seç ve nedenini bir cümleyle yaz.
Özet
- İşlev, bir kararın filmde üstlendiği iştir: hikâyeye ne kattığı ve izleyende ne yaptığı.
- İşlev iki yönde aranır: hikâyeye ne kattığı ve seyircide ne yaptığı.
- Motivasyon bir öğenin orada bulunma gerekçesidir: hikâye, gerçekçilik, gelenek ya da biçimin kendisi.
- İşlev ekranda sınanabilir; yorum ise dördüncü sorunun konusudur.
- Bir seçimi zihinde çıkarıp yerine başka bir şey koymak, işlevini görünür kılar.
Kendini sına
- Akademinin tanımına göre işlev nedir?
- M'nin açılışında kızın kaybolması hangi görüntülerle bildirilir?
- Vertigo'nun açılışındaki çatı sahnesinde Scottie aşağı baktığında kamera ne yapar?
- «Yönetmen bunu korku yaratmak için yapmış» cümlesindeki hata nedir?
Yanıtlar
- Bir biçim seçiminin filmin içinde yaptığı iştir: anlatıya bilgi katması, bir karakteri ya da durumu kurması, seyircinin duygusunu ya da dikkatini yönlendirmesi, ritmi değiştirmesi.
- Boş bir merdiven boşluğu, boş bir tavan arası, sofradaki boş sandalye, bir çalılığın dibinde yuvarlanan top ve elektrik tellerine takılan bir balonla. Kızın başına geleni gösteren bir plan yoktur. Kayıp gösterilmeden, boşlukların ve annenin sesinin dizilişiyle bildirilir.
- Kamera geri çekilirken görüntü aynı anda yakınlaşır; ön plan sabit kalırken arka plan esner ve derinlik baş döndürücü biçimde gerilir. Bu çekim Scottie'nin yükseklik korkusunu seyirciye bir duyum olarak yaşatır.
- İşlevi niyete çevirir. Yönetmenin ne istediği doğrulanamaz; planın seyircide bir bekleyiş kurduğu ise ekranda sınanabilir. Doğru cümle niyetin yerine işlevi koyar: «Bu planlar seyirciyi bir bekleyişe sokacak biçimde dizilmiş.»
Sonraki derse köprü
Bu derste bir planın bir korkuyu kurduğunu söyledik ve orada durduk. Dördüncü soru durduğumuz yerden devam ediyor: bu korku, bu boşluk, bu baş dönmesi ne anlama gelebilir? Sonraki ders yorumun kanıta nasıl bağlandığını ve neden tek olmadığını ele alıyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.