İçeriğe geç

0.5 · Seviye 0 · İzlemekten okumaya

Durdurmak, geri sarmak, sessiz izlemek

Okuma teknikleri: sesi kapatmak, görüntüyü kapatmak, kare kare ilerlemek

Film Okuma Akademisi — Okumak ne demek · 1.704 kelime · 2 film örneği · ≈ 8 dk okuma · 11 dk dinleme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bir sahneyi okumanın en basit yolu, izlerken bir parçasını bilerek çıkarmaktır.
  2. Durdurmak kareyi, kare kare ilerlemek kesmeyi, sessiz izlemek görüntüyü, görüntüsüz dinlemek ses bandını görünür kılar.
  3. Bu araçlar ilk izleme için değil, deneyim yaşandıktan sonraki izlemeler içindir.
  4. Sesli betimleme ve altyazı izleri bir filmin görüntü ile ses arasında nasıl bölündüğünü gösteren birer okumadır.
  5. Chion'un maskeleme yöntemi, sesin görüntüye eklediği ve seyircinin görüntüye ait sandığı katma değeri ayırır.

Açılış

Sığ bir suyun içinden geçen raylar, rayların üstünde eski bir tren. Küçük Chihiro bir koltukta oturuyor; yanında yüzü maske gibi duran, sessiz, kara bir figür, Yüzsüz. Karşılarındaki koltuklarda yarı saydam, gölge gibi yolcular oturuyor; hiçbirinin yüzü seçilmiyor. Tren arada bir duruyor, bir istasyonda gölge bir kız tek başına bekliyor, tren yeniden kalkıyor. Pencereden su, gökyüzü ve batan güneş görünüyor. Kimse neredeyse hiç konuşmuyor.

Hayao Miyazaki'nin 2001 tarihli Ruhların Kaçışı filmindeki bu tren yolculuğunu izleyen seyircilerin çoğu, sahnenin kendilerinde garip bir dinginlik ve hüzün bıraktığını anlatır. Ama sahnede olay yoktur. Tren gider, durur, gider. Bu his nereden gelir?

İlk iki izleme bu soruyu çoğu zaman cevapsız bırakır, çünkü sahne bir bütün olarak akar ve seyirciyi de akıntıya katar. Bu ders o akıntıyı kesmenin yollarını anlatıyor: sahneyi durdurmak, geri sarmak, sesini kapatmak, görüntüsünü kapatmak.

Tek fikir

Bir sahneyi parçalarına ayırmanın en basit yolu, onu izlerken bir şeyi çıkarmaktır: zamanı durdurmak, sesi kısmak ya da görüntüyü karartmak. Eksik kalan şey, geri kalanların ne iş yaptığını görünür kılar.

Kavram

Film izlerken görüntü ve ses birlikte, durmadan akar. Bu akış seyirciyi taşır ve ilk izlemede taşınmak filmin hakkıdır. Okuma ise akışın içinde nelerin birlikte çalıştığını sorar ve bunu görmenin en kestirme yolu, akışın bir parçasını bilerek çıkarmaktır. Bu derste dört araç var ve her biri başka bir şeyi çıkarır.

İlk araç durdurmaktır. Görüntüyü bir anda dondurduğunda zaman çıkar ve kare kalır. Akarken fark etmediğin şeyler duran karede görünür: bir nesnenin kadrajdaki yeri, iki karakter arasındaki mesafe, ışığın hangi yüze düştüğü, arka planda biri. Duran kare bir resim gibi okunabilir. Ama dikkat: film bir resim değildir ve duran kare, hareketin içinde nasıl görüldüğünü söylemez. Durdurmak bir kareyi incelemek için yararlıdır; bir sahnenin ritmini anlamak için değil.

İkinci araç geri sarmak ve kare kare ilerlemektir. Bir kesmenin tam nerede olduğunu, bir hareketin hangi planda başlayıp hangisinde bittiğini, bir sesin hangi görüntüyle aynı anda girdiğini görmek için bir sahneyi birkaç saniye geri alıp yavaşça yeniden oynatırsın. Akademinin ilk dersinde Sapık'taki saldırının seyircinin gördüğünü sandığı kadarını göstermediğini konuştuk; o gözlem de böyle, plan plan ilerleyerek yapılır. Gözün akışta birleştirdiği şeyi kare kare ilerlemek ayırır.

Üçüncü araç sesi kapatmaktır.

Sesi kapattığında önce şaşırırsın: sahne birden yavaşlamış, boşalmış gibi gelir. Sonra görüntünün kendi ritmi ortaya çıkar. Kesmelerin hızı, kameranın hareketi, oyuncuların bedenleri, ışığın değişimi artık sesin örtüsü olmadan görünür. Sessiz izleme özellikle diyalog yüklü sahnelerde öğreticidir. Konuşmanın içeriğinden kurtulan göz, kimin kadrajda daha çok kaldığını, kimin konuşurken kimin dinlerken gösterildiğini fark eder.

Dördüncü araç görüntüyü kapatmaktır: ekrana bakmadan, ya da ekranı karartarak, yalnızca dinlemek.

Görüntüyü kapattığında ses bandının ne kadar kalabalık ya da ne kadar seyrek olduğunu duyarsın. Müziğin nerede girip nerede çekildiği, ortam seslerinin bir mekânı nasıl kurduğu, bir sessizliğin ne kadar sürdüğü, görüntüye bakarken neredeyse hiç fark edilmez. Ses bandının katmanları Seviye 1'deki Ses modülünde ayrıntılı işleniyor; burada amaç yalnızca kulağı ayrı bir okur olarak devreye sokmak.

Sesi ve görüntüyü ayrı ayrı izlemek bu akademinin icadı değildir. Fransız besteci ve kuramcı Michel Chion, film sesine ayırdığı kitabında bu yöntemi bir çözümleme aracı olarak önerir ve ona maskeleme yöntemi adını verir: bir sahne önce sesle görüntü birlikte, sonra sesi örtülerek, sonra görüntüsü örtülerek izlenir ve her izlemede algılanan şey not edilir. Chion'un bu yöntemle göstermek istediği şey ilginçtir. Ona göre ses görüntüye çoğu zaman fark edilmeyen bir anlam ekler ve seyirci bu anlamı görüntünün kendisinden geliyormuş gibi yaşar. Chion buna katma değer der. Bir sahnenin bize «kendi başına» hüzünlü ya da gergin görünmesi, çoğu zaman sesin görüntüye yüklediği bir değerdir; maskeleme bu yükü ayırıp görünür kılar. Katma değer kavramı Seviye 1'deki Ses modülünde yeniden ele alınacak. Buradaki dersi şudur: sesi kapattığında kaybolan his, belki hiç görüntüde değildi.

Bu dört aracın ortak bir kuralı var: hepsi ikinci ya da sonraki izlemeler içindir. Bir filmi ilk kez izlerken sesini kapatmak ya da kare kare ilerlemek, filmin seyirciye vermek istediği deneyimi baştan bozar. Araçlar deneyimin yerine geçmez; deneyimi yaşadıktan sonra onu anlamak için kullanılır.

Bu son gözlem bir hatırlatma da taşır. Bazı seyirciler için bir filmi «eksik» izlemek bir okuma tekniği değil, her günkü deneyimdir. Sesli betimleme izini dinlemek, bir başkasının görüntüyü hangi kelimelerle ve hangi öncelikle anlattığını duymaktır; bu da bir okumadır ve okura kendi gözünün neyi atladığını gösterebilir.

Filmde

Sahneyi önce sessiz izlediğini düşün. Görüntü yavaştır. Kamera çoğu zaman yerinde durur ya da trenin hareketine eşlik eder. Planlar uzundur ve aralarında kısa, sakin geçişler vardır. Chihiro'nun yüzü çoğu zaman pencereye ya da karşı koltuktaki gölge yolculara dönüktür. Ses kapalıyken sahne bir dizi resim gibi akar: suyun üstündeki raylar, bir istasyonun ışığı, akşamın renkleri.

Sonra görüntüyü kapatıp yalnızca dinlediğini düşün. Neredeyse hiç konuşma yoktur. Trenin ritmik sesi, durup kalkarken çıkardığı gürültüler ve Joe Hisaishi'nin müziği ses bandını doldurur. Müzik sahnenin büyük kısmını taşır ve görüntüdeki dinginliğe bir hüzün ekler. Görüntüsüz dinleyen biri, sahnenin hüznünün ne kadarının müzikten, ne kadarının görüntüden geldiğini sormaya başlar.

İkisini yeniden birleştirdiğinde sahne başka bir şekilde yaşanır. Artık seyirci, dinginliğin büyük ölçüde görüntünün yavaşlığından ve kameranın hareketsizliğinden, hüznün ise büyük ölçüde müzikten ve gölge yolcuların yüzsüzlüğünden geldiğini düşünebilir. Bu bir yorumdur ve okur onu böyle işaretler; ama artık her parçası ayrı ayrı sınanmıştır.

Başka bir filmde

Aynı araçları tam tersi bir sahnede, olayın ve hızın doruğunda sınayalım.

Sahneyi rastgele yerlerde durdurduğunda tekrar eden bir şey fark edilir: kadrajın en önemli öğesi, bir yüz, bir araç, bir silah, çoğu zaman görüntünün ortasına yakın bir yerdedir. Plan değiştiğinde bakışın aradığı şey yine aşağı yukarı aynı yerde durur. Göz her kesmede kadrajı baştan taramak zorunda kalmaz ve bu yüzden, planlar ne kadar kısa olursa olsun, seyirci olayı takip edebilir.

Bu tür bir gözlem akış hızında yapılamaz. Hızlı bir sahneyi izlerken göz merkezlemeyi yaşar ama fark etmez; durdurulan kare onu bir kural gibi görünür kılar. Aynı sahne sesi kapalı izlendiğinde de dağılmaz; Seviye 1'deki Kurgu modülünde konuşulacak hızlı kurgu, müziğin ve motor seslerinin örtüsü olmadan bile okunabilir kalır. Bu da bir tekniğin sağlamlığını sınamanın yoludur.

İki örnek araçların tek bir işi olmadığını da hatırlatır. Ruhların Kaçışı'nda araçlar sahnenin duygusunun hangi katmandan geldiğini ayırdı. Mad Max: Fury Road'da ise araçlar sahnenin nasıl okunur kaldığını gösterdi. Aynı araç sakin bir sahnede duyguyu, hızlı bir sahnede düzeni açar.

Yaygın okuma hataları

Yaygın yanlışAraçları ilk izlemede kullanmak.
Doğrusu

Bir filmi ilk kez sesi kapalı ya da sürekli durdurarak izleyen kişi, filmin kurduğu deneyimi hiç yaşamaz. Araçlar ancak deneyim yaşandıktan sonra, onu anlamak için devreye girer.

Yaygın yanlışDuran kareyi sahnenin kendisi sanmak.
Doğrusu

Durdurulan bir kare güzel bir kompozisyon gösterebilir, ama hareketin içinde o kare bir anlığına görünür ve başka planların arasına yerleşir. Duran karenin söylediği şey, sahnenin akışına geri dönülerek sınanmalıdır.

Yaygın yanlışSesi kapatınca kaybolan şeyi yok saymak.
Doğrusu

Sessiz izleme görüntüyü açar, ama sesin sahneye kattığı şeyi silmez. Amaç iki katmanı ayırıp yeniden birleştirmektir; bir katmanı ötekinden daha «gerçek» saymak değil.

Okuma Defteri

Defter: Dört izlemeden hangisinin sana en çok yeni şey gösterdiğini ve bunun sahnenin hangi katmanıyla, görüntüyle mi sesle mi, ilgili olduğunu not et.

Özet

  1. Bir sahneyi okumanın en basit yolu, izlerken bir parçasını bilerek çıkarmaktır.
  2. Durdurmak kareyi, kare kare ilerlemek kesmeyi, sessiz izlemek görüntüyü, görüntüsüz dinlemek ses bandını görünür kılar.
  3. Bu araçlar ilk izleme için değil, deneyim yaşandıktan sonraki izlemeler içindir.
  4. Sesli betimleme ve altyazı izleri bir filmin görüntü ile ses arasında nasıl bölündüğünü gösteren birer okumadır.
  5. Chion'un maskeleme yöntemi, sesin görüntüye eklediği ve seyircinin görüntüye ait sandığı katma değeri ayırır.

Kendini sına

  1. Akademinin tanımına göre sessiz izleme nedir?
  2. Ruhların Kaçışı'ndaki tren yolculuğunda ses bandını en çok hangi sesler doldurur?
  3. Mad Max: Fury Road'da rastgele durdurulan karelerde tekrar eden gözlem nedir?
  4. Duran kareyi okurken hangi yaygın hataya dikkat etmek gerekir?

Yanıtlar

  1. Bir sahneyi sesi kapalı izleyerek görüntünün tek başına neyi taşıdığını, sesin neyi eklediğini ayırt etme yöntemidir. Özellikle diyalog yüklü sahnelerde kimin kadrajda kaldığını ve kimin dinlerken gösterildiğini açığa çıkarır.
  2. Konuşma neredeyse yoktur; trenin ritmik sesi, durup kalkarken çıkardığı gürültüler ve müzik ses bandını doldurur. Görüntüsüz dinleme, sahnedeki hüznün büyük bir kısmının müzikten gelip gelmediğini sormayı sağlar.
  3. Kadrajın en önemli öğesi çoğu zaman görüntünün ortasına yakın bir yerde durur; bu yüzden göz her kesmede kadrajı baştan taramak zorunda kalmaz.
  4. Duran kareyi sahnenin kendisi sanmamak gerekir. Hareketin içinde o kare bir anlığına görünür; söylediği şey sahnenin akışına dönülerek sınanmalıdır.

Sonraki derse köprü

Bu dersteki araçlar seyircinin filmi nasıl izlediğini bilerek değiştirdi. Ama izleme biçimi çoğu zaman bizim seçimimiz değildir: karanlık bir salonda, bir televizyonun karşısında ya da bir telefon ekranında izleriz. Sonraki ders izleme koşulunun okumayı nasıl değiştirdiğini ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.