2.3 · Seviye 2 · İzler ve işaretler
Kurbağa ve suyun sağlığı
Kurbağası azalan bir gölet
Kat 2 · İzler
Doğanın Dili Akademisi — Seviye 2, İzler ve işaretler · 1.326 kelime · 3 bilim kaynağı · ≈ 6 dk okuma · 9 dk dinleme
Gelenek alıntıları kaynak kaydındaki aslından yapılır; Kur’an alıntıları Diyanet mealidir, öteki çeviriler bu akademiye aittir. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Olay
Nisan sonu, Bolu'nun Mudurnu tarafında bir köy. Hatice Hanım'ın evi köyün göletine bakıyor. Kırk yıldır her bahar aynı şey olur: havalar ısınınca bir akşam göletten bir ses yükselir, sonra her gece büyür. Çocukları küçükken uyuyamadıklarından yakınırlardı. Hatice Hanım ise o sesle uyurdu; onun için bahar o sesle başlardı.
Bu yıl ses gelmiyor. Daha doğrusu, gelmiyor gibi. Arada bir, tek tük bir kurbağa sesi, sonra uzun bir sessizlik. Hatice Hanım, hafta sonu İstanbul'dan gelen oğlu Ferhat'a anlatıyor. "Su bozuldu," diyor. "Kurbağa bozuk suda durmaz. Bizim annem öyle derdi."
Ferhat göletin kenarına iniyor. Su geçen yıllardan daha alçak görünüyor; kıyıdaki sazlığın bir kısmı kurumuş. Yukarıdaki tarlada geçen sonbahar bir ilaçlama yapıldığını, köye yeni bir yol açıldığını biliyor. Kıyıda bir iki kurbağa yavrusu yüzüyor; ölü bir şey göremiyor.
Akşam Ferhat telefonunda araştırıyor ve kurbağaların "doğanın alarm zili" olduğunu yazan bir yazı buluyor. "Haklısın anne," diyor. "Kurbağalar suyu ilk hisseden canlılarmış. Su kirlenmiş olmalı." Hatice Hanım ise başını sallıyor: "Ama hangi su, neyle?"
Ne oluyor
Ferhat'ın okuduğu yazı, kurbağalar hakkında çok yaygın bir fikri tekrarlıyor.
İnce deri, hem suda hem karada geçen bir hayat, bu fikrin dayanağı: çift yaşamlılar hem suyun hem karanın değişimine maruz kalır. Ve gerçekten dünyanın her yerinde azalıyorlar.
Bu sayılarda dikkat çeken bir şey var: listede "su kirliliği" başı çekmiyor. Hastalık, yaşam alanı kaybı, iklim. Bunların ilki özellikle çarpıcı.
Bu tartışma, çift yaşamlıların azaldığı konusunda değil, azalmanın ne kadarının tek bir nedene bağlanabileceği konusunda. Bilim insanları kurbağaların azaldığında hemfikir; neden azaldıklarını ise tek tek türler için hâlâ tartışıyor.
Peki kurbağalar gerçekten suyun kirlenmesini ilk hisseden canlılar mı?
Hatice Hanım'ın annesinin "kurbağa bozuk suda durmaz" sözü bu yüzden yarı doğru. Kurbağa bozuk suda gerçekten azalabilir. Ama kurbağanın azalması, suyun bozulduğunu tek başına göstermez. Kuruyan sazlık, değişen bir bahar, yeni açılan bir yolun ayırdığı yumurtlama yeri ya da bir hastalık da aynı sessizliği doğurabilir.
Ne fark ettiriyor
Hatice Hanım'ın sorusu, Ferhat'ın cevabından daha iyi bir soru: "Ama hangi su, neyle?"
Göletin sessizliği gerçek bir işaret. Kırk yıllık bir gözlemin içinden gelen bir değişiklik bu ve onu küçümsemek için hiçbir neden yok. Ama işaret "bir şey değişti" diyor, "ne değişti" demiyor. Ferhat bir yazıdan aldığı hazır bir açıklamayı ("su kirlendi") bu işaretin üstüne yerleştirdi. Bu açıklama doğru da olabilir. Ama doğru olup olmadığını, yalnızca sessizliğe bakarak bilemeyiz.
Bir işaretin değeri, onu yanlış bir nedene bağlamadığımız sürece büyüktür. Ferhat göletin suyunu ölçtürmeden "su kirlendi" diye karar verirse, belki asıl nedeni, kuruyan kıyıyı ya da yumurtlama yerine giden yolu kapatan yeni yolu, hiç görmeyecek.
Hatice Hanım'ın kırk yıllık kulağı ise başka bir şeyin değerini gösteriyor: uzun süreli gözlem. Hiçbir laboratuvar, bu göletin kırk yıl önceki sesini ölçmedi. Ama Hatice Hanım'ın hafızası, bir değişikliğin olduğunu fark ettirdi. Bu hafıza bir ölçüm değil; ama bir ölçümün nereden başlaması gerektiğini söyleyebilir.
Gelenekler ne gördü
Kurbağalar eski metinlerde bir uyarının parçası olarak anılır. İki metin aynı olayı iki farklı dikkatle anlatıyor.
Çıkış 8:13–15 — rahatlayınca unutmak
RAB Musa'nın sözü uyarınca yaptı; kurbağalar evlerde, köylerde ve tarlalarda öldü. Onları yığın yığın topladılar ve ülke koktu. Ama Firavun rahatladığını görünce yüreğini katılaştırdı ve onları dinlemedi; tıpkı RAB'bin söylediği gibi.
Çıkış Kitabı'nda kurbağalar Mısır'ı dolduran bir beladır: ırmaktan çıkıp evlere, yataklara, fırınlara girerler. Firavun belanın kalkması için yalvarır. Ama bela kalkınca, kurbağalar yığın yığın toplanıp ülke kokarken, Firavun rahatlar ve sözünden döner. Metnin dikkati, işaretin geçip gittiği anda: rahatlama, uyarıyı unutturuyor.
A'râf 7:133 — ayrı ayrı işaretler
Bunun üzerine su baskınını, çekirgeyi, haşeratı, kurbağaları ve kanı birbirinden ayrı mucizeler olarak onlara musallat kıldık; yine de büyüklük taslayıp suçlu bir millet oldular.
Kur'an aynı kıssayı kısa anlatır. Kurbağalar, su baskını ve çekirgeyle birlikte "birbirinden ayrı" işaretler arasında sayılır. Arapça ifade (âyât mufassalât) işaretlerin açık ve ayrık olduğunu vurgular. Yine de karşılarındakiler büyüklük taslar ve işaretleri kabul etmez.
Gerilim: Çıkış'ta Firavun işareti anlıyor, ama rahatlayınca unutuyor. A'râf'ta işaretler açık ve ayrı ayrı, ama büyüklük taslayan onları kabul etmiyor. Biri unutmayı, öteki kibri anlatıyor. İki metinde de işaretin kendisi açık; sorun okuyanda. Hatice Hanım'ın göletinde ise durum farklı: işaret açık değil. Sessizlik bir şey söylüyor, ama ne söylediğini ayırmak zor. Bu yüzden bugünkü tehlike yalnızca işareti unutmak ya da küçümsemek değil, onu aceleyle yanlış bir anlamla doldurmak da olabilir.
Benzetmenin sınırı
Kurbağaların sessizliği kat 2'ye ait bir iz: kurbağalar kimseye bir şey söylemek için susmuyor. Bahar akşamlarındaki ses ise bir sinyaldi, kat 1'in malzemesi: erkeklerin dişilere seslenişi. O sinyalin yokluğu ise bizim için bir iz hâline geliyor. Bu ders, bir sinyalin yokluğunun nasıl başka türden bir bilgiye dönüştüğünü gösteriyor.
"Kömür madenindeki kanarya" benzetmesi de dikkat istiyor. Kanarya madende tek bir şeyi, zehirli gazı haber veriyordu. Kurbağa ise tek bir şeyi haber vermiyor; hastalık, kuraklık, yaşam alanı kaybı ve kirlilik aynı sessizliği doğurabiliyor. Kerby ve arkadaşlarının uyardığı gibi, kimyasal kirlilik söz konusu olduğunda kurbağalar sanıldığı kadar duyarlı da değil.
Gelenek metinlerindeki kurbağalar ise bir doğa gözlemi değil. Çıkış ve A'râf'ta kurbağalar bir uyarının aracı ve metinlerin dikkati kurbağada değil, insanın uyarıya verdiği cevapta. Bu ders o cevabı bugünkü duruma taşıyor; kurbağanın biyolojisi hakkında bir şey söylediklerini iddia etmiyor.
Gözlem görevi
Kayıt: Tarih, saat, hava sıcaklığı, yağmur yağıp yağmadığı ve ses yoğunluğunu üç basamakla yaz: yok, tek tük, koro. Aynı yere bahar boyunca en az dört kez git. Çevrede bir değişiklik görürsen (kuruyan kıyı, yeni bir yol, bir ilaçlama, atılmış çöp) onu da not et, ama sessizliği bu değişikliğe bağlamadan önce kendine sor: bunun dışında hangi açıklamalar mümkün?
Kentte: Kentlerde de parkların süs havuzlarında, botanik bahçelerinde ve dere kenarlarında kurbağa sesi duyulabilir. Yaşlı bir komşuya ya da aile büyüğüne, çocukluğunda kurbağa sesini nerede duyduğunu ve bugün o yerin ne olduğunu sor; bu da bir kayıttır.
Sonraki derse köprü
Hatice Hanım'ın kulağı kırk yılı taşıyordu. Bazı kayıtlar ise yüzyılları taşır: kesilmiş bir kütüğün dar ve geniş halkalarında, ağaç halkasında geçmiş iklim okunabilir.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.