10.8 · Seviye 10 · Gece, ses ve sessizlik
Gecenin kaybı
Işık kirliliği altında kaybolan gece
Kat 2 · İzlerKat 3 · Bizim okumamız
Doğanın Dili Akademisi — Seviye 10, Gece, ses ve sessizlik · 1.446 kelime · 3 bilim kaynağı · ≈ 7 dk okuma · 10 dk dinleme
Gelenek alıntıları kaynak kaydındaki aslından yapılır; Kur’an alıntıları Diyanet mealidir, öteki çeviriler bu akademiye aittir. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.
Olay
Eylül sonu, Muğla, Dalyan'ın yukarısında bir köy. Gece on bir. Bu yaz köy yoluna yeni, beyaz ışıklı sokak lambaları dikilmiş; her yirmi metrede bir. Gülizar Teyze'nin evinin önündeki lamba, avluyu gündüz gibi aydınlatıyor.
Torunu Arda üniversitede bilgisayar okuyor, yaz sonunu babaannesinin yanında geçiriyor. Avluda oturuyorlar. Lambanın çevresinde yüzlerce küçük böcek dönüyor; kanatları ışıkta parlayan güveler, sinekler, birkaç iri böcek. Dönüyor, dönüyor; bazıları lambaya çarpıp düşüyor.
"Eskiden böyle değildi," diyor Gülizar Teyze. "Ay olmayan gece elini göremezdin. Yıldızlar şuradan şuraya, dağın arkasına kadar. Şimdi bak, üç beş tane."
Arda başını kaldırıyor. Gerçekten de lambanın ışığının ötesinde, gökyüzü kurşuni bir gri. Birkaç parlak yıldız, o kadar.
"Ama köy daha güvenli şimdi," diyor Arda. "Yol aydınlık."
"Güvenli," diyor Gülizar Teyze. "Ama gece yok."
Sabah Arda erken kalkıyor. Lambanın altında, beton yolun üstünde, ince bir tabaka hâlinde ölü böcekler. Güveler, sinekler, bir iki iri kınkanatlı. Bir serçe gelip birkaçını gagalıyor.
Arda telefonuyla fotoğrafını çekiyor. "Bu bir gecede mi?"
Gülizar Teyze başını sallıyor. "Her gece. Sen sabahları kalkmadığın için görmüyorsun."
Ne oluyor
Arda'nın gördüğü şey, 3.9'da gökyüzünden baktığımız ışık kirliliğinin yere yakın yüzü. Orada Samanyolu'nun kaybolduğunu görmüştük; burada gecenin kendisinin, karanlığın canlılar için ne anlama geldiğine bakıyoruz. 8.6'da ışık kirliliğini tanımlamış ve sokak lambasının yarasaların yolunu nasıl değiştirdiğini görmüştük. Burada aynı ışığın bütün bir gece düzenine etkisine bakıyoruz.
Gaston ve arkadaşlarının ayrımı önemli: ışık bir canlı için hem bir kaynak (bitkinin fotosentezi gibi) hem bir bilgi (günün saatini, mevsimi, yönü söyleyen bir işaret) olabiliyor. Gecenin aydınlanması, bu bilginin bozulması demek.
Bu bilginin bozulmasının en çarpıcı örneklerinden biri göç eden kuşlarda.
Arda'nın sabah gördüğü böcekler de bir kaybın izi.
Ne fark ettiriyor
Gülizar Teyze'nin "eskiden elini göremezdin" sözü, bir hatıra; ama aynı zamanda bir ölçü. Bir zamanlar gece, bir insanın kendi elini göremeyeceği kadar karanlıktı. Şimdi gece, bir insanın avluda oturup konuşabileceği kadar aydınlık. Arda için bu bir kazanç, "yol aydınlık"; Gülizar Teyze için bir kayıp, "gece yok". İki söz de haklı; ama Gaston ve arkadaşlarının çerçevesi, kaybın yalnızca insanın değil, gecenin bütün sakinlerinin olduğunu gösteriyor.
Lambanın çevresinde dönen böcekler, Owens ve arkadaşlarının anlattığı şeyin canlı hâli. Lamba onları çekiyor; ama ne yiyecek veriyor ne de bir yol gösteriyor. Dönüp duruyorlar, bitkin düşüyorlar, bir kısmı düşüp ölüyor, bir kısmı sabah serçenin yemi oluyor. Owens ve arkadaşlarının "avcıların avlanmasını kolaylaştırma" dediği şey, Arda'nın sabah gördüğü serçe.
Arda'nın "bu bir gecede mi?" sorusu ve Gülizar Teyze'nin "her gece" cevabı, sahnenin ölçeğini değiştiriyor. Bir lambanın altındaki bir avuç böcek küçük bir şey; ama köy yolunda her yirmi metrede bir lamba var, ve her gece aynı şey oluyor. Bir yaz boyunca, bir köy yolunda, bunun ne kadar ettiğini kimse saymıyor.
Ve Van Doren ve arkadaşlarının son bulgusu umut veren bir şey söylüyor: ışık söndüğünde bozulma ortadan kalkıyor. Owens ve arkadaşları da aynı şeyi böcekler için söylüyor: yapay ışık, azaltılması kolay ve geride kalıcı iz bırakmayan bir bozulma. Gece kaybedilebiliyor; ama geri de getirilebiliyor.
Gelenekler ne gördü
Yâsîn 36:37 — karanlık
Onlara bir delil de gecedir; gündüzü ondan sıyırırız da karanlıkta kalıverirler.
Yâsîn suresindeki bu ayet, geceyi bir işaret, bir delil olarak anar. Gündüz, gecenin üzerinden bir deri gibi sıyrılıyor; altından karanlık çıkıyor. Dikkat karanlıkta: gecenin bir eksiklik değil, gündüz kalkınca ortaya çıkan, kendi başına bir işaret olmasında.
Leyl 92:1 — örtü
Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun.
Leyl suresi geceye yeminle açılır. 10.2'de bu ayeti hanımelinin kokusuyla birlikte okumuştuk. Bu kez başka bir yanına eğiliyoruz: gecenin bir örtü olarak, her şeyin üstünü bürüyen bir karanlık olarak anılmasında, ve bu örtünün yemin edilecek kadar değerli sayılmasında.
Gerilim: Yâsîn'de gece, gündüz sıyrılınca kendiliğinden ortaya çıkan bir şey: karanlık altta, gündüz üstte bir kat; gündüz kalkınca gece görünür. Leyl'de ise gece üstten inen bir kat: her şeyi saran, üste örtülen bir şey. Biri geceyi her şeyin altındaki temel, öbürü her şeyin üstüne örtülen bir perde olarak görüyor. Gülizar Teyze'nin köyünde ikisi birden kayboluyor: lamba ne gündüzü sıyırıp altındaki karanlığı ortaya çıkarmaya izin veriyor ne de gecenin örtüsünün ortalığı bürümesine.
Benzetmenin sınırı
Kat 2, sabah lambanın altında biriken ölü böcekler ve gökyüzünde görülebilen yıldız sayısı. İkisi de gecenin bir izi. Böcek tabakası, gece boyunca lambanın kaç canlıyı çektiğinin; yıldız sayısı, gökyüzünün ne kadar aydınlandığının kaydı. Ama izin sınırları var: lambanın altındaki böcekler ölenlerin hepsi değil; bir kısmını serçeler, kediler, karıncalar çoktan götürmüş. Ve bir yazın sonunda yerdeki tabakanın inceldiği görülürse, bu lambanın daha az böcek öldürdüğü anlamına da gelebilir, artık çekecek daha az böcek kaldığı anlamına da. İz, bir sayım değil; okunması dikkat istiyor.
Kat 3, "gecenin kaybı" sözü ve ayetlerin gece imgesi. Gülizar Teyze'nin "gece yok" demesi bir yas dili; gece, kaybedilen bir şey gibi anılıyor. Ayetler geceyi bir işaret ve bir örtü olarak yüceltiyor.
Ama gece gerçekten yok olmuyor. Dünya hâlâ dönüyor, güneş hâlâ batıyor; yalnızca insan yapımı ışık, gecenin karanlığını belli bir alanda değiştiriyor. "Gecenin kaybı" bir benzetme: kaybolan şey gecenin kendisi değil, karanlığı; ve karanlığa bağlı yaşayan canlılar için o karanlığın taşıdığı bilgi.
Ayetlerin gece imgesi de bir ışık kirliliği uyarısı değil. Yâsîn ve Leyl geceyi Allah'ın bir işareti olarak anıyor; bu, bir iman dili. Ders, bu ayetleri sokak lambalarına karşı bir kanıt olarak kullanmıyor; gecenin insanların inancında ve dilinde ne kadar eski bir yer tuttuğunu, onun bir işaret ve bir örtü olarak görüldüğünü göstermek için sunuyor.
Bu sınır, Gülizar Teyze'nin yasını küçültmüyor. Karanlık, gecenin canlıları için gerçek bir kaynak ve bilgi; ve onun kaybı ölçülebiliyor. Yalnızca o kaybı anlatırken, kaybedilenin gecenin kendisi değil karanlığı olduğunu, ve karanlığın geri getirilebileceğini akılda tutmak gerekiyor.
Gözlem görevi
Kayıt: İki ayrı lambanın altında, biri beyaz ışıklı biri sarı ışıklıysa ikisinde de, aynı sayımı yap ve karşılaştır. Gökyüzünde bir takımyıldız seç ve onda kaç yıldız görebildiğini lambanın hemen altında, lambadan elli adım uzakta ve olabildiğince karanlık bir yerde say. Üç sayıyı yan yana yaz.
Kentte: Kentte karanlık bir köşe bulmak zordur. Bir gece, evindeki bütün ışıkları söndür ve pencereden dışarı bak; on dakika gözlerinin alışmasını bekle. Sonra pencereden görebildiğin yıldızları ve ışık kaynaklarını say. Gecenin hangi saatinde kentin ışıklarının azaldığını, sabaha karşı gökyüzünün ne kadar karardığını not et.
Sonraki derse köprü
Gecenin kaybı, insan ışığının canlıları nasıl etkilediğini gösteriyordu. Sıradaki derste insanın canlılara etkisi hakkında yaygın bir inanışa bakıyoruz: bitkiler müzikten hoşlanır mı, saksısına müzik çalınan bir bitki daha mı iyi büyür?
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.