Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Keynes'in mutlak gelir hipotezinde tüketim cari gelire bağlıdır ve ortalama tüketim eğilimi gelir arttıkça düşer; bu öngörü kısa dönem ve kesit verilerine uyar, ama Kuznets'in 1869'dan uzanan uzun dönem ABD verilerinde ortalama eğilim onyıllar boyunca sabit kalmıştır.
- Yaşam döngüsü hipotezinde tüketim, mevcut servet ile kalan ömür boyunca beklenen gelirin toplamına bağlıdır: C = (W + R × Y) / T; kısa dönemde servetin sabit, uzun dönemde gelirle birlikte büyümesi Kuznets bulmacasını açıklar.
- Hall'a göre rasyonel beklentili ve tüketimini düzleştiren bir hanenin tüketimi rastgele yürür: yalnızca yeni haberler tüketimi değiştirir; ABD toplam verilerinde geçmiş gelir tüketimi öngörmüyordu, ama hisse fiyatları öngörüyordu.
- Ganong ve Noel, harcamanın işsizlik ödeneğinin önceden bilinen bitişinde yüzde 12 düştüğünü buldu; Kaplan, Violante ve Weidner'e göre ABD hanelerinin yaklaşık üçte biri elden ağza yaşar ve bunların üçte ikisi varlıklı hanelerdir.
- Toplam marjinal tüketim eğilimi hane yapısına bağlıdır; belirsizlik ihtiyat güdüsüyle tasarrufu artırır; bu yüzden hedefli ve geçici ödemelerin, kalıcı ve genel vergi indirimlerinin etkileri birbirinden çok farklı olabilir.
Öğrenme çıktıları
- Hatırlama — Mutlak gelir hipotezini, ortalama tüketim eğilimini, yaşam döngüsü hipotezini, tüketimde rastgele yürüyüşü, elden ağza yaşayan haneleri ve ihtiyat güdüsüyle tasarrufu tanımlar.
- Anlama — Keynes'in tüketim fonksiyonunun uzun dönem verilerle neden çeliştiğini ve ömür boyu kaynaklara dayanan kuramların bu çelişkiyi nasıl çözdüğünü açıklar.
- Uygulama — Yaşam döngüsü modelinde yıllık tüketimi ve tasarrufu, önceden bilinen ve beklenmedik gelir değişimlerinin tüketime etkisini ve farklı hane türlerinden oluşan bir ekonominin toplam marjinal tüketim eğilimini hesaplar.
- Değerlendirme — Tüketimin öngörülebilir gelir değişimlerine tepkisine dair kanıtları, kuramların vergi ve transfer politikası için sonuçlarıyla birlikte değerlendirir.
Sezgi
Açılış
Aynı ay iki haber gelsin. Bir hanenin reisi, işyerinden bu yıl bir kereye mahsus bir ikramiye alacağını öğreniyor. Aynı apartmandaki başka bir hanenin reisi, kalıcı bir terfi alıyor ve maaşı her yıl artacak. İki hane bu ay aynı miktarda ek para alsa bile, harcamalarını aynı ölçüde artırır mı? Çoğumuzun sezgisi, terfi alanın yaşam biçimini daha fazla değiştireceğini söyler. Bu sezgi, tüketimin yalnızca bu ayki gelire değil, insanların gelecekteki gelirlerine dair beklentilerine de bağlı olduğunu anlatır.
Tüketim, çoğu ekonomide toplam harcamanın en büyük kalemidir. Bir hükümet vergi indirimi yaptığında ya da hanelere doğrudan ödeme dağıttığında, etkinin büyüklüğü bu paranın ne kadarının harcanacağına bağlıdır. Zamanlararası seçim dersinde bir hanenin iki dönem arasında nasıl seçim yaptığını görmüştük. Bu derste o mikro temelden makroiktisadın tüketim kuramlarına geçiyoruz ve kuramların verilerle nasıl sınandığını izliyoruz.
Hikâye — Kuznets'in bulmacası
John Maynard Keynes, 1936'daki Genel Teori'sinde tüketim hakkında «temel bir psikolojik yasa» önerdi: insanlar gelirleri arttıkça tüketimlerini de artırır, ama gelirdeki artış kadar değil. Keynes ayrıca, gelir yükseldikçe gelirin daha küçük bir kısmının tüketileceğini, zengin toplumların daha fazla tasarruf edeceğini düşünüyordu. Bu öngörü, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda bazı iktisatçıları kaygılandırdı: ekonomi büyüdükçe tasarruf oranı yükselecek, talep yetersiz kalacak ve savaş harcamaları bitince ekonomi yeniden durgunluğa girecekti. Savaş sonrası için karamsar tahminler yaygındı. Beklenen durgunluk gelmedi; tersine, tüketim hızla arttı.
Aynı yıllarda Simon Kuznets, ABD'nin ulusal hesaplarını 1869'a kadar geri götüren kapsamlı bir çalışma yürütüyordu. 1946'da yayımladığı verilerde çarpıcı bir düzenlilik vardı. Kişi başına gelir yetmiş yılda kat kat artmıştı, ama gelirin tüketime giden payı onyıllar boyunca hemen hemen aynı kalmıştı. Keynes'in öngördüğü düşüş uzun dönem verilerinde görülmüyordu. Oysa aynı yılda farklı gelir düzeylerindeki haneleri karşılaştıran bütçe anketlerinde, yüksek gelirli haneler gerçekten de gelirlerinin daha küçük bir kısmını tüketiyordu. Kısa dönem ve kesit verileri Keynes'i doğruluyor, uzun dönem verileri yalanlıyordu.
Bu bulmaca, 1950'lerde iki büyük kuramın doğmasına yol açtı. Franco Modigliani ve Richard Brumberg, insanların ömürleri boyunca tüketimlerini planladığı yaşam döngüsü yaklaşımını geliştirdi. Milton Friedman 1957'de «A Theory of the Consumption Function» adlı kitabında tüketimi sürekli gelire bağladı. İki kuram da tüketimi bu yılın gelirinden değil, ömür boyu kaynaklardan türetiyordu ve Kuznets'in bulmacasını açıklayabiliyordu. Nobel ödülü Modigliani'ye 1985'te, Friedman'a 1976'da verildi; iki ödülün gerekçeleri arasında da bu çalışmalar yer aldı.
Kavram
Keynes'in önerdiği ilişki, tüketimi yalnızca bugünkü gelire bağlar.
Kuznets'in bulmacası, tüketimin gelire oranına bakınca ortaya çıkar.
Modigliani ve Brumberg'in yaklaşımı, insanların ömür boyu bir plan yaptığını varsayar.
1978'de Robert Hall, bu kuramlara rasyonel beklentileri ekleyerek keskin bir öngörü türetti.
Veriler, pek çok hanenin bu öngörüden saptığını gösterdi.
Son olarak, belirsizlik de tüketimi etkiler.
Veri ve kanıt
Hall'ın çalışması tüketim araştırmalarının yönünü değiştirdi. Sorunun biçimi artık «tüketim gelire bağlı mı?» değil, «tüketim, önceden bilinen gelir değişimlerine tepki veriyor mu?» idi. Kuram, bilinen bir maaş artışının, açıklandığı anda tüketimi değiştireceğini, gerçekleştiği anda ise değiştirmeyeceğini söyler. Hall'ın toplam verilerle bulduğu sonuç kuramı büyük ölçüde destekliyordu; hisse fiyatlarının öngörü gücü ise, servetteki değişimlerin tüketime yavaş yansıdığı ya da bazı hanelerin kısıtlarla karşı karşıya olduğu gibi yorumlara açıktı.
İki kaynak, aynı kuramı farklı ölçeklerde sınar. Hall'ın toplam verisinde geçmiş gelir tüketimi öngörmüyordu; Ganong ve Noel'in hane düzeyindeki verisinde ise tamamen öngörülebilir bir gelir düşüşü harcamayı sert biçimde düşürüyordu. Bu fark, toplam verilerin farklı hane türlerini ortalamasından kaynaklanabilir: birikimi olan haneler tüketimlerini düzleştirirken, birikimi olmayan haneler gelirleriyle birlikte harcamalarını değiştirir. Politika için önemli sonuç, ödeneğin süresinin tüketimi düzleştirmedeki değerine dairdir: yazarlar, ödeneğin süresini uzatmanın, tutarını artırmaktan dört kat daha büyük bir tüketim düzleştirme kazancı sağladığını hesapladı.
Yaygın yanlış«Haneler gelirlerindeki her artışın aynı oranını harcar.»
Harcanan pay, artışın kalıcı mı geçici mi olduğuna, beklenip beklenmediğine ve hanenin elinde birikim olup olmadığına bağlıdır. Kalıcı bir artış tüketimi daha fazla değiştirir; birikimi olmayan haneler geçici artışların da büyük kısmını harcar.
Yaygın yanlış«Zenginleşen toplumlar gelirlerinin giderek daha küçük bir kısmını tüketir.»
Aynı yılda zengin haneler gelirlerinin daha küçük bir kısmını tüketse de, uzun dönemde bir ülkenin geliri artarken ortalama tüketim eğilimi belirgin bir düşüş göstermeyebilir. Kuznets'in ABD verileri bunu gösterdi; ömür boyu kaynaklara dayanan kuramlar bu farkı açıklar.
Neden önemli?
Tüketim kuramları, maliye politikasının etkisini belirler. Bir hükümet durgunlukta hanelere tek seferlik bir ödeme yaparsa, bu paranın ne kadarının harcanacağı, hanelerin bu ödemeyi geçici bir gelir olarak mı gördüğüne ve ellerinde birikim olup olmadığına bağlıdır. Kalıcı bir vergi indirimi ile bir yıllık bir vergi indirimi, aynı tutarda olsalar bile çok farklı etkiler yaratabilir. Harcama çarpanı tartışmalarında kullanılan marjinal tüketim eğilimi, tek bir sayı değil, ekonominin hane yapısına bağlı bir ortalamadır.
Aynı kuramlar, bireysel kararlar için de bir çerçeve sunar: emeklilik için ne kadar birikim gerektiği, beklenmedik bir gelirin nasıl kullanılacağı, belirsiz dönemlerde ne kadar tampon tutulacağı. Bu soruların cevabı kişinin durumuna göre değişir; bu derste gördüğümüz hesaplar kuramların mantığını göstermek içindir ve kişisel bir finansal öneri niteliği taşımaz.
Model
Keynes'in tüketim fonksiyonu
Mutlak gelir hipotezinin doğrusal biçimi C = a + c × Y'dir. a = 200 ve c = 0,75 olsun. Gelir 1.000 iken tüketim 950, ortalama tüketim eğilimi 0,95'tir. Gelir 4.000'e çıkarsa tüketim 3.200 olur ve ortalama eğilim 0,80'e iner. Gelir sonsuza doğru arttıkça ortalama eğilim marjinal eğilime, yani 0,75'e yaklaşır. Ortalama eğilimin düşmesinin nedeni, gelirden bağımsız tüketimin gelir büyüdükçe giderek küçük bir paya dönüşmesidir. Kısa dönem ve kesit verileri bu tabloya uyar: aynı yılda düşük gelirli haneler gelirlerinin daha büyük kısmını harcar.
Yaşam döngüsü: ömür boyu bütçe
Yaşam döngüsü yaklaşımında bir kişi, elindeki serveti ve çalışacağı yılların gelirini, kalan ömrüne yayar. Faiz oranını sıfır, geliri çalışma yılları boyunca sabit alırsak, yıllık tüketim C = (W + R × Y) / T olur. W mevcut servet, R kalan çalışma yılı, Y yıllık gelir, T kalan ömürdür. Bu formül, tüketimi bu yılın gelirinden değil, ömür boyu kaynakların toplamından türetir. Kişi çalışırken gelirinin bir kısmını biriktirir; emekli olunca birikimini harcar.
Çözümlü örnek — Otuz yaşından seksen yaşına
Otuz yaşında, hiç birikimi olmayan bir kişi 65 yaşına kadar çalışacak, yıllık 100 bin lira kazanacak ve 80 yaşına kadar yaşamayı bekliyor olsun. Kalan çalışma süresi 35, kalan ömür 50 yıldır. Ömür boyu kaynaklar 35 × 100 = 3.500 bin liradır; yıllık tüketim 3.500 / 50 = 70 bin lira olur. Çalışırken her yıl 30 bin lira biriktirir; 65 yaşına geldiğinde birikimi 35 × 30 = 1.050 bin liraya ulaşır. Emeklilikte 15 yıl boyunca yılda 70 bin lira harcayarak birikimini tam olarak tüketir. Çalışma yıllarında ortalama tüketim eğilimi 0,70'tir, emeklilikte ise gelir sıfır olduğu için tanımsızdır; tüketim tamamen birikimden karşılanır. Bu sade örnek, emeklilik sistemlerinin ve birikim araçlarının neden yaşam döngüsü modeliyle düşünüldüğünü gösterir.
Kuznets bulmacasının çözümü
Yaşam döngüsü formülünden ortalama tüketim eğilimi C / Y = W / (T × Y) + R / T olarak yazılabilir. Kısa dönemde servet W görece sabittir; gelir bir yıl yükselirse birinci terim küçülür ve ortalama eğilim düşer. Kesit verilerinde de, geçici olarak yüksek gelir elde eden haneler gelirlerinin daha küçük bir kısmını tüketir. Uzun dönemde ise servet de gelirle birlikte büyür; W / Y oranı yaklaşık sabit kaldığında ortalama eğilim de sabit kalır. Kuznets'in gördüğü onyıllar boyunca sabit oran, bu uzun dönem ilişkisinin sonucudur. Aynı kuram, kısa dönemdeki düşen eğilimi ve uzun dönemdeki sabit eğilimi birlikte açıklar.
Geçici gelir ve kesit verisi
Sürekli gelir hipotezinde ölçülen gelir, sürekli ve geçici bileşenlerin toplamıdır: Y = Yᴾ + Yᵀ. Tüketim sürekli gelire bağlıdır: C = k × Yᴾ. Bir anket, bu yıl yüksek gelir bildiren haneleri gösterdiğinde, bu hanelerin bir kısmı kalıcı olarak yüksek gelirlidir, bir kısmı ise geçici olarak şanslı bir yıl geçirmektedir. Geçici olarak yüksek gelirliler tüketimlerini pek artırmaz. Bu yüzden kesit verisinde tüketim ile ölçülen gelir arasındaki eğim, k'dan küçük çıkar. Friedman'ın açıklaması, Keynes'in kısa dönem gözlemlerinin aslında sürekli ve geçici gelirin karışmasından doğduğudur.
Çözümlü örnek — Eğimin küçülmesi
Hanelerin tüketimi sürekli gelirin 0,9 katı olsun. Bir ülkede sürekli gelirlerin haneler arasındaki dağılımı ile geçici gelirlerin dağılımı aynı büyüklükte, yani varyansları eşit olsun. Ölçülen gelirle tüketim arasındaki regresyon eğimi, 0,9 × Var(Yᴾ) / (Var(Yᴾ) + Var(Yᵀ)) formülüyle 0,9 × 1/2 = 0,45 çıkar. İktisatçı bu eğimi «marjinal tüketim eğilimi» diye okursa, hanelerin ek gelirin yalnızca yarısından azını harcadığı sonucuna varır. Oysa kalıcı bir gelir artışının yüzde 90'ı harcanmaktadır. Geçici gelirlerin payı küçük olan bir toplumda, örneğin istikrarlı maaşlı işlerin yaygın olduğu bir ekonomide, bu eğim 0,9'a daha yakın çıkar. Aynı hane davranışı, gelir yapısına göre çok farklı ölçülmüş eğilimler üretebilir.
Hall'ın öngörüsü
Hall, sürekli gelir hanesinin tüketimini, gelecek gelire dair beklentisi değiştiğinde değiştirdiğini gösterdi. Hane bugün, gelecekte olacaklara dair bildiği her şeyi tüketim kararına yansıtmışsa, yarın tüketimini değiştirmesi için yeni bir bilgi gelmelidir. Yeni bilgi, tanımı gereği önceden öngörülemez. Bu yüzden tüketimdeki değişim de öngörülemez; tüketim rastgele bir yürüyüş izler. Önemli bir sonuç, önceden duyurulmuş bir vergi değişikliğinin tüketimi duyurulduğu anda etkilemesi, yürürlüğe girdiği anda ise etkilememesidir.
Çözümlü örnek — Önceden bilinen zam
Önünde kırk yıllık bir ömür bulunan ve faizin sıfır olduğu bir dünyada yaşayan bir çalışan, iki yıl sonra maaşının yılda 10 bin lira artacağını ve bu artışın ömrünün kalan 38 yılı boyunca süreceğini bugün öğreniyor. Ömür boyu kaynakları 38 × 10 = 380 bin lira artmıştır. Rastgele yürüyüş öngörüsüne göre tüketimi bugünden itibaren yılda 380 / 40 = 9,5 bin lira artar. İki yıl sonra zam gerçekleştiğinde tüketimde hiçbir değişiklik olmaz; çünkü zam, iki yıl önce tüketim planına zaten yansımıştır. Bu çalışan zam gelene kadar birikiminden harcar ya da borçlanır. Elinde birikimi yoksa ve borçlanamıyorsa, tüketimini ancak zam geldiğinde artırabilir; bu durumda tüketimi, önceden bilinen bir gelir değişimine tepki verir ve Hall'ın öngörüsü tutmaz.
Aşırı duyarlılık ve likidite kısıtları
Pek çok çalışma, tüketimin önceden bilinen gelir değişimlerine tepki verdiğini, yani kuramın öngördüğünden daha duyarlı olduğunu buldu. Türev ve marjinal düşünce dersinde gördüğümüz 2008 ABD teşvik ödemeleri çalışması, rastgele zamanlanmış ödemelerin önemli bir kısmının birkaç ay içinde harcandığını göstermişti. Ganong ve Noel'in bulgusu da bu aileye aittir. Bu duyarlılığın iki açıklaması öne çıkar. Birincisi likidite kısıtlarıdır: borçlanamayan ve birikimi olmayan bir hane, gelecekteki gelirini bugün harcayamaz. İkincisi davranışsaldır: şimdiki zaman yanlılığı ya da dikkatsizlik, hanelerin önceden bilinen bir düşüşe hazırlanmamasına yol açabilir.
Çözümlü örnek — İki tür haneden oluşan ekonomi
Greg Kaplan, Giovanni Violante ve Justin Weidner, ABD'de hanelerin yüzde 25 ile 40'ı arasında bir kısmının elden ağza yaşadığını ve tercih ettikleri tahminin nüfusun üçte biri olduğunu buldu; bu hanelerin üçte ikisi, konut ya da emeklilik birikimi olan varlıklı hanelerdi. Bu yapıyı basit bir ekonomiye taşıyalım. Hanelerin üçte biri geçici bir gelir artışının yüzde 90'ını, üçte ikisi yüzde 6'sını harcasın. Toplam marjinal tüketim eğilimi (1/3) × 0,9 + (2/3) × 0,06 = 0,30 + 0,04 = 0,34 olur. Hükümet 30 milyar liralık bir ödemeyi bütün hanelere eşit dağıtırsa ilk turda yaklaşık 10,2 milyar lira harcanır. Aynı ödemeyi yalnızca elden ağza yaşayan hanelere yöneltirse, ilk turdaki harcama 27 milyar liraya çıkar. Ama bu haneleri doğru biçimde belirlemek kolay değildir: varlıklı elden ağza haneler, net servetlerine bakıldığında zengin görünür.
İhtiyat güdüsü
Gelecekteki gelir belirsizse, haneler olası kötü günlere karşı tampon bir birikim tutar. Bu ihtiyat güdüsü, tüketimi düzleştirme amacına bir ek yapar: belirsizlik arttığında haneler, beklenen gelirleri değişmese bile bugünkü tüketimlerini kısar. Tampon birikim yaklaşımına göre haneler, belirli bir birikim düzeyine ulaşana kadar sabırsızca değil, ihtiyatla biriktirir; bu düzeyin üstünde ise daha sabırsız davranır. Durgunluklarda iş kaybı riskinin artması, işi olan hanelerin bile harcamalarını kısmasına yol açabilir ve talep düşüşünü derinleştirebilir. İşsizlik sigortası ve diğer sosyal güvenlik araçları, bu riski azaltarak ihtiyat güdüsüyle yapılan tasarrufu da azaltabilir.
Çözümlü örnek — Belirsizlik ve tampon
Bir hane gelecek yıl 100 bin lira kazanmayı bekliyor. Birinci senaryoda bu gelir kesindir. İkinci senaryoda ise yüzde 10 olasılıkla iş kaybı nedeniyle gelir 40 bin liraya inecek, yüzde 90 olasılıkla 106,7 bin lira olacaktır; beklenen gelir yine yaklaşık 100 bin liradır. Birinci senaryoda hane, bu yıl ek bir tampon tutmaya gerek görmez. İkinci senaryoda, 60 bin liralık olası bir düşüşün yarısını karşılayacak bir tampon oluşturmak isterse, bu yıl ek olarak 30 bin lira biriktirmesi gerekir. Beklenen gelir aynı kaldığı hâlde, belirsizlik bu yılki tüketimi azaltmıştır. Aynı hane için kesin bir işsizlik ödeneği güvencesi, tamponu küçültür ve bugünkü tüketimi artırır.
Çözümlü örnek — Bir yıllık ve kalıcı vergi indirimi
Önünde kırk yıl bulunan, faizin sıfır olduğu bir dünyada bir hanenin vergisi 4 bin lira azalsın. Birinci durumda indirim yalnızca bu yıl için geçerlidir. Yaşam döngüsü yaklaşımına göre hane bu 4 bin lirayı kalan ömrüne yayar ve tüketimini yılda yalnızca 100 lira artırır; bu yılki harcama etkisi yüzde 2,5'tir. İkinci durumda indirim kalıcıdır ve her yıl 4 bin lira sağlar; hane tüketimini hemen yılda 4 bin lira artırır ve bu yılki etki yüzde 100'dür. Hane elden ağza yaşıyorsa ise bir yıllık indirimin de büyük kısmını, örneğin yüzde 90'ını, bu yıl harcar. Aynı bütçe maliyetiyle yapılan iki politikanın bu yılki etkisi, kuramlara ve hane yapısına göre 100 lira ile 4 bin lira arasında değişir. Bu yüzden bir vergi indiriminin etkisi tartışılırken, indirimin süresi ve kimlere ulaştığı en az tutarı kadar önemlidir.
Faiz, servet ve tüketim
Tüketim yalnızca gelirden değil, servetin değerindeki değişimlerden de etkilenir. Konut fiyatları ya da hisse senedi fiyatları yükseldiğinde, bu varlıklara sahip hanelerin ömür boyu kaynakları artar ve yaşam döngüsü yaklaşımına göre tüketimleri de artar; buna servet etkisi denir. Hall'ın bulduğu hisse fiyatlarının tüketimi öngörme gücü, bu kanalın yavaş işlediğini düşündürebilir. Faiz oranı ise zamanlararası seçim dersinde gördüğümüz iki etki üzerinden tüketimi etkiler: yüksek faiz tasarrufun getirisini artırarak bugünkü tüketimi azaltma yönünde, ama borç veren haneler için geliri artırarak tüketimi artırma yönünde çalışır. Borçlu haneler için ise faiz artışı, ödemeleri yükselterek harcanabilir geliri doğrudan azaltır. Bu nedenle para politikasının tüketim üzerindeki etkisi, hanelerin borçlu mu yoksa birikim sahibi mi olduğuna göre farklılaşır.
Politika için sonuçlar
Tüketim kuramları, maliye politikasının tasarımına doğrudan yol gösterir. Sürekli gelir yaklaşımına göre geçici bir vergi indirimi tüketimi az etkiler, kalıcı bir indirim daha çok etkiler; maliye politikası dersinde gördüğümüz Ricardocu denklik ise, borçla finanse edilen bir indirimin gelecekteki vergileri artıracağını düşünen hanelerin hiç tepki vermeyebileceğini söyler. Elden ağza yaşayan hanelerin varlığı bu sonuçları yumuşatır: bu haneler geçici ödemelerin büyük kısmını harcar. Bu yüzden durgunluklarda yapılan hedefli ödemeler, işsizlik ödeneğinin süresinin uzatılması ve düşük gelirlilere yönelik transferler, genel vergi indirimlerinden daha yüksek bir harcama etkisi yaratabilir. Hangi politikanın daha iyi olduğu ise yalnızca harcama etkisine değil, adalete, maliyete ve teşviklere dair değerlendirmelere de bağlıdır.
Modelin sınırları
Ömür boyu kaynaklara dayanan kuramlar, insanların uzun dönemli bir plan yapabildiğini, gelecekteki gelirlerini makul biçimde tahmin edebildiğini ve borçlanıp birikim yaparak tüketimlerini düzleştirebildiğini varsayar. Gerçekte borçlanma olanakları sınırlıdır, finansal okuryazarlık farklıdır ve insanlar geleceği bugüne göre daha az önemseyebilir. Toplam veriler farklı hane türlerini birleştirir; ortalama bir hane davranışından söz etmek, çok farklı davranışları gizleyebilir. Kayıt dışı gelirin ve düzensiz işlerin yaygın olduğu ekonomilerde geçici gelir payı yüksektir; bu, ölçülen tüketim eğilimlerini ve politikaların etkisini değiştirir. Aile içi transferler, miras güdüsü ve konut gibi kolayca bölünemeyen varlıklar da basit modellerin dışında kalır.
Uygulama
Özet kartı
- Keynes'in mutlak gelir hipotezinde tüketim cari gelire bağlıdır ve ortalama tüketim eğilimi gelir arttıkça düşer; bu öngörü kısa dönem ve kesit verilerine uyar, ama Kuznets'in 1869'dan uzanan uzun dönem ABD verilerinde ortalama eğilim onyıllar boyunca sabit kalmıştır.
- Yaşam döngüsü hipotezinde tüketim, mevcut servet ile kalan ömür boyunca beklenen gelirin toplamına bağlıdır: C = (W + R × Y) / T; kısa dönemde servetin sabit, uzun dönemde gelirle birlikte büyümesi Kuznets bulmacasını açıklar.
- Hall'a göre rasyonel beklentili ve tüketimini düzleştiren bir hanenin tüketimi rastgele yürür: yalnızca yeni haberler tüketimi değiştirir; ABD toplam verilerinde geçmiş gelir tüketimi öngörmüyordu, ama hisse fiyatları öngörüyordu.
- Ganong ve Noel, harcamanın işsizlik ödeneğinin önceden bilinen bitişinde yüzde 12 düştüğünü buldu; Kaplan, Violante ve Weidner'e göre ABD hanelerinin yaklaşık üçte biri elden ağza yaşar ve bunların üçte ikisi varlıklı hanelerdir.
- Toplam marjinal tüketim eğilimi hane yapısına bağlıdır; belirsizlik ihtiyat güdüsüyle tasarrufu artırır; bu yüzden hedefli ve geçici ödemelerin, kalıcı ve genel vergi indirimlerinin etkileri birbirinden çok farklı olabilir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Mutlak gelir hipotezi | Absolute income hypothesis | Tüketimin cari gelire bağlı olduğu Keynesyen varsayım |
| Ortalama tüketim eğilimi | Average propensity to consume | Tüketimin gelire oranı |
| Yaşam döngüsü hipotezi | Life-cycle hypothesis | Tüketimin ömür boyu kaynaklara göre düzleştirilmesi |
| Tüketimde rastgele yürüyüş | Random walk of consumption | Tüketim değişiminin önceden bilinen bilgiyle öngörülememesi |
| Elden ağza yaşayan hane | Hand-to-mouth household | Harcamasını büyük ölçüde cari gelirine göre yapan hane |
| İhtiyat güdüsüyle tasarruf | Precautionary saving | Gelir belirsizliğine karşı tampon için yapılan ek tasarruf |
Kendini sına
- (Çıktı 1) Ortalama ve marjinal tüketim eğilimi arasındaki fark nedir? Mutlak gelir hipotezinde ortalama eğilim neden gelir arttıkça düşer?
- (Çıktı 2) Kuznets bulmacası nedir? Yaşam döngüsü hipotezi bu bulmacayı nasıl çözer?
- (Çıktı 3) Kırk yaşında, 200 bin lira birikimi olan bir kişi 65 yaşına kadar yılda 80 bin lira kazanacak ve 85 yaşına kadar yaşamayı bekliyor. Faiz sıfırsa yaşam döngüsü modeline göre yıllık tüketimi ve çalışma yıllarındaki yıllık tasarrufu ne olur?
- (Çıktı 3) Kalan ömrü 50 yıl olan biri, üç yıl sonra başlayıp ömrünün geri kalanı boyunca sürecek yıllık 6 bin liralık bir maaş artışını bugün öğreniyor. Faiz sıfırsa, rastgele yürüyüş öngörüsüne göre tüketimi bugün ne kadar artar? Zam başladığında ne olur?
- (Çıktı 3) Bir ekonomide hanelerin yüzde 40'ı geçici gelirin yüzde 80'ini, yüzde 60'ı yüzde 10'unu harcıyor. Toplam marjinal tüketim eğilimini bul. 20 milyar liralık eşit bir ödemenin ilk turda ne kadarı harcanır?
- (Çıktı 4) Bir milletvekili, «Haneler tüketimlerini ömür boyu gelirlerine göre planlar; o yüzden bir yıllık bir ödemenin ekonomiye hiçbir etkisi olmaz» diyor. Hall ile Ganong ve Noel'in bulgularına dayanarak bu görüşü sına.
Cevaplar
- Ortalama tüketim eğilimi toplam tüketimin toplam gelire oranıdır; marjinal eğilim ise ek bir liralık gelirin ne kadarının tüketildiğidir. Mutlak gelir hipotezinde C = a + c × Y olduğundan ortalama eğilim a / Y + c'dir. Gelir arttıkça a / Y terimi küçülür ve ortalama eğilim marjinal eğilime doğru düşer.
- Kuznets'in uzun dönem ABD verilerinde gelir kat kat artarken ortalama tüketim eğilimi onyıllar boyunca hemen hemen sabit kaldı; oysa kısa dönem ve kesit verileri, gelir arttıkça bu eğilimin düştüğünü gösteriyordu. Yaşam döngüsü hipotezinde ortalama eğilim W / (T × Y) + R / T'dir. Kısa dönemde servet sabitken gelir artışı eğilimi düşürür; uzun dönemde servet de gelirle birlikte büyüdüğü için eğilim sabit kalır.
- Kalan çalışma süresi 25, kalan ömür 45 yıldır. Ömür boyu kaynaklar 200 + 25 × 80 = 2.200 bin liradır; yıllık tüketim 2.200 / 45 ≈ 48,9 bin liradır. Çalışma yıllarında yıllık tasarruf 80 − 48,9 ≈ 31,1 bin liradır.
- Artış 47 yıl sürer; ömür boyu kaynaklar 47 × 6 = 282 bin lira artar. Tüketim bugünden itibaren 282 / 50 = 5,64 bin lira artar. Üç yıl sonra zam başladığında tüketim değişmez, çünkü zam tüketim planına bugünden yansımıştır.
- Toplam eğilim 0,4 × 0,8 + 0,6 × 0,1 = 0,32 + 0,06 = 0,38'dir. 20 milyar liralık eşit ödemenin ilk turda yaklaşık 7,6 milyar lirası harcanır.
- Görüş, kuramın en katı biçimine dayanır. Hall'ın bulgusu toplam verilerde geçmiş gelirin tüketimi öngörmediğini gösterse de, bu bir ortalamadır. Ganong ve Noel'in hane verileri, önceden bilinen bir gelir düşüşünün bile harcamayı sert biçimde düşürdüğünü gösterir; bu, pek çok hanenin tüketimini gelirine göre ayarladığı anlamına gelir. Birikimi olmayan ya da borçlanamayan haneler, bir yıllık bir ödemenin büyük kısmını harcar. Etkinin büyüklüğü, ödemenin kime yöneltildiğine bağlıdır; ama sıfır olduğunu söylemek kanıtlarla uyuşmaz.
İleri okuma
- Milton Friedman (1957). A Theory of the Consumption Function. Princeton University Press. Sürekli gelir hipotezinin kaynağı.
- Robert E. Hall (1978). «Stochastic Implications of the Life Cycle-Permanent Income Hypothesis: Theory and Evidence». Journal of Political Economy 86(6). Tüketimde rastgele yürüyüş.
- Peter Ganong ve Pascal Noel (2019). «Consumer Spending during Unemployment: Positive and Normative Implications». American Economic Review 109(7). Öngörülebilir gelir düşüşüne harcama tepkisi.
- Greg Kaplan, Giovanni L. Violante ve Justin Weidner (2014). «The Wealthy Hand-to-Mouth». Brookings Papers on Economic Activity. Elden ağza yaşayan hanelerin payı ve bileşimi.
Sonraki derse köprü
Tüketim, hanelerin geleceğe dair beklentilerine göre bugün verdiği bir karardı. Şirketlerin yatırım kararları da aynı yapıdadır, ama çok daha oynaktır: bir fabrika, bir makine ya da bir yazılım bugün satın alınır, getirisi yıllar boyunca gelir. Yatırım harcaması durgunluklarda neden tüketimden çok daha fazla düşer? Faiz, vergiler ve piyasaların şirket değerine biçtiği fiyat yatırımı nasıl etkiler? Sıradaki ders yatırım teorilerini ele alıyor: sermayenin kullanıcı maliyetini, Tobin'in q oranını, ayarlama maliyetlerini ve yatırımın belirsizlik karşısındaki davranışını inceleyeceğiz.