İçeriğe geç

Ünite EDB-245-03 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Mallarmé

EDB-245 Modern Dünya Şiiri

2.047 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • Dilin iki hâli
  • kapalılık
  • sayfa boşluğu
  • tipografik şiir
  • sözcüğün müzik değeri
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Mallarmé (1842–1898) İngilizce öğretmeni olarak geçindi, az yazdı; Salı akşamları evinde toplanan gençler sembolizmin okulunu oluşturdu.
  2. «Crise de vers»de dilin iki hâlini ayırır: gündelik dil elden ele geçen bir madeni para gibidir; şiirde ise «bir çiçek» sözcüğü hiçbir buketteki çiçek olmayan bir çiçeği yaratır.
  3. Un coup de dés (1897) sayfa boşluğunu ve harf büyüklüğünü anlamın parçası yapar; birim dize değil sayfadır ve şiir yüksek sesle okuyan için bir müzik partisyonudur.
  4. «Brise marine»de kaçış isteği ile «beyazlığın koruduğu boş kâğıt» karşı karşıya gelir; boş sayfa burada bir engel, Un coup de dés'de şiirin malzemesidir.
  5. Servet-i Fünûn'daki Pellissier çevirisi Mallarmé'yi sembolizmin ustası, ama anlaşılmaz bir dâhi olarak tanıttı ve eserlerinin kalıcı olmayacağını yazdı; bu kehanet tutmadı.

Kazanımlar

  • Mallarmé'nin «Crise de vers»de yaptığı gündelik dil ile şiir dili ayrımını, «une fleur» pasajından örnekle açıklayabilir.
  • Un coup de dés jamais n'abolira le hasard'ın önsözünde sayfa boşluğuna ve harf büyüklüğüne verilen işlevi çözümleyebilir.
  • «Brise marine» şiirinde kaçış isteği ile boş sayfa imgesi arasındaki gerilimi metinden örneklerle gösterebilir.
  • Servet-i Fünûn okurunun Mallarmé'yi Pellissier'den yapılan bir çeviriyle nasıl tanıdığını, o portrenin isabet ettiği ve yanıldığı yanlarıyla birlikte tartışabilir.

Video metni

Soğuk açılış

1897'de Londra'da yayımlanan Cosmopolis adlı bir dergide tuhaf bir şiir çıkar. Sözcükler sayfaya düzgün dizeler hâlinde değil, dağınık kümeler hâlinde yerleştirilmiştir. Kimi sözcük iri büyük harflerle sayfanın tepesinde, kimi küçük harflerle bir köşededir. Sayfaların büyük kısmı boştur.

Şairin kendisi şiirin önüne kısa bir not koyar ve ilk cümlesinde okurdan bir istekte bulunur: bu notun hiç okunmamasını, okunursa da unutulmasını ister. Sonra yine de açıklar: «Les "blancs", en effet, assument l'importance, frappent d'abord.» Gerçekten de «beyazlar» önem kazanır, ilk onlar çarpar göze.

Şiirin adı bir cümledir: Un coup de dés jamais n'abolira le hasard, yani Bir zar atışı asla ortadan kaldırmayacak rastlantıyı. Şair Stéphane Mallarmé'dir. Bir yıl sonra ölecek ve şiirinin kitap olarak çıktığını göremeyecektir.

Büyük soru

Bir şiirde sözcüklerin arasındaki boşluk da konuşabilir mi, yoksa şiir yalnızca söylenenden mi oluşur?

Bağlam

Stéphane Mallarmé 1842'de doğdu, 1898'de öldü. Hayatını lise İngilizce öğretmeni olarak kazandı, az yazdı ve yazdıklarını yıllarca işledi. 1866'da şiirleri, önceki derslerde adı geçen Le Parnasse contemporain antolojisinde yer aldı. Paris'teki evinde Salı akşamları genç şairleri ve sanatçıları ağırladı; bu toplantılar sembolizmin okulu sayıldı.

109-04'te Mallarmé'nin 1891'de bir gazeteciye söylediklerini okumuştuk: bir nesneyi adıyla söylemek şiirin zevkinin büyük kısmını yok eder, onu sezdirmek ise düştür. Bu derste o düşün nasıl bir kurama ve sonunda nasıl bir sayfaya dönüştüğünü izliyoruz. Lanetli Şairler'in tanıttığı üç addan biri de oydu.

Ana anlatı — Bir çiçek, hiçbir buketteki değil

«Crise de vers», yani «Dize bunalımı», Mallarmé'nin şiir kuramını en açık biçimde ortaya koyduğu denemedir. Yazının başlarında Mallarmé, Victor Hugo'nun ölümünden sonra Fransız okurunun şaşkınlığını anlatır: Hugo bütün düzyazıyı, felsefeyi, tarihi dizeye çekmiş, dizenin kendisi olmuştu; o gidince dize de sarsıldı.

Asıl ayrım denemenin sonlarına doğru gelir. Mallarmé'ye göre dilin iki hâli vardır: biri ham ya da dolaysız, öteki özsel. Anlatmak, öğretmek, hatta betimlemek için dilin gündelik kullanımı yeter. Mallarmé bu kullanımı bir benzetmeyle anlatır: birinin eline sessizce bir madeni para koymak ya da ondan almak gibidir. Para el değiştirir, değerini taşır, kimse ona bakmaz.

Şiir ise başka bir şey yapar. Mallarmé denemenin en ünlü cümlesini burada kurar:

«Je dis: une fleur! et, hors de l'oubli où ma voix relègue aucun contour, […] musicalement se lève, idée même et suave, l'absente de tous bouquets.»

Bir çiçek, derim! Sesimin hiçbir çizgiyi bırakmadığı unutuşun dışında, müzikle yükselir, fikrin ta kendisi ve tatlı, bütün buketlerde olmayan çiçek. Şiirde «çiçek» sözcüğü, herhangi bir çiçeği göstermez; hiçbir bahçede bulunmayan, yalnızca sözcükte var olan çiçeği yaratır.

Ana anlatı — Sayfanın beyazı

Un coup de dés bu düşüncenin sayfaya taşınmış hâlidir. Mallarmé önsözünde sözcüklerin arasındaki boşluğu tek tek açıklar. Geleneksel bir şiirde de beyaz vardır: kısa bir lirik şiir sayfanın ortasında, kâğıdın üçte birini kaplar, çevresi sessizliktir. Mallarmé bu ölçüyü çiğnemediğini, yalnızca dağıttığını söyler.

Boşluk okumayı hızlandırır ya da yavaşlatır. Birim artık dize değil sayfadır; sayfa bir bütün olarak, aynı anda görülür. Harflerin büyüklüğü de bir işe yarar: ana motif, ikincil motifler ve yandaki öğeler farklı harflerle basılmıştır. Yüksek sesle okumak isteyen için şiir bir «partition», bir müzik partisyonu olur. Mallarmé bu yeni biçimin bir yabancı etkiden, konserde dinlenen müzikten geldiğini de açıkça yazar.

Mallarmé'nin şiirleri bu yüzden zor okunur. Kuğu sonesi «Le vierge, le vivace et le bel aujourd'hui» buna iyi bir örnektir. 245-01'de Baudelaire'in kuğusu Paris'in kuru kaldırımında toza bulanıyordu; Mallarmé'nin kuğusu ise donmuş bir gölün buzuna kanatlarından yakalanmıştır. Kurtulamaz, çünkü yaşanacak bölgeyi zamanında şarkıya dökmemiştir. Sonenin bütün uyakları tek bir ünlüye, «i» sesine dayanır: «aujourd'hui», «ivre», «givre», «fui». Anlamı bulmak için sesin içinden geçmek gerekir.

Yaygın yanlış«Mallarmé'nin şiirleri anlamsızdır; kapalılığı okuru etkilemek için kurulmuş bir pozdur.»
Doğrusu

— Bu suçlama Mallarmé'nin yaşadığı dönemde de sık sık dile getirildi ve kolay anlaşılır: sözdizimi alışılmadık, imgeleri yoğun, bazı şiirleri ilk okumada hiçbir şey vermez. Ama Mallarmé'yi tanıyanların tanıklığı bu okumayı zayıflatır. Servet-i Fünûn okuruna Pellissier'den çevrilen eleştiri bile, onu sevmeyenlerin dahi içtenliğini ve şöhrete kayıtsızlığını teslim ettiğini, onu şarlatanlıkla suçlamanın haksız olacağını yazar; Mallarmé'de baskın olan şeyin hayal değil mantık ve neredeyse bir mimarın hesabı olduğunu söyler. Öte yandan kapalılığı bütünüyle aklamak da doğru değildir: aynı eleştiri, Mallarmé'nin bazı şiirlerinde dikkatli bir okuyuşla bile anlamın ele geçmediğini kabul eder. Kapalılık hem bir yöntem hem de gerçek bir bedeldir.

Metin anı

Şimdi ilk kez 1866'da Le Parnasse contemporain'de çıkan «Brise marine»i, yani «Deniz meltemi»ni okuyalım:

La chair est triste, hélas! et j'ai lu tous les livres.
Fuir! là-bas fuir! Je sens que des oiseaux sont ivres
D'être parmi l'écume inconnue et les cieux!
Rien, ni les vieux jardins reflétés par les yeux
Ne retiendra ce cœur qui dans la mer se trempe
Ô nuits! ni la clarté déserte de ma lampe
Sur le vide papier que la blancheur défend
Et ni la jeune femme allaitant son enfant.
Je partirai! Steamer balançant ta mâture,
Lève l'ancre pour une exotique nature!
Un Ennui, désolé par les cruels espoirs,
Croit encore à l'adieu suprême des mouchoirs!
Et, peut-être, les mâts, invitant les orages
Sont-ils de ceux qu'un vent penche sur les naufrages
Perdus, sans mâts, sans mâts, ni fertiles îlots…
Mais, ô mon cœur, entends le chant des matelots!

Satır satır okuyalım. İlk dize bir yorgunluk itirafıdır: beden üzgündür ve şair bütün kitapları okumuştur. Okumanın da yaşamanın da tükendiği yerde tek istek kalır: «Fuir!», kaçmak. Kuşlar bilinmeyen köpükle gök arasında sarhoştur.

Sonra şairi tutan şeyler sayılır ve hiçbiri onu tutamayacaktır: eski bahçeler, gecenin içinde ıssız bir lamba ışığı, bir de «beyazlığın koruduğu boş kâğıt». Boş sayfa burada bir engeldir: beyazlığı onu yazılmaktan korur. Otuz yıl sonra Un coup de dés'de aynı beyazlık şiirin malzemesi olacaktır.

İkinci yarıda şair gemiye seslenir, ama kaçışın sonu belirsizdir. Belki gemi, rüzgârın batışa doğru eğdiği gemilerdendir: «sans mâts, sans mâts», direksiz, direksiz. Tekrar eden bu iki sözcük ritmi kırar ve batışı sesle gösterir. Son dize her şeye rağmen bir çağrıdır: «Ama ey yüreğim, duy denizcilerin şarkısını!» Kaçış gerçekleşmez; şiir onu bir istek olarak, bir şarkı olarak tutar.

Cevap ve bağlantı

Sözcüklerin arasındaki boşluk konuşabilir mi? Mallarmé'nin cevabı evettir, ama bir koşulla: boşluk sözcüklerin kendisini dönüştürdüğünde konuşur. «Brise marine»de boş kâğıt bir engel, Un coup de dés'de ise şiirin ritmidir. «Crise de vers»deki çiçek gibi, boşluk da gündelik dünyada bulunmayan bir şeyi var eder.

Mallarmé Türkçeye hem erken hem de kuşkuyla girdi. Servet-i Fünûn, 1901 yılının dört sayısında Hüseyin Cahit Yalçın'ın, eleştirmen Georges Pellissier'nin şiir bölümünden yaptığı çevirileri yayımladı; Hakan Soydaş'ın yeni harflere aktardığı bu yazılar Mallarmé'yi sembolizmin asıl ustası olarak tanıtır. Genç şairlerin onun evine gidip geldiğini, yeni okulun estetiğinin bu konuşmalarla yavaş yavaş kurulduğunu anlatır. Ama değerlendirme sert biter: Mallarmé, belirli bir yön kazanamamış, anlaşılmaz bir dâhidir; her dizesinde üç anlam aradığı söylenir; ve yazıya göre eserlerinden hiçbir şey kalıcı olmayacaktır.

Bu kehanet tutmadı. «Brise marine» bugün de okullarda ve seçkilerde yaşıyor; Un coup de dés ise yirminci yüzyılın görsel şiirine yol açtı. Hüseyin Cahit'in aktardığı yazı haklı olduğu yerde de haklıdır: Mallarmé gerçekten zor, gerçekten kapalıdır. Yanıldığı yer, zorluğun bir son değil bir başlangıç olabileceğini görmemesidir.

Kapanış kancası

Mallarmé'nin Salı akşamlarına gelen gençler ondan şiir üzerine dersler aldılar. Birkaç yıl sonra Almanca yazan bir şair de mektuplarla benzer bir ders verecekti. Genç bir şair, beğendiği bir ustaya şiirlerini gönderip iyi olup olmadıklarını sorarsa, ona verilebilecek en dürüst cevap nedir?

Özet kartı

  1. Mallarmé (1842–1898) İngilizce öğretmeni olarak geçindi, az yazdı; Salı akşamları evinde toplanan gençler sembolizmin okulunu oluşturdu.
  2. «Crise de vers»de dilin iki hâlini ayırır: gündelik dil elden ele geçen bir madeni para gibidir; şiirde ise «bir çiçek» sözcüğü hiçbir buketteki çiçek olmayan bir çiçeği yaratır.
  3. Un coup de dés (1897) sayfa boşluğunu ve harf büyüklüğünü anlamın parçası yapar; birim dize değil sayfadır ve şiir yüksek sesle okuyan için bir müzik partisyonudur.
  4. «Brise marine»de kaçış isteği ile «beyazlığın koruduğu boş kâğıt» karşı karşıya gelir; boş sayfa burada bir engel, Un coup de dés'de şiirin malzemesidir.
  5. Servet-i Fünûn'daki Pellissier çevirisi Mallarmé'yi sembolizmin ustası, ama anlaşılmaz bir dâhi olarak tanıttı ve eserlerinin kalıcı olmayacağını yazdı; bu kehanet tutmadı.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Dilin iki hâliDouble state of speechBilgi taşıyan gündelik dil ile sözcüğü kendisi için var eden şiir dili ayrımı
KapalılıkHermeticismŞiirin anlamını kolayca vermeyip uzun ve tekrarlı okuma istemesi
Sayfa boşluğuWhite spaceOkumanın hızını, duraklarını ve vurgusunu belirleyen beyaz alan
Tipografik şiirTypographic poetryHarflerin büyüklüğünü ve sayfadaki yerini anlamın parçası yapan şiir
Sözcüğün müzik değeriMusicality of wordsSözcüğün sesiyle, ritmiyle ve yankısıyla taşıdığı değer

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Mallarmé «Crise de vers»de dilin hangi iki hâlini ayırır ve gündelik dili neye benzetir?
  2. (Kazanım 1) «Je dis: une fleur!» pasajında şiirdeki «çiçek» sözcüğü neyi yaratır?
  3. (Kazanım 2) Un coup de dés'nin önsözüne göre sayfa boşluğunun ve harf büyüklüğünün işlevi nedir?
  4. (Kazanım 3) «Brise marine»de boş kâğıt nasıl bir rol oynar ve son dizeler kaçış isteğini nasıl sonuçlandırır?
  5. (Kazanım 4) Servet-i Fünûn'daki Pellissier çevirisi Mallarmé hakkında hangi noktada haklı, hangi noktada yanılmış görünür?

Cevaplar

  1. Bir yanda ham ya da dolaysız dil, öte yanda özsel dil. Anlatmak, öğretmek ve betimlemek için gündelik dil yeter; Mallarmé onu birinin eline sessizce bir madeni para koymaya ya da ondan almaya benzetir: el değiştirir, değerini taşır, kimse ona bakmaz.
  2. Herhangi bir gerçek çiçeği göstermez; sesin hiçbir çizgiyi bırakmadığı unutuşun dışında müzikle yükselen, fikrin kendisi olan ve hiçbir bukette bulunmayan, yalnızca sözcükte var olan bir çiçek yaratır.
  3. Boşluk okumayı hızlandırır ya da yavaşlatır, sayfayı bir bütün olarak görülen birim yapar; harflerin farklı büyüklükleri ana motifi, ikincil motifleri ve yan öğeleri ayırır. Böylece yüksek sesle okuyan için şiir, tonun inip çıktığı bir müzik partisyonuna dönüşür.
  4. Boş kâğıt şairi evde tutan şeylerden biridir; «beyazlığın koruduğu» kâğıt yazılmaya direnir. Ama hiçbiri şairi tutamayacaktır; o gemiye seslenir. Kaçışın sonu belirsizdir, gemi bir batışa da gidebilir; son dize yine de denizcilerin şarkısını duymaya çağırır, kaçışı bir istek ve şarkı olarak tutar.
  5. Haklı olduğu yer: Mallarmé gerçekten zor ve kapalıdır, bazı şiirlerinde dikkatli bir okuyuşla bile anlam ele geçmez; ayrıca onda baskın olanın hayal değil mantık ve mimarca bir hesap olduğunu doğru görür. Yanıldığı yer: eserlerinden hiçbir şeyin kalıcı olmayacağını söyler; oysa «Brise marine» bugün de okunur ve Un coup de dés yirminci yüzyılın görsel şiirine yol açmıştır.

Okuma

  • Stéphane Mallarmé, Şiirler, Erdoğan Alkan çevirisi (Varlık). Seçkiden bir şiiri Fransızcasıyla yan yana okuyun ve çevirmenin sesi mi anlamı mı koruduğuna bakın.
  • Stéphane Mallarmé, Un coup de dés jamais n'abolira le hasard, 1914 baskısı ve önsözü (Fransızca Vikikaynak): sayfaları önce okumadan, yalnızca bakarak inceleyin.
  • Dilek Çulha, «Stéphane Mallarmé'nin "Un Coup de Dés" (Bir Zar Atımı) Adlı Şiirinin Tipografik Dili», idil Sanat ve Dil Dergisi 5/22 (2016).

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:20 Soğuk açılış: bir derginin açılan sayfası; sözcükler sayfaya serpiştirilmiş, büyük ve küçük harfler; geniş beyaz alanlar.
  • 1:20–1:50 Büyük soru: iki sözcük arasındaki boşluk yavaşça büyür ve bütün ekranı kaplar.
  • 1:50–3:10 Bağlam: bir lise sınıfında İngilizce dersi veren bir öğretmen; akşam, küçük bir salonda toplanmış gençler.
  • 3:10–5:40 Ana anlatı — Bir çiçek: elden ele geçen bir madeni para; sonra boş bir vazo, içinde görünmeyen bir çiçeğin yalnızca kokusu ve ışığı.
  • 5:40–8:00 Ana anlatı — Sayfanın beyazı: sayfadaki sözcükler bir partisyonun notalarına dönüşür; donmuş bir gölde kanatları buza yakalanmış bir kuğu.
  • 8:00–10:20 Metin anı: bir masa lambasının ışığında boş bir kâğıt; pencereden görünen bir liman ve direkleri sallanan bir gemi; uzaktan gelen bir denizci şarkısı.
  • 10:20–12:20 Cevap ve bağlantı: 1901'den bir İstanbul dergisinin sayfası; ardından bugünün bir kitaplığında aynı şairin kitapları.
  • 12:20–13:00 Kapanış kancası: posta kutusuna atılan bir zarf; zarfın üstünde Almanca bir adres.

Telaffuz

  • Stéphane Mallarmé «ste-FAN ma-lar-ME»; «Crise de vers» «KRİZ dö VER»; Divagations «di-va-ga-SYON».
  • Un coup de dés jamais n'abolira le hasard «ön KU dö DE ja-ME na-bo-li-RA lö a-ZAR»; Cosmopolis «kos-MO-po-lis»; blancs «BLAN».
  • «Brise marine» «BRİZ ma-RİN»; «Le vierge, le vivace et le bel aujourd'hui» «lö VYERJ, lö vi-VAS e lö BEL o-jur-DÜİ»; Pellissier «pe-li-SYE»; Le Parnasse contemporain «lö par-NAS kon-tan-po-REN».