İçeriğe geç

Ders EKO-213.02 · Seviye 2 — Orta

Dışsallık teorisi

EKO-213 Çevre ve Doğal Kaynak Ekonomisi

4.175 kelime · yaklaşık 19 dakika okuma · seslendirme 9 dk · veriler Eylül 2026 itibarıyla

Katmanlar:SezgiModel

  • marjinal dış maliyet
  • teknolojik dışsallık
  • parasal dışsallık
  • stok kirletici
  • tekdüze karışan kirletici
  • içselleştirme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Meade 1952'de arılar ve elma bahçeleri örneğiyle bir pozitif dışsallığın sübvansiyon gerektirdiğini savundu; Cheung 1973'te Washington'daki arıcıların ve çiftçilerin tozlaşma ücretleri ve kovan kiralarıyla bu dışsallığı sözleşmelerle içselleştirdiğini gösterdi.
  2. Marjinal sosyal maliyet, marjinal özel maliyet ile marjinal dış maliyetin toplamıdır; rekabetçi piyasa talebi özel maliyete eşitler ve fazla üretir. Bu dersteki örnekte piyasa 20, toplum için en iyi miktar 16 bin ton, ölü ağırlık kaybı 40 birimdi; toplam dış maliyet 200 birim olsa da içselleştirmenin kazancı yalnızca 40 birimdir.
  3. Teknolojik dışsallıklar kaynak dağılımını bozar ve etkinsizlik yaratır; parasal dışsallıklar fiyatlar aracılığıyla gelir aktarır ve rekabetçi piyasalarda etkinsizlik yaratmaz.
  4. Stok kirleticilerin zararı biriken miktara bağlıdır ve salım durduktan sonra da sürer; tekdüze karışmayan kirleticilerin zararı salım yerine bağlıdır. Muller ve arkadaşları kömürlü elektrik üretiminin hava kirliliği zararını katma değerinin 0,8 ile 5,6 katı olarak buldu.
  5. Currie ile Walker, E-ZPass'in gişe çevresindeki annelerde erken doğumu yüzde 10,8, düşük doğum ağırlığını yüzde 11,8 azalttığını gösterdi. Kirleten bir tekelde dışsallığı içselleştirmek refahı düşürebilir; piyasa yapısı ve anlaşma maliyetleri politika seçimini değiştirir.

Öğrenme çıktıları

  • Hatırlama — Marjinal dış maliyeti, teknolojik ve parasal dışsallığı, stok kirleticiyi, tekdüze karışan kirleticiyi ve içselleştirmeyi tanımlar.
  • Anlama — Bir dışsallık varken rekabetçi piyasanın neden toplum için en iyi miktardan farklı bir miktar ürettiğini ve her dışsallığın neden bir etkinsizlik yaratmadığını açıklar.
  • Uygulama — Doğrusal talep ve maliyet eğrileriyle piyasa dengesini, toplum için en iyi miktarı ve ölü ağırlık kaybını; bir stok kirleticinin zaman içindeki birikimini hesaplar.
  • Değerlendirme — Muller, Mendelsohn ve Nordhaus'un sektörel zarar hesapları, Currie ile Walker'ın trafik ve bebek sağlığı bulguları ve Cheung'un arıcılık incelemesi ışığında bir dışsallığın büyüklüğünü ve piyasanın onu kendiliğinden çözüp çözemeyeceğini değerlendirir.

Sezgi

Açılış

Bir otoyol gişesinin çevresinde her sabah uzun bir araç kuyruğu oluşuyor. Sürücüler dakikalarca rölantide bekliyor, egzoz dumanı gişenin çevresindeki mahallelere yayılıyor. Her sürücü, o yolu kullanma kararını verirken kendi yakıtını, zamanını ve geçiş ücretini hesaplıyor. Hesaba katmadığı şey, kendi aracının kuyruğu biraz daha uzattığı ve gişe yakınındaki bir evde yaşayan hamile bir kadının soluduğu havaya biraz daha kirletici eklediğidir.

Bu tablo, bir önceki derste gördüğümüz Ayres ve Kneese'nin iddiasının gündelik bir örneğidir: dışsallıklar istisna değil, ekonomik hayatın her yerindedir. Ama her yerde olmaları, her birinin bir müdahale gerektirdiği anlamına gelmez. Bazı dışsallıklar küçüktür, bazıları piyasa içinde kendiliğinden çözülür, bazıları ise yalnızca bir fiyat aktarımıdır ve kimseyi daha yoksul yapmadan bir kişiden ötekine gelir taşır.

Bu ders, dışsallık kavramını giriş derslerindeki tanımın ötesine taşıyor: bir dışsallığın ne zaman bir etkinsizlik yarattığını, bu etkinsizliğin nasıl ölçüldüğünü ve kirleticilerin fiziksel özelliklerinin iktisadi analizi nasıl değiştirdiğini ele alıyor.

Hikâye — Elma bahçesindeki arılar

Arthur Cecil Pigou'nun 1920'de yayımladığı The Economics of Welfare, özel maliyet ile toplumsal maliyet arasındaki farkı iktisadın merkezine yerleştirdi. Ama Steven Cheung'un yarım yüzyıl sonra belirttiği gibi, bu fark üzerine kurulan literatür uzun süre çok az somut örneğe dayandı: Pigou'nun duman çıkaran fabrikası ve Henry Sidgwick'in deniz feneri dışında ikna edici örnek bulmak zordu.

1952'de İngiliz iktisatçı James Meade, Economic Journal'da yayımladığı bir makalede yeni bir örnek önerdi ve bu örnek kısa sürede klasikleşti. Bir bölgede elma yetiştiriciliği ve arıcılık yapıldığını, arıların elma çiçekleriyle beslendiğini varsaydı. Elma üreticileri emek, toprak ve sermayelerini yüzde 10 artırdığında elma üretimi yüzde 10 artıyor, ama arılara da daha fazla besin sağlanıyordu. Elma üreticisi, arıcıya sağladığı bu faydanın karşılığını almadığı için, bahçesini toplum için en iyi olandan daha küçük tutacaktı. Meade'e göre bu, devletin bir sübvansiyonla düzeltmesi gereken bir durumdu.

1973'te Washington Üniversitesi'nden Steven Cheung, Journal of Law and Economics'te «The Fable of the Bees: An Economic Investigation», yani «Arıların Masalı: Ekonomik Bir İnceleme» başlıklı bir makale yayımladı. Cheung, Meade'in örneğinin herkesin hayal gücünü yakaladığını, ama en azından ABD'de çiftçilerle arıcılar arasındaki sözleşmelerin uzun zamandır olağan bir iş olduğunu yazdı. 1972 baharında Washington eyaletinde dokuz arıcıyla ve yaklaşık 10.000 kovanla bir inceleme yaptı.

Cheung'un bulguları masaldan farklıydı. Kiraz gibi bazı bitkiler meyve tutmak için tozlaşmaya ihtiyaç duyuyor ama bal vermiyordu; nane gibi bazıları bal veriyor ama tozlaşma gerektirmiyordu; yonca gibi bazılarında ise iki fayda birlikte vardı. Çiftçiler, tozlaşmaya ihtiyaç duyan ama bal vermeyen bahçeler için arıcılara kovan başına tozlaşma ücreti ödüyordu; bal veren bitkiler içinse bu kez arıcılar, kovanlarını yerleştirmek için çiftçilere kira ödüyordu. Kovanlar kamyonlarla çiftlikten çiftliğe taşınıyor, fiyatlar iki tarafın elde ettiği faydaya göre ayarlanıyordu. Cheung'a göre bazı iktisatçılar, dikkatli bir inceleme yapmadan masallardan politika sonuçları çıkarmıştı.

Kavram

Dışsallığın büyüklüğünün marjinal ölçüsü şudur.

Etkinsizlik yaratan dışsallık türü şudur.

Etkinsizlik yaratmayan tür ise şudur.

Kirleticilerin zamanla ilişkisi açısından önemli bir ayrım şudur.

Kirleticilerin mekânla ilişkisi açısından önemli bir ayrım şudur.

Dışsallık sorununun çözümünün ortak adı şudur.

Veri ve kanıt

Bu bulgu, dışsallık teorisinin soyut bir sonucunu somut bir sayıya dönüştürür: bazı sektörler, piyasa fiyatlarıyla ölçüldüğünde değer yaratıyor görünse de, yarattıkları dış maliyet hesaba katıldığında toplum için net bir kayıp üretebilir. Çalışmanın yöntemi de öğreticidir: brüt zarar, her kirleticinin marjinal zararının salım miktarıyla çarpımıdır ve marjinal zarar, kirleticinin nerede salındığına göre değişir. Bu, ince partikül madde gibi tekdüze karışmayan kirleticiler için salım yerinin neden önemli olduğunu gösterir.

Currie ile Walker'ın çalışması, bir dışsallığın ölçülmesinin neden zor olduğunu ve nasıl yapılabileceğini gösterir. Kirliliğin sağlık üzerindeki etkisini ölçmek için yalnızca kirli bölgelerdeki insanların daha hasta olduğunu göstermek yetmez; bu bölgelerde yaşayanlar başka açılardan da farklı olabilir. Gişe sisteminin değişmesi, kirliliği gişe çevresinde birdenbire azaltan ve annelerin özelliklerini değiştirmeyen bir doğal deney sağladı. Bulgu ayrıca, sürücünün hesaba katmadığı marjinal dış maliyetin, gişe çevresinde yaşayan ve hiçbir karara katılmayan insanlara düştüğünü somutlaştırır.

Yaygın yanlış«Bir firmanın kararı başkasını olumsuz etkiliyorsa, bu bir piyasa başarısızlığıdır ve devlet müdahale etmelidir.»
Doğrusu

Etki fiyatlar aracılığıyla oluyorsa, yani bir parasal dışsallıksa, rekabetçi piyasalarda bir etkinsizlik yoktur: yeni bir fabrikanın ücretleri yükseltmesi, işçilerin kazancı ve öbür işverenlerin kaybıyla dengelenir. Etkinsizlik yaratan, kaynak dağılımını fiyat dışı yoldan bozan teknolojik dışsallıklardır. Parasal dışsallıklar bölüşüm açısından önemli olabilir, ama düzeltilmeleri gereken bir fiyat hatası yoktur.

Yaygın yanlış«Dışsallık varsa piyasa onu kendiliğinden çözemez; tek yol devlet müdahalesidir.»
Doğrusu

Cheung'un arıcılık incelemesi, tarafların az ve birbirini tanıdığı, sözleşme yapmanın ucuz olduğu durumlarda dışsallıkların sözleşmelerle içselleştirilebildiğini gösterdi. Ama gişe çevresindeki binlerce aileyle binlerce sürücünün pazarlık yapması mümkün değildir. Piyasanın bir dışsallığı kendiliğinden çözüp çözemeyeceği, etkilenenlerin sayısına, zararın ölçülebilirliğine ve anlaşma yapmanın maliyetine bağlıdır.

Neden önemli?

Dışsallık teorisi, çevre politikasının hem gerekçesini hem de sınırlarını çizer. Bir politika, marjinal dış maliyetin büyüklüğüne dayanmıyorsa ya gereğinden sert olur ve üretimi gereksiz yere azaltır ya da gereğinden gevşek kalır ve zararın sürmesine izin verir. Muller ve arkadaşlarının hesabı gibi çalışmalar, bu büyüklüğün sektörden sektöre ve yerden yere ne kadar değiştiğini gösterir.

Kirleticilerin fiziksel özellikleri de politikayı biçimlendirir. Tekdüze karışan bir sera gazı için bir tonun nerede azaltıldığı önemli değildir; bu yüzden azaltmayı en ucuza yapabilecek olana bıraktıran araçlar uygundur. Kentlerin ortasındaki partikül madde için ise salım yeri belirleyicidir. Stok kirleticilerde bugünkü salımın zararı yıllar, hatta yüzyıllar boyunca sürer; bu, bugünkü kararla gelecek kuşakların refahını birbirine bağlar.

Hızla büyüyen kentlerde bu ayrımlar her gün yaşanır. Bir kentteki trafik, bir sanayi bölgesinin bacası ya da bir termik santral, yakın çevrede yaşayanlara, uzak bölgelerdekilere ve gelecek kuşaklara farklı ölçülerde yük bindirir. Bu yükleri doğru ölçmek, hangi politikanın hangi soruna uygun olduğunu seçmenin ilk adımıdır.

Model

Çözümlü örnek — Piyasa dengesi ve toplum için en iyi miktar

Bir kentte çimento üreten rekabetçi firmalar olsun. Çimentonun ters talep eğrisi P = 100 − 2Q, sektörün marjinal özel maliyeti MÖM = 20 + 2Q olsun; burada Q bin ton, P ton başına lira cinsinden fiyattır. Üretimin havaya verdiği tozun marjinal dış maliyeti ise üretimle birlikte artsın: MDM = Q. Toz az olduğunda bir ton daha üretimin zararı küçüktür, hava kirlendikçe her ek tonun zararı büyür.

Rekabetçi piyasada firmalar yalnızca kendi maliyetlerini hesaba katar; denge, talebin marjinal özel maliyete eşit olduğu noktadadır. 100 − 2Q = 20 + 2Q eşitliğinden Q = 20 ve P = 60 bulunur.

Toplum için en iyi miktar ise talebin marjinal sosyal maliyete eşit olduğu noktadadır. Marjinal sosyal maliyet, özel ve dış maliyetin toplamıdır: MSM = 20 + 2Q + Q = 20 + 3Q. 100 − 2Q = 20 + 3Q eşitliğinden Q = 16 ve P = 68 bulunur. Piyasa, toplum için en iyi olandan 4 bin ton fazla üretir ve çimentoyu 8 lira ucuza satar; ucuzluk, zararın bir kısmının fiyata yansımamasından gelir.

Piyasa miktarında, yani 20 bin tonda, toplam dış maliyet marjinal dış maliyet eğrisinin altındaki alandır: 20 × 20 ÷ 2 = 200. Toplum için en iyi miktarda, 16 bin tonda, bu alan 16 × 16 ÷ 2 = 128'e iner. Dış maliyet sıfıra inmez; bir önceki derste gördüğümüz gibi, en iyi kirlilik düzeyi sıfır değildir. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Ölü ağırlık kaybını ölçmek

Piyasanın fazladan ürettiği her birimin topluma maliyeti, o birimin tüketicilere sağladığı faydadan büyüktür. 16 ile 20 bin ton arasındaki her birim için marjinal sosyal maliyet talep eğrisinin üzerindedir. Bu farkın toplamı, iki eğri arasında kalan üçgenin alanıdır ve ölü ağırlık kaybını verir.

20 bin tonda marjinal sosyal maliyet 20 + 3 × 20 = 80, talep eğrisinin yüksekliği ise 100 − 2 × 20 = 60'tır; aradaki fark 20'dir. 16 bin tonda iki eğri kesiştiği için fark sıfırdır. Üçgenin alanı 4 × 20 ÷ 2 = 40'tır. Piyasanın dışsallığı hesaba katmaması, topluma 40 birimlik net bir refah kaybı yükler.

Bu kaybın, toplam dış maliyetle, yani 200 birimle karıştırılmaması önemlidir. Toplam dış maliyet, kirliliğin yarattığı bütün zarardır; ama bu zararın büyük kısmı, 128 birimi, toplum için en iyi üretim düzeyinde de katlanılmaya değer bir zarardır, çünkü o düzeydeki çimentonun faydası zararından büyüktür. Ölü ağırlık kaybı, yalnızca fazla üretimden doğan kısımdır. Bir dışsallığı içselleştirmenin kazancı 200 değil, 40'tır. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Pozitif dışsallık: arılar ve bahçe

Meade'in örneğini bir arıcı üzerinden sayılarla kuralım. Bir arıcının her ek kovandan elde ettiği bal geliri azalsın: h kovan sayısıyken marjinal bal geliri 400 − 4h lira olsun. Bir kovanın yıllık maliyeti 200 lira olsun. Arıcı yalnızca balı hesaba katarsa, 400 − 4h = 200 eşitliğinden 50 kovan tutar.

Arılar komşu bahçeyi tozlaştırıyor ve her kovan bahçenin meyve verimine 40 liralık katkı yapıyor olsun. Toplum için bir kovanın marjinal faydası 440 − 4h'dir; 440 − 4h = 200 eşitliğinden en iyi kovan sayısı 60 bulunur. Arıcı 10 kovan eksik tutar ve bu eksiklik, 10 × 40 ÷ 2 = 200 liralık bir refah kaybı yaratır.

Meade bu kaybı bir sübvansiyonla kapatmayı önerdi. Cheung'un gözlediği çözüm ise farklıydı: bahçe sahibi arıcıya kovan başına bir tozlaşma ücreti öder. Ücret 40 lira olursa arıcı, 440 − 4h = 200 koşulunu kendi hesabında görür ve 60 kovana çıkar. İki taraf da kazançlıdır ve devletin bir şey yapmasına gerek kalmaz. Bu çözümün işlemesi için tarafların az olması, birbirini tanıması ve tozlaşmanın faydasının kabaca ölçülebilmesi gerekir. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Parasal dışsallık neden bir kayıp değildir?

Bir ilçeye büyük bir fabrika açılsın ve ilçedeki işçi talebini artırarak ücretleri aylık 500 lira yükseltsin. İlçedeki öbür işverenler 1.000 işçi çalıştırıyor olsun. Bu işverenlerin maliyeti ayda 1.000 × 500 = 500.000 lira artar; aynı işçilerin geliri de ayda 500.000 lira artar.

Fabrika, kararını verirken öbür işverenlere yüklediği bu maliyeti hesaba katmamıştır; bu anlamda bir dışsallık vardır. Ama bu, fabrikanın bir kaynağı boşa harcamasından ya da başkasının üretim olanaklarını bozmasından doğmaz; yalnızca emeğin artan kıtlığını yansıtan bir fiyat değişimidir. İşverenlerin kaybı, işçilerin kazancıyla birebir dengelenir ve toplam refah bu kanaldan değişmez. Ücretin yükselmesi, emeğin artık daha değerli bir kullanıma, yani fabrikaya da talep edildiğini gösteren doğru bir sinyaldir.

Buna karşılık fabrika bacasından çıkan duman, komşu tarladaki ürünü azaltıyorsa, tarlanın üretim olanakları fiyatlardan bağımsız olarak daralmıştır. Bu teknolojik dışsallıkta kimsenin kazancı kaybı dengelemez. Bir etkinin hangi türden olduğunu sormak, müdahalenin gerekip gerekmediğini anlamanın ilk adımıdır. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Bir stok kirleticinin birikimi

Bir kirletici her yıl 10 birim salınsın ve atmosferdeki stokun her yıl yüzde 5'i doğal süreçlerle ortadan kalksın. Stokun yıldan yıla değişimi şu kuralla yazılır: bu yılın stoku, geçen yılın stokunun yüzde 95'i artı bu yılın salımıdır.

Sıfır stokla başlayan bu süreçte, 20 yıl sonra stok yaklaşık 128,3 birime ulaşır. Salım sabit kaldıkça stok, salımın yok olma oranına bölümüne, yani 10 ÷ 0,05 = 200 birime doğru yaklaşır. 20. yılın sonunda salım tamamen durdurulsa bile stok hemen sıfırlanmaz: 20 yıl daha geçtikten sonra hâlâ yaklaşık 46 birim kalır.

Bu hesap, stok kirleticilerin neden özel bir sorun olduğunu gösterir. Zarar stoka bağlı olduğu için bugünkü bir ton salımın zararı, o ton atmosferde kaldığı sürece her yıl tekrar eder. Marjinal dış maliyet, bu gelecekteki zararların bugünkü değeridir ve iskonto oranına çok duyarlıdır. Atmosferdeki karbondioksitin bir kısmı yüzyıllarca kalır; bu yüzden iklim değişikliğinin zararını hesaplamak, bu kursun sosyal iskonto oranı tartışmasını da içine alır. Akış kirleticilerde ise salım durduğu anda zarar da durur; gürültü, gece yarısı susan bir şantiyeyle birlikte biter. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Aynı ton, farklı yer

İki santral aynı miktarda ince partikül madde salsın: biri kalabalık bir kentin yakınında, öbürü nüfusu seyrek bir bölgede. Kent yakınındaki santralin bir tonunun sağlık zararı 20.000 lira, kırsaldakinin ise 2.000 lira olsun. İkisine aynı sınırı ya da aynı vergiyi uygulamak, azaltmanın büyük kısmının kırsaldaki santrale düşmesine yol açabilir; oysa zararın büyük kısmı kent yakınındaki santraldendir.

Muller ve arkadaşlarının yöntemi tam da bu farkı hesaba katar: her salım kaynağı için marjinal zarar, kaynağın yerine göre ayrı ayrı hesaplanır ve salım miktarıyla çarpılır. Bir sektörün toplam dış maliyeti, bu yerel zararların toplamıdır. Karbondioksit gibi tekdüze karışan bir kirletici için ise bu ayrım gereksizdir: İstanbul'da ya da Van'da salınan bir tonun iklim üzerindeki etkisi aynıdır.

Bir sektörün dış maliyetini katma değeriyle karşılaştırmak da aynı mantıkla yapılır. Bir sektör 100 milyon lira katma değer yaratıp 5.000 ton kirletici salsın ve bir tonun marjinal zararı 30.000 lira olsun. Toplam dış maliyet 5.000 × 30.000 = 150 milyon liradır ve katma değerin 1,5 katıdır. Muller ve arkadaşları, kömürlü elektrik üretimi için bu oranın 0,8 ile 5,6 arasında olduğunu buldu. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Bir etki büyüklüğünü sayıya çevirmek

Currie ile Walker'ın bulgusunu bir hesaba dönüştürelim. Bir gişenin 2 kilometre çevresinde yılda 1.000 doğum olsun ve bu doğumların yüzde 10'u erken doğum olsun. Erken doğumdaki yüzde 10,8'lik bir azalma, oranın yüzde 10'dan yaklaşık yüzde 8,9'a inmesi, yani yılda yaklaşık 10,8 erken doğumun önlenmesi demektir.

Bu sayı, bir dışsallığın büyüklüğünü ölçmenin ilk adımıdır. İkinci adım, önlenen her erken doğumun maliyetini, yani yoğun bakım harcamalarını, ailelerin kaybını ve çocuğun ileriki yaşamındaki sağlık ve eğitim etkilerini bir değere çevirmektir; bu, kursun çevresel değerleme dersinin konusudur. Üçüncü adım, bu toplam faydayı gişede bekleyen araç sayısına bölerek araç başına marjinal dış maliyeti bulmaktır. Her adımda belirsizlik artar ve sonuçlar bir aralık olarak raporlanmalıdır. Sayılar varsayımdır.

Çözümlü örnek — Kirleten bir tekel

Çimento örneğine dönelim, ama bu kez sektörde tek bir firma olsun. Talep ve maliyet eğrileri aynı kalsın: P = 100 − 2Q, MÖM = 20 + 2Q, MDM = Q. Tekelci firma, marjinal gelirinin marjinal özel maliyetine eşit olduğu noktada üretir. Doğrusal talepte marjinal gelir, talep eğrisinin iki kat eğimli hâlidir: MG = 100 − 4Q.

100 − 4Q = 20 + 2Q eşitliğinden tekelin üretimi yaklaşık 13,3 bin ton, fiyatı yaklaşık 73,3 lira olur. Toplum için en iyi miktar ise, dış maliyet hesaba katıldığında bile 16 bin tondu. Tekel, dışsallığı hiç hesaba katmadığı hâlde toplum için en iyi olandan az üretir; piyasa gücünden doğan kısıntı, dışsallıktan doğan fazlalıktan büyüktür. Bu durumda 13,3 ile 16 bin ton arasındaki her birim, marjinal sosyal maliyetinden fazla fayda sağladığı hâlde üretilmemektedir ve kayıp yaklaşık 17,8 birimdir.

Bu tekele marjinal dış maliyet kadar bir vergi koymak, üretimi daha da azaltır ve kaybı büyütür. Dışsallığı içselleştirmenin refahı artıracağı sonucu, piyasanın başka açılardan etkin çalıştığı varsayımına dayanır. İktisatta bu, ikinci en iyi sorununun bir örneğidir: birden fazla bozukluk varken yalnızca birini düzeltmek, durumu her zaman iyileştirmez. Gerçekte kirleten sektörlerin çoğu tam rekabetçi değildir; bu yüzden politika tasarımında piyasa yapısının da hesaba katılması gerekir. Sayılar varsayımdır.

Modelin sınırları

Bu dersteki doğrusal modeller, dışsallığın temel mantığını gösterir, ama gerçek marjinal zarar eğrileri nadiren bu kadar düzgündür. Zarar belirli bir eşikten sonra aniden artabilir ya da farklı kirleticiler birbirinin etkisini güçlendirebilir. Ayrıca marjinal dış maliyet çoğu zaman bilinmez; tahmin edilir ve tahminler arasında geniş farklar olur. Bu belirsizlik, sonraki derslerde göreceğimiz vergi ve miktar sınırı gibi araçlar arasındaki seçimi doğrudan etkiler. Marjinal dış maliyeti tahmin etmek için kullanılan sağlık, tarım ve iklim modelleri, her biri kendi varsayımlarını taşır; Currie ile Walker'ınki gibi doğal deneyler bu zincirin yalnızca bir halkasını, yani kirlilikten sağlığa uzanan etkiyi sağlam biçimde ölçebilir.

Tekel örneğinin gösterdiği gibi, temel model rekabetçi piyasa varsayar ve bu varsayım bozulduğunda politika önerisi de değişir. Son olarak, Cheung'un örneğinde gördüğümüz gibi, bir dışsallığın piyasa içinde çözülüp çözülemeyeceği, modelin değil kurumların ve anlaşma maliyetlerinin sorusudur; bu soruyu Coase teoremi dersinde ayrıntılı olarak ele alacağız.

Uygulama

Özet kartı

  1. Meade 1952'de arılar ve elma bahçeleri örneğiyle bir pozitif dışsallığın sübvansiyon gerektirdiğini savundu; Cheung 1973'te Washington'daki arıcıların ve çiftçilerin tozlaşma ücretleri ve kovan kiralarıyla bu dışsallığı sözleşmelerle içselleştirdiğini gösterdi.
  2. Marjinal sosyal maliyet, marjinal özel maliyet ile marjinal dış maliyetin toplamıdır; rekabetçi piyasa talebi özel maliyete eşitler ve fazla üretir. Bu dersteki örnekte piyasa 20, toplum için en iyi miktar 16 bin ton, ölü ağırlık kaybı 40 birimdi; toplam dış maliyet 200 birim olsa da içselleştirmenin kazancı yalnızca 40 birimdir.
  3. Teknolojik dışsallıklar kaynak dağılımını bozar ve etkinsizlik yaratır; parasal dışsallıklar fiyatlar aracılığıyla gelir aktarır ve rekabetçi piyasalarda etkinsizlik yaratmaz.
  4. Stok kirleticilerin zararı biriken miktara bağlıdır ve salım durduktan sonra da sürer; tekdüze karışmayan kirleticilerin zararı salım yerine bağlıdır. Muller ve arkadaşları kömürlü elektrik üretiminin hava kirliliği zararını katma değerinin 0,8 ile 5,6 katı olarak buldu.
  5. Currie ile Walker, E-ZPass'in gişe çevresindeki annelerde erken doğumu yüzde 10,8, düşük doğum ağırlığını yüzde 11,8 azalttığını gösterdi. Kirleten bir tekelde dışsallığı içselleştirmek refahı düşürebilir; piyasa yapısı ve anlaşma maliyetleri politika seçimini değiştirir.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Marjinal dış maliyetMarginal external costBir ek birimin, kararı verenin hesaba katmadığı, başkalarına yüklediği maliyet
Teknolojik dışsallıkTechnological externalityBaşkasının üretim ya da fayda olanaklarını fiyat dışı yoldan doğrudan etkileyen dışsallık
Parasal dışsallıkPecuniary externalityPiyasa fiyatlarını değiştirerek başkalarının refahını etkileyen, etkinsizlik yaratmayan etki
Stok kirleticiStock pollutantZararı çevrede biriken toplam miktara bağlı olan kirletici
Tekdüze karışan kirleticiUniformly mixed pollutantZararı salındığı yerden bağımsız olan kirletici
İçselleştirmeInternalizationBir dışsallığın maliyetinin ya da faydasının, onu yaratanın kararına yansıtılması

Kendini sına

  1. (Çıktı 1) Teknolojik dışsallığı parasal dışsallıktan ayıran ölçüt nedir? İkisini de gündelik hayattan birer durumla somutlaştır. Neden yalnızca birincisi bir etkinsizlik yaratır?
  2. (Çıktı 2) Bir yazar, «Kirliliğin toplam maliyeti 200 milyar lira; dışsallığı içselleştiren bir politika topluma 200 milyar lira kazandırır» diyor. Bu dersteki çimento örneğini kullanarak bu iddiayı değerlendir.
  3. (Çıktı 3) Bir ürünün ters talep eğrisi P = 120 − Q, marjinal özel maliyeti MÖM = 20 + Q ve marjinal dış maliyeti sabit 20 liradır. Piyasa dengesini, toplum için en iyi miktarı ve ölü ağırlık kaybını hesapla.
  4. (Çıktı 3) Bir kirleticinin stoku her yıl yüzde 10 azalıyor ve yıllık salım 5 birim. Sıfır stokla başlayan süreçte stokun ulaşacağı uzun dönem düzeyi nedir? Salım yarıya indirilirse bu düzey ne olur?
  5. (Çıktı 4) Meade ile Cheung'un arılar ve elma bahçeleri üzerine vardığı sonuçları karşılaştır. Cheung'un bulgusu, gişe çevresinde yaşayan aileler ile sürücüler arasındaki dışsallık için de geçerli olabilir mi? Neden?
  6. (Çıktı 4) Muller ve arkadaşları, bazı sektörlerin hava kirliliği zararının katma değerlerinden büyük olduğunu buldu. Bu bulgudan, bu sektörlerin kapatılması gerektiği sonucu çıkar mı? Stok ve akış kirleticileri ile salım yeri ayrımını da kullanarak tartış.

Cevaplar

  1. Teknolojik dışsallık, bir tarafın başkasının üretim ya da fayda olanaklarını fiyat dışı yoldan doğrudan etkilemesidir; bir fabrikanın dumanının komşu tarlanın ürününü azaltması gibi. Parasal dışsallık ise bir tarafın kararının piyasa fiyatlarını değiştirerek başkalarını etkilemesidir; yeni bir fabrikanın ücretleri yükseltmesi gibi. Parasal dışsallıkta bir tarafın kaybı öbürünün kazancıyla dengelenir ve fiyat değişimi kıtlığı doğru yansıtır; teknolojik dışsallıkta ise kimsenin kazancının dengelemediği bir kaynak kaybı vardır.
  2. İddia, toplam dış maliyeti ölü ağırlık kaybıyla karıştırır. Çimento örneğinde toplam dış maliyet 200 birimdi, ama toplum için en iyi üretim düzeyinde de 128 birimlik dış maliyet katlanılmaya değer bir maliyetti. İçselleştirmenin kazancı yalnızca fazla üretimden doğan 40 birimlik ölü ağırlık kaybıdır. Kirliliği tamamen yok etmek, üretimin faydasını da yok eder.
  3. Piyasa dengesi: 120 − Q = 20 + Q, Q = 50, P = 70. Marjinal sosyal maliyet 40 + Q'dur; 120 − Q = 40 + Q, Q = 40, P = 80. 50 birimde marjinal sosyal maliyet 90, talep eğrisinin yüksekliği 70'tir; fark 20'dir. Ölü ağırlık kaybı 10 × 20 ÷ 2 = 100 liradır.
  4. Uzun dönem düzeyi, salımın yok olma oranına bölümüdür: 5 ÷ 0,10 = 50 birim. Salım yarıya, yani 2,5 birime indirilirse uzun dönem düzeyi 25 birime iner. Stok bu yeni düzeye hemen değil, zamanla yaklaşır.
  5. Meade, elma üreticisinin arıcıya sağladığı faydanın karşılığını alamadığını ve bu yüzden bir sübvansiyonun gerektiğini savundu. Cheung ise Washington'da çiftçilerin bal vermeyen bahçeler için arıcılara tozlaşma ücreti ödediğini, bal veren bitkiler için arıcıların çiftçilere kira ödediğini ve dışsallığın sözleşmelerle içselleştirildiğini gösterdi. Bu çözüm, tarafların az, birbirini tanıyan ve faydanın ölçülebilir olduğu durumlarda işler. Gişe çevresindeki binlerce aile ile gişeden geçen on binlerce sürücü arasında pazarlık yapmak ise pratik olarak imkânsızdır; zarar dağınıktır ve kimin ne kadar zarar verdiğini ölçmek zordur. Bu yüzden Cheung'un bulgusu bu dışsallık için geçerli değildir.
  6. Bu sonuç doğrudan çıkmaz. Zararın katma değerden büyük olması, sektörün mevcut salım düzeyiyle toplum için net bir kayıp ürettiğini gösterir; ama sektörün salımlarını azaltarak, örneğin filtre takarak, daha az kirleten bir teknolojiye geçerek ya da tesisleri nüfustan uzak yerlere taşıyarak bu zarar büyük ölçüde düşürülebilir. İnce partikül madde gibi tekdüze karışmayan kirleticilerde zarar salım yerine bağlı olduğu için, aynı sektörün farklı tesisleri çok farklı oranlara sahip olabilir. Karbondioksit gibi stok kirleticilerde ise zarar yıllar boyunca sürdüğünden, hesap iskonto oranına duyarlıdır. Doğru soru, sektörün kapatılıp kapatılmaması değil, marjinal dış maliyetin içselleştirilmesi durumunda sektörün hangi ölçekte ve hangi teknolojiyle çalışmasının net toplumsal kazancı en büyük kıldığıdır.

İleri okuma

  • J. E. Meade (1952). «External Economies and Diseconomies in a Competitive Situation». Economic Journal 62(245). Arılar ve elma bahçeleri örneğinin kaynağı.
  • Steven N. S. Cheung (1973). «The Fable of the Bees: An Economic Investigation». Journal of Law and Economics 16(1). Washington'daki tozlaşma sözleşmelerinin incelemesi.
  • Nicholas Z. Muller, Robert Mendelsohn, William Nordhaus (2011). «Environmental Accounting for Pollution in the United States Economy». American Economic Review 101(5). Sektörel hava kirliliği zararlarının milli hesaplara katılması.
  • Janet Currie, Reed Walker (2011). «Traffic Congestion and Infant Health: Evidence from E-ZPass». American Economic Journal: Applied Economics 3(1). Bir doğal deneyle dışsallığın sağlık etkisinin ölçülmesi.

Sonraki derse köprü

Bu derste marjinal sosyal maliyet ile marjinal özel maliyet arasındaki farkın piyasayı nasıl fazla üretime yönelttiğini ve bu farkın yarattığı refah kaybını ölçtük. Çimento örneğinde toplum için en iyi miktar 16 bin tondu ve o noktada marjinal dış maliyet 16 liraydı. Sıradaki ders Pigou vergilerini ele alıyor: bu farkı üreticinin maliyetine ekleyen bir verginin nasıl belirlendiğini, marjinal dış maliyet bilinmediğinde ne yapılabileceğini ve vergi gelirinin nasıl kullanılacağının politikanın kabul görmesini nasıl etkilediğini göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • Açılış: bir otoyol gişesinde uzun bir araç kuyruğu; egzoz dumanının gişenin çevresindeki evlere doğru süzülmesi ve bir evin penceresinde bir annenin görülmesi.
  • Hikâye: bir elma bahçesinde uçuşan arılar; sahnenin bir iktisat kitabının sayfasına dönüşmesi, ardından bir kamyonun kovanları bahçeden bahçeye taşıması ve kovanların üzerinde fiyat etiketlerinin belirmesi.
  • Kavram: bir fabrikanın hem bacasından çıkan dumanın komşu tarlaya ulaşması hem de ücret tabelasındaki rakamın yükselmesi; iki etkinin farklı renklerle ayrılması.
  • Veri ve kanıt: sektörlerin katma değer çubuklarının yanında dış maliyet çubuklarının yükselmesi; bir haritada gişenin çevresine 2 ve 10 kilometrelik iki halka çizilmesi.
  • Model: talep, özel maliyet ve sosyal maliyet eğrilerinin çizilmesi ve 16 ile 20 bin ton arasındaki üçgenin boyanması; bir stok grafiğinde birikimin yükselmesi ve salım durduktan sonra yavaşça düşmesi.
  • Neden önemli: aynı miktarda duman çıkaran iki bacanın biri kentin, öbürü boş bir ovanın ortasında gösterilmesi.

Seslendirme, dışsallıkları her yerde müdahale gerektiren bir piyasa başarısızlığı listesi olarak değil, hangi etkinin gerçekten bir kaynak kaybı olduğunu ve hangisinin piyasa içinde çözülebileceğini ayırt etmeyi öğreten bir araç olarak anlatır. Meade ile Cheung arasındaki tartışmada iki tarafın da haklı olduğu koşulları gösterir. Meade, Cheung, Muller ve Currie'nin bulguları özgün metinlerinden aktarılmıştır; ekrandaki çimento, arıcı ve stok sayıları varsayımdır.

Kısa kesit

Dikeyde otuz saniye. Seslendirme: «İktisat kitapları yıllarca arıların bedava tozlaşma yaptığını yazdı.» Ekranda bir elma bahçesi. «Sonra bir iktisatçı gidip arıcılara sordu. Tozlaşmanın bir fiyatı vardı.» Kapanış: «Dışsallık teorisi. Derste.»