İçeriğe geç

8.5 · Seviye 8 · Hayvanlar

Kış uykusu

Kışın kaybolan kirpi

Kat 3 · Bizim okumamız

Doğanın Dili Akademisi — Seviye 8, Hayvanlar · 1.331 kelime · 2 bilim kaynağı · ≈ 6 dk okuma · 9 dk dinleme

Gelenek alıntıları kaynak kaydındaki aslından yapılır; Kur’an alıntıları Diyanet mealidir, öteki çeviriler bu akademiye aittir. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Olay

Kasım ortası, Çankırı. Kentin kenarında, bahçeli bir müstakil ev. Gülten Hanım emekli bir hemşire; bütün yaz akşamları bahçesine gelen bir kirpiye bir kap su bırakmış. Kirpi her akşam karanlık çökünce gelirdi: önce çitin dibinden bir hışırtı, sonra sivri burnuyla otların arasında dolaşan küçük, dikenli bir top.

Komşunun oğlu Eymen sekiz yaşında; bütün yaz kirpiyi Gülten Hanım'la birlikte izlemişti. Ekimin sonuna doğru kirpi daha az gelmeye başlamıştı; kasımın ilk haftasından beri hiç gelmiyor.

"Gülten Teyze, kirpi öldü mü?"

"Yok canım. Uykuya yattı."

"Nereye?"

Gülten Hanım bahçenin köşesindeki odun yığınını gösteriyor. Yığının dibinde kuru yapraklar, dallar, saman birikmiş. "Bir yere sığınmıştır. Belki şurada, belki çitin öbür tarafında. Bahara kadar uyur."

Eymen yığına doğru bir adım atıyor, sonra duruyor. "Bütün kış hiç yemeden mi?"

"Hiç yemeden. Yazın yediğiyle idare eder."

Eymen bir süre düşünüyor. "Peki ya yazın az yediyse?"

Gülten Hanım cevap vermiyor. Ekim sonunda son kez gördüğünde kirpinin ne kadar şişman olduğunu hatırlamaya çalışıyor.

Ne oluyor

Kirpi, yazın sıcakkanlı bir memeli gibi yaşıyor: vücut ısısını aşağı yukarı sabit tutuyor, bunun için sürekli enerji harcıyor, bu enerjiyi de solucanlarla, böceklerle, salyangozlarla karşılıyor. Kışın yiyecek azalıyor, hava soğuyor; sıcaklığını korumak için gereken enerji artarken bulabileceği yiyecek azalıyor. Kış uykusu bu çelişkiye bir çözüm.

Kış uykusu, yalnızca uzun bir uyku değil. Hayvanın vücut ısısı ve metabolizması, sıradan uykuda olmayacak kadar düşüyor.

Yani kirpi, kışın odun yığınının altında, normal dinlenme hâlinde harcadığı enerjinin yirmide birine yakın bir enerjiyle yaşıyor. Gülten Hanım'ın "yazın yediğiyle idare eder" sözü bu yüzden doğru: yaz ve sonbahar boyunca biriktirdiği yağ, bu kadar düşük bir harcamayla bütün kışa yetebiliyor.

Ama Eymen'in sorusu, "ya az yediyse?", tam bu hesabın inceliğine dokunuyor. Kış uykusu bir tasarruf; ama tasarrufun yetmesi, hem biriktirilenin miktarına hem kışın nasıl geçeceğine bağlı.

Yani kirpinin yazın biriktirdiği yağın kışa yetip yetmemesi, yalnızca ne kadar biriktirdiğine değil, kışın ne kadar sık uyanmak zorunda kaldığına da bağlı. Her uyanış, vücut ısısını yeniden yükseltmek demek; her yükselme, depodan büyük bir harcama. Ilık geçen bir kış, kirpiyi daha sık uyandırıp deposunu daha hızlı tüketebilir.

Ne fark ettiriyor

Eymen'in ilk sorusu, "öldü mü?", kış uykusunun dışarıdan nasıl göründüğünü gösteriyor. Kış uykusundaki bir kirpi soğuk, kıpırtısız, neredeyse nefes almıyor gibi. Ama ölü değil; yaşamını, yüzde 6'ya kadar düşürülmüş bir harcamayla sürdürüyor. Ölüme en çok benzeyen hâliyle yaşıyor.

Gülten Hanım'ın cevabı, "bir yere sığınmıştır", kış uykusunun bir yer gerektirdiğini hatırlatıyor. Kirpi kışı rastgele bir yerde geçirmiyor; yaprak, dal, saman yığınlarının altında, rüzgârdan ve aşırı soğuktan korunan bir yuva buluyor ya da yapıyor. Gülten Hanım'ın bahçesindeki odun yığını, kirpi için bir otel kadar değerli olabilir.

Eymen'in ikinci sorusu, "ya az yediyse?", dersin en önemli sorusu. Kış uykusu bir kurtuluş değil, bir hesap. Yazın yeterince biriktiremeyen bir kirpi, kışın ortasında depoları tükenip uyanabilir; o zaman ne yiyecek bulabilir ne de yeniden uykuya dalacak gücü kalır. Gülten Hanım'ın son kez gördüğü kirpinin ne kadar şişman olduğunu hatırlamaya çalışması, bu hesabın ağırlığını taşıyor.

Son olarak kasımın ilk haftasından beri görünmeyen kirpi. Gülten Hanım ve Eymen onu bütün kış görmeyecek. Kış uykusu, bir canlının yılın önemli bir kısmını göz önünden kaybolarak geçirmesi. Gördüğümüz kirpi, yılın yalnızca bir kısmı.

Gelenekler ne gördü

Ezop, Karıncalar ve Ağustosböceği — hazırlık

Karıncalar ona sordular: «Yazın neden yiyecek biriktirmedin?» O da: «Vaktim yoktu. Günlerimi şarkı söyleyerek geçirdim» dedi.

Ezop'a atfedilen masalda karıncalar güzel bir kış gününde yazın topladıkları tahılları kurutuyor. Açlıktan ölmek üzere olan bir ağustosböceği gelip biraz yiyecek istiyor. Karıncalar yazın neden biriktirmediğini soruyor; ağustosböceği şarkı söylemekle vakit bulamadığını söylüyor. Karıncalar alay ederek onu geri çeviriyor. Dikkat hazırlıkta: kışa yazdan hazırlanmanın, hayatta kalmanın koşulu olmasında.

Matta 6:26 — güven

Gökteki kuşlara bakın: ne eker ne biçer, ne de ambarlarda biriktirirler; yine de göksel Babanız onları besler. Siz onlardan çok daha değerli değil misiniz?

Yiyecek kaygısını konu alan bu öğütte İsa, dinleyicilerinin bakışını göğe, kuşlara çeviriyor. Kuşlar biriktirmiyor, ama besleniyor. Dikkat güvende: biriktirmeyen bir canlının, kaygıya kapılmadan yaşayabilmesinde.

Gerilim: Ezop'un masalı hazırlığı hayatta kalmanın koşulu yapıyor: yazın biriktiren karınca kışı geçiriyor, biriktirmeyen ağustosböceği açlıkla karşılaşıyor. Matta 6:26 ise biriktirmeyen kuşları örnek gösteriyor: onlar ambar kurmuyor, ama besleniyor; kaygı gereksiz. Biri ileriyi düşünmeyi, öbürü kaygıyı bırakmayı öğütlüyor. Gülten Hanım'ın kirpisi ilk bakışta Ezop'un tarafında: yazın yediği yağla kışı geçiriyor; biriktiremezse ölebilir. Ama Dausmann ve Cooper'ın bulgusu bir şey ekliyor: kirpi ne kadar iyi hazırlanırsa hazırlansın, kışın nasıl geçeceğini o belirlemiyor. Hazırlık gerekli, ama yetmeyebilir; geri kalanı, kirpinin elinde olmayan bir kışa bağlı.

Benzetmenin sınırı

"Kış uykusuna yatmak", "kendini kapatmak", "bahara kadar beklemek": kat 3 bu sözlerin kış uykusuna ne yüklediğine bakıyor. Bu dilde kış uykusu bir dinlenme, bir geri çekilme, zor zamanları uyuyarak geçirme. İnsan için çekici bir imge: zor bir dönemde her şeyi askıya alıp, bir gün uyanınca her şeyin yoluna girmiş olmasını beklemek.

Bilimin anlattığı kış uykusu bu imgeye uymuyor. Kış uykusu bir dinlenme değil; bir hayatta kalma hesabı. Kirpi uyumuyor, metabolizmasını neredeyse durma noktasına indiriyor; bu, sıradan bir uykudan çok daha derin, çok daha riskli bir hâl. Ve kış uykusu kendiliğinden bitmiyor: kirpinin baharda uyanabilmesi, sonbaharda yeterince biriktirmiş olmasına ve kışın onu fazla uyandırmamasına bağlı. Uyanmayanlar da var.

Ezop'un masalı da bir sınıra çarpıyor. Masalda hazırlanan kurtuluyor, hazırlanmayan cezalandırılıyor; dünya, hazırlığın karşılığını adil biçimde veriyor. Kirpinin kışı ise bu kadar adil değil: iyi hazırlanmış bir kirpi de ılık, düzensiz bir kışta deposunu tüketebilir. Hazırlık bir güvence değil, bir şans artırımı.

Gözlem görevi

Kayıt: Her hayvan için son görme ve ilk görme tarihlerini, o günlerdeki havayı ve sıcaklığı yaz. Aradaki süreyi gün olarak hesapla. Kış boyunca ılık geçen günleri ayrıca işaretle; ılık günlerde ortaya çıkan bir hayvan gördün mü? Yaprak yığınının yerini çiz ve ilkbaharda içinde ya da çevresinde bir iz bulup bulmadığını not et.

Kentte: Kentte de kış uykusuna yatan hayvanlar yaşıyor: parklarda kirpiler, bahçelerde kurbağalar, eski binaların çatı aralarında yarasalar. Kentte bunların kış için sığınabileceği yerler, yaprak yığınları, odun istifleri, sık çalılıklar, nerede var? Kış öncesi bir parkta yaprakların toplanıp toplanmadığına dikkat et.

Sonraki derse köprü

Gülten Hanım'ın kirpisi kışı karanlık bir yuvada geçirdi. Sıradaki derste karanlık bir sığınak değil, bir av alanı: sokak lambasının çevresinde avlanan bir yarasaya ve onun karanlıkta görmek için neye dayandığı sorusuna.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.