Sâffât 23
مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ
İlgililere şöyle emredilir: "Zulmedenleri, onlarla işbirliği edenleri ve Allah'ı bırakıp da taptıklarını derleyin. Onları cehennem yoluna koyun."
Sâffât 35
إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ
Onlara: "Allah'tan başka tanrı yoktur" denildiği zaman şüphesiz büyüklenirler.
Sâffât 40
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Ancak Allah'a içten bağlı kullar bunun dışındadır.
Sâffât 56
قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ
Ona der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin."
Sâffât 74
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Allah'ın, O'na içten bağlanan kulları bunun dışındadır.
Sâffât 86
أَئِفْكًا ءَالِهَةًۭ دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ
"Allah'ı bırakıp uydurma tanrılar mı istiyorsunuz?"
Sâffât 96
وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ
İbrahim onlara şöyle söyledi: "Yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de, yonttuklarınızı da Allah yaratmıştır."
Sâffât 102
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ ۚ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ۖ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ
Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.
Sâffât 126
ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ
Milletine: "Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? Biçim verenlerin en iyisi olan, sizin de Rabbiniz, önceki babalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da Baal putuna mı taparsınız?" demişti.
Sâffât 128
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Bunun üzerine onu yalanlamışlardı. Allah'ın O'na içten bağlı kulları bir yana, bunların hepsi cehenneme götürüleceklerdi.
Sâffât 152
وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ
Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, "Allah doğurdu" diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Sâffât 159
سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ
Allah onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
Sâffât 160
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Allah'ın içten bağlı kulları bunların dışındadır.
Sâffât 169
لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.
Sâffât 182
وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
Hamd de Alemlerin Rabbi Allah'adır.