İçeriğe geç

10.2 · Seviye 10 · Gece, ses ve sessizlik

Gece açan çiçek

Akşam kokan hanımeli

Kat 1 · Canlıların diliKat 3 · Bizim okumamız

Doğanın Dili Akademisi — Seviye 10, Gece, ses ve sessizlik · 1.482 kelime · 3 bilim kaynağı · ≈ 7 dk okuma · 10 dk dinleme

Gelenek alıntıları kaynak kaydındaki aslından yapılır; Kur’an alıntıları Diyanet mealidir, öteki çeviriler bu akademiye aittir. Derslerdeki kişiler kurgusaldır, kaynaklar gerçektir.

Olay

Haziran sonu, Edirne, Kaleiçi'nde avlulu eski bir ev. Akşam dokuz; güneş batmış, gökyüzünün batı kenarında son bir turuncu şerit. Avlunun taş duvarını bir hanımeli sarmış; yaprakların arasında yüzlerce ince, borumsu çiçek.

Gülsen Hanım emekli bir hemşire; her yaz akşamı avluda, hanımelinin altındaki sedirde çayını içiyor. Yan komşunun oğlu Ferit, on iki yaşında, top almaya gelmiş, kalmış.

"Gündüz bu kadar kokmuyordu," diyor Ferit. "Öğlen top oynarken buradan geçtim, hiçbir şey yoktu."

"Akşam olunca başlar," diyor Gülsen Hanım. "Annem 'hanımeli akşam uyanır' derdi."

Ferit duvara yaklaşıyor. Çiçeklerin bir kısmı bembeyaz, yeni açılmış gibi; bir kısmı sarı, sarının bir tonu altın rengine dönmüş. Bir dalda beyaz ve sarı çiçekler yan yana.

"Neden bazıları sarı?"

"Bilmem. Hep böyledir. Beyazı açar, sonra sararır."

Sonra Ferit bir şey görüyor: çiçeklerin önünde, havada asılı duran, kanatları görünmeyecek kadar hızlı çırpan, parmak boyunda bir şey. Bir an bir çiçeğin önünde duruyor, uzun, ince bir dil uzatıp çiçeğin içine sokuyor, sonra öbür çiçeğe geçiyor.

"Sinek kuşu!" diyor Ferit.

Gülsen Hanım gülüyor. "Bizde sinek kuşu yok oğlum. O bir kelebek. Gece kelebeği."

Ne oluyor

Ferit'in gördüğü, büyük olasılıkla bir atmacagüvesi: çiçeğin önünde havada asılı kalabilen, uzun bir dille nektar emen bir gece kelebeği. Hanımelinin akşam kokması ile bu gece kelebeğinin akşam gelmesi arasında bir bağ var.

Yani Ferit'in gördüğü beyaz ve sarı çiçekler aynı çiçeğin farklı yaşları. Beyazlar yeni açılmış, nektarı bol olanlar; sarılar daha yaşlı, nektarı azalmış olanlar. Ama koku, nektar gibi azalmıyor; ikinci gece en yüksek düzeyinde.

Peki çiçek akşam olduğunu nereden biliyor?

7.6'da bitkilerin sirkadiyen saatiyle tanışmıştık. Burada aynı saatin bir başka işine bakıyoruz: sabah çalışan bir gen, koku genlerini akşama kadar susturuyor. Akşam o gen sustuğunda, koku başlıyor.

Gece tozlaşmasının bir de kırılgan yanı var.

Ne fark ettiriyor

Ferit'in "gündüz bu kadar kokmuyordu" gözlemi, Feng ve arkadaşlarının ölçtüğü şeyin kendisi: hanımeli kokusunu gece, gündüzden daha yoğun salıyor. Gülsen Hanım'ın annesinin "hanımeli akşam uyanır" sözü de aynı şeyi söylüyor; ama "uyanmak" bir insan sözcüğü. Fenske ve arkadaşlarının bulgusu, bu "uyanmanın" bir saat geninin akşam susmasıyla geldiğini gösteriyor. Hanımelinin türü farklı olabilir, Fenske petunyada çalıştı; ama ilke aynı olabilir: kokunun bir saati var.

Ferit'in ikinci sorusu, "neden bazıları sarı?", Gülsen Hanım'ın "bilmem, hep böyledir" dediği bir şey. Feng ve arkadaşları bunu ölçmüş: beyaz yeni, sarı yaşlı; nektar beyazda bol, sarıda az. Ama kokuyu ölçtüklerinde bir sürprizle karşılaşmışlar: koku sarıya dönmüş ikinci gece en yüksek. Yani renk "artık nektar az" diyor gibi; koku ise "hâlâ buradayım" diyor. Bu ikisinin farklı ziyaretçilere farklı şeyler söylediğini düşünüyorlar; ama bunun ne olduğu henüz açık değil.

Ferit'in "sinek kuşu!" yanılgısı da öğretici. Havada asılı kalıp uzun bir dille nektar emen bir canlı, Türkiye'de bir kuş değil, bir gece kelebeği. Ferit onu kuşa benzetiyor, çünkü havada asılı durma ona bir kuşun işi gibi geliyor. Gülsen Hanım'ın "gece kelebeği" düzeltmesi, gözün ilk tanıdığı biçimden ötesine geçmesi.

Ve Knop ve arkadaşlarının bulgusu, bu sahnenin kırılganlığını gösteriyor. Avlunun yanında bir sokak lambası yansa, gece ziyaretleri azalabilir. Gündüz arılar hanımeliye uğrasa bile, gece kelebeğinin yerini tamamen tutmuyor.

Gelenekler ne gördü

Mezmur 104:20–23 — nöbet

Karanlığı getirirsin, gece olur; ormanın bütün hayvanları dolaşmaya çıkar.
Güneş doğar, toplanıp inlerinde yatarlar. İnsan işine, akşama dek emeğine çıkar.

10.1'de bu mezmurun dallarda öten kuşlarını dinlemiştik. Biraz ileride, 20. ve 23. dizeler arasında, gece ile gündüz bir nöbet değişimi gibi anlatılır: karanlıkta ormanın hayvanları çıkar, genç aslanlar avlanır; güneş doğunca onlar inlerine çekilir ve insan işine çıkar. Dikkat nöbette: gecenin ve gündüzün farklı canlılara ait olmasında, dünyanın yirmi dört saat içinde iki ayrı ekibe bölünmesinde.

Leyl 92:1–2 — örtmek

Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun.
Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun.

Leyl suresi geceye ve gündüze yeminle açılır. Gece bir örtü, ortalığı bürüyen bir karanlık; gündüz ise açılan, aydınlatan. Dikkat örtmede: gecenin bir şeyleri gizleyen, üstünü kapatan bir şey olmasında.

Gerilim: Mezmur geceyi bir başlangıç olarak görüyor: karanlık gelince ormanın hayvanları çıkar, gece kendi canlılarının sahnesi olur. Leyl ise geceyi bir örtü olarak görüyor: ortalığı bürüyen, üstünü kapatan bir karanlık. Biri gecede bir açılış, öbürü bir kapanış görüyor. Hanımeli ikisini birden taşıyor: gece gözün göremeyeceği kadar örtülü, Ferit gece kelebeğini ancak bir an seçebiliyor; ama aynı gece, çiçeğin kokusunu en çok saldığı, kendi ziyaretçilerini çağırdığı saat. Örtünün altında bir açılış.

Benzetmenin sınırı

Kat 1, avluda ve laboratuvarda olan şey: Japon hanımeli kokusunu gece gündüzden daha yoğun salıyor ve koku ikinci gece en yüksek düzeyine ulaşıyor; çiçek beyaz açıp sararıyor ve nektarı renkle birlikte azalıyor; petunyada bir saat geni koku genlerini akşama kadar susturuyor; gece yapay ışığı gece tozlaştırıcı ziyaretlerini azaltıp bir bitkinin meyve tutumunu düşürüyor. Bunlar ölçülmüş süreçler. Gülsen Hanım'ın duvarındaki hanımelinin türünü bu ders belirlemiyor; ama ölçülen ilke onun da kokusunun neden akşam yükseldiğini açıklayabilir.

Kat 3, "hanımeli akşam uyanır" sözü ve Mezmur'un "nöbet" imgesi. Bu dil bitkiye bir uyku ve uyanma, gece hayvanlarına bir nöbet görevi yüklüyor. Hanımeli uyumuyor; gündüz de yaşıyor, fotosentez yapıyor, büyüyor. Akşam olan, bir saat geninin susması ve koku genlerinin çalışmaya başlaması. "Uyanma" bunun güzel bir adı; ama bitkide bir uyku yok.

Mezmur'un nöbet imgesi de bir düzen ima ediyor: gece ve gündüz, birinin bittiği yerde öbürünün başladığı iki ayrı ekip. Knop ve arkadaşlarının bulgusu bu imgenin hem doğru hem eksik yanını gösteriyor. Doğru, çünkü gece tozlaştırıcıları gündüzünkilerin yerini tutmuyor; iki ekip gerçekten farklı. Eksik, çünkü iki ekip birbirinden ayrı değil; gece bozulduğunda bunun etkisi gündüze de taşınabiliyor.

Leyl suresindeki yemin ise bir doğa açıklaması değil, bir yemin. Gece ve gündüz, üzerine yemin edilecek kadar büyük işaretler olarak anılıyor. Ders, bu yemini hanımelinin kokusuna bir açıklama olarak okumuyor; gecenin insan gözünde ne kadar eski ve derin bir örtü olduğunu gösteriyor.

Gözlem görevi

Kayıt: Üç zaman için koku gücünü, çiçeklerin rengini (beyaz, sarı, karışık) ve gördüğün ziyaretçileri bir tabloya yaz. Aynı dalda farklı renkte çiçekler varsa, en beyaz olanı bir iple işaretle ve ertesi akşam aynı çiçeğin rengine yeniden bak. Kaç günde sarardığını, sararınca kokusunun değişip değişmediğini not et.

Kentte: Kentte apartman bahçelerinde, balkonlarda ve duvar diplerinde gece kokan bitkiler bulunur. Bir sokak lambasının yanındaki bir bitki ile lambadan uzak bir bitkiyi karşılaştır: hangisinin önünde gece daha çok böcek ya da gece kelebeği görüyorsun? Lambanın kendisinin çevresinde de kaç kelebeğin döndüğünü say.

Sonraki derse köprü

Hanımeli gecenin örtüsü altında kendi ziyaretçilerini çağırıyordu. Sıradaki derste o örtünün içinden yükselen bir sese kulak veriyoruz: gece duyulan bir baykuş sesi ve onu duyanların ona yüklediği anlamlar.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.