Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Okulda geçirilen yıl ile maaş arasındaki pozitif bağ, kendiliğinden eğitimin nedensel etkisi demek değildir. Mincer kazanç denkleminin eğitim katsayısı, yetenek yanlılığı nedeniyle yukarı, eğitim yıllarındaki ölçüm hatası nedeniyle aşağı sapabilir; iki yanlılık zıt yönlerde işler.
- Araştırmacılar eğitimin nedensel etkisini ayırt etmek için ikiz farkı tasarımlarını ve zorunlu eğitim reformları gibi doğal deneyleri kullanır. Türkiye'de 1997'de kabul edilen 4306 sayılı Kanun, ilkokul ile ortaokulu ilköğretim okulu olarak birleştirerek sekiz yıllık kesintisiz ilköğretimi getirdi; zorunlu eğitimin yapısı 2012'de 6287 sayılı Kanunla yeniden değiştirildi.
- Oreopoulos, Birleşik Krallık'ta okul terk yaşının 14'ten 15'e yükseltilmesinin 14 yaşındaki nüfusun neredeyse yarısını okulda bir yıl daha tuttuğunu ve zorunlu eğitimin faydalarının, yasalar çoğunluğu da azınlığı da etkilese, çok büyük olduğunu buldu.
- Devereux ve Hart, aynı 1947 reformunu daha iyi kazanç verileriyle inceledi ve sıradan en küçük kareler tahminlerinden çok daha düşük getiriler buldu: erkekler için yüzde 4–7, kadınlar için ise pozitif bir getiriye dair kanıt yoktu. Aynı reform, aynı yöntem ve farklı kalitede veri, çok farklı sonuçlar verebilir.
- Araç değişken tahminleri, yalnızca reformdan etkilenenlerin getirisini ölçer. Eğitimin değeri, bireysel kazancın ötesinde, toplumsal getirileri ve sağlık gibi parasal olmayan getirileri de kapsar; ama eğitim bir sinyalse, toplumsal getiri bireysel getiriden küçük olabilir.
Öğrenme çıktıları
- Hatırlama — Mincer kazanç denklemini, ikiz farkı tasarımını, zayıflama yanlılığını, zorunlu eğitim reformunu, eğitimin toplumsal getirisini ve eğitimin parasal olmayan getirilerini tanımlar.
- Anlama — Diplomalı ile diplomasız arasındaki maaş farkının neden doğrudan eğitimin etkisi sayılamayacağını ve araştırmacıların eğitimin gerçek etkisini ayırt etmek için hangi yöntemleri kullandığını açıklar.
- Uygulama — Bir Mincer denkleminden eğitim yılının kazanca etkisini hesaplar; yetenek yanlılığının ve ölçüm hatasının tahmini hangi yönde saptırdığını; bir zorunlu eğitim reformundan araç değişken tahminini sayısal örneklerle hesaplar.
- Değerlendirme — Oreopoulos'un İngiltere'deki zorunlu eğitim reformuna dair bulgusunu ve Devereux ile Hart'ın aynı reformu daha iyi kazanç verileriyle yeniden incelediği çalışmayı karşılaştırarak, eğitimin getirisine dair tahminlere ne kadar güvenilebileceğini ve bunun eğitim politikasına ne söylediğini tartışır.
Sezgi
Açılış
İki komşu düşünelim. Biri liseyi bitirmiş, öbürü üniversiteyi. Üniversite mezunu, lise mezunundan belirgin biçimde daha fazla kazanıyor. Bu farkın ne kadarı üniversitenin ona kazandırdığı bilgi ve becerilerden geliyor? Belki de üniversite mezunu, zaten daha çalışkan, daha meraklı ya da ailesi daha iyi bağlantılara sahip biriydi; üniversiteye gitmese de daha fazla kazanacaktı. O hâlde iki komşunun kazancı arasındaki fark, eğitimin değil, onları farklı yollara iten özelliklerin bir yansıması olabilir.
Bu soru, eğitim ekonomisinin en eski ve en çok tartışılan sorusudur. Cevabı kuramsal bir merakın ötesinde, son derece pratiktir. Bir genç, bir yıl daha okumaya değip değmeyeceğine karar verirken; bir aile, çocuğunun eğitimine ne kadar harcayacağını düşünürken; bir hükümet, zorunlu eğitimi uzatıp uzatmayacağına karar verirken hepsi aynı soruyu sorar: bir yıl daha okul, gerçekte ne kazandırır?
Önceki derslerde beşerî sermaye kuramını ve eğitimin iç verim oranını gördük. Bu ders, Eğitim Ekonomisi dizisini bu soruyla açıyor: eğitimin getirisi nasıl ölçülür, ölçümün önündeki tuzaklar nelerdir ve araştırmacılar bu tuzaklardan nasıl kaçınmaya çalışır?
Hikâye — Sekiz yıllık okul
Türkiye'de zorunlu eğitim, 1997'ye kadar beş yıllık ilkokulla sınırlıydı. 16 Ağustos 1997'de kabul edilen ve iki gün sonra yayımlanan 4306 sayılı Kanun bu yapıyı değiştirdi. Kanun, ilköğretimle ilgili çeşitli kanunlarda değişiklik yaptı ve bu kanunlarda geçen ilkokul ile ortaokul ifadelerini ilköğretim okulu olarak değiştirdi; böylece ilkokul ve ortaokul, sekiz yıllık kesintisiz ilköğretim adı altında birleşti. Kanun ayrıca, bu genişlemenin finansmanı için bazı kâğıt ve işlemlerden eğitime katkı payı alınmasını öngörüyordu. Zorunlu eğitimin yapısı, 30 Mart 2012 tarihli 6287 sayılı Kanunla yeniden değiştirildi.
Bu reform, eğitim ekonomisi açısından ilginç bir durum yarattı. 1997'den önce okula başlayan çocukların bir kısmı ilkokulu bitirince okulu bırakıyordu; reformdan sonra ise aynı yaştaki çocuklar, okulu sekizinci sınıftan önce bırakamıyordu. Reformdan hemen önce ve hemen sonra okula başlayan iki çocuk, aynı ailelerden, aynı mahallelerden gelebilir; aralarındaki tek önemli fark, birinin yasal olarak daha uzun süre okula gitmek zorunda olmasıdır. Bu iki grubun yetişkinlikteki kazançlarını karşılaştırmak, eğitimin etkisini, onları farklı yollara iten özelliklerden ayırmanın bir yolunu sunar.
Bu mantık, dünyanın birçok ülkesinde, okul terk yaşını yükselten reformlar için kullanılmıştır. Bu tür bir reformu inceleyen bir araştırmacının çıkış noktası şudur: kimse, reformun yapıldığı yılda doğmayı seçemez. Doğum yılı, çocukların yeteneğinden, ailesinden ya da çalışkanlığından bağımsızdır; ama okulda kalma süresini etkiler. Bu yüzden doğum yılı, önceki derslerde gördüğümüz bir araç değişken gibi işleyebilir.
Ama bu yöntemin de tuzakları vardır. Reformun etkilediği çocuklar, yani reform olmasaydı okulu erken bırakacak olanlar, bütün nüfusu temsil etmeyebilir; reform aynı dönemde başka değişikliklerle birlikte gelmiş olabilir; ve kazançlar doğru ölçülmemiş olabilir. Bu ders, aynı reformu inceleyen iki çalışmanın neden çok farklı sonuçlara ulaştığını da gösteriyor.
Kavram
Eğitimin getirisini ölçmenin standart aracı şudur.
Yetenek yanlılığını gidermenin bir yolu şudur.
Ölçüm hatasının tahmine etkisini anlatan kavram şudur.
Eğitimin nedensel etkisini ölçmek için kullanılan doğal deneylerden biri şudur.
Eğitimin bireyin ötesindeki etkisini anlatan kavram şudur.
Eğitimin ücret dışındaki etkilerini anlatan kavram şudur.
Veri ve kanıt
Bu bulgu, eğitimin getirisine dair önemli bir tartışmaya katkıda bulunur. Araç değişken yöntemleriyle elde edilen eğitim getirileri, genellikle basit regresyon tahminlerinden yüksek çıkar. Bunun bir açıklaması, araç değişkenin yalnızca küçük ve özel bir grubu, örneğin eğitimden çok fayda gören ama maddi engeller nedeniyle okulu erken bırakan çocukları etkilemesidir; bu durumda yüksek tahmin, bütün nüfus için geçerli olmaz. Oreopoulos'un incelediği İngiltere reformu ise nüfusun neredeyse yarısını etkilediği için, bu açıklamayı sınamak için uygun bir durumdu; ve getiri yine yüksek çıktı.
Bu iki çalışma, aynı reformu inceleyip çok farklı sonuçlara ulaşmıştır; farkın kaynağı büyük ölçüde verinin niteliğidir. Devereux ve Hart'ın kullandığı veri, işverenlerden derlenen ve daha doğru kazanç bilgisi içeren bir paneldi; önceki çalışmalar ise bireylerin kendi bildirdiği kazançlara dayanıyordu. Bu, ekonometride önemli bir dersi hatırlatır: aynı soru, aynı yöntem ve aynı doğal deney, farklı verilerle farklı cevaplar verebilir. Eğitimin getirisi gerçek ve pozitif olabilir; ama tek bir çarpıcı tahmine dayanarak politika yapmak tehlikelidir.
Yaygın yanlış«Zorunlu eğitim reformlarına dayanan çalışmalar, eğitimin getirisinin her zaman çok yüksek olduğunu kesin olarak göstermiştir.»
Oreopoulos, İngiltere'nin 1947 reformundan yüksek getiriler bulurken, Devereux ve Hart aynı reformu daha iyi kazanç verileriyle inceleyip erkekler için yüzde 4–7 aralığında, kadınlar için ise pozitif bir getiriye dair kanıt bulunmayan, sıradan en küçük kareler tahminlerinden çok daha düşük getiriler buldu.
Yaygın yanlış«Eğitim düzeyi yüksek olanların maaşlarının da yüksek çıktığı her tablo, eğitimin kazancı artırdığının kanıtıdır.»
Daha çok okuyanlar başka özellikleri bakımından da farklı olabilir; araştırmacılar bu yüzden zorunlu eğitim reformları gibi doğal deneylere başvurur. Oreopoulos ile Devereux ve Hart'ın aynı reformdan farklı sonuçlara ulaşması, bu yöntemlerin bile verinin niteliğine duyarlı olduğunu gösterir.
Neden önemli?
Eğitimin getirisi, bireylerin, ailelerin ve hükümetlerin eğitime ne kadar yatırım yapacağını belirleyen temel bilgidir. Getiri yüksekse, bir genç için okula devam etmek, bir aile için çocuğunun eğitimine harcamak ve bir hükümet için eğitime kaynak ayırmak akılcıdır. Getiri düşükse ya da yalnızca belirli gruplar için yüksekse, eğitim politikasının daha hedefli olması gerekir.
Türkiye'de zorunlu eğitimin 1997'de sekiz yıla çıkarılması ve 2012'de yeniden yapılandırılması, bu soruların ülkemiz için de doğrudan önemli olduğunu gösterir. Bu reformların gençlerin kazançlarına, sağlıklarına ve hayatlarına etkisi, ancak bu dersin araçlarıyla, yani eğitimin etkisini onu seçen kişilerin özelliklerinden ayırarak ölçülebilir. Bu ders, bu ölçümün mantığını ve tuzaklarını anlamanın araçlarını veriyor.
Model
Eğitimin getirisini ölçmenin araçlarını adım adım kuracağız: önce bir Mincer denkleminden getiriyi okuyacak, sonra bu tahmini saptıran iki kuvveti, yani yetenek yanlılığını ve ölçüm hatasını hesaplayacak, ardından bir zorunlu eğitim reformundan araç değişken tahmini yapacak ve bu tahminin neyi ölçtüğünü tartışacağız. Son olarak getirinin bir gencin okuma kararına nasıl yansıdığını ve bireysel getiri ile toplumsal getiri arasındaki farkı hesaplayacağız. Oreopoulos ile Devereux ve Hart'tan aktarılan oranlar gerçektir; denklemlerdeki katsayılar ve tutarlar ise yalnızca hesabı göstermek için seçilmiştir.
Çözümlü örnek — Bir Mincer denklemini okumak
Bir ülkenin işgücü anketinden tahmin edilen kazanç denklemi şöyle olsun: kazancın logaritması = sabit + 0,08 × eğitim yılı + 0,04 × deneyim − 0,0007 × deneyimin karesi.
Eğitim yılının katsayısı 0,08'dir: öbür etkenler sabitken bir yıl ek eğitim, kazancın logaritmasını 0,08 artırır; bu yaklaşık yüzde 8'lik bir kazanç farkı demektir. On bir yıl okumuş biri ile on beş yıl okumuş biri arasındaki fark 4 × 0,08 = 0,32 logaritmik puandır; e⁰'³² ≈ 1,38 olduğu için, on beş yıl okuyan, aynı deneyimdeki on bir yıl okuyandan yaklaşık yüzde 38 daha fazla kazanır.
Deneyimin etkisi ise önce artan, sonra azalan bir eğri çizer. Deneyimin kazanca etkisi, 0,04 − 2 × 0,0007 × deneyim sıfıra eşit olduğunda en yüksek noktasına ulaşır: deneyim ≈ 0,04 / 0,0014 ≈ 28,6 yıl. Önceki derslerde gördüğümüz yaş–kazanç profilinin biçimi bu katsayılardan okunur. Ama denklemin eğitim katsayısı, eğitimin nedensel etkisini ancak eğitim yılını belirleyen öbür etkenler, örneğin yetenek ve aile arka planı, kazancı ayrıca etkilemiyorsa ölçer.
Çözümlü örnek — Yetenek yanlılığının büyüklüğü
İki grup düşünelim. A grubundakiler on beş yıl okumuş ve ortalama 140 birim kazanıyor; B grubundakiler on bir yıl okumuş ve ortalama 100 birim kazanıyor. Basit bir hesapla, dört yıllık eğitim farkı kazancı yüzde 40 artırmış görünür; yıl başına getiri ln(1,40) / 4 ≈ 0,336 / 4 ≈ yüzde 8,4'tür.
Gerçekte eğitimin her yılının kazancı yüzde 6 artırdığını varsayalım. Dört yıllık ek eğitim, kazancı 1,06⁴ ≈ 1,26 katına çıkarır; B grubunun 100 birimlik kazancı, aynı kişiler dört yıl daha okusaydı 126 birim olurdu. A grubunun 140 birimlik kazancının kalan 14 birimi, eğitimden değil, A grubundakilerin zaten daha yetenekli ya da çalışkan olmasından gelir.
Basit karşılaştırmanın verdiği yüzde 8,4'lük getirinin yaklaşık 2,4 puanı, eğitimin değil yeteneğin etkisidir. Bu, önceki derslerde gördüğümüz yetenek yanlılığının sayısal bir örneğidir: daha yetenekli kişiler hem daha çok okur hem de okuldan bağımsız olarak daha çok kazanır, bu yüzden basit karşılaştırma eğitimin getirisini abartır.
Çözümlü örnek — Ölçüm hatası öbür yöne iter
Bir ankette insanlara kaç yıl okudukları soruluyor ve bazıları yanlış cevap veriyor. Bildirilen eğitim yıllarındaki farklılıkların yüzde 90'ının gerçek farklılıklardan, yüzde 10'unun ise rastgele bildirme hatalarından kaynaklandığını varsayalım. Bu oran, güvenilirlik oranı olarak adlandırılır.
Rastgele ölçüm hatası, eğitimin tahmin edilen etkisini güvenilirlik oranıyla çarparak küçültür. Yetenek yanlılığıyla yüzde 8,4'e çıkan tahmin, ölçüm hatasıyla 8,4 × 0,9 ≈ yüzde 7,6'ya iner. İki yanlılık zıt yönlerde işler: yetenek yanlılığı tahmini yukarı, zayıflama yanlılığı aşağı çeker.
İkiz farkı tasarımında bu sorun büyür. Tek yumurta ikizleri arasındaki eğitim farkı genellikle küçüktür; ama bildirme hataları küçülmez. İkizler arasındaki gerçek eğitim farkının varyansı küçüldüğü için, hatanın payı büyür; güvenilirlik oranı örneğin 0,6'ya düşebilir. Gerçek getiri yüzde 6 ise, ikiz farkı tahmini 6 × 0,6 = yüzde 3,6 çıkabilir. Ashenfelter ile Krueger, ikizlerden ikişer bildirim alarak bu hatayı ölçtü ve ölçüm hatasının getiriyi aşağı doğru saptırdığını, yeteneğin ise yukarı doğru saptırmadığını buldu; ölçüm hatası düzeltildiğinde ek bir eğitim yılının getirisi yüksek çıkıyordu.
Çözümlü örnek — Reformdan bir getiri tahmini
Bir ülkede okul terk yaşı yükseltiliyor. Reformdan hemen önce doğanların ortalama eğitim süresi 9,0 yıl, hemen sonra doğanların 9,5 yıldır; reform, ortalama eğitim süresini yarım yıl artırmıştır. İki grubun yetişkinlikteki ortalama kazançlarının logaritması arasındaki fark ise 0,05'tir; reformdan sonra doğanlar yaklaşık yüzde 5 daha fazla kazanmaktadır.
Araç değişken tahmini, kazançtaki farkın eğitimdeki farka oranıdır: 0,05 / 0,5 = 0,10. Bir yıl ek eğitim, kazancı yaklaşık yüzde 10 artırmıştır. Bu basit oran, Wald tahmincisi olarak bilinir: doğum yılı, yetenekle ilişkili olmadığı hâlde eğitim süresini değiştirdiği için, onun kazanç üzerindeki etkisi yalnızca eğitim yoluyla geçer.
Aynı reform daha doğru kazanç verileriyle incelendiğinde, iki grubun kazanç farkının 0,05 değil 0,025 olduğu ortaya çıkarsa, tahmin 0,025 / 0,5 = yüzde 5'e iner. Payda değişmemiş, yalnızca pay yarıya inmiştir; ama tahmin edilen getiri yarı yarıya küçülmüştür. Oreopoulos ile Devereux ve Hart arasındaki farkın kaynağı da büyük ölçüde budur: aynı reform, aynı yöntem, ama farklı kalitede kazanç verisi.
Çözümlü örnek — Kimin getirisi ölçülüyor?
Reformdan etkilenenler, reform olmasaydı okulu erken bırakacak olanlardır. Bu gruptaki kişilerin eğitimden elde ettiği getiri, örneğin maddi engeller nedeniyle okulu bırakan yetenekli çocuklar için yüksek olabilir: yüzde 12. Reform olmasa da zaten okula devam edecek olanların getirisi ise yüzde 6 olsun.
Araç değişken tahmini, yalnızca reformdan etkilenenlerin getirisini, yani önceki derslerde gördüğümüz yerel ortalama tedavi etkisini ölçer: yüzde 12. Nüfusun yalnızca yüzde 5'i reformdan etkilendiyse, bu tahmin bütün nüfusun ortalama getirisini yansıtmaz; nüfus ortalaması 0,05 × 12 + 0,95 × 6 ≈ yüzde 6,3'tür.
Reform nüfusun yarısını etkilediyse, bu durumda yerel ortalama etki nüfus ortalamasına çok daha yakındır: 0,5 × 12 + 0,5 × 6 = yüzde 9. Oreopoulos'un İngiltere reformunu seçmesinin nedeni buydu: reform 14 yaşındaki nüfusun neredeyse yarısını etkilediği için, tahmin edilen getiri nüfusun geneli hakkında daha çok şey söyler. Bu örnek, araç değişken tahminlerinin neden genellikle basit regresyon tahminlerinden yüksek çıktığına dair bir açıklama da sunar: araç, çoğu zaman getirisi yüksek bir grubu etkiler.
Çözümlü örnek — Bir yıl daha okumaya değer mi?
Bir genç, bir yıl daha okuyup okumamaya karar veriyor. Bir yıl daha okumanın maliyeti, vazgeçeceği 100.000 liralık kazanç ve 20.000 liralık doğrudan masraftır; toplam 120.000 lira. Ek bir eğitim yılı, sonraki kırk yıllık çalışma hayatı boyunca kazancını her yıl yüzde 8, yani yılda 8.000 lira artıracak.
Kırk yıl boyunca her yıl alınan bir liranın yüzde 5 iskontoyla bugün ettiği değer (1 − 1,05⁻⁴⁰) / 0,05 ≈ 17,16 liradır. Kazanç artışının bugünkü değeri 8.000 × 17,16 ≈ 137.300 liradır; 120.000 liralık maliyetten büyüktür ve bir yıl daha okumak kârlıdır.
Getiri yüzde 8 değil, Devereux ve Hart'ın erkekler için bulduğu aralığın alt ucundaki gibi yüzde 4 ise, yıllık kazanç artışı 4.000 lira, bugünkü değeri yaklaşık 68.600 lira olur; maliyetin altında kalır ve bir yıl daha okumak, salt parasal açıdan, kârlı değildir. Bu hesap, eğitimin getirisine dair tahminlerin bir gencin kararını doğrudan belirler: yüzde 8 ile yüzde 4 arasındaki fark, kararın yönünü değiştirir. Önceki derslerde gördüğümüz eğitimin iç verim oranı, bu karşılaştırmanın bir yüzde olarak ifadesidir.
Çözümlü örnek — Diploma yılı ve öbür yıllar
Bir ülkede lisenin son yılını tamamlayıp diploma almanın kazancı yüzde 15 artırdığını, öbür her eğitim yılının ise yüzde 5 artırdığını varsayalım. On bir yıl okuyan biri ile on iki yıl okuyup diploma alan biri arasındaki fark yüzde 15, on yıl okuyan ile on bir yıl okuyan arasındaki fark yüzde 5'tir.
Bu kazançlar, tek bir eğitim yılı katsayısı olan bir Mincer denklemiyle tahmin edilirse, denklem bütün yıllara aynı ortalama getiriyi atar; diploma yılındaki sıçramayı göremez. Örneğin dokuz yıldan on iki yıla uzanan bir örneklemde, üç yıllık toplam fark 5 + 5 + 15 = 25 logaritmik puan civarındadır; denklem yıl başına yaklaşık 8,3 puanlık bir ortalama verir. Bu ortalama, hiçbir yılın gerçek getirisine karşılık gelmez.
Bu, önceki derslerde gördüğümüz diploma etkisinin ölçüm açısından önemini gösterir. Diploma yılının daha yüksek getirisi, bu yılın daha çok beceri kazandırmasından değil, işverenlere bir sinyal vermesinden kaynaklanıyor olabilir. Eğitim yıllarının getirisi doğrusal varsayılarak tahmin edildiğinde, bu fark gözden kaçar ve politika açısından önemli bir ayrım, yani eğitimin beceri mi yoksa sinyal mi sağladığı, bulanıklaşır.
Çözümlü örnek — Kazancın ötesindeki getiri
Bir yıl daha okuyan bir kişinin kazancı yüzde 6 artıyor. Ama eğitimin etkisi kazançla sınırlı değil. Bu kişinin sigara içme olasılığının yüzde 30'dan yüzde 27'ye düştüğünü ve bunun beklenen yaşam süresine ve sağlık harcamalarına yansıyan değerinin, sigara içmekten vazgeçen her kişi için 300.000 lira olduğunu varsayalım. Bir yıl ek eğitimin bu kanaldan beklenen değeri 0,03 × 300.000 = 9.000 liradır.
Kişinin yıllık kazancı 100.000 lira ise, yüzde 6'lık artış yılda 6.000 liradır. Sağlık kanalından gelen 9.000 liralık beklenen değer, bir defalık değil, ömür boyu sağlık ve yaşam süresi üzerinden ortaya çıkar; ama tek başına birkaç yıllık kazanç artışına denk düşebilir.
Bu hesap, eğitimin parasal olmayan getirilerinin ağırlığını gösterir: yalnızca kazanca bakan bir değerlendirme, eğitimin toplam değerini olduğundan düşük gösterebilir. Ama bu getirileri ölçmek, kazancı ölçmekten de zordur: daha eğitimli kişilerin daha sağlıklı yaşaması, yalnızca eğitimden değil, yetenek yanlılığına benzer biçimde onları hem daha çok okumaya hem de daha sağlıklı yaşamaya iten ortak etkenlerden de kaynaklanabilir. Zorunlu eğitim reformları, bu etkileri de ayırt etmek için kullanılabilir.
Çözümlü örnek — Bireyin getirisi, toplumun getirisi
Bir kişi bir yıl daha okuyarak kazancını yılda 8.000 lira artırıyor. Bu kazanç artışının yüzde 30'u vergi olarak devlete gidiyor; kişinin vergi sonrası kazanç artışı 5.600 liradır. Kişi bu yılı devlet okulunda okuduğu için, eğitim masrafının 20.000 lirasını devlet karşılıyor.
Kişinin kendi açısından getirisi, vergi sonrası 5.600 liralık yıllık artışa ve yalnızca kendisinin katlandığı maliyete, yani vazgeçtiği kazanca dayanır. Toplum açısından ise vergi öncesi 8.000 liralık artışın tamamı, devletin karşıladığı masraf da dahil toplam maliyetle karşılaştırılır. Ayrıca eğitimli bir kişi, çevresindekilerin verimliliğini artırabilir, suç işleme olasılığı düşebilir ve daha sağlıklı yaşayarak kamu sağlık harcamalarını azaltabilir; bunların yılda 2.000 liralık bir değeri olduğunu varsayarsak, toplumsal yıllık getiri 10.000 liraya çıkar.
Toplumsal getiri bireysel getiriden büyükse, bireyler toplumun isteyeceğinden daha kısa süre okur; devletin eğitimi desteklemesinin gerekçesi budur. Ama eğitim büyük ölçüde bir sinyalse, yani beceri kazandırmadan yalnızca kimin yetenekli olduğunu gösteriyorsa, toplumsal getiri bireysel getiriden küçük olabilir: bir kişinin daha çok okuması, öbürlerini sıralamada geriye iter. Eğitimin toplumsal getirisini ölçmek, bireysel getiriyi ölçmekten de zordur.
Modelin sınırları
Bu dersteki hesaplar, eğitimin getirisini ölçmenin mantığını ve tuzaklarını göstermek için basitleştirilmiştir. Denklemlerdeki katsayılar, yetenek yanlılığının ve ölçüm hatasının büyüklükleri ve reform örneğindeki kazanç farkları varsayımdır; gerçek değerler ülkeye, döneme, cinsiyete ve eğitim kademesine göre değişir. Devereux ve Hart'ın kadınlar için pozitif bir getiri bulamaması, getirinin gruplar arasında ne kadar farklı olabileceğini gösterir.
Yatırım kararı hesabı da kazanç artışının bütün çalışma hayatı boyunca sabit kalacağını ve kişinin çalışmaya devam edeceğini varsayar; gerçekte işgücüne katılım, işsizlik riski ve eğitimin parasal olmayan getirileri de kararı etkiler. Ayrıca bu ders, eğitimin değerini yalnızca kazançla ölçmez: eğitimin insanların hayatına kattığı bilgi, sağlık, yurttaşlık ve kişisel gelişim gibi faydalar, kazanç denklemlerinin ötesindedir.
Uygulama
Özet kartı
- Okulda geçirilen yıl ile maaş arasındaki pozitif bağ, kendiliğinden eğitimin nedensel etkisi demek değildir. Mincer kazanç denkleminin eğitim katsayısı, yetenek yanlılığı nedeniyle yukarı, eğitim yıllarındaki ölçüm hatası nedeniyle aşağı sapabilir; iki yanlılık zıt yönlerde işler.
- Araştırmacılar eğitimin nedensel etkisini ayırt etmek için ikiz farkı tasarımlarını ve zorunlu eğitim reformları gibi doğal deneyleri kullanır. Türkiye'de 1997'de kabul edilen 4306 sayılı Kanun, ilkokul ile ortaokulu ilköğretim okulu olarak birleştirerek sekiz yıllık kesintisiz ilköğretimi getirdi; zorunlu eğitimin yapısı 2012'de 6287 sayılı Kanunla yeniden değiştirildi.
- Oreopoulos, Birleşik Krallık'ta okul terk yaşının 14'ten 15'e yükseltilmesinin 14 yaşındaki nüfusun neredeyse yarısını okulda bir yıl daha tuttuğunu ve zorunlu eğitimin faydalarının, yasalar çoğunluğu da azınlığı da etkilese, çok büyük olduğunu buldu.
- Devereux ve Hart, aynı 1947 reformunu daha iyi kazanç verileriyle inceledi ve sıradan en küçük kareler tahminlerinden çok daha düşük getiriler buldu: erkekler için yüzde 4–7, kadınlar için ise pozitif bir getiriye dair kanıt yoktu. Aynı reform, aynı yöntem ve farklı kalitede veri, çok farklı sonuçlar verebilir.
- Araç değişken tahminleri, yalnızca reformdan etkilenenlerin getirisini ölçer. Eğitimin değeri, bireysel kazancın ötesinde, toplumsal getirileri ve sağlık gibi parasal olmayan getirileri de kapsar; ama eğitim bir sinyalse, toplumsal getiri bireysel getiriden küçük olabilir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Mincer kazanç denklemi | Mincer earnings equation | Kazancın logaritmasını eğitim yılı ve deneyimle ilişkilendiren denklem |
| İkiz farkı tasarımı | Twin-differences design | Tek yumurta ikizlerinin eğitim ve kazanç farklarını karşılaştıran yöntem |
| Zayıflama yanlılığı | Attenuation bias | Ölçüm hatasının bir değişkenin tahmin edilen etkisini sıfıra doğru küçültmesi |
| Zorunlu eğitim reformu | Compulsory schooling reform | Okul terk yaşının ya da zorunlu eğitim süresinin yasal olarak uzatılması |
| Eğitimin toplumsal getirisi | Social return to education | Eğitimin bireyin kazancının ötesinde topluma sağladığı toplam getiri |
| Eğitimin parasal olmayan getirileri | Non-pecuniary returns to education | Sağlık, yaşam kalitesi ve yurttaşlık gibi ücrete yansımayan faydalar |
Kendini sına
- (Çıktı 1) Yetenek yanlılığı ile zayıflama yanlılığını karşılaştır. Her biri eğitimin getirisi tahminini hangi yönde saptırır?
- (Çıktı 2) Zorunlu eğitim reformları, eğitimin getirisini ölçmek için neden kullanışlı bir doğal deneydir? Bu yöntemin sınırları nelerdir?
- (Çıktı 3) Bir Mincer denkleminde eğitim katsayısı 0,07'dir. On iki yıl okuyan biri ile on altı yıl okuyan biri arasındaki kazanç farkını yaklaşık olarak hesapla (e⁰'²⁸ ≈ 1,32).
- (Çıktı 3) Bir reform ortalama eğitim süresini 0,4 yıl artırıyor; reformdan sonra doğanların kazançlarının logaritması reformdan önce doğanlarınkinden 0,032 yüksek. Araç değişken tahminini hesapla. Daha doğru verilerle kazanç farkı 0,016 çıkarsa tahmin ne olur?
- (Çıktı 4) Oreopoulos ile Devereux ve Hart aynı reformu inceleyip neden farklı sonuçlara ulaşmış olabilir? Bu fark, eğitim politikası için ne anlama gelir?
- (Çıktı 4) Bir gazeteci, «Araştırmalar her ek okul yılının kazancı yüzde 10'dan fazla artırdığını kanıtladı; bu yüzden zorunlu eğitimi uzatmak herkesi zenginleştirir» yazıyor. Bu yargıyı değerlendir.
Cevaplar
- Yetenek yanlılığı, daha yetenekli ve çalışkan kişilerin hem daha çok okuması hem de okuldan bağımsız olarak daha çok kazanmasından kaynaklanır; basit karşılaştırma, yeteneğin etkisini eğitime yükler ve getiriyi yukarı doğru saptırır. Zayıflama yanlılığı ise eğitim yıllarının yanlış ölçülmesinden kaynaklanır; rastgele ölçüm hatası, eğitimin tahmin edilen etkisini sıfıra doğru, yani aşağı doğru saptırır. İki yanlılık zıt yönlerde işlediği için, basit bir tahminin gerçek getiriden yüksek mi yoksa düşük mü olduğu, hangisinin daha güçlü olduğuna bağlıdır.
- Zorunlu eğitim reformları, bir yasanın yürürlüğe girdiği tarihe göre doğum yılına bağlı olarak bazı kişilerin daha uzun süre okumak zorunda kalmasını sağlar. Doğum yılı kişilerin yeteneğinden ve ailesinden bağımsızdır, ama eğitim süresini etkiler; bu yüzden reformdan önce ve sonra doğanların kazançlarını karşılaştırmak, eğitimin etkisini yetenek yanlılığından ayırmaya yardım eder. Sınırları ise şunlardır: reform yalnızca okulu erken bırakacak olanları etkiler ve tahmin yalnızca onların getirisini ölçer; reform aynı dönemdeki başka değişikliklerle birlikte gelmiş olabilir; ve sonuçlar, kazanç verilerinin kalitesine çok duyarlıdır.
- Dört yıllık eğitim farkı 4 × 0,07 = 0,28 logaritmik puandır; e⁰'²⁸ ≈ 1,32 olduğu için on altı yıl okuyan, aynı deneyimdeki on iki yıl okuyandan yaklaşık yüzde 32 daha fazla kazanır.
- Araç değişken tahmini 0,032 / 0,4 = 0,08, yani yüzde 8'dir. Kazanç farkı 0,016 çıkarsa tahmin 0,016 / 0,4 = 0,04, yani yüzde 4'e iner.
- İki çalışma aynı reformu incelemiş, ama farklı veriler kullanmıştır. Devereux ve Hart, işverenlerden derlenen ve çok daha doğru kazanç bilgisi içeren bir panel veri seti kullanmış; önceki çalışmalar ise daha sınırlı ve bireylerin kendi bildirdiği kazanç verilerine dayanmıştır. Kazanç ölçümündeki farklılıklar ve kohortlar arasındaki sistematik bildirim farkları, reformun etkisini olduğundan büyük gösterebilir. Bu fark, eğitim politikası için, tek bir çarpıcı tahmine dayanarak karar vermenin tehlikeli olduğunu gösterir. Eğitimin getirisi pozitif olabilir; ama büyüklüğü veri ve yönteme duyarlıdır ve gruplar arasında, örneğin kadınlar ve erkekler arasında, farklı olabilir.
- Yargı, eğitimin getirisine dair tahminleri aşırı genelleştiriyor. Oreopoulos gibi bazı çalışmalar yüksek getiriler bulmuş olsa da, Devereux ve Hart aynı reformu daha iyi verilerle inceleyip erkekler için yüzde 4–7, kadınlar için pozitif olmayan getiriler buldu; yani yüzde 10'un üzerindeki tahminler kanıtlanmış değildir. Ayrıca zorunlu eğitimi uzatmanın etkisi, yalnızca okulu erken bırakacak olanların getirisine bağlıdır ve bu getiri gruptan gruba değişir. Eğitimin maliyeti, yani vazgeçilen kazanç ve kamu harcaması da hesaba katılmalıdır. Getiri düşükse, zorunlu eğitimi uzatmak bazı gençler için kazanç kaybına bile yol açabilir. Daha dengeli bir değerlendirme, farklı çalışmaların bulgularını, getirinin gruplar arasındaki farklılığını, maliyetleri ve parasal olmayan getirileri birlikte tartar.
İleri okuma
- Philip Oreopoulos (2006). «Estimating Average and Local Average Treatment Effects of Education when Compulsory Schooling Laws Really Matter». American Economic Review 96(1). İngiltere'de zorunlu eğitim reformu ve eğitimin getirisi.
- Paul J. Devereux, Robert A. Hart (2010). «Forced to be Rich? Returns to Compulsory Schooling in Britain». Economic Journal 120(549). Aynı reformun daha iyi kazanç verileriyle yeniden incelenmesi.
- Orley Ashenfelter, Alan Krueger (1994). «Estimates of the Economic Return to Schooling from a New Sample of Twins». American Economic Review 84(5). Tek yumurta ikizleriyle eğitimin getirisi ve ölçüm hatası.
- Enrico Moretti (2004). «Estimating the Social Return to Higher Education: Evidence from Longitudinal and Repeated Cross-Sectional Data». Journal of Econometrics 121(1–2). Yükseköğretimin toplumsal getirisinin tahmini.
Sonraki derse köprü
Bu derste eğitimin bireylere ne kazandırdığını, yani bir yıl daha okumanın kazanca etkisini gördük. Ama bu getirinin büyüklüğü, o yıl okulda ne öğrenildiğine bağlıdır; ve öğrenme, her okulda aynı değildir. Bir okulun öğrencilerine ne kadar şey öğrettiğini hangi girdiler belirler? Sınıflar küçüldüğünde, öğretmen sayısı arttığında ya da okullara daha fazla para harcandığında öğrenciler daha çok mu öğrenir? Ailenin, arkadaşların ve öğrencinin kendi çabasının payı ne kadardır? Sıradaki ders eğitim üretim fonksiyonunu ele alıyor.