İçeriğe geç

10.9 · Seviye 10 · Gece, ses ve sessizlik

Bitkiler müzikten hoşlanır mı?

Saksıya müzik çalan biri

Kat 1 · Canlıların diliKat 3 · Bizim okumamız

Doğanın Dili Akademisi — Seviye 10, Gece, ses ve sessizlik · 1.337 kelime · 4 bilim kaynağı · ≈ 6 dk okuma · 9 dk dinleme

Gelenek alıntıları kaynak kaydındaki aslından yapılır; Kur’an alıntıları Diyanet mealidir, öteki çeviriler bu akademiye aittir. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Olay

Nisan, İzmir, Bornova. Üçüncü kattaki bir dairenin balkonu saksılarla dolu: begonyalar, sardunyalar, bir orkide, köşede kocaman bir salon sarmaşığı. Sabahat Hanım yetmiş iki yaşında, emekli bir terzi. Her sabah çayını balkonda içiyor ve küçük bir radyodan eski şarkılar açıyor.

Torunu Efe lise ikinci sınıfta. Hafta sonu ziyarete gelmiş, balkonun kapısında duruyor.

"Babaanne, yine mi radyo?"

"Çiçekler için," diyor Sabahat Hanım. "Müzik dinleyen çiçek daha güzel açar. Bak şu begonyaya; komşununki benimkinin yarısı bile değil. O hiç müzik açmaz."

Efe gülüyor ama bir şey söylemiyor. Sonra telefonunu çıkarıp bir şey arıyor. "İnternette de öyle yazıyor. Bitkiler klasik müzik severmiş, rock müzikten hoşlanmazmış."

"Gördün mü?"

Efe bir süre düşünüyor. "Ama babaanne, sen çiçeklere müzik açarken onları da suluyorsun, yapraklarını siliyorsun, onlarla konuşuyorsun. Komşu teyze bunların hiçbirini yapmıyor ki. Belki müzik değil, sen."

Sabahat Hanım kaşlarını kaldırıyor. "Ne yapalım yani?"

"Bir deney yapalım. İki begonya: birine müzik, birine değil. Ama ikisine de aynı suyu, aynı ışığı. Bir ay sonra bakarız."

"Yaparız," diyor Sabahat Hanım. "Ama ben şimdiden biliyorum kim kazanacak."

Ne oluyor

Sabahat Hanım'ın inandığı şey çok yaygın: bitkilerin müzikten hoşlandığı, müzik dinleyen bitkinin daha iyi büyüdüğü. Bu inanışın içinde iki ayrı soru var. Birincisi: bitkiler sesi, titreşimi algılar mı? İkincisi: bitkiler müzikten hoşlanır mı? Bilim birinci soruya şaşırtıcı cevaplar veriyor; ikinci soruyu ise yanlış kurulmuş bir soru olarak görüyor.

Birinci soruya bakalım.

Yani bitki, kendisini yiyen bir tırtılın çiğneme titreşimini tanıyor ve savunmaya geçiyor. Ama aynı bitki, bir böceğin ötüşüne ya da rüzgârın sallamasına aynı tepkiyi vermiyor. Bitkinin "dinlediği" şey, bir müzik değil; kendisi için anlamlı belirli bir titreşim.

Bitkiler yalnızca titreşimi algılamıyor; bazı koşullarda ses de çıkarıyor.

Peki ses, bitkinin büyümesini etkiliyor mu? Bu soruyu toplu olarak ele alan bir derleme var.

Ne fark ettiriyor

Sabahat Hanım'ın "müzik dinleyen çiçek daha güzel açar" inancı, Appel ve Cocroft'un bulgusuyla hem buluşuyor hem ayrışıyor. Buluşuyor, çünkü bitkiler gerçekten titreşimleri algılıyor. Ayrışıyor, çünkü algıladıkları şey seçici: bir tırtılın çiğnemesi bir anlam taşıyor, bir böceğin şarkısı taşımıyor. Bir radyodaki şarkının bitki için ne anlama geleceğini bu bulgular söylemiyor.

Efe'nin itirazı, "belki müzik değil, sen", bu dersin en önemli cümlesi. Sabahat Hanım'ın balkonunda müzik tek başına değil: çiçekler her sabah ilgi görüyor, sulanıyor, yaprakları siliniyor, kuruyan yaprakları alınıyor. Komşunun balkonunda bunların hiçbiri yok. İki balkon arasındaki farkı yalnızca müziğe bağlamak, bütün bu öbür farkları görmezden gelmek demek.

Efe'nin önerdiği deney, tam bir denetim grubu kurmak: iki begonya, aynı su, aynı ışık, aynı bakım; tek fark müzik. Bir ay sonra bir fark çıkarsa, bu farkı müziğe bağlamak daha kolay olur. Ama bir fark çıkmazsa, bu da bir şey söyler.

Gagliano ve arkadaşlarının bulgusunda da ilginç bir ayrıntı var: gürültü, köklerin suyu bulma yeteneğini bozuyor. Yani ses bir bitki için her zaman iyi bir şey değil; bazen önemli bir sinyali bastıran bir karışıklık.

Ve Khait ve arkadaşlarının bulgusu, sorunun yönünü tersine çeviriyor. Sabahat Hanım bitkilere müzik çalıyor; ama bitkiler de, susuz kaldıklarında, bizim duyamadığımız sesler çıkarıyor. Belki asıl dinlenmesi gereken, bitkinin sesi.

Benzetmenin sınırı

Dersin sınadığı inanış şu: "bitkiler müzikten hoşlanır ve müzik dinleyen bitki daha iyi büyür." Bilimsel bulgular bitkilerin titreşimleri algıladığını ve bazı titreşimlere seçici tepki verdiğini gösteriyor; ama bitkilerin müzikten "hoşlandığını" gösteren bir bulgu bu derste anılan çalışmalarda yok.

Kat 1, balkonda ve laboratuvarda olan şey: tere otu tırtıl çiğnemesinin titreşimini tanıyıp savunma maddesi üretiyor ve bu titreşimi rüzgârdan ya da böcek ötüşünden ayırt ediyor; bezelye kökleri akan suyun titreşimini algılayıp ona doğru büyüyor ve gürültü bu yeteneği bozuyor; strese giren domates ve tütün, uzaktan kaydedilebilen ses ötesi sesler çıkarıyor. Mishra ve arkadaşlarının derlediği çalışmalar, ses titreşimlerinin bazı ürünlerde verimi artırabildiğini bildiriyor; ama bunların hiçbiri bir şarkının ya da bir müzik türünün etkisini değil, belirli titreşimlerin etkisini ölçüyor, ve mekanizma hâlâ araştırılıyor.

Kat 3, "hoşlanmak" sözcüğü. Hoşlanmak, bir tercihi ve o tercihin verdiği bir hazzı gerektiriyor. Bir bitkinin titreşime tepki vermesi, onun bir şarkıyı sevdiği anlamına gelmiyor; bir termometrenin sıcağa tepki vermesi onun sıcağı sevdiği anlamına gelmediği gibi. "Bitkiler klasik müzik sever, rock müzikten hoşlanmaz" sözü ise bir insan zevkini bitkiye yüklüyor: o sözü kuranın kendi müzik tercihini.

Geleneklerden bir ses çağrılmadı; burada sorulan, bir balkonda iki saksıyla kurulabilecek bir deneyin sorusu.

Bu sınır, Sabahat Hanım'ın balkonunu küçümsemiyor. Onun çiçekleri belki gerçekten komşununkinden güzel; ve bunun nedeni belki de her sabahki ilgi. Müzik, bu ilginin bir parçası; Sabahat Hanım'ın kendisi için de bir sabah alışkanlığı. Ama begonyanın güzelliğini anlamak için, müziği ilgiden ayırmak gerekiyor. Efe'nin deneyi bunu yapmak için.

Gözlem görevi

Kayıt: Dört hafta boyunca her hafta iki bitkinin boyunu bir cetvelle ölç, yaprak sayısını say, yaprakların rengini not et. Sonuçları bir tabloya yaz. Dört haftanın sonunda iki bitki arasında bir fark var mı? Varsa, bu farkı müzikten başka ne açıklayabilir: ışık, saksı, toprak, sulama? Deneyi yeniden yapsan aynı sonucu alır mıydın?

Kentte: Kentte bitkilerin çevresindeki sesleri dinle: trafik, inşaat, kuş, rüzgâr. Gürültülü bir caddenin kenarındaki ağaçlarla sessiz bir parkın içindeki ağaçları karşılaştır. Gürültü dışında bu iki yer arasında hangi farklar var: toz, ışık, su, toprak? Gördüğün bir farkı yalnızca sese bağlamak için neler gerekirdi?

Sonraki derse köprü

Bitkiyle insan arasındaki ilişki, bu derste bir balkon saksısında kaldı. Sıradaki derste o ilişkinin en eski ve en büyük biçimine geçiyoruz: insanın binlerce yıl boyunca birlikte değiştiği bir bitki, buğday ve olgun başağın eğilmesi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.