8.12 · Seviye 8 · Hayvanlar
Alfa kurt
«Sürünün lideri» anlatısı ve geri çekilen kaynağı
Kat 1 · Canlıların diliKat 3 · Bizim okumamız
Doğanın Dili Akademisi — Seviye 8, Hayvanlar · 1.309 kelime · 2 bilim kaynağı · ≈ 6 dk okuma · 9 dk dinleme
Gelenek alıntıları kaynak kaydındaki aslından yapılır; Kur’an alıntıları Diyanet mealidir, öteki çeviriler bu akademiye aittir. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Olay
Şubat, Ankara. Bir şirketin toplantı salonunda bir liderlik semineri. Perdede karlı bir ormanda yürüyen bir kurt sürüsünün fotoğrafı; altında büyük harflerle bir yazı: "ALFA OL. SÜRÜYÜ SEN YÖNET."
Konuşmacı fotoğrafı anlatıyor. "Bakın, önde yürüyen üç kurt yaşlı ve hasta olanlar; sürünün hızını onlar belirliyor. Arkada en güçlüler. En sonda, tek başına, alfa: bütün sürüyü arkadan gözetliyor, kimin ne yaptığını görüyor. Lider budur arkadaşlar. Sürü içinde her kurt alfa olmak için savaşır; ama yalnızca biri kazanır."
Alper otuz yaşında, bir yazılım şirketinde ekip yöneticisi. Seminerden sonra babasına telefon ediyor. Babası Remzi Bey, Kastamonu'da Ilgaz Dağı'nın eteklerinde otuz yıl orman muhafaza memurluğu yapmış, emekli.
"Baba, bugün bir seminerde kurtlardan bahsettiler. Alfa kurt, sürüde lider olmak için herkes birbiriyle savaşıyormuş."
Remzi Bey bir süre susuyor. "Ben otuz yıl dağda kurt gördüm oğlum. Çoğu zaman bir anne, bir baba, bir de geçen yılın ve bu yılın yavruları. Kavga ettiklerini pek görmedim. Ana kurdun yavrularıyla oynadığını gördüm."
"Ama fotoğrafta önde yaşlılar, en arkada alfa..."
"O fotoğrafı ben de görmüştüm, internette dolaşıyordu. Kim çekti, nerede çekti, kimse bilmiyor."
Alper telefonu kapatıp fotoğrafı internette arıyor. Aynı fotoğrafı yüzlerce yerde, yüzlerce farklı açıklamayla buluyor.
Ne oluyor
Seminerdeki konuşmacının anlattığı hikâye, çok yaygın bir inanışa dayanıyor: kurt sürüsü, sürekli bir güç mücadelesi içinde olan bireylerden oluşur; en tepede bir "alfa" çift vardır ve öbürleri onların yerini almak için yarışır. Bu inanış onlarca yıl kitaplarda, belgesellerde, liderlik seminerlerinde tekrarlandı.
Yani "alfa" kavramı, büyük ölçüde birbirini tanımayan, bir hayvanat bahçesinde ya da bir kafeste bir araya getirilmiş yetişkin kurtların davranışından çıkmış. Bu koşullarda kurtlar gerçekten de birbirleriyle çatışıyor, bir sıralama kuruyor. Ama doğada bir sürü böyle oluşmuyor: bir erkek ile bir dişi bir araya geliyor, yavruları oluyor, yavrular birkaç yıl ailenin içinde kalıyor, sonra ayrılıp kendi ailelerini kuruyor. Sürünün "liderleri", anne ile baba.
Peki doğadaki sürülerde yeni bireyler nasıl yer buluyor?
Petersen ve Ausband'ın dili bile değişimi gösteriyor: "alfa erkek" değil, "üreyen erkek". Doğadaki bir kurt sürüsünde ayrılan bir yabancının gruba katılması, bir taht savaşıyla değil, çoğu zaman bir boşlukla, ailenin babasının ölmesi ya da gitmesiyle mümkün oluyor.
Ne fark ettiriyor
Konuşmacının hikâyesi neden bu kadar çekici? Çünkü insanın kendi dünyasına benziyor: bir iş yeri, bir ekip, bir yönetici, terfi için yarışan çalışanlar. "Alfa ol" sözü, bu dünyayı doğaya bağlıyor ve ona bir doğallık kazandırıyor: madem kurtlar da böyle, biz de böyle olmalıyız. Ama Mech'in bulgusu, bu bağın yanlış bir gözleme dayandığını gösteriyor. Kafesteki kurtlardan çıkarılan bir kural, doğadaki sürüye, oradan da insanların iş yerlerine taşınmış.
Remzi Bey'in cevabı, "çoğu zaman bir anne, bir baba ve yavrular", kafes ile dağ arasındaki farkı tek cümlede söylüyor ve Mech'in Ellesmere Adası'nda on üç yaz boyunca gördüğü şeyle de birebir örtüşüyor. Otuz yıl dağda kurt gören bir orman muhafaza memurunun gözlemi ile bir bilim insanının uzun yıllar süren saha çalışması aynı yere varıyor: sürü bir aile.
Alper'in fotoğrafı internette araması da bir şey öğretiyor. Aynı fotoğraf yüzlerce yerde, yüzlerce farklı açıklamayla dolaşıyor; ama hiçbiri fotoğrafı kimin, nerede, hangi koşullarda çektiğini söylemiyor. Remzi Bey'in sorusu, "kim çekti, nerede çekti?", 7.14'teki Necmi Bey'in sorusunun aynısı: bir iddianın arkasında hangi gözlem duruyor?
Mech'in bulgusunda bir ayrıntı daha var: sürüyü yönlendiren anne ile baba, aynı işi yapmıyor. Dişi daha çok yavruların bakımında ve korunmasında, erkek daha çok avda ve yiyecek taşımada öne çıkıyor. Yani "liderlik" tek bir kişinin tepede durması değil, iki ayrı rolün birlikte işlemesi. Alper'in yönettiği ekip için bu, seminerdeki slogandan çok farklı bir örnek: grubu yönlendiren, en güçlü olan değil, grubun ihtiyaçlarını paylaşarak üstlenen. Bu, kurtların bize bir yöneticilik dersi verdiği anlamına gelmiyor; ama seminerdeki hikâyenin dayandığı resmin, doğadaki resimle örtüşmediğini gösteriyor.
Son olarak konuşmacının "her kurt alfa olmak için savaşır" cümlesi. Petersen ve Ausband'ın bulgusu bu cümlenin tersini söylüyor: bir sürüye yeni bir bireyin katılması, çoğu zaman bir savaştan değil, bir yerin boşalmasından doğuyor. Doğadaki kurt, bir taht için savaşmaktan çok, kendi ailesini kurmak için sürüden ayrılıyor.
Benzetmenin sınırı
Kat 1, Ilgaz'ın ya da Ellesmere'nin dağlarında olan şey: kurt sürüleri çoğunlukla bir anne, bir baba ve onların farklı yaşlardaki yavrularından oluşan ailelerdir; anne ve baba bir iş bölümüyle grubu yönlendirir; yavrular büyüyünce ayrılıp kendi ailelerini kurar; bir sürüye dışarıdan katılım, çoğu zaman üreyen bir bireyin yerinin boşalmasıyla olur. Tutsak, birbirine yabancı kurtlar ise bir baskınlık sıralaması kurabilir; ama bu, doğadaki sürünün resmi değil.
Kat 3, "alfa" sözcüğünün taşıdığı anlam. Bu sözcük bugün kurtlardan çok insanlar için kullanılıyor: "alfa erkek", "alfa lider", "alfa kişilik". Bu dilde alfa, başkalarını yenerek tepeye çıkan, güçlü, baskın, rakipsiz biri. Ve bu anlam, "doğada da böyle" denerek meşrulaştırılıyor.
Bilimin anlattığı kurt bu anlamı desteklemiyor. Doğadaki bir sürüde "lider" olan, başkalarını yenen değil, yavrularını büyüten, ailesine yiyecek getiren, onları koruyan anne ve baba. Bir benzetme olarak alınacaksa, kurt sürüsü bir taht savaşının değil, bir ailenin imgesi. Bu yüzden "alfa kurt" benzetmesinin sınırı, yalnızca bilimsel bir düzeltme değil; insanlara ne tür bir liderliğin "doğal" olduğunu anlatan bir hikâyenin düzeltilmesi.
Bu derste gelenekler konuşmuyor. Sorulan bir bilgelik sorusu değil, bir gözlem sorusu: onlarca yıl tekrarlanan bir hikâye hangi kurtlara bakılarak kuruldu, ve doğadaki kurtlar ne yapıyor? Cevabı bir yorum değil, bir karşılaştırma veriyor: kafesteki yabancı kurtlarla dağdaki aileyi yan yana koymak.
Gözlem görevi
Kayıt: Grubu oluşturan bireyleri, ayırt edebildiğin kadarıyla, birer harf ya da işaretle adlandır. Her etkileşimi kısaca yaz: kim kime yaklaştı, kim çekildi, kavga oldu mu? Birkaç günün sonunda bir sıralama görüyor musun, yoksa ilişkiler her seferinde değişiyor mu? Gördüğün şeyin, yaygın "lider" hikâyelerine benzeyip benzemediğini düşün.
Kentte: Kentte "alfa" sözcüğünün geçtiği yerleri ara: reklamlar, kitap kapakları, seminer afişleri, sosyal medya paylaşımları. Bu sözcük hangi anlamda kullanılıyor? Bir hayvanat bahçesinde ya da bir barınakta bir arada tutulan hayvanlarla, doğada ya da sokakta kendi gruplarını kurmuş hayvanları karşılaştırabiliyorsan, aralarındaki farka dikkat et.
Sonraki derse köprü
Kurt sürüsü bir aile çıktı; birlikte yaşamak, bir taht savaşından çok bir iş bölümü. Sıradaki seviye bu soruyu türlerin arasına taşıyor: iki ayrı canlının birbirine yaslanarak tek bir canlı gibi yaşadığı, bir taşın üstündeki turuncu lekeye, likene.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.