İçeriğe geç

الرزاق

18. isim

er-Rezzâk

Rızık veren

İsim dersi · 18. isim

er-Rezzâk: Rızık Veren

Temel seviyede yaklaşık 22 dakika

Yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış ders. Ayetlerin Arapçası ve meali doğrulanmış kaynaktan (Osmânî hat metin, Diyanet meali) alınmıştır; hadis künyeleri ve âlim görüşleri bu doğrulamadan geçmemiştir, anılan eserde kontrol edilebilir.

Rezzâk, bütün canlıların rızkını yaratan, onlara ulaştıran ve bunu hiç kesintisiz sürdüren demektir. İnsanın en çok kaygılandığı şeylerden biri rızıktır: Yarın ne yiyeceğim, işim sürecek mi, çocuklarıma yetecek mi? Rezzâk ismi bu kaygıya bir cevap verir, ama bu cevap çalışmayı bırakmak değil, çalışırken kalbin kime bağlanacağını bilmektir. Bu ders ismi rızkın anlamıyla, tevekkül ile emek arasındaki dengeyle ve kalbin rızkı olan bilgiyle okur.

Temel

Kelime. Rezzâk, r-z-k kökünden gelir. Rızk, bir canlının yararlandığı ve hayatını sürdürmesini sağlayan her şeydir. Arapçada kelime yalnız yiyecek ve içecek için değil, bir askere verilen maaş, bir kişiye verilen pay ve genel olarak "verilen nasip" için de kullanılır. Türkçedeki "rızık", "rızkını çıkarmak" ve "merzuk" (rızıklanmış) kelimeleri bu köktendir. Râzık rızık veren, Rezzâk ise mübalağa kalıbıyla, sayısız canlıya, her an ve bol bol rızık veren demektir. İsim olarak Kur'an'da yalnız bir yerde geçer; ama rızık kavramı Kur'an'ın en sık dönen temalarındandır.

Rızık istemeyen Rezzâk. Rezzâk isminin Kur'an'daki tek geçtiği yer, insanın yaratılış amacını bildiren ayetlerin sonudur:

Üç ayet sıkı bir mantıkla bağlanır. Allah insanları ve cinleri kulluk için yarattığını söyler; hemen ardından onlardan hiçbir rızık ve yiyecek istemediğini ekler. İnsanlar tanrılarına kurban ve yiyecek sunan dinlerde, tanrının bu sunulara ihtiyaç duyduğu düşünülürdü. Kur'an bu düşünceyi tersine çevirir: Rızık veren Allah'tır, rızka muhtaç olan kuldur. Kulluk Allah'ın bir ihtiyacını gidermek için değil, kulun kendi iyiliği içindir. Ayetin son kelimeleri de dikkat çekicidir: Rezzâk, "güç ve kuvvet sahibi" (zü'l-kuvveti'l-metîn) isimleriyle anılır; rızık veren, rızkı kesintisiz sürdürecek güce de sahiptir.

Her canlının rızkı. Kur'an rızkın evrenselliğini açık bir cümleyle bildirir:

Ayet "bütün canlıları" kapsar: İnsan, hayvan, böcek, görünmeyecek kadar küçük canlılar. Rızkı "Allah'a ait" kılan ifade, Arapçasında Allah'ın bu rızkı kendi üzerine aldığını anlatan güçlü bir kalıptır (alallâh). Ayet rızkı bilgiyle de bağlar: Allah canlının nerede duracağını ve nereye bırakılacağını bilir; rızık, bu bilgiyle birlikte ulaştırılır.

Rızkını taşıyamayanlar. Kur'an, kendi rızkını biriktiremeyen ya da taşıyamayan canlılara dikkat çeker:

Kuş yuva yapar ama ambar kurmaz; birçok canlı yarın ne yiyeceğini bilmeden yaşar. Ayet bunu insana bir ayna olarak tutar: "Sizin de onların da rızkını Allah verir." İnsanın ambarı olması, rızkının ambardan geldiği anlamına gelmez.

Kuşlar gibi. Hz. Peygamber, tevekkülün rızıkla ilişkisini şöyle anlatmıştır:

Hadisteki kuşlar yuvalarında oturup beklemez; sabah çıkar, arar, akşam döner. Tevekkül burada tembellik değil, aramaya çıkarken kalbin rızkın asıl sahibine bağlanmasıdır. Kuş rızkını kendi kanadından bilmez, ama kanadını da çırpar.

Elinin emeği. Hz. Peygamber, emeğin değerini de aynı açıklıkla anlatmıştır:

İki hadis birlikte okunduğunda denge ortaya çıkar: Rızkı veren Rezzâk'tır, ama kul onu elinin emeğiyle arar. Emeksiz tevekkül tembelliğe, tevekkülsüz emek ise kaygıya dönüşür.

Gazâlî: İki rızık ve kulun payı. Gazâlî, el-Maksadü'l-Esnâ'da rızkı ikiye ayırır. Birincisi zâhir rızıktır: Bedenleri besleyen yiyecek ve içecek. İkincisi bâtın rızıktır: Kalpleri ve ruhları besleyen bilgi ve mârifet. İkincisi daha şereflidir, çünkü meyvesi ebedî hayattır. Kulun Rezzâk isminden payı da bu iki rızkın dağıtılmasına aracı olmaktır: Malı olan onu ihtiyaç sahibine ulaştırır, ilmi olan onu öğretir. Gazâlî'ye göre kul, rızkın bir kaynağı değil, Rezzâk'ın rızkı ulaştırdığı bir yoldur.

Kâinattaki izi. "Görmek" basamağında Rezzâk ismi, rızkın kâinata nasıl dağıtıldığına dikkat çeker. Güneş ışığı bitkileri, bitkiler hayvanları, hayvanlar ve bitkiler insanları besler. Ölen her canlı toprağa karışır ve yeni bitkilerin besini olur. Denizin dibindeki karanlıkta bile, güneş görmeyen canlılar kendi rızıklarını bulur. Kâinat, hiçbir canlının aç bırakılmadığı bir sofra gibi kurulmuştur.

Derin

Derin

Rızkınız gökte. Kur'an rızkın kaynağını insanın göremediği bir yere yerleştirir:

Mealin "yukarıdan gelir" diye çevirdiği ifade, Arapçasında "gökte" (fi's-semâ) demektir. Gökten inen yağmur, toprağın ve bitkinin rızkıdır; ama ayet rızkı daha geniş bir anlamda da gökle ilişkilendirir: Takdir edildiği yer oradadır. Ayetin ardından gelen yemin çarpıcıdır: Bu, "sizin konuşmanız kadar" kesindir. İnsan kendi konuştuğundan nasıl şüphe etmezse, rızkının takdir edildiğinden de öyle şüphe etmemelidir.

Beklenmedik yerden. Kur'an rızkı takvaya bağlayan bir vaat verir:

Diyanet 2 ve 3. ayetleri tek meal olarak verir. Ayet boşanma hükümlerinin ortasında gelir; yani en zor ve en belirsiz anlardan birinde. Tam o bağlamda "Allah kendisine karşı gelmekten sakınana kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir" denir. Rızık, insanın hesapladığı kapılardan değil, hesaplamadığı kapılardan da gelir. Ayetin son cümlesi Hâlık dersindeki ölçü fikrine döner: "Allah her şey için bir ölçü var etmiştir."

Ölçüyle indirilen rızık. Kur'an, rızkın neden herkese bol verilmediğine de bir cevap verir:

Rızkın bolluğu insanı her zaman iyiliğe götürmez; kimi zaman azgınlığa götürür. Rezzâk, rızkı "bir ölçüye göre" indirir, çünkü kullarını tanır ve görür. Bu ayet, darlık yaşayan birine rızkının kısılmasının bir ceza değil, bir ölçü olabileceğini söyler.

Yoksulluk korkusu. Kur'an, rızık kaygısının insanı en büyük kötülüğe bile sürükleyebileceğini hatırlatır:

Cahiliye döneminde bazı insanlar, besleyemeyecekleri korkusuyla çocuklarını öldürüyordu. Ayet bu korkuyu kökünden keser: "Biz onlara da size de rızık veririz." Ayette çocukların rızkı anne babanınkinden önce anılır. Rızık kaygısı, bugün de insanı kendi değerlerinden vazgeçmeye itebilir; Rezzâk ismi bu kaygının karşısına konmuş bir güvencedir.

İlmî

İlmî

Haram da rızık mıdır? Kelâm tarihinde rızkın tanımı konusunda önemli bir tartışma yaşanmıştır. Mu'tezile'ye göre rızık, kişinin meşru olarak sahip olduğu ve yararlandığı şeydir; bu yüzden haram yoldan elde edilen mal rızık sayılmaz, çünkü Allah haramı kuluna rızık olarak vermez. Ehl-i Sünnet âlimleri ise rızkı, bir canlının yararlandığı her şey olarak tanımlamıştır; buna göre haram yoldan elde edilen de, kişinin kötü tercihiyle ulaştığı bir rızıktır ve bundan hesaba çekilir. Ehl-i Sünnet'in gerekçelerinden biri şudur: Hayatı boyunca yalnız haramla beslenen biri düşünülürse, Mu'tezile'nin tanımına göre bu kişi hiç rızık yememiş olur; oysa Hûd 6 her canlının rızkının Allah'a ait olduğunu bildirir. Tartışma, rızkın takdiri ile insanın seçiminin sorumluluğunu birlikte korumaya çalışır.

Takdir edilmiş rızık. Sahih bir rivayette, ana rahmindeki çocuğa bir meleğin gönderildiği ve onun rızkının, ecelinin, amelinin ve bahtının yazıldığı bildirilir:

Rızkın takdir edilmiş olması, âlimlere göre çalışmayı gereksiz kılmaz. Takdir edilen, rızkın kendisi kadar ona ulaştıran sebeplerdir de; kul sebebe sarılır, sonucu Rezzâk'a bırakır.

Rızık verenlerin en hayırlısı. Kur'an Allah'ı "rızık verenlerin en hayırlısı" (hayru'r-râzikîn) diye anar:

Çoğul ifade, insanların da bir anlamda rızık verdiğini kabul eder: İşveren işçisine, anne baba çocuğuna. Ama bütün bu verenler bir aracıdır; en hayırlı veren, aracıların da rızkını verendir. Ayetin bağlamı da bunu gösterir: Ticaret kafilesine koşanlara, kazancın asıl kaynağı hatırlatılır.

İlmî

Klasik şerhlerde er-Rezzâk

er-Rezzâk Kur'an'da yalnız bir kez, Zâriyât 58'de, el-Metîn ile birlikte geçer. Kök ise çok geniştir: Bu sayfanın Kök ve dil bölümüne göre r-z-k kökünden 123 kelime vardır; fiil 61, rızk 55, râzık kalıbı 6 kez gelir. Tek bir isim geçişinin arkasında yüz yirmiyi aşan bir kelime ailesi durur. Bu dersin İlmî seviyesi haramın rızık olup olmadığını, takdir edilmiş rızkı ve "rızık verenlerin en hayırlısı" ifadesini anlattı. Bu bölüm aynı ismin şârihlerin elinde hangi soruya cevap olduğunu yan yana koyar.

ŞârihEserİsme bakışı
Zeccâc (ö. 311/923)Tefsîru esmâillâhi'l-hüsnâDil: iki kalıp ve Hicr 20
Taberî (ö. 310/923)Câmiu'l-beyânTefsir: Vâkıa 82'deki rızık
Beyhakî (ö. 458/1066)el-Esmâ ve's-sıfâtDelil: hadisteki Râzık
Kuşeyrî (ö. 465/1072)Letâifü'l-işârâtİşârî tefsir: infakın genişliği

Zeccâc: İki kalıp. Dilci şârihler Rezzâk ile Râzık arasındaki farkı kalıptan çıkarır. Râzık rızık veren demektir; Rezzâk ise bu işi çokça ve sürekli yapan, her canlıya her an veren demektir. Kur'an'daki altı Râzık geçişinin beşi "rızık verenlerin en hayırlısı" ifadesidir. Altıncısı ise dikkat çekicidir: Hicr 20'de Allah yeryüzünde insanlar için geçimlikler yarattığını ve insanların rızık veremeyeceği canlılar için de yarattığını bildirir. Kalıp burada insandan nefyedilir. Dilci için iki ayet birlikte bir ölçü verir: İnsan bir ölçüde râzık olabilir, ama Rezzâk olamaz; çünkü bütün canlıları sürekli besleyen bir veren yalnız Allah'tır.

Taberî: Rızkınızı yalanlamak. Vâkıa 82'de muhataplara rızıklarına karşılık yalanlamayı koydukları söylenir. Diyanet meali ayeti bir yorumla verir: Rızkınıza şükredeceğiniz yerde onu vereni mi yalanlıyorsunuz? Taberî'nin aktardığı görüşler arasında bu ayet, yağmuru Allah'a değil yıldızlara nispet edenler hakkında açıklanır. Sahih hadis kaynaklarında da yağmurdan sonra bazı insanların yağmuru bir yıldızın doğuşuna bağladığı ve bunun kınandığı bir rivayet vardır. Bu yorumda rızık, ona karşılık verilmesi gereken bir şükürle birlikte anılır: Rızkı yanlış kaynağa bağlamak, şükrü de yanlış yere yöneltmektir.

Beyhakî: Hadisteki Râzık. Delil derleyicisi için bu ismin Kur'an'daki dayanağı tek bir ayettir. Hadislerde ise Râzık kalıbı bir isim olarak geçer: Medine'de fiyatlar yükseldiğinde Hz. Peygamber'in verdiği cevapta, Allah'ın fiyatları belirleyen, daraltan, genişleten ve rızık veren olduğu söylenir. Bu hadis el-Kâbız dersinde ayrıntısıyla okunacaktır. Delil derleyicisi için önemli olan, hadisin ismi piyasa gibi somut bir alanla birlikte anmasıdır: Rızık, ticaretin ve fiyatların arkasında da işleyen bir ilahî fiildir.

Kuşeyrî: İnfakın genişliği. Kuşeyrî'nin işârî tefsiri Bakara 3'teki müminlerin vasfını genişleterek okur: Onlar kendilerine verilen rızıktan infak ederler. Bu tefsirde rızık yalnız mal değildir; ilim, hâl ve vakit de birer rızıktır. Zengin malından, âlim ilminden, kalp ehli de kendisine verilen hâlden başkalarına pay ayırır. Bu okuma Gazâlî'nin zâhir ve bâtın rızık ayrımıyla aynı yöne bakar ve kulun payını genişletir: Herkes, kendisine ne verildiyse ondan verebilir.

Karşılaştırma. Dört şârih aynı ismin dört yüzüne bakar. Dilci Rezzâk kalıbının insana neden yakışmadığını, müfessir rızık ile şükür arasındaki bağı, delil derleyici ismin piyasadaki karşılığını, işârî müfessir ise rızkın maldan daha geniş olduğunu öne çıkarır. Hepsinin buluştuğu nokta şudur: Rızık bir verenden gelir, bir şükürle karşılanır ve kulun elinden bir başkasına geçtikçe çoğalır.

Durup düşün

  • Rızık konusunda en çok neyden kaygılanıyorsun? Bu kaygı seni ne tür kararlara itiyor?

  • Tevekkül ile çaba arasındaki dengede sen hangi tarafa daha çok yaslanıyorsun?

  • Hayatında "beklemediğin bir yerden" gelen bir rızık oldu mu: bir iş, bir yardım, bir kapı?

Uygulama

Bugün yediğin bir öğünün sofraya nasıl geldiğini geriye doğru izle: yetiştiren çiftçi, taşıyan şoför, satan esnaf, pişiren el, yağmur, güneş, toprak. Tefekkür Defteri'ne bu zinciri yaz ve en başına Rezzâk ismini koy. Ayrıca bugün, Gazâlî'nin dediği gibi, bir rızkın aracısı ol: Birine bir yiyecek ya da bir bilgi ulaştır.

Kendini sına

  1. Rezzâk ismi Kur'an'da nerede geçer ve öncesindeki ayetlerle nasıl bağlanır?
    Cevabı göster

    Zâriyât 58'de. Önceki ayetler Allah'ın insanları kulluk için yarattığını ve onlardan rızık istemediğini bildirir; rızık veren Allah'tır, muhtaç olan kuldur.

  2. Kuşlar hadisinde tevekkül nasıl anlatılır?
    Cevabı göster

    Kuşlar sabah aç çıkar, akşam tok döner. Yuvada beklemezler, arayıp dönerler; tevekkül çabayı bırakmak değil, çabalarken kalbi Allah'a bağlamaktır.

  3. Gazâlî rızkı hangi iki kısma ayırır?
    Cevabı göster

    Bedeni besleyen zâhir rızık ve kalbi besleyen bâtın rızık (bilgi ve mârifet). İkincisi daha şereflidir.

  4. Haramın rızık olup olmadığı konusunda Mu'tezile ile Ehl-i Sünnet nasıl ayrılır?
    Cevabı göster

    Mu'tezile'ye göre rızık yalnız meşru olarak sahip olunandır, haram rızık değildir. Ehl-i Sünnet'e göre rızık, canlının yararlandığı her şeydir; haram yoldan elde edilen de rızıktır ama kişi bundan hesaba çekilir.

Kur'an'da er-Rezzâk

Kelime (رَزّاق) Kur'an'da 1 kez, 1 ayette ve 1 sûrede geçer. Bunlar kelimenin bütün geçişleridir; hepsi ismin Allah için kullanıldığı yer değildir. Hangisinin Allah'ı nitelediğini ders metni ve şerhler ele alır.

En çok geçtiği sûreler
  • Zâriyât1

Aynı ayette birlikte geçtiği isimler

Sayı, iki kelimenin aynı ayette geçtiği ayet sayısıdır. Kur'an'daki isim çiftleri (Gafûr ile Rahîm gibi) çoğunlukla ayet sonlarında gelir.

  1. Zâriyât 58Derste işleniyor

    إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلْقُوَّةِ ٱلْمَتِينُ

    Şüphesiz rızıklandıran da, güç ve kuvvet sahibi olan da Allah'tır.

Kök ve dil

Arapçada bir kelime, çoğunlukla üç harfli bir kökün belli bir kalıba dökülmesiyle oluşur. Aşağıdaki tablo, bu ismin kökünden Kur'an'da geçen bütün kelimeleri, kaç kez geçtikleriyle birlikte gösterir. İsmin kendi kalıbı işaretlidir.

ر-ز-قKur'an'da 123 kelime, 4 farklı türev

İlk resim: Vakti gelince verilen pay; özellikle düzenli verilen azık ve geçimlik.

KelimeAnlamıTürGeçişİlk geçtiği ayet
رَزَقَrızık verdiFiil61Bakara 3
رِزْقrızık, nasipİsim55Bakara 22
رازِقrızık verenİsim6Mâide 114
رَزّاقisim kalıbıbol bol rızık verenİsim1Zâriyât 58

Bu ismi Esma Laboratuvarı’nda katman katman aç: kökün yolu, Türkçedeki izleri, kalıbı ve farkındalık

Kaynak: Quranic Arabic Corpus morfoloji verisi 0.4 (Kais Dukes), furqan.co düzeltmeleriyle. “Tür” kelimenin Kur'an'daki ilk geçişindeki sözcük türüdür. Anlamlar ve ilk resim bir dilbilgisi derlemesidir.