Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- ABD 2018'de çelik, alüminyum ve binlerce Çin malına vergiler koydu; Çin, AB, Kanada, Meksika ve Türkiye misilleme yaptı. Türkiye'nin karşı kararı 15 Ağustos 2018 Resmî Gazete'sinde yayımlandı.
- Fajgelbaum, Goldberg, Kennedy ve Khandelwal, vergilerin yurt içi fiyatlara tamamen yansıdığını, ABD'li alıcılara 51 milyar dolar, toplam reel gelire 7,2 milyar dolar kayıp yüklediğini buldu.
- Misilleme vergileri ABD'de siyasi açıdan belirli bölgeleri hedef aldı; en çok etkilenenler Cumhuriyetçi ilçelerdeki ticarete konu sektör işçileriydi.
- Flaaen ve Pierce, vergilere daha çok maruz kalan ABD imalat sanayilerinde istihdamın göreli olarak azaldığını; korumanın faydasının girdi maliyetleri ve misilleme tarafından aşıldığını gösterdi.
- ABD–Çin ticaret savaşı birçok seyirci ülkenin ihracatını artırdı; kazananlar, üretimini hızla genişletebilen ülkelerdi.
Öğrenme çıktıları
- Hatırlama — Ticaret savaşını, misilleme tarifesini ve seyirci ülke kavramını tanımlar.
- Anlama — Bir ülkenin gümrük vergisi artışının, ithal girdiler ve misilleme kanallarıyla kendi sanayisine nasıl zarar verebileceğini açıklar.
- Analiz — 2018–2019 ticaret savaşının ABD ekonomisine, ABD'nin farklı bölgelerine ve savaşa taraf olmayan ülkelere etkilerini çözümler.
- Değerlendirme — Gümrük vergilerinin sanayiyi koruma vaadini, ölçülen istihdam, fiyat ve gelir etkileri ışığında değerlendirir.
Sezgi
Açılış
Bir ülke ithal edilen çeliğe ek bir gümrük vergisi koyduğunda, hedef açıktır: yabancı çeliği pahalandırmak ve yerli çelik fabrikalarını korumak. Ama çelik, otomobillerden çamaşır makinelerine, inşaatlardan konserve kutularına kadar binlerce ürünün girdisidir. Ve vergiyi gören ülke boş durmaz; o da kendi gümrük vergilerini, çoğu zaman ilk ülkenin en hassas ürünlerine yöneltir.
Bu, bir ticaret savaşının mantığıdır. Önceki derslerde gümrük vergilerinin kimin cebinden çıktığını gördük: vergi, ithal ürünün yurt içi fiyatına büyük ölçüde yansır. Bu dosya ise ticaretin, finansın ve kaynakların devletler arasında bir baskı aracına dönüştüğü durumlara bakıyor. İlk sorusu şudur: iki büyük ekonomi karşılıklı olarak vergileri yükselttiğinde kim kazanır, kim kaybeder ve savaşa katılmayanlar ne yaşar?
Hikâye — 2018'de geri dönen korumacılık
On yıllarca serbest ticareti savunan ABD, 2018'de ithalat vergilerini yükseltti. Çelik ve alüminyuma, çamaşır makinelerine, güneş panellerine ve binlerce Çin malına yeni vergiler kondu. Büyük ticaret ortakları misilleme yaptı: Çin, Avrupa Birliği, Kanada, Meksika ve Türkiye, ABD mallarına kendi vergilerini koydu.
Türkiye de bu zincirin bir halkasıydı. ABD, Ağustos 2018'de Türkiye'den ithal edilen çeliğe uyguladığı ek vergiyi yükseltti. 15 Ağustos 2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan bir Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, ABD menşeli bazı ürünlerin ithalatında uyguladığı ek mali yükümlülüğü değiştirerek karşılık verdi.
Pablo Fajgelbaum, Pinelopi Goldberg, Patrick Kennedy ve Amit Khandelwal, bu geri dönüşün ABD ekonomisine kısa dönemli etkisini ölçtüler. İthalat ve misilleme vergileri, hem ithalatta hem ihracatta büyük düşüşlere yol açtı. Vergiye tabi ithal ürünlerin fiyatları düşmedi; vergi tamamen yurt içi fiyatlara yansıdı. Vergiler, ithal mal alan ABD'li tüketicilere ve firmalara 51 milyar dolarlık bir kayıp yükledi. Vergi gelirleri ve yerli üreticilerin kazançları hesaba katıldığında bile, toplam reel gelir kaybı 7,2 milyar dolardı.
Kavram — savaşın cepheleri
Fajgelbaum ve arkadaşlarının bulgusunun dikkat çekici bir yanı, vergilerin siyasi coğrafyasıydı. ABD'nin ithalat vergileri, siyasi rekabetin yoğun olduğu ilçelerde yoğunlaşan sektörleri kayırıyordu. Misilleme yapan ülkeler ise vergilerini, ABD'de belirli bir siyasi tabana sahip bölgelerin ürettiği mallara yöneltmişti: en çok etkilenenler, ağırlıklı olarak Cumhuriyetçi ilçelerdeki ticarete konu sektörlerde çalışan işçilerdi.
Koruma, korunan sanayiye bile her zaman yaramaz. Aaron Flaaen ve Justin Pierce, ABD'nin gümrük vergilerinin imalat sanayisini üç kanaldan etkilediğini gösterdi: yerli sanayiyi ithalata karşı korumak, ithal girdilerin maliyetini yükseltmek ve misilleme vergileriyle yurt dışı pazarlarda rekabet gücünü zayıflatmak. Vergiye daha çok maruz kalan sektörlerde istihdam, öbürlerine göre azaldı: korumanın olumlu etkisi, artan girdi maliyetlerinin ve misillemenin daha büyük olumsuz etkileri tarafından aşılmıştı.
Veri ve kanıt — savaşın dışında kalanlar
İki büyük ekonomi birbirinin mallarını vergilendirdiğinde, savaşın dışında kalan ülkeler ne yaşar? İlk akla gelen cevap, ticaretin yer değiştirmesidir: ABD'ye giden Çin malının yerini bir başka ülkenin malı alır. Ama Fajgelbaum, Goldberg, Kennedy, Khandelwal ve Daria Taglioni daha geniş bir etki buldu.
Bu bulgu, ticaret savaşlarının dünya ekonomisini yalnızca küçültmediğini, aynı zamanda yeniden şekillendirdiğini gösterir. Seyirci ülkelerin bir kısmı, ABD ve Çin'in boşalttığı pazarlara girerek ve üretim kapasitelerini genişleterek kazandı. Ama bu kazanç kendiliğinden gelmedi: kazanan ülkeler, artan talebe üretimlerini artırarak ve maliyetlerini düşürerek cevap verebilenlerdi.
Yaygın yanlış«Gümrük vergileri yerli sanayiyi korur ve imalat istihdamını artırır» diye düşünülür.
Flaaen ve Pierce, ABD'de vergilere daha çok maruz kalan imalat sanayilerinde istihdamın göreli olarak azaldığını buldu; korumanın faydası, ithal girdi maliyetlerindeki artış ve misilleme vergilerinin zararı tarafından aşılmıştı.
Yaygın yanlış«Ticaret savaşında yalnızca savaşan iki ülke etkilenir» diye düşünülür.
Fajgelbaum ve arkadaşları, ABD–Çin ticaret savaşının birçok seyirci ülkenin vergilendirilen ürünlerdeki ihracatını artırdığını ve kazananların, üretimini hızla genişletebilen ülkeler olduğunu buldu.
Neden önemli? — Türkiye hem cephede hem seyircide
Türkiye, 2018'deki ticaret gerginliklerinde doğrudan bir taraf oldu: çeliği ABD vergileriyle karşılaştı ve Türkiye ABD mallarına ek vergilerle cevap verdi. Ama ABD ile Çin arasındaki büyük çatışmada Türkiye bir seyirci ülkeydi. Fajgelbaum ve arkadaşlarının bulgusu, seyirci olmanın bir fırsat da olabileceğini gösteriyor: ABD ve Çin'in birbirine kapattığı pazarlarda yer açılıyor ve bu pazarlara girebilen ülkeler kazanıyor.
Bu fırsatı kullanmak, bir ülkenin üretim kapasitesine, maliyetlerine ve ticaret ortaklarıyla ilişkisine bağlıdır. Avrupa'ya yakınlığı, gümrük birliği ve sanayi tabanı, Türkiye'ye bu açıdan bir avantaj sağlayabilir. Ama ticaret savaşlarının dersi açıktır: korumacılık, uygulayan ülkenin tüketicilerine ve sanayisine de bir bedel ödetir; ve bir misilleme zincirine giren her ülke, bu bedeli kendi ihracatçılarının kaybıyla da öder.
Özet kartı
- ABD 2018'de çelik, alüminyum ve binlerce Çin malına vergiler koydu; Çin, AB, Kanada, Meksika ve Türkiye misilleme yaptı. Türkiye'nin karşı kararı 15 Ağustos 2018 Resmî Gazete'sinde yayımlandı.
- Fajgelbaum, Goldberg, Kennedy ve Khandelwal, vergilerin yurt içi fiyatlara tamamen yansıdığını, ABD'li alıcılara 51 milyar dolar, toplam reel gelire 7,2 milyar dolar kayıp yüklediğini buldu.
- Misilleme vergileri ABD'de siyasi açıdan belirli bölgeleri hedef aldı; en çok etkilenenler Cumhuriyetçi ilçelerdeki ticarete konu sektör işçileriydi.
- Flaaen ve Pierce, vergilere daha çok maruz kalan ABD imalat sanayilerinde istihdamın göreli olarak azaldığını; korumanın faydasının girdi maliyetleri ve misilleme tarafından aşıldığını gösterdi.
- ABD–Çin ticaret savaşı birçok seyirci ülkenin ihracatını artırdı; kazananlar, üretimini hızla genişletebilen ülkelerdi.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Ticaret savaşı | Trade war | Karşılıklı art arda gümrük vergisi ve misilleme süreci |
| Misilleme tarifesi | Retaliatory tariff | Karşı ülkenin vergisine karşılık konan gümrük vergisi |
| Siyasi hedefli misilleme | Politically targeted retaliation | Misillemenin siyasi açıdan etkili bölgelerin mallarına yöneltilmesi |
| Seyirci ülke | Bystander country | Ticaret savaşına taraf olmayan ama etkilenen ülke |
| Ticaretin yeniden yönlenmesi | Trade reallocation | Ticaret akışlarının vergiler nedeniyle yeniden dağılması |
Kendini sına
- (Çıktı 1) Ticaret savaşı ile tek taraflı bir gümrük vergisi artışı arasındaki fark nedir? Misilleme tarifesi bu farkta nasıl bir rol oynar?
- (Çıktı 2) Flaaen ve Pierce'a göre gümrük vergileri bir ülkenin imalat sanayisini hangi üç kanaldan etkiler? Neden net etki olumsuz olabilir?
- (Çıktı 3) Fajgelbaum ve arkadaşlarına göre ABD'li alıcıların kaybı 51 milyar dolar, toplam reel gelir kaybı ise 7,2 milyar dolardı. Bu iki sayı arasındaki fark nereden gelir?
- (Çıktı 3) Misilleme yapan ülkeler vergilerini neden siyasi açıdan belirli bölgelerin ürünlerine yöneltir?
- (Çıktı 4) Bir siyasetçi, «Yabancı mallara yüksek gümrük vergileri koyarsak fabrikalarımız güçlenir ve iş yaratırız» diyor. Bu dersin kanıtlarıyla bu görüşü değerlendir.
Cevaplar
- Tek taraflı bir vergi artışında yalnızca bir ülke ithalatına vergi koyar ve karşı taraf tepki vermez. Ticaret savaşında ise karşı taraf misilleme tarifesiyle cevap verir, ilk ülke de bazen buna yeni vergilerle karşılık verir. Misilleme, vergiyi koyan ülkenin ihracatçılarını da etkilediği için, tek taraflı vergide görülmeyen ek bir kayıp kanalı açar.
- Üç kanal, yerli sanayiyi ithalata karşı korumak, ithal girdilerin maliyetini yükseltmek ve misilleme vergileriyle dış pazarlarda rekabet gücünü zayıflatmaktır. Net etki olumsuz olabilir, çünkü birçok sanayi ithal girdileri kullanır ve ihracat yapar; korumanın sağladığı fayda, daha pahalı girdiler ve kaybedilen dış pazarlar nedeniyle uğranan zarar tarafından aşılabilir. Flaaen ve Pierce, vergilere daha çok maruz kalan sanayilerde istihdamın göreli olarak azaldığını buldu.
- 51 milyar dolar, ithal mal alan tüketicilerin ve firmaların, vergiler nedeniyle yükselen fiyatlar yüzünden uğradığı kayıptır. Ama bu kaybın bir kısmı başka gruplara aktarılır: devlet vergi geliri elde eder, korunan yerli üreticiler daha yüksek fiyatlardan kazanç sağlar. Bu aktarımlar düşüldüğünde geriye ekonomi için net, yani kimseye geçmeyen kayıp kalır; bu da 7,2 milyar dolardır.
- Misilleme yapan ülke, karşı ülkenin hükümetini vergi kararından vazgeçirmek ister. Vergilerini, o hükümetin siyasi tabanı açısından önemli bölgelerin ürettiği mallara yöneltirse, bu bölgelerdeki üreticiler ve işçiler zarar görür ve kendi hükümetleri üzerinde baskı kurar. Fajgelbaum ve arkadaşları, 2018 misilleme vergilerinden en çok etkilenenlerin ağırlıklı olarak Cumhuriyetçi ilçelerdeki ticarete konu sektör işçileri olduğunu buldu.
- Görüş, korumanın yalnızca bir kanalını görüyor. Fajgelbaum ve arkadaşları, 2018 vergilerinin yurt içi fiyatlara tamamen yansıdığını ve ABD ekonomisine net bir reel gelir kaybı yüklediğini buldu. Flaaen ve Pierce, vergilere daha çok maruz kalan imalat sanayilerinde istihdamın arttığını değil, göreli olarak azaldığını gösterdi; çünkü vergiler ithal girdileri pahalandırdı ve misilleme vergileri ihracatçılara zarar verdi. Ayrıca misilleme, vergiyi koyan ülkenin belirli bölgelerini hedef alabilir. Gümrük vergileri bazı sektörlere fayda sağlayabilir, ama genel olarak fabrikaları güçlendirip iş yarattığı iddiası bu kanıtlarla desteklenmez.
İleri okuma
- Pablo D. Fajgelbaum, Pinelopi K. Goldberg, Patrick J. Kennedy, Amit K. Khandelwal (2020). «The Return to Protectionism». Quarterly Journal of Economics 135(1). 2018 vergilerinin ABD ekonomisine etkisi.
- Aaron Flaaen, Justin R. Pierce (2019). «Disentangling the Effects of the 2018-2019 Tariffs on a Globally Connected U.S. Manufacturing Sector». Federal Reserve FEDS 2019-086. Vergilerin imalat istihdamına üç kanaldan etkisi.
- Pablo D. Fajgelbaum ve arkadaşları (2024). «The US-China Trade War and Global Reallocations». American Economic Review: Insights 6(2). Seyirci ülkelerin ihracatındaki değişim.
Sonraki derse köprü
Gümrük vergileri, ekonomiyi bir baskı aracı olarak kullanmanın yalnızca bir yoludur. Ülkeler daha sert araçlara da başvurur: bir ülkenin ticaretini, finansal sistemine erişimini ya da belirli kişilerin varlıklarını kısıtlayan ekonomik yaptırımlar. Yaptırımlar hedef aldıkları hükümetlerin davranışını gerçekten değiştirir mi, yoksa bedelini çoğunlukla sıradan halk mı öder? Yaptırım uygulayan ülkeler ne kaybeder ve yaptırımlar ne zaman etkili olur? Sıradaki ders, ekonomik yaptırımların işe yarayıp yaramadığını ele alıyor.