Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Rimbaud (1854–1891) 15 Mayıs 1871 mektubunda «Ben bir başkasıdır» der ve şairin duyularını uzun, büyük ve akla dayalı biçimde düzensizleştirerek «gören» olması gerektiğini savunur.
- Verlaine (1844–1896) ile birlikteliği 1873'te Brüksel'de bitti; Rimbaud aynı yıl Une saison en enfer'i yayımladı, birkaç yıl sonra şiiri bıraktı ve Aden ile Harar'da tüccar oldu.
- Une saison en enfer'in son bölümü «Adieu» bir vedadır ve «Kesinlikle modern olmak gerek» buyruğunu taşır.
- Verlaine 1884'te Les Poètes maudits ile Rimbaud'yu «lanetli şair» olarak tanıttı, 1895'te onun bütün şiirlerini önsözüyle yayımladı; efsane büyük ölçüde onun anlatısıdır.
- Hüseyin Cahit Yalçın 1901'de Servet-i Fünûn'da Pellissier'den aktardığı yazılarla Verlaine'i sembolizmin babalarından biri olarak tanıttı; bu yazılarda Rimbaud'nun adı geçmez.
Kazanımlar
- Rimbaud'nun şiir hayatını, 1871 «Gören» mektubundan Une saison en enfer'e ve şiiri bırakışına kadar tarihleriyle özetleyebilir.
- Rimbaud'nun «gören şair» ve «duyuların düzensizleştirilmesi» kavramlarını mektubun metninden örneklerle açıklayabilir.
- Verlaine'in Les Poètes maudits kitabıyla ve Rimbaud'nun şiirlerini yayımlayarak üstlendiği şair-editör rolünü, «lanetli şair» efsanesinin doğuşuyla ilişkilendirerek tartışabilir.
- Hüseyin Cahit Yalçın'ın 1901'de Servet-i Fünûn'da aktardığı Verlaine portresini ve bu portrede Rimbaud'nun yokluğunu yorumlayabilir.
Video metni
Soğuk açılış
1884'te Paris'te ince bir kitap çıkar. Yazarı, artık tanınmış bir şair olan Paul Verlaine'dir. Kitap üç şairi tanıtır; bunlardan biri, şiirlerini hiçbir zaman bir kitapta toplamamış, adresi bile bilinmeyen bir gençtir.
Verlaine bu genç hakkında şöyle yazar: ona danışabilseydik, büyük olasılıkla bu çalışmayı yapmamızı istemezdi. Sonra bölümü bir ünlemle kapatır: «Ainsi, maudit par lui-même, ce Poète Maudit!» Böylece, kendi kendini lanetlemiş bu Lanetli Şair!
Genç adamın adı Arthur Rimbaud'dur. O sırada Fransa'dan çok uzakta, Afrika'nın doğusunda ticaretle uğraşmaktadır ve yıllardır şiir yazmamaktadır.
Büyük soru
Bir şair şiiri bırakıp gittiğinde, geride kalan şiirleri kim sahiplenir ve onları hangi hikâyeyle okura ulaştırır?
Bağlam
Arthur Rimbaud 1854'te Fransa'nın kuzeyinde, Charleville'de doğdu, 1891'de Marsilya'da öldü. Paul Verlaine 1844'te doğdu, 1896'da öldü. Verlaine on yaş büyüktü ve 1871'de, Rimbaud ona şiirlerini gönderdiğinde, üç şiir kitabı yayımlanmış bir şairdi. Rimbaud'yu Paris'e çağırdı.
İki şairin birlikteliği yalnızca birkaç yıl sürdü. Birlikte Londra'ya ve Brüksel'e gittiler; ilişki 1873'te Brüksel'de, Verlaine'in Rimbaud'yu tabancayla yaralaması ve hapis cezası almasıyla bitti. Aynı yıl Rimbaud tek kitabını kendisi bastırdı: Une saison en enfer, yani Cehennemde Bir Mevsim. Birkaç yıl sonra yazmayı bıraktı; yolculuklara çıktı, sonunda Aden'de ve Harar'da tüccar olarak çalıştı.
Önceki derste Baudelaire'i kentin şairi olarak okumuştuk. Rimbaud on altı yaşında yazdığı bir mektupta Baudelaire'i «ilk gören, şairlerin kralı, gerçek bir tanrı» diye anar; ama hemen ekler: onun çok övülen biçimi bile küçük kalır, çünkü bilinmeyenin buluşları yeni biçimler ister.
Ana anlatı — Gören
Rimbaud 15 Mayıs 1871'de, Paris Komünü'nün son haftalarında, Charleville'den bir dostuna, Paul Demeny'ye uzun bir mektup yazar. Mektup yeni bir şiir programıdır. Rimbaud iki bin yıllık şiiri bir oyun olarak görür ve ondan kurtulmak ister.
Programın ilk cümlesi bugün de en çok alıntılanan cümlesidir: «Car Je est un autre.» Çünkü Ben bir başkasıdır. Rimbaud dilbilgisini bile bozar: «je suis» değil, «je est» der. Şair kendi düşüncesinin sahibi değildir; onun doğuşuna tanıklık eder, ona bakar, onu dinler. Bir bakır parçası borazan olarak uyanırsa bunda onun bir suçu yoktur.
Rimbaud'ya göre şair önce kendini tanımalı, sonra ruhunu işlemelidir; ama amaç ruhu güzelleştirmek değil, onu «canavarlaştırmak»tır. Yöntemi de açıktır: bütün duyuları uzun, büyük ve bilinçli bir biçimde düzensizleştirmek.
Ana anlatı — Cehennemden bir veda
Rimbaud bu programı birkaç yıl içinde uyguladı. Verlaine'in en çok sevdiği şiirlerinden biri olan «Le Bateau ivre», yani «Sarhoş Gemi», kendi kendine sürüklenen bir geminin ağzından konuşur; «Voyelles» ünlülere renk verir: A siyah, E beyaz, I kırmızı, U yeşil, O mavi.
Une saison en enfer ise bu serüvenin hem doruğu hem vedasıdır. Kitabın son bölümü «Adieu», yani «Veda» adını taşır. Rimbaud orada geriye bakar: bütün şenlikleri, bütün zaferleri, bütün dramları yarattığını, yeni çiçekler, yeni yıldızlar, yeni diller icat etmeye çalıştığını, doğaüstü güçler kazandığını sandığını söyler. Sonra kendini toprağa geri verilmiş bulur: aranacak bir görevle ve sarılınacak pürüzlü bir gerçeklikle. Aynı bölümde Rimbaud'nun belki en ünlü buyruğu gelir: «Il faut être absolument moderne.» Kesinlikle modern olmak gerek.
Rimbaud bu kitaptan birkaç yıl sonra şiiri bıraktı. Yirmili yaşlarının başındaydı. Ardında kalan şiirleri ve düzyazı şiirleri başkaları topladı, başkaları yayımladı.
Ana anlatı — Lanetliyi kuran dost
Rimbaud sustuğunda onun adını yaşatan Verlaine oldu. 1884'te Les Poètes maudits'i, Lanetli Şairler'i yayımladı. İlk baskı Tristan Corbière'i, Rimbaud'yu ve Stéphane Mallarmé'yi tanıtıyordu; sonraki baskılarda başka şairler de eklendi, aralarında Verlaine'in kendisi, adının harflerinden kurduğu «Pauvre Lelian», yani «Zavallı Lelian» takma adıyla.
Verlaine'in Rimbaud portresi bir efsanenin ilk taslağıdır. Onu tanıdığı günlerde Rimbaud on altı on yedi yaşında bir çocuktur; yüzü «sürgündeki bir meleğin» oval yüzüdür, gözleri tedirgin edici soluk mavidir. Verlaine bir parantez açar ve Rimbaud'ya seslenir: şiiri bırakmasını onaylar, kara bir hüzünle de olsa, yeter ki bu bırakış onun için mantıklı, dürüst ve gerekli olsun. Sonra okurlarından Rimbaud'nun dağılmış el yazmalarını kendisine göndermelerini rica eder.
Aynı kavramın Rimbaud'nun kendi mektubunda da geçtiğini görmek ilginçtir. Gören şair, Rimbaud'ya göre bu yolda «büyük hasta, büyük suçlu, büyük lanetli» olur, ama aynı zamanda «en yüce bilge». Verlaine'in kitabının adı, Rimbaud'nun on üç yıl önce gören şairin yolu için kullandığı bir sözcüğü bir unvana çevirir.
1895'te Rimbaud'nun Poésies complètes'i, yani bütün şiirleri, Verlaine'in önsözüyle çıktı. Rimbaud dört yıl önce ölmüştü. Önsözünde Verlaine, kitabın hangi şiirlerini sevdiğini tek tek sayar: «Sarhoş Gemi», «Voyelles» ve başkaları.
Yaygın yanlış«Rimbaud lanetli bir şairdi ve onu öyle yapan hayatındaki aşırılıklardı; şiirleri bu hayatın doğrudan ifadesidir.»
— Bu okumanın bir dayanağı vardır: Rimbaud'nun hayatı gerçekten çalkantılıydı ve kendisi de şairin «büyük lanetli» olacağını yazmıştı. Ama iki şeyi gözden kaçırır. Birincisi, «lanetli şair» etiketi Rimbaud'ya Verlaine'in kitabıyla, onun izni ve hatta bilgisi olmadan verildi; efsane büyük ölçüde bir dostun anlatısıdır. İkincisi, Rimbaud'nun kendi programı bir kendinden geçme değil, «akla dayalı» bir yöntemdir. Verlaine'in de belirttiği gibi dizeleri sağlam kurulmuştur, sözcük seçimi titizdir. Şiirleri yalnızca bir hayatın taşkınlığı olarak okumak, onların zanaatini görmemek demektir.
Metin anı
Mektubun en çok okunan paragrafı, gören şairin yolunu anlatır:
«Le Poète se fait voyant par un long, immense et raisonné dérèglement de tous les sens. Toutes les formes d'amour, de souffrance, de folie; il cherche lui-même […] où il devient entre tous le grand malade, le grand criminel, le grand maudit, — et le suprême Savant! — Car il arrive à l'inconnu!»
Paragrafı parça parça okuyalım. «Le Poète se fait voyant», şair gören olur; doğuştan değil, kendini yaparak. Üç sıfat yöntemin niteliğini verir: «long», uzun, yani bir süreç; «immense», büyük, yani her şeyi kapsayan; «raisonné», akla dayalı, yani bilinçli. Bu son sıfat, paragrafı bir kendinden geçme övgüsü olarak okuyanlara verilmiş bir cevaptır.
Sonra liste gelir: aşkın, acının, deliliğin bütün biçimleri. Şair bunları başkalarında değil kendinde arar. Ardından üç «büyük» gelir: hasta, suçlu, lanetli. Rimbaud bu sözcükleri bir yakınma gibi değil, bir bedel gibi sıralar. Ve tire işaretinden sonra dönüş: «et le suprême Savant!» Bütün bu bedellerin karşılığı en yüce bilgiliktir. Son ünlem bu bilginin ne olduğunu söyler: şair bilinmeyene varır.
On üç yıl sonra Verlaine'in kitabının adına dönüşecek sözcük, «maudit», bu paragrafta bir son değil, bir ara duraktır. Rimbaud'nun yolunda lanetlenmek, bilgiye giden bir basamaktır.
Cevap ve bağlantı
Bir şair sustuğunda şiirlerini kim sahiplenir? Rimbaud örneğinde cevap açıktır: önce bir dost, sonra bir efsane. Verlaine onun dağılmış şiirlerini topladı, onu «lanetli şair» adıyla tanıttı, ölümünden sonra bütün şiirlerini önsözüyle yayımladı. Rimbaud'nun şiiri okura Verlaine'in hikâyesiyle birlikte ulaştı ve bu hikâye bugün de okumamızın bir parçasıdır.
Bu iki şair Türkçeye aynı hızla ulaşmadı. Hakan Soydaş'ın incelediği yazılara göre Servet-i Fünûn Verlaine'in ölüm haberini, ölümünden yaklaşık bir ay sonra resmiyle birlikte verdi. 1901'de Hüseyin Cahit Yalçın, Fransız eleştirmen Georges Pellissier'in çağdaş Fransız şiiri üzerine yazdıklarını dört yazı hâlinde dergiye aktardı. Bu yazılarda Verlaine «sembolizm mesleğinin hakikaten pederlerinden biri» olarak anılır; ama hiçbir kurala bağlı kalmayan, meyhane meyhane dolaşan bu «serseri şair»in bir okul başı olamayacağı da söylenir. Değerlendirme serttir: Verlaine'in kalıcı şiirleri «yüz sahifeye sığabilir»; yine de birkaç gerçekten yeni şiiri ona yüzyılın en büyük şairleri arasında bir yer vermeye yeter.
Soydaş'ın aktardığı yazılarda Rimbaud'nun adı hiç geçmez. Verlaine Türk okuruna yüzyılın dönümünde ulaştı; onun «lanetli» dostu ise bu ilk tanıtmanın dışında kaldı. Rimbaud'nun Türkçedeki sesi çok daha sonra geldi; Özdemir İnce'nin çevirisi bugün okura onun en ünlü cümlesiyle sunulur: Ben Bir Başkasıdır.
Kapanış kancası
Verlaine'in 1884 kitabında Rimbaud'nun yanında bir şair daha vardı: Stéphane Mallarmé. Rimbaud bilinmeyene varmak için duyularını bozmayı önerdi; Mallarmé ise başka bir yol aradı. Bir şiir dünyayı anlatmaktan vazgeçip yalnızca dilin kendisinden yapılmaya çalışırsa, okura geriye ne kalır?
Özet kartı
- Rimbaud (1854–1891) 15 Mayıs 1871 mektubunda «Ben bir başkasıdır» der ve şairin duyularını uzun, büyük ve akla dayalı biçimde düzensizleştirerek «gören» olması gerektiğini savunur.
- Verlaine (1844–1896) ile birlikteliği 1873'te Brüksel'de bitti; Rimbaud aynı yıl Une saison en enfer'i yayımladı, birkaç yıl sonra şiiri bıraktı ve Aden ile Harar'da tüccar oldu.
- Une saison en enfer'in son bölümü «Adieu» bir vedadır ve «Kesinlikle modern olmak gerek» buyruğunu taşır.
- Verlaine 1884'te Les Poètes maudits ile Rimbaud'yu «lanetli şair» olarak tanıttı, 1895'te onun bütün şiirlerini önsözüyle yayımladı; efsane büyük ölçüde onun anlatısıdır.
- Hüseyin Cahit Yalçın 1901'de Servet-i Fünûn'da Pellissier'den aktardığı yazılarla Verlaine'i sembolizmin babalarından biri olarak tanıttı; bu yazılarda Rimbaud'nun adı geçmez.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Gören şair | Voyant | Bilinmeyeni görmek için ruhunu bilerek dönüştüren şair |
| Lanetli şair | Poète maudit | Toplumun dışında kalan, yaşarken anlaşılmayan şair tipi |
| Duyuların düzensizleştirilmesi | Derangement of the senses | Alışılmış algıyı bilinçli olarak bozarak bilinmeyene ulaşma yöntemi |
| Şairin susması | Poetic silence | Bir şairin yazmayı bilerek ve kalıcı olarak bırakması |
| Şair-editör | Poet-editor | Başka bir şairin metinlerini toplayıp yayımlayan ve tanıtan şair |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Rimbaud'nun şiir hayatının başlıca duraklarını tarihleriyle sıralayın. Şiiri bıraktıktan sonra ne yaptı?
- (Kazanım 2) «Je est un autre» cümlesi neden dilbilgisi açısından da şaşırtıcıdır ve şairin düşüncesiyle ilişkisi hakkında ne söyler?
- (Kazanım 2) Rimbaud'nun «dérèglement» için kullandığı üç sıfat nedir ve bu sıfatlar yöntemin hangi niteliğini vurgular?
- (Kazanım 3) Verlaine'in Les Poètes maudits'i ve 1895 önsözü Rimbaud'nun okura ulaşmasında nasıl bir rol oynadı? «Rimbaud'nun şiirleri hayatının doğrudan ifadesidir» yargısı neyi gözden kaçırır?
- (Kazanım 4) Hüseyin Cahit'in 1901'de aktardığı yazılarda Verlaine nasıl değerlendirilir? Bu yazılarda Rimbaud'nun yer almaması ne gösterir?
Cevaplar
- 1871'de «Gören» mektubunu yazdı ve Verlaine'in çağrısıyla Paris'e gitti; 1873'te Brüksel'deki kopuşun ardından Une saison en enfer'i kendisi bastırdı; birkaç yıl sonra şiiri bıraktı. Ardından yolculuklara çıktı ve Aden ile Harar'da tüccar olarak çalıştı; 1891'de Marsilya'da öldü.
- Fransızcada «ben» öznesiyle «je suis» denir; Rimbaud ise üçüncü kişi fiiliyle «je est» der. Böylece «ben»i dışarıdan bakılan bir başkası hâline getirir: şair düşüncesinin sahibi değil, onun doğuşuna tanıklık eden, ona bakan ve onu dinleyen kişidir.
- «Long», «immense» ve «raisonné»: uzun, büyük, akla dayalı. Bunlar düzensizleştirmenin bir an kendinden geçme değil, uzun süren, her şeyi kapsayan ve bilinçli bir yöntem olduğunu vurgular.
- Verlaine Rimbaud'nun dağılmış şiirlerini topladı, onu 1884'te «lanetli şair» olarak tanıttı ve ölümünden sonra 1895'te bütün şiirlerini önsözüyle yayımladı; Rimbaud'nun şiiri okura onun hikâyesiyle ulaştı. Yargı iki şeyi gözden kaçırır: «lanetli» etiketi Rimbaud'ya Verlaine tarafından, onun bilgisi olmadan verildi; Rimbaud'nun kendi yöntemi de akla dayalıydı ve Verlaine'in de belirttiği gibi dizeleri sağlam, sözcük seçimi titizdi.
- Verlaine sembolizmin gerçek babalarından biri sayılır, ama kurala bağlı kalmayan bir «serseri şair» olduğu için bir okul başı olamayacağı söylenir; kalıcı şiirlerinin yüz sayfaya sığabileceği, yine de birkaç yeni şiirinin onu yüzyılın en büyük şairleri arasına koymaya yettiği belirtilir. Rimbaud'nun hiç anılmaması, Verlaine'in Türk okuruna yüzyılın dönümünde ulaşırken onun «lanetli» dostunun bu ilk tanıtmanın dışında kaldığını gösterir.
Okuma
- Ben Bir Başkasıdır, Rimbaud'dan Özdemir İnce çevirisi (İmge). «Sarhoş Gemi»yi ve Cehennemde Bir Mevsim'in son bölümü «Veda»yı okuyun.
- Arthur Rimbaud, Paul Demeny'ye mektup, 15 Mayıs 1871 (Fransızca Vikikaynak). Baudelaire'i andığı paragrafı bulun.
- Paul Verlaine, Les Poètes maudits, «Arthur Rimbaud» bölümü (Fransızca Vikikaynak).
- Hakan Soydaş, «Hüseyin Cahit Yalçın'ın Fransız Sembolist Şairleri Üzerine Naklettiği Edebî Sohbetler», Edebî Eleştiri Dergisi (2021), 352–380.